İnsanlığı Yaradan’a Daha Da Yaklaştırırlar
Soru: Örneğin, korkunç sakatlıklar ve hastalıklardan sonra yeniden ayağa kalkıp kaderlerini aşan, Brumel ya da Yuri Vlasov gibi birçok sporcu vardı. Yaradan insanı gücüyle sınadığında bunun amacı nedir?
Cevap: Bütün bunlar, tüm insanlığın kolektif ruhunun ortak hazinesine eklenir. Bu tür insanlar, kendi kaderleri aracılığıyla insanlığa çok büyük katkı sağlarlar.
Soru: İnsanlığın neyi anlamasına yardımcı olurlar?
Cevap: İnsanlığı Yaradan’a daha da yaklaştırırlar.
Soru: Kendileri de bir bakıma…
Cevap: Onların bunu kişisel olarak nasıl algıladıkları önemli değil. Onların birer aziz olduğunu söylemiyorum. Sadece insan olmanın ölçüsünü, Yaradan’a doğru daha yukarı taşırlar.
Ama ben acı çekmeyi savunmuyorum. İnsanların acıyı seçtiği ve bunun sayesinde yükseldiklerini düşündükleri birçok benzer örnek var. Bu doğru değildir.
Soru: O zaman bu tür durumlarda ve diğerlerinde doğal soru şudur: “Acı çekmemek ne demektir?”
Cevap: Eğer net olarak anlıyor ve acınızın bir başkasının ıslahını ya da ilerlemesini kolaylaştırdığı doğru koşullara sahipseniz, o zaman evet. Ama bu sadece sizin hayalinizdeyse…
Yorum: Şimdi çıtayı yükselttiniz. “Benim acım bir başkasının hayatını, kaderini ve ruhunu hafifletiyorsa” dediniz. “Benim” değil, “başkasının” dediniz.
Cevabım: Elbette başkasını.
Soru: “Elbette!” Bu çok yüksek bir seviye! Yani benim acı çekmem, birine örnek oluyorsa ve ben bunu örnek olsun diye yapıyorsam; bunun mümkün olduğunu göstermek, onları denemeye teşvik etmek için mi?
Cevap: Evet.
Soru: Bu çok yüce bir şey!
Siz sık sık kader karşısında, Yaradan’ın verdiği kararlar karşısında kendini iptal etmekten söz ediyorsunuz. Bunu söylediğinizde tam olarak neyi kastediyorsunuz?
Cevap: Karşıma çıkan şeyle makul bir şekilde hemfikir olmamı kastediyorum.
Soru: Hastalıklarım ve benzeri şeylerle bile mi?
Cevap: Elbette.
Soru: Şöyle mi demeliyim: “Bu Senden ve benim için gereklidir.” Bu şekilde mi?
Cevap: Evet.
Soru: O zaman acım, ızdırabım ne oluyor?
Cevap: Bununla hemfikir olmak, insanın içinde bir sükûnet oluşturur. Kişi kaderiyle hemfikir olur, Yaradan’la hemfikir olur ve kaderine göre kendisine takdir edilen her şeyi kabul etmeye razı olur.
Soru: Bir analjezik gibi mi?
Cevap: Evet.
Soru: Buna “iptal” mi deniyor?
Cevap: Evet.
Soru: Ve buna ulaşmak mı gerekiyor?
Cevap: Öyle olduğuna inanıyorum.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

