Manevi Bir Embriyodan İnsan Olmaya
Soru: Bir keresinde bu dünyada bedenlerde kıyafetlenmeden ifşa olan birçok ruh olduğunu söylemiştiniz. Beden, ruhlar arasındaki etkileşim için bir araçtır. Ancak bulundukları yeri anlayamayan ruh biçimleri de vardır. Bu, bu dünyayı algılayan ruhlar olduğu gibi bu gerçekliği hissetmeyen ruhların da olduğu anlamına mı geliyor?
Cevap: Başlangıçta, ışıkla tam bir kopuşa, en alt seviyeye kadar inmek zorunda olan bir arzu yaratıldı. Ancak bu en alt durumdan, kendi ayakları üzerinde durarak, kişi kendisini doğru şekilde idrak etmeye başlar. Ama şu an bulunduğumuz yerde, bedenlerde değil, çünkü en düşük durum, Yaradan’ı hissetmeye başladığımız durum olarak kabul edilir.
Mevcut durumumuz gerçek gerçeklikten tamamen kopuktur. Sanki bilinçsiz bir halde var oluyoruz. Döndürülüyor ve hareket ettiriliyoruz, fakat özümüzde biz kendimiz hiçbir şey yapmıyoruz. Üzerimizde çeşitli eylemler gerçekleştiriliyor; bunlar, içimizde ışığın ilk hissini, yani bizim niteliğimize zıt olan niteliği geliştirebilmemiz için geçmemiz gereken eylemlerdir.
Bunu az da olsa hissetmeye, farkına varmaya ve anlamaya başladığımız anda, kendimizi hemen asgari manevi derecede gerçekten var olurken buluruz. Ve önceki durumumuz, annenin rahmindeki bir embriyo gibidir; anne onun için her şeyi yaptığı için, onun varlığından söz edilemez ve bu sadece organizmanın doğumu için hazırlık sürecidir.
Her ne kadar ondan var olan, öldürülemez bir şey olarak söz etsek de yine de o, henüz hiç kimse ve hiçbir şeydir. Şu anda biz de tam olarak böyle bir durumdayız.
Ancak ilk manevi duruma yükselir yükselmez büyüme başlar. Yani sürekli olarak başımız yukarıda olacak şekilde, gittikçe daha yükseğe doğru büyürüz; 125 dereceden geçerek sonsuzluk dünyasına kadar ilerleriz. Tıpkı bir insanın sıfırdan 125 santimetreye kadar büyümesi gibi.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

