Yaradan’ın Fotoğrafı
Maneviyat, yalnızca kendi arzularınızla kendiniz için oluşturduğunuz bir forma sahiptir. Yukarıdan bize yalnızca bilgilendirici bir kayıt (Reşimo) verilir ve formu kendimiz oluşturmalıyız. Yukarıdan, üst dereceden, gerçekleştirmemiz için kuvvet ve akıl da verilir, ancak bu bizim isteğimize göre olur.
Bize, yukarıdan hazır bir dünya aniden üzerimize düşecekmiş gibi gelir. Bekleyecek bir şey yoktur. Onu kendi çabalarımla kendim inşa ederim. Bu dünyayı ışığın arka planında kendim çizerim.
Yukarıdakinin görüntüsünü çizerim ve çabalarımın ölçüsünde, bu görüntü giderek daha gerçek hale gelir. Yapabileceğim her şeyi yaparım. Her türlü formu çizerim. Bazen daha iyi, bazen daha kötü olur ve bazen hatalar yaparım. Başarılı olana kadar onları yaratırım ve silerim.
Ve çalışmamın sürecinde, birdenbire üstte olanın bana yardım etmeye başladığını görürüm! O, eldiven içindeki el gibi içime girer ve çalışır. Çocukla birlikte oynayan, ona bloklardan ev yapmasına yardım eden bir anne gibi bana yardım eder. Bir şey yapmaya çalıştığımda ve bu işe yaramadığında, birdenbire bunun böyle olmaması gerektiğini, tam tersi olması gerektiğini anlamama yardım edenin O olduğunu hissederim.
Ancak tüm bunlar, bir şeyler inşa etmeye çalıştığım için benim çabalarım sayesinde gerçekleşir. O da bu çabanın başlangıcını içimde uyandırır, ancak bunu ben sürdürmeli, filizini bulmalı ve ondan yola çıkarak çalışmaya başlamalıyım. Bu “Ben, Yaradan, ilk ve son olanım” denilen şeydir.
Yaradan’ın ifşa olacağı yer olan bu “ev”i, “Yaradan’ın resmini” kendi malzemelerimizi kullanarak kendimiz inşa etmeliyiz. Bu olmadan O’nun hiçbir görüntüsü yoktur. O’nu kendime, arzularıma, O’na benzetebileceğim kısma yansıtırım.
Ve bu arzuda, bir temel üzerinde, bir perde üzerinde (ve maneviyatta buna gerçekten perde denir), O’nun resmini görmeye başlarım. Bu, perde üzerinde, geliştirici solüsyona batırılmış bir fotoğraf gibi görünmeye başlar. Perdemde ortaya çıkan bu resme yansıyan ışık denir. Ve böylece iki manevi güç elde ederim: perde ve yansıyan ışık.
Bütün bunlar benden gelmelidir. Bu yüzden manevi dünyaya girmek için hazırlık süresi, “üç ila beş yıl”, gereklidir. Gizlilik süresi, bu resmi oluşturmaya çalıştığım süredir. Ve sonra manevi dünya ifşa olur ve gerçekte bu, ne olduğu bizim hayal bile edemeyeceğimiz bir şeydir.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

