Yağmur İçin Duaya Gerek Yok

Yorum: Küresel kuraklık eğilimleri, etkilenen arazi alanlarının sıklığının, şiddetinin ve kapsamının giderek arttığını göstermektedir.

Cevabım: Doğayı öylesine tahrip ettik ki, artık yaptıklarımızın hepsini telafi edemez hâle geldi. Bir insanın yaptıklarını hissetmeden devam edebileceği bir sınır vardır; o sınır aşıldığında sonuçları kaçınılmaz olur. Bu durum, arabada bazı sorunlar varken yine de sürmeye devam edebilmenize benzer; bir süre ilerlersiniz, ama sonunda her şeyin bittiği bir an gelir.

Yorum: Görünüşe göre doğa bize zor dersler veriyor.

Cevabım: Hayır, öyle söylemezdim. Doğa kendini çok iyi korur, her şeyi yumuşatmaya çalışır. İçinde çok geniş bir güvenlik payı vardır. Ancak biz hayal edilebilecek tüm sınırları çoktan aştık.

Soru: Suyun her canlı organizmanın, özellikle de insanın yaşamında çok önemli olduğunu biliyoruz. Kimyasal elementlerin yüzde doksanı suda çözünür; insan vücudu tamamen suyla dolu ve doymuştur.

Su, insan yaşamında nedir?

Cevap: Su temeldir. Kabala açısından bakıldığında, onsuz var olunamayan Hassadim ışığıdır. Her şeyi bir arada tutar. Sadece suyun kendisi değil, aynı zamanda ilettiği, çözdüğü ve bir durumdan diğerine akmayı mümkün kılma özelliğidir. Suyun donma noktası ve yoğuşma noktası gibi özel özellikleri de çok önemlidir.

Su, gezegenimize yaşam veren şeyin neredeyse kendisidir. Tabii ki, onsuz hiçbir şey olmayacaktır.

Artık geri dönüşü olmayan bir durumdayız. Bu “hastanın” çektiği acının sona ermesini beklememiz gerekiyor ve hepsi bu.

Zaten yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Bencilliğimizi dizginleyemiyoruz; arzularımızı kontrol edemiyoruz. Sürekli daha fazlasını ele geçirmek—ne için? Ne olduğu fark etmiyor. Yapamıyoruz! Bencillik bizi buna zorluyor, hepsi bu. Bizi tamamen mantıksız şeyler yapmaya zorlar. Ve sonuç olarak bunu ediniriz.

Soru: Suyun fiziksel ve manevi özelliklerine geri dönersek. Siz, suyun bir durumdan diğerine geçmeye, çözülmeye ve eritmeye yardımcı olduğunu söylediniz. Bir insan suyun akıcı özelliğini nasıl öğrenebilir?

Cevap: Bu ancak kişi kendisinin üzerine yükseldiğinde, bencil arzusunu kullanmadığında ve suyun özelliğini geliştirdiğinde mümkündür. Bu özgecil bir arzudur. İhsan etme özelliği, sevgi özelliği, başkalarıyla bağ kurma özelliği suyun özelliğidir. Bu yüzden çok önemlidir ve her şey bunun üzerine kuruludur. Cansız, bitkisel ve hayvansal doğa sadece bunun sayesinde var olur. Kişi, etrafındaki dünyayla uyum sağlamak için kendisiyle bir şeyler yapmak zorundadır. O, bunun tam tersidir.

Soru: Eski zamanlarda insanların yağmur için dua ettiklerini ve yağmur tanrısına yalvardıklarını biliyoruz. Peki, doğanın onlara merhamet etmesi ve su vermesi için şimdi ne yapmalılar?

Cevap: Dua etmenin yağmur yağdırabileceğini sanmıyorum. Bırakalım denesinler.

Doğa sadece normal şekilde tepki vermek zorunda. İnsanın eylemine karşı doğanın eylemi. Yani, eğer insan eylemleriyle doğayı yok ederse, doğa da eylemleriyle insanı yok eder. Olacak olan tek şey budur.

Yorum: Böyle anormal durumların güney ülkelerinde görüldüğünü biliyoruz. Ama şimdi Avrupa da sıcaktan mustarip; sıcaklıklar 40 dereceyi aşıyor.

Cevabım: Avrupa, Rusya ve Sibirya sıcaktan zarar görecek, hatta güney ülkelerinden bile daha fazla.

Soru: Peki, manevi dünyada ne oluyor? Hassadim ışığında, ihsan etme ve sevgi niteliklerinde bir eksiklik mi vardır?

Cevap: Manevi dünyaya giren kişiler, egoizmleri üzerinde çalışarak, Hasadim ışığını kendi özgecil eylemlerinden yaratmalılar. Aksi takdirde başarılı olamazlar.

Soru: Bu şekilde organize olduklarında, suyun maneviyattaki karşılığı ne yapabilir?

Cevap: Eğer Hassadim ışığını organize ederlerse, buna dayalı her türlü bolluğu alabilirler. O zaman yaşam, onun temelinde gelişir.

Soru: Bu nasıl olur? Nereden gelir?

Cevap: Manevi dünyada her şey bolluk içinde vardır. Hassadim ışığını nasıl ifşa edeceği ve ardından Hohma ışığını nasıl çekeceği yalnızca kişiye bağlıdır.

Her şey yalnızca kişiye, onun başkalarına ve doğaya karşı nazik tutumuna bağlıdır.

Soru: Bu iki varlığı nasıl bağlayabiliriz: Bol suyun bulunduğu, her şeyin doymuş ve beslenmiş olduğu manevi bileşen ile ilişkilerin tükendiği, dünyada suyun ve Hassadim ışığının olmadığı tükenmiş Dünyayı?

Cevap: Bizim dünyamızla yapılabilecek hiçbir şey yok. Bu, manevi dünyada ürettiklerimizin bir sonucudur. Bu yüzden eğer iyi, nazik olamıyor ve üst dünyaya karşılık veremiyorsak, o zaman dünyamızda da yapmamız gereken bu olur. Hiçbir umut görmüyorum. Hiç.

İnsanlar nihayetinde Kabalistlerin çağrılarını dinlemeleri ve gerçekten iyi niyetli bir aile olmak için birbirleriyle doğru ilişkiler kurmaları gerektiğini fark etmedikçe, gezegenimiz basitçe bizi taşıyamaz ve sonunda dünyadan silinmemize yol açar.

Soru: Böylesine vahim bir durum için bir reçete var mı?

Cevap: Var. Bütün insanlara her şeyin yalnızca birbirlerine karşı nazik tutumlarına bağlı olduğunu söyleyin. Aksi takdirde öleceğiz.

Soru: Eğer herkes şimdi yüzlerini birbirine dönerse, yağmur yağar ve kuraklık ortadan kalkar mı?

Cevap: Evet, gerçek hayat başlayacak.

Aksi takdirde, bir sopayla mutlu olmaya zorlanırız. Aksi takdirde hiçbir yere varamazsınız. Tüm bunları yapabilmenin mümkün olduğu belirli bir zaman, belirli bir atmosfer ve insanların belirli bir davranışı vardır. Ama bundan yararlanamazsak, başka problemler ortaya çıkar ve kötü zamanlar gelir.

Soru: Sıcaktan mustarip olanlar için dilekleriniz nelerdir?

Cevap: Daha akıllı olmaları. Yağmur için dua etmemiz gerekmediğini anlamamız gerekiyor. Doğayla veya başka bir şeyle ilgili bir şey yapmamıza gerek yok. Yaradan’dan, bizim daha bilge olmamıza ve aramızda özgecil ilişkiler kurmaya başlamamıza yardım etmesini istemeliyiz. Hepsi bu.

Her şey buna bağlı olacak, çünkü yağmurun özelliği, Hassadim’in özelliği, insanların birbirine olan iyi bağımlılığıdır.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı:

Sonraki yazı: