Böylece Yükseliyoruz…
Soru: Nasıl yukarı doğru yükseliriz?
Cevap: Küçüklük koşulunda (Katnut), altta olan, yardım etmek için kendisine inen ve yanında duran üsttekine sıkıca tutunursa, üstteki yükselmeye başladığında, altta olanı da kendisiyle birlikte yukarı çeker. Alttakinin tek yapması gereken, ona daha da sıkı tutunmaktır.
Üsttekinin kendi yerine yükselişi, sürekli olarak ihsan etmeyi eklemesi ve kendi koşuluna geri dönmesi anlamına gelir. Alttakinin ise sürekli olarak kendi tarafında çaba göstermesi gerekir. O ihsan etmeyi ekleyemez, böyle niteliklere sahip değildir; tek yapabileceği, giderek daha sıkı bir şekilde üsttekine tutunmaktır.
Sanki bir ipin ucunu tutmuşsunuz ve ip aniden yükselmeye başlamış ve sizi yerden kaldırıp gittikçe daha yükseğe çıkarmış gibi. Yerden ne kadar uzaklaşırsanız, o kadar korkarsınız ve ipe o kadar sıkı tutunursunuz. Üsttekine daha sıkı tutunmak budur, bu alttakinin görevidir.
Üstteki ihsan etme eylemlerini gerçekleştirirken, alttaki ihsan edemez, sadece kendini iptal eder.
Dereceler arasındaki fark – şayet bir derecedeyken başka bir dereceye yükseldiysem – perde tarafından ıslah edilen arzunun derinliğindedir. Örneğin, Aviut Alef’e (birinci bayağılık) sahiptim ve yükselip Aviut Bet’i (ikinci bayağılık) aldıysam, o zaman kendimi daha fazla iptal etmeliyim.
Üstteki, arzunun derinliğini artırır ve yükselir. Yükseliş, boşlukta bir hareket değildir; arzunun derinliğinin ve perdenin gücünün artmasıdır. Üstteki bu şekilde yükselir. Ve buna göre, alttaki kendini iptal etmelidir. Ama neye göre kendini iptal etmelidir?
Arzu ve perde ekleyen üstteki, daha büyük bir ihsan etme seviyesine ulaşır. Ve altta olan, bu ihsan etmeye bakar ve kendini kötü hisseder! Bunu istemez, yapamaz, ne yapacağını bilemez. Bu nedenle, kişi üsttekine daha sıkı sarılmalıdır ki, üstteki, şimdi önünde gördüğü ihsan karşısında egosunu, egoist arzusunu ortadan kaldırmasına yardım edebilsin ki, böylece bu ihsan onu korkutmasın.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

