Monthly Archives: Mart 2025

Kendini Düşünme

Soru: Yaradan’a yaklaşmanın tehlikeli olduğunu hissediyorum çünkü derin bir hayal kırıklığı korkusuyla sonuçlanıyor. İlk başta, Yaradan sizi kendine yaklaştırır ve siz de kendinizi dostlarınıza ve Yaradan’a yakın hissedersiniz ama sonra O, sizi Kendisinden uzaklaştırır gibi olduğunda bu çok acı verici bir hal alır. Ve sonra O’na hiç yaklaşmak istemezsiniz. Bu yol nasıl dengelenebilir?

Cevap: Kendinizi düşünmeyin; eylemlerinizle Yaradan’ı hoşnut etmeyi düşünün.

Soru: Ancak bu gerçekçi görünmüyor. Eğer O’nun tarafından reddedildiğimi hissedersem, O’nu nasıl düşünebilirim? Bunu yapay olarak mı yapmalıyım?

Cevap: Hayır, yapay olarak değil, doğal olarak. Deneyin ve bir gün işe yarayacaktır.

Ödül Tercihi

Soru: Manevi çalışmada ceza ve ödül bizden gizleniyorsa, onlarla nasıl çalışabilir ve onlara nasıl odaklanabiliriz?

Cevap: Ceza ve ödül arasındaki farkı doğru bir şekilde anlamalı ve ilerlemek için ödül seviyesinin ne olması gerektiğini sürekli olarak belirlemelisiniz.

Bu seviyeyi tam olarak ölçemeyiz, ancak bunun her şeyin üzerinde olduğunu hayal etmeliyiz. Çalışmamızdaki ödül, Yaradan’ın kısmen ya da tamamen ifşasıdır.

Soru: Onlu bu konuda nasıl yardımcı olur?

Cevap: Onlu her konuda yardımcı olur çünkü dostlarınız da bu koşulda var olmak, maneviyatı hissetmek ve karşılıklı yardım sağlamak istiyorlar. Buna bağlı olarak, kolektif olarak çalışmaya katılırsınız.

Doğrudan Yaradan İle Çalışmak Mümkün Mü?

Soru: Başkalarını dikkate almadan, doğrudan Yaradan ile O’nun rızası için çalışmak mümkün müdür?

Cevap: Hayır, kişi önce çevreyle, başkalarıyla, sadece bir kişiyle değil, birçok kişiyle doğru bir şekilde çalışmayı öğrenmelidir ve ancak o zaman sadece başkalarının iyiliği için alarak veya ihsan ederek Yaradan’a benzerlik elde edebilir.

Soru: Bu patentin kendisi nelerden oluşur? Diyelim ki sabah uyandım ve başkalarına neyi ihsan etmem gerektiğini düşünmeye başladım. Bu düşüncelerle etrafta dolaşıyor ve sadece onlara neyi ihsan edeceğimi mi düşünüyorum?

Cevap: Hayır, sadece hangi eylemlerinizin Yaradan’a memnuniyet getirebileceğini, O’nu nasıl mutlu edebileceğinizi ve O’nun sizden ne hissetmek istediğini düşünüyorsunuz. Eğer bu eylemler sizin için açıksa, o zaman yavaş yavaş onlara yaklaşmaya başlarsınız.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 123

Soru: Pek çok arzumuz var: birlik olmak, Yaradan’a tutunmak, ihsan etmek ve sevgi. İçinde birleşeceğimiz ortak arzu ne olmalıdır? Neden aynı noktayı gözden kaçırıyoruz?

Cevap: Listelediğiniz her şey tek bir nokta, birbirimizle ve Yaradan’la olan bağımızın noktası.

Soru: Eğer bir dost anlaşmazlıklar nedeniyle diğerlerini rahatsız etmemek için gruptan geçici olarak ayrılırsa, Yaradan’ın bu olaydaki eylemlerini nasıl yorumlamalıyız?

Cevap: Birinin dostlarını rahatsız etmemek için gruptan ayrılması diye bir şey yoktur. Bu, kolektif olarak aranızdaki bağ kalitesinin yetersiz olduğu anlamına gelir.

Soru: Yaradan gibi olmak ne anlama geliyor?

Cevap: O’nun gibi olmak, birbirinize ve Yaradan’a tek bir düğümle bağlı olmak demektir.

Soru: Bireysel yönetimi ifşa etmenin işaretlerinin geçmişteki güçlü duygularım, örneğin yaşadığım kıskançlık olduğunu söyleyebilir miyiz? Geçmişten gelen eksikliği kullanabilir miyiz, yoksa sadece şimdiki zamanda açığa çıkarma ölçüsünde mi kullanmalıyız?

Cevap: Sadece şimdiki zamanda.

İhsan Etmenin Üç Anlayışı

İhsan etme kaplarının ne anlama geldiğini bilmeliyiz.

İhsan etme eyleminde bulduğumuz üç anlayış vardır:

1) Kişi başkalarına ihsan etmekle ilgilenir… bunun karşılığında ödüllendirilmek için. Ancak bunun karşılığında onurlandırılacağından emin olmasaydı, başkaları için yaptığı şeyi yapmazdı.

2) Başkalarına ihsan etmekle ilgilenir ve çalışması için hiçbir ödül yani başka bir şey, herhangi bir şey verilmesini istemez. Aksine, ihsan etme eylemleri gerçekleştirmekle yetinir. Başkalarına iyilik yapmak onun doğasında vardır ve bu onun tüm hazzıdır.

3) Hiçbir bir ödül almamak üzere çalışıyordur (Rabaş, “İhsan Etmeye Dair“).

Soru: Kişi, karşılığında hiçbir şey almadığı üçüncü ihsan etme biçimini gerçekleştirebilir mi? Bu nasıl mümkün olabilir?

Cevap: Bunun gerçekten de bir tür haz alma biçimi olduğunu anlamamız gerekir. İhsan etme budur. Uğruna özverili eylemlerde bulunduğum kişiye o kadar saygı duyuyorum, onu o kadar seviyor ve değer veriyorum ve o benim gözümde o kadar yüce ki, onun için hiçbir karşılık almadan her şeyi yapmaya hazırım.

Manevi Çocuklar

Soru: Bazen ders sırasında öğrencileriniz yürümeye ya da bir şeyler yapmaya başlıyor. Nasıl sabırlı davranıyorsunuz?

Cevap: Kişi bir fincan kahve ya da soğuk su almak için ayağa kalktığında, yorgun olduğunu, yeterince uyumadığını, zor zamanlar geçirdiğini anlıyorum. Ama ben öğrencilerime sevgi ve anlayışla yaklaşıyorum.

Onlar uğruna her şeyi yaptığım insanlar; onlar benim için çocuklarımdan daha önemli. Esasen onlar benim manevi çocuklarım.

Benim onlardan başka neyim var? Bu bilgileri başka kimlere aktaracağım? Kimi eğitmek istiyorum? Onlar, onlar aracılığıyla mümkün olduğunca çok şey vermek ki böylece doğru şekilde dağıtıma devam etmelerini sağlamak.

Bu nedenle onlara karşı tutumum, yarattıkları karışıklığı biraz yumuşatıyor. Tıpkı bir annenin çocuğu gürültü yaptığında onu duyamaması gibi. Onun için bu normaldir ama bir yabancı için titreşen ve gürültülü bir şey dayanılmazdır.

Gevşemeyin!

Soru: Her ders sırasında, niyetiniz tüm alanı kapsıyormuş gibi geliyor ve oturmak, dinlemek ve her şeyi özümsemek çok hoş. Bu iyi bir işaret mi? Yoksa bir tür çalışma yapmadığımı mı gösterir?

Cevap: Bu, kendiniz için belirlemeniz gereken bir şeydir. Benden duyduklarınızı işlerken içsel bir gerilim hissediyor musunuz? Onu özümsemeniz, içselleştirmeniz, başkalarıyla bağlamanız ve bir şekilde hepsini gerçekleştirmeniz gereken bir durumda mısınız?

Yorum: Evet, böyle bir gerilim var, ancak bunu daha fazla nasıl aktaracağım net değil.

Benim Yanıtım: Ancak bu farklı bir konu.

Size bir şey söyleyeceğim: ciddi bir hazırlığınız ve ciddi bir potansiyeliniz var. Gerçekten de başarabilirsiniz. Gevşemeyin!

Yaradan’a, O’nu içimizde Kendisini ifşa etmeye zorlamak için doğru niyetle böyle bir kolektif arzu sunmalıyız. Yapmamız gereken budur.

Deneyimin Birikimi

Soru: Çalıştaylar sırasında farklı onlularda oturduğumuzda, onluyu her değiştirdiğimizde tanımlayabileceğimiz bir benzerlik var mı?

Cevap: Ne fark eder ki?! Siz tek bir organizmanın içinde varsınız. Tüm insanlık şu anda birden fazla parçaya bölünmüş olan tek bir onludur.

Bu şekilde, kiminle birlikte olacağınız önemli değildir, tıpkı bir bedenin hücreleri için olmadığı gibi. Bu nedenle, ıslahın en önemli emri “Komşunu kendin gibi sev”dir. Bu, tam bir anlaşma, denge ve birliğe ulaşmamız gerektiği anlamına gelir.

Dolayısıyla kiminle oturulacağı, şununla ya da bununla oturulacağı konusunda bir fark yoktur. Aksine, her seferinde başkalarından bağların ve yaklaşımların bazı yeni yönlerini özümsersiniz – siz onlara karşı, onlar da size karşı. Bu şekilde büyük bir deneyim biriktirirsiniz.

Bütün bir yıl boyunca, bir onluda deneyim biriktirirsiniz, burada kongredeyken, bir hafta içinde tüm bu koşullardan geçebilirsiniz. Bu fırsatı bir düşünün.

Kadın Ve Erkek Bağı

Soru: Anladığım kadarıyla kadınlar birbirleriyle doğrudan bağ kuramıyor ama erkekler kurabiliyor. Bağımızı nasıl hissedeceğiz? Doğrudan birbirimizle değil de erkekler aracılığıyla mı olacak?

Cevap: Birbirinizle yakınlaşabildiğiniz ölçüde hem kendi bağınızı hem de erkeklerle bağınızı hissedeceksiniz.

Erkek bağı ile kadın bağı arasında bir fark yoktur. Kadınların bağı daha da basittir. Kadınlar daha yüksek bir amaç hakkında düşünmeye başladıklarında, genel olarak dünyevi egoizmleri onları çok fazla rahatsız etmez.

Onlu İle Bütünleşin

Soru: Bir kişi çektiği acının Yaradan’dan uzaklaşmaktan mı yoksa arzularının yerine getirilmemesinden mi kaynaklandığını nasıl belirler? Sonuçta, düşüş zamanlarında meydana gelen bir karışıklık var.

Cevap: Herkes kendi onlusuyla bütünleşmeli ve Yaradan’ın yaptıklarına karşı tepkisini ortaya koymalıdır. O zaman tüm dostlar kendilerine neler olduğuna dair daha net bir resme sahip olacaklardır.

Soru: Eğer onludan biri bütünlük eksikliğinden dolayı acı çekiyorsa, bunun üzerine gerçek bir manevi eksiklik inşa edebilir miyiz? Yoksa bu her birinin bireysel işi midir?

Cevap: Hayır, bu bir grup çalışması olabilir.

Soru: Dualarımız ne hakkında olmalıdır?

Cevap: Dua her zaman Yaradan’a yaklaşmakla ilgili olmalıdır. O zaman acılar ortadan kalkacaktır.