Monthly Archives: Nisan 2025

Eleştirilere Rağmen

Soru: Dostlarımızın önünde kendimizi iptal etmeye çalıştığımızda, onlarda gördüğümüz şey hakkında hemen eleştiriler ortaya çıkıyor. Bununla nasıl başa çıkabiliriz?

Cevap: Herkesi eleştirme ve gördüğümüz hiçbir eylemi eleştirisiz bırakmama arzumuz vardır.

Bu nitelik, başlangıçta arzu formunda içimizde mevcuttur. Ancak bununla hem fikir olmak istemezsek, o zaman bu arzuyu içimizde yavaş yavaş kökünden yok ederiz.

En Yüksek Dereceyi İnançla Kavrayın

Soru: Onluda mantık ötesi düşünce gücünü nasıl ortaya çıkarabiliriz?

Cevap: Mantık ötesi bir inançla hareket ederek, daha yüksek dereceyi bu inançla kavrarız.

Akıl daha sonra gelir ve bu şekilde elde ettiğimiz inançla kıyafetlenir.

Yaradan’dan Yardım

Soru: Kötü eğilim karşısındaki güçsüzlüğünüzü, bir ceza olarak adlandırmak mümkün müdür?

Cevap: Mümkündür, ancak bu bir ceza olmak zorunda değil, çünkü Yaradan size bunun vasıtasıyla yardımcı olur.

Soru: Şu anda hangisini yapmak daha iyidir; Yaradan’dan merhamet dilemek mi yoksa minnettar olmak ve O’nun benimle çalışmasından memnun olmak mı?

Cevap: Şükretmek her zaman iyidir, ancak bazen istemeniz gerekir.

İnsanlık Tarafından Seçilen Yol

Soru: Tarihin bir noktasında insanlığın yanlış yola girdiğini söyleyebilir miyiz?

Cevap: Elbette! Aristoteles ve Platon’un zamanından beri.

Bir noktada şöyle haykırdılar: “Hiçbir koşulda bilimi cahillere vermeyin! Onu kötüye kullanacaklar, zenginlere satacaklar, ilerlemenin hizmetine sunacaklar!

Ama bizim manevi ilerlemeye ihtiyacımız var, teknolojik ilerlemeye değil! Üniversiteleri herkese açamayız!

Bilim sadece onun yardımıyla hayatın anlamını, dünyamızın sınırlarının ötesinde yatan yüce meseleleri anlamak isteyen insanlar tarafından takip edilmelidir!”

Bilim, yalnızca insanı dünyamızın ötesine çıkaracak biçimde gelişmelidir! Onu kötü amaçlar için kullanabilecek hiç kimsenin onunla uğraşmaya hakkı yoktur!

Örneğin özel bir kıyma makinesinin icadı bile kötüdür. Ona ihtiyacınız yoktur ve onsuz da yaşayabilirsiniz! Nihayetinde, bilimi dünyamıza adapte ederek onun gelişimini başlatmış olursunuz.

Dışsal ya da içsel gelişimin başka bir yolu yoktur. Dünya dışsal gelişim yolunu izlemiştir. Tarihsel olarak bu 3.000 yıl önce gerçekleşti.

Soru: Peki gelişim için başka bir seçenek var mıydı? Yoksa hala bu aşamadan geçmek zorunda mıydık?

Cevap: Bunu söylemek zor çünkü bu sorunun cevabını anlamak için iki dünyada, bahsettiğimiz dualitede olmanız gerekir.

Her şey Yaradan’dan gelir ve aynı zamanda özgür irademize, seçimimize bağlıdır.

Bu iki özgür işlevi karşılaştıramayız; zihnimiz buna adapte olmamıştır. Bunu anlamak için her iki dünyada da olmanız gerekir: manevi olanda ve aynı anda bizim dünyamızda. O zaman çelişkiler yaşamazsınız; birbirine tamamen zıt gerçekleri ve bilgileri birbirini dışlayan değil tamamlayan şeyler olarak algılayabilirsiniz.

Öfkenin Özü

Soru: Öfkenin özü nedir? Bu görünür olan şey nedir?

Cevap: Öfke kontrolsüz egoizmdir. Özdenetim kaybıyla sonuçlanan birçok olumsuz eylem ve duyguyu içinde barındırır.

Soru: Bu koşulu onlu içinde paylaşmanın ve pratik çalışmalarda yardım istemenin bir anlamı olur mu?

Cevap: Evet, bu çok faydalıdır.

Adanmışlığa Bağlı

Soru: Dua ederken, Yaradan’ın bize vermek istediği inanç ve ihsan derecesini istemeli miyiz?

Cevap: Tercihen. Yaradan’ın bizden istediği seviyeyi bilemeyiz, ancak duygularımıza dayanarak bunu hayal edebiliriz.

Soru: Bu seviye neye bağlıdır ve Yaradan’a kendi istediğimizi vermek için bunu nasıl sunabiliriz?

Cevap: Bu adanmışlığa bağlıdır. Eğer eylemlerinizle ihsan etmeye içtenlikle niyet ederseniz, Yaradan’la ilgili ne yaptığınızı hissetmeye başlarsınız.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 127

Soru: Kötülüğün farkdalığı, mantık ötesi inancın gerekli bir parçası mıdır?

Cevap: Bu gereklidir çünkü hepimiz kötüyüz.

Soru: Doğru niyetler nereden gelir? Akıldan mı yoksa mantık ötesi inançtan mı?

Cevap: Yaradan’ın ışığından.

Soru: Bir komşumun sanki değersizmiş gibi olan davranışını eleştirmekten kendimi nasıl alıkoyabilirim?

Cevap: Kendinizi başkalarını eleştirmekten alıkoymalısınız. Bu kabul edilemez.

Soru: Onluda birleşiyoruz, birbirimizi destekliyoruz ve büyük bir haz duyuyoruz ama bunu Yaradan’la ilişkilendirmiyoruz. O’nu her zaman odakta tutmak zor. Bu hazzı O’na nasıl iade edebiliriz?

Cevap: Kendinizi, Yaradan’ı, hazzı ve bu bağın diğer tüm unsurlarını birbirine bağlamalısınız. Göreceksiniz ki her şeyi bu şekilde yapmak kolay olacak, kolay.

Soru: Yaradan’ın bizi iyilikle onurlandırması için kötülüğün üzerine çıkmamıza ne yardım eder?

Cevap: Kötülüğün üzerine çıkmayı içtenlikle arzulamalıyız ve Yaradan bize yardım edecektir.

Soru: Kötülüğü ortaya çıkaran bu güç nedir? Ben mi kötülüğü açığa çıkarıyorum yoksa Yaradan mı?

Cevap: Yaradan. Yaradan’ın Işığı.

Amaçtan Sapmayın

Soru: Makaleleri okuduğumuzda egoizmin sınırlarının ötesine geçemediğim için giderek artan bir pişmanlık duyuyorum. Metin sizi yukarı çekiyor çünkü orada bambaşka bir varoluş niteliği var. Pişmanlık doğru bir duanın başlangıcı mıdır?

Cevap: Evet, bu hâlihazırda bir başlangıçtır. Bu nedenle kişi en küçük uyanışı dahi bırakmamalı, onu her zaman geliştirmeye çalışmalıdır.

Küçük makaleler günde birçok kez okunabilir. Ve bu şekilde kendinize hedeften uzaklaşmak için izin vermeyeceksiniz.

Yükselme Arzusunu Veren Nedir?

Soru: Mantık ötesi inancın yükselişe yol açtığını düşünürdüm.

Cevap: Elbette, bu şekildedir.

Soru: O zaman mantık ötesi inancın sadece yükselişlerde mümkün olduğunu nasıl anlarsınız?

Cevap: Yükselmek için çabaladığınızda, mantık üzerinde bir inancınız olur. Önce bir yükseliş, sonra inanç vardır, tersi değil.

Soru: Yükseliş bize mi bağlıdır, yoksa biz sadece niyet ve çaba gösteririz ve sonra Yaradan mı bizi yükseltir?

Cevap: Evet.

Öğretmenle Bağ Kurmanın Gücü

Soru: Kendimizi öğretmene karşı hükümsüz kıldığımızda, sanki onun perdesine dahil oluyoruz. Bunun maddenin dışında gerçekleştiğine, fiziksel bedenin acısının bile bu yapı kadar önemli olmadığına dair bir his var.

İnşa etmekte olduğumuz bu güç manevi, maddesiz, doğru mu?

Cevap: Bu sizin öğretmenle, genel olarak bir sonraki dereceyle olan bağınızın gücüdür.

Öğretmenle bağ kurarak onun bilgisine ve inancına bağlanmış olursunuz. Yani, küçük olanın büyük olanla bağ kurması gibi, mantık ötesi bir inançla ona bağlanırsınız.

Soru: Siz bizim öğretmenimizsiniz. Ama Rabaş, Baal HaSulam, Yaradan da var, bu durumda bizim direkt öğretmenimizi mi kastediyoruz?

Cevap: Siz bağ kuruyorsunuz, örneğin benimle,  bu da ben sizi Rabaş’a, Baal HaSulam’a ve Yaradan’a bağlıyorum demektir.