Daily Archives: Mart 18, 2025

Vektörel Dünya Resmi

Yorum: Kabala’ya göre her şey 613 arzudan oluşuyor. Gördüğüm her unsur 613 arzunun farklı kombinasyonlarından meydana geliyor.

Cevabım: Sadece herhangi bir nesne değil, bir insan! Her insan 613 arzunun birleşiminden oluşur. Kişinin dışında kimseden bahsetmiyoruz, çünkü bizim dışımızda varmış gibi görünen tüm cansız, bitkisel ve hayvansal unsurlar da bizim arzularımızdır.

Soru: Nasıl, örneğin, bir taş bizim arzularımızla ilişkili olarak görülebilir mi?

Cevap: Çok basit olarak, cansız düzeye olan arzum böyle bir nesneyi bana çeker ve bende bu nesnenin hissini uyandırır.

Soru: Yani, bir taş, prensip olarak bir arzu mudur?

Cevap: Hayır, o şu anda cansız gelişim düzeyinde olan ve bana bu biçimde görünen 613 arzumun toplamıdır. Çeşitli kısmi vektörlerin birleşimi, içimde taş olarak belirlenen böyle bir seviyedeki bir vektöre ulaşır.

Örneğin, bilgisayar ekranınızdaki görüntünün arkasında da vektörler vardır.

Şimdi beni monitörde ve sonra da kafanızda görüyorsunuz. Aynı şekilde dünyanın resmi de kafamızdaki vektörler tarafından çiziliyor. Peki ya monitör? Monitör (ekran) içimizde, ama biz onu hissetmiyoruz; sanki her şey dışarıda oluyormuş gibi görünüyor.

Peki bu “dışa” yönelim neden yapıldı? Temel olarak, bu sözde dışsal vizyon, içsel vizyonumuz haline gelene kadar egoizmimizle çalışabilmemiz için.

Kontrol Etmesi Zor

Herkes kendini incelemeli ve topluma ne kadar çaba sarf ettiğini görmelidir (Rabaş, Makale No. 17, Bölüm 2, 1984, “Toplantının Gündemi”).

Soru: Bunu nasıl kontrol edebiliriz? Dışarıdan bakıldığında herkesin kendi karakter özelliklerine, yeteneklerine ve boş zamanlarına bağlı olarak bazı işler yaptığını görebilirsiniz. Ama kişinin içsel çalışmasını, düşüncelerini nasıl kontrol edebilirsiniz?

Cevap: Evet, yine de kişinin toplantıdan önce sahip olduğu özen düzeyini kontrol edebilirsiniz. Kişi, dostlarının kendisini doğru bir şekilde etkileyen ve herkesin bir olmuş, bir bütün haline gelmesine yardımcı olan gerekli bir koşul gibi hissetmesi için zaman, çaba ve niyet harcamaya hazırdır.

Soru: Ama kişi bunu nasıl kontrol edebilir?

Cevap: Sadece hislerine dayanarak.

Yorum: Ama bu nesnel değil, hisler özneldir.

Cevabım: Ne yapabilir ki? Kendisinin ve her bir dostunun sahip olduğu tek şey budur. Sonuç olarak, bir araya geldiklerinde bunun hakkında konuşmalı, bağ kurmak için ne kadar çabaladıklarını ve her bir kişinin herkes için ne kadar önemli olduğunu görmelidirler.

İnanç Ve Utanç

Soru: Alma Kelim‘imizi, ihsan etmek için nasıl kullanacağımızı öğrenmeliyiz ama aslında ıslah edilenler bizleriz. Bu durumda, utançla nasıl başa çıkmalıyız?

Cevap: Utanç, iyi bir niteliktir. Bizi ıslah eder ve yavaş yavaş kendi iyiliğimiz için almayı bırakacak şekilde bizi dönüştürür.

Soru: Benim için Yaradan o kadar büyük ki, O’nun uğruna herkese ihsan etmeye hazırım. Ama aynı zamanda, artık O’nun ifşasını istemiyorum.

Tam tersine, eğer Kendisini ifşa ederse utanıyorum. O’nun önünde saklanmak istiyorum çünkü O benim gözümde çok yüce. Bu inancın adı nedir?

Cevap: Buna basit inanç denir; Yaradan’ın size başkalarına yardım etmek, onları desteklemek ve cesaretlendirmek için verdiği tüm fırsatlardan başka bir şey istemediğiniz zaman.

Büyük İllüzyon

Soru: Bir kişi tarafından dışsal olarak algılanan herhangi bir nesne, sonlu soyut bileşenlerden oluşur: cansız, bitkisel, hayvansal. Tüm bu nesneler bize basitçe bu şekilde görünür, ancak 613 pikselden oluşurlar. Peki, onlarla benim gördüğüm kişi arasındaki fark nedir?

Cevap: Her insanın farklı arzu setleri vardır. Yani, her birinde 613 arzu vardır, ancak farklı bir düzende, farklı bir kombinasyonda.

Soru: Peki, ben kendi dışımda bir kişi görüyorsam?

Cevap: Ne demek onu kendi dışınızda görüyorsunuz? Aslında onu kendi içinizde görüyorsunuz, onu duygularınızda tasvir ediyorsunuz. Size öyle geliyor ki, o sizin dışınızda; bizim öyle bir fikrimiz var ki, güya tüm bunlar bizim dışımızda mevcut. Ona dokunabilirim ve hissedebilirim, öyle ki bu nesneler beni dışarıdan olumlu ya da olumsuz etkileyebilir ama tüm bunlar benim içimde. Bu bir illüzyondur.

Soru: Dünyayı kendimin bir parçası olarak algılamam gerektiği gerçeği ile ayrı bir dünya algılamam gerektiği gerçeği arasındaki sınır nerededir?

Cevap: Kendiniz üzerinde çalıştığınızda ve “kendinizden çıkmaya” çalıştığınızda, bu sınır sürekli olarak genişler. Bu sınırı genişletmek için çalışırsınız. İçinizdeki dünya hissinin nerede bittiğini ve dışınızda algıladığınız dünyanın nerede başladığını görürsünüz.

Nitelikleriniz üzerinde çalışarak, kendinizden çıkarak, daha geniş özgecil nitelikler, alanlar geliştirerek, daha önce size dışınızdaymış gibi görünen şeyleri giderek kendinize dahil eder, açıkça onları hissedersiniz.

Bu sizin dünyanız haline gelir. Kendinizin dışındaki her şeyi görürsünüz ve açıkça hissedersiniz ki o sizindir, sizin içinizdedir. Ve bu ikilikle oynarsınız.

Tam Ve Kısmi İnanç

Soru: Kabalistlerin makalelerinde tam ve kısmi inanç olduğu yazılıdır. Aralarındaki fark nedir?

Cevap: Bir sonraki seviyede size neyin ifşa edileceğini bilemezsiniz, ancak şu anda bütün Kelim‘inizde ifşa edilmiş olan şey, hepsi Hassadim‘in ışığıyla dolduğunda, bu sizin tam inançta olduğunuz anlamına gelir.

Kısmi inanç, tüm Kelim‘inizin Ohr Hassadim ile dolu olmadığında kendini gösterir.

Kendi İyiliğimiz İçin

Soru: Eğer Yaradan iyi ve iyilik yapansa, o zaman maneviyatta ceza var mıdır?

Cevap: Elbette maneviyatta her şey vardır, hem yardım hem de ceza. Bu dünyada olmayabilir ama maneviyat âleminde mutlaka vardır.

Ceza, kendi iyiliğimiz için manevi koşulları yerine getirmek zorunda olduğumuzu fark etmemizi sağlamak içindir.

Örneğin, şu anda manevi önemden yoksunsanız, bu bir cezadır. Böyle bir durumu kabul etmemelisiniz. Böyle bir şeyi kabul etmiyorsanız, bunu haklı çıkarabilir ve daha yükseğe çıkabilirsiniz.