Monthly Archives: Şubat 2025

Egoizm Bataklığından Kurtulun

Soru: Mısır’dan çıkmak için onluda güçlü bir arzumuz var ve bütün gün dua akıyor; verme niyetimiz, bir araya gelme arzumuz ve hep beraber birlik olma arzumuz var. Kurtuluş için başka neye ihtiyaç var?

Cevap: Aranızda yeterli bağ yok. Sanki binlerce insanla birlikte bir meydanda duruyormuşsunuz, Yaradan’a bağırıyor, bağırıyormuşsunuz gibi.

Eğer aynı anda güçlerinizi birleştirmiş olsaydınız, O sizi hemen duyacak ve cevap verecekti. Birbirinize hala bağlı değilsiniz. Bu nedenle, tek başına, O herkesi duyamaz.

Soru: Birlik olmak için önce egoizmden kurtulmamız mı gerekir?

Cevap: Elbette, hala egoizm içinde olan biri kimseyle bağ kuramaz. Ve egoizm bataklığından çıkmak için, birbirinize yaslanmanız ve Yaradan’a birlikte tutunmanız gerekir.

Kalbinizin derinliklerinden O’na hitap ederek Yaradan’la iletişim kurmaya çalışın.

Amaç Ve Araçlar

Soru: Yaradan bize ihsan etme niteliğinin hissini ifşa ettiğinde, cevap, onu korumak için sadece bağ kurmayı istememiz gerektiği veya bize komşumuz için dua etme gücü verdiği şeklindedir. Bu açık değil. Neden bunun dışında başka bir şey istemeliyiz?

Cevap: Bu güç istemek gibidir. Ne için güç? Bu soru açık kalır. Bu nedenle nihai amacı bulmak gerekir.

Soru: Ama bunu asla bilemeyeceğiz. Amacımızın bağ kurmak olduğunu söylüyoruz. Bunu nihai amaç olarak kabul edebilir miyiz?

Cevap: Hayır, bu bir sonuç değil, bir araçtır. Amaç Yaradan’ı edinmektir – O’nunla bağ kurmaktır.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular-116

Soru: Almak için olmayan çalışmayı bize kim öğretiyor? Bu Yaradan’ın bir niteliği midir? Yoksa grubun ya da öğretmenin niteliği midir?

Cevap: Ruh. “İnsanın ruhu ona öğretecektir” denir. Kişi tüm koşullardan geçerek yavaş yavaş nasıl ve neyle ilişki kurması gerektiğini öğrenir.

Soru: İyiliği ortaya çıkartmak için kişinin çok fazla enerji harcaması gerekiyor. Kötü eğilimi ıslah etmek için bu enerjiyi nereden bulabilirim?

Cevap: Bu da iyilikte. Yaradan’dan başka bir enerji kaynağı yoktur.

Soru: Kabul edemeyeceğimiz, içinde kalamayacağımız ve bununla yükselebileceğimiz bir koşula nasıl gelebiliriz?

Cevap: Bunlar üç farklı koşuldur. Eğer gücünüz varsa, eğer bu noktaya ulaştıysanız ve bunu irdeleyebiliyorsanız, bunu çözün ve başarın.

Soru: Bir Kabalist maddi dünyanın hazları ile nasıl ilişki kurar?

Cevap: Onları kendisi yapıyormuş gibi hissetmez. Bu nedenle onları aldığında, gerçek bir bütünlük yaşamaz. O bunun üstündedir.

Bir Dosta İhsan Etmek, Yaradan’a İhsan Etmek Demektir

Soru: “Bir dost satın almak” ne anlama gelir

Cevap: Bir dost satın almak, aranızda mümkün olan en yakın bağı oluşturmak için onların istediği her şeyi yapmak anlamına gelir.

Soru: Öyleyse, örneğin zamanımdan, ilgimden vb. fedakârlık mı ediyorum?

Cevap: Elbette, mümkün olduğunca. Bu şekilde kendinize bir dost satın alırsınız. Çünkü böyle birkaç dostunuz varsa, birlikte Yaradan’la bir bağ kurabilirsiniz.

Yaradan’ı hissetmediğimiz için, O’nu anlamak ve O’nunla iletişim kurmak ancak dostlarınızla yakınlaştıktan, onlarla iletişim kurduktan ve onlarla birlik olduktan sonra mümkündür.

Soru: Eğer dostuma ihsan etme niteliğini edinme pratiği yapıyorsam, o zaman esasen dostuma ihsan etmemle Yaradan’a ihsan etmem arasında bir fark yoktur, değil mi?

Cevap: Pratikte hiçbir fark yoktur, çünkü hem dostunuzu hem de Yaradan’ı kendi dışınızda algılarsınız. Dolayısıyla tek bir kişiye mi, tüm insanlığa mı yoksa Yaradan’a mı ihsan ettiğiniz önemli değildir. Dahası, geri dönüş olarak herhangi bir karşılık beklemezsiniz. Buna koşulsuz sevgi, şartsız sevgi denir.

Yaradan’a Kalplerimizde Yer Açalım

Dost sevgisine gelmek, yaratılışın amacına ulaşmak ve Yaradan’ı ifşa etmek için, Yaradan’dan birliğe gelmemizde bize yardım etmesini istememiz gerektiğini nasıl kalplerimizde derinlemesine hissedebiliriz?

Bunu yapmak için kalbimizde yer açmamız, bu kalbin boş olduğunu ve bu tür taleplerle doldurulmak istediğini anlamamız gerekir. O zaman kalbi uyandıracağız ve geriye tek bir isteği kalacak: Yaradan’dan yoksun olması. Ve O’nun kalplerimizi nasıl doldurduğunu hissetmeyi çok isteyeceğiz.

Umarım bu koşula yaklaşıyoruzdur. Aramızda, Yaradan’ın her bir kişinin kalbini nasıl doldurmaya başladığını şimdiden hisseden insanlar var. Buna daha da fazla odaklanmamız gerekiyor. Önemli olan sadece istemek, mümkün olduğunca çok yalvarmak ve durmamak, umutsuzluğa kapılmamak. Yaradan kalplerimizi doldurmaya hazır ve bu kesinlikle gerçekleşecek.

Gelin bu günü hep birlikte tek bir kalpte, Yaradan’ın daha da yaklaşıp kalplerimizi dolduracağına dair ortak bir umutla geçirelim.

Her şeyden önce, Yaradan’dan inanç ışığını almamız gerekir. Bu kişinin kalbindeki tüm boşluğu doldurmalı ve Yaradan’dan bize gelen bu inanç ışığını hissetmemize izin vermelidir.

Bizim tarafımızdan gerekli olan şey, inancı edinme arzusudur. O zaman, bu arzu, bu eksiklik hissi ölçüsünde, kalplerimizi dolduracak olan bu ışığı Yaradan’dan alacağız. Bu, yapmamız gereken ilk eylemdir.

O zaman bir dereceye kadar kalplerimizi dolduran inanç ışığında daha da ileriye gitmemiz gerekir. İnanç ışığından ne kadar yoksun olursak, yeni bir eksiklik duygusuna dönüşebilecek olan tamamlanmayı alma yeteneğimiz de o kadar artar.

İnanç ancak talebimizi güçlendirerek, onun için çabalayarak, tartışarak, onu daha derinlemesine açıklığa kavuşturarak arttırılabilir ve o zaman arzumuz büyür.

Mükemmelliğe

Soru: Yaşamda mükemmelliğe ulaşmak için bağ yoluyla günahları ıslah etmeliyiz. Islah eden ışığın bizimle birlikte çalışması için bağdaki birliği nasıl koruyabiliriz?

Cevap: Sürekli olarak aramızda nasıl daha fazla birlik sağlayabileceğimizi düşünmeli ve nasıl daha da yakınlaşabileceğimizi bulmalıyız. Bunun nasıl işe yarayacağını göreceksiniz.

Soru: Kırık bir koşuldan ıslah edilmiş bir koşula geçiş hemen hissedilecek mi?

Cevap: Nispeten hızlı bir şekilde.

Soru: Islah edilmiş koşulu nasıl düzgün bir şekilde kullanabiliriz?

Cevap: O zaman ondan ne çıkacağını göreceksiniz.

Tüm Dünya Benim

Soru: Eğer algım benim için dünyanın dışsal bir resmini çiziyorsa ve bu dışsal resim aslında bensem, o zaman başkalarına ihsan etme durumuna geçmenin ne anlamı var?

Cevap: Aslında başka hiç kimseye hiçbir şey ihsan etmezsiniz. Yaşamınızda yaptığınız şey algınızı geliştirmek, kendinizi tanımak, kendinizi anlamak ve kendinizi keşfetmek ile uğraşmaktır. İşte bu kadar! Sizin dışınızda gibi görünen her şey, kasıtlı olarak size yabancı ve sizle alakasız gibi görünen kendi duyu organlarınızdır. Bu, onları kendinize çekerek, egoist arzu yerine ihsan ve sevgi arzusu geliştirmeniz ve hepsinin aslında size ait olduğunu keşfetmeniz için yapılır. Bunlar sizin nitelikleriniz, sizin arzularınızdır.

Dünyada size ait olmayan hiçbir şey yoktur. Aslında güçler, nitelikler ve arzular olan bu sözde dış nesneleri bütünleştirerek, Yaradan’ı, üst dünyayı algılamak için kendi içinizde bir kap oluşturursunuz.

Sizin dışınızda, görünüşte size ait olmayan ve yabancı olan bir şeyin var olduğu fikri bir yanılsamadır. O sizsiniz!

Alan Olmayı Nasıl Bırakabilirsiniz?

Soru: Dostlarımın önünde kendimi iptal ettiğimde, yaşamda bir şeyleri kontrol ettiğim anlayışımı Yaradan’ın her şeyi kontrol ettiği anlayışıyla değiştirmeye çalıştığımda, bunu maddesel yaşama nasıl entegre edebilirim? Görünüşe göre bu arzu hala egoistçe çünkü kendim için istiyorum.

Cevap: Kendi üzerinizde manevi çalışmaya devam edin ve yavaş yavaş düşüncelerinizin değiştiğini, kendiniz için değil ama tam olarak dostlarınız için nasıl isteyebileceğinizi göreceksiniz.

Nihayetinde, bu sizin bir alıcı olmaktan çıkmanıza yol açacak ve yalnızca ihsan edeceksiniz.

Manevi Hayatta Mükemmellik

Yorum: İsrail’in yüz tane aldığında hemen iki yüz tane istediği söylenir.

Yanıtım: Yüz isteyen birine iki yüz açılır. Bu, bir kişinin gelişmekte olduğunu gösterir. Dostundan yüce olanın Hisaron’u (eksikliği) daha büyüktür.

Soru: Manevi yaşamda mükemmellik nedir?

Cevap: Mükemmellik, içimde gelişen eksikliklerden sürekli olarak almak yerine ihsan etme niteliğini oluşturmaya çalışmamla elde edilir. Bu, alma arzusunu yok etmeye, onu dengelemeye çalıştığım anlamına gelmez. Hayır!

İçimde ortaya çıkan tüm arzular yerine, yalnızca tek bir büyük manevi arzu bulmak istiyorum. Ve işte bu şekilde ilerleyeceğim.

Çalışmanın Yoğunluğunu Arttırın

Soru: Yaradan’ın yüzünü, içinden geçtiğimiz koşullardan topladığımızı söylediniz; görünen o ki bu grupla, rehberle, kitaplarla vb. çalışmayı da içeriyor. Bu kartopunu bilinçli olarak nasıl daha hızlı inşa edebiliriz?

Cevap: Bu, çalışmanızın yoğunluğuna, her birinizin günde kaç kez Yaradan’a döndüğüne, birbirinizle ne sıklıkta birleşip O’na döndüğünüze vb. bağlıdır.

Soru: Bu, tüm çalışmamızın değiştirilemeyecek bir şeye katılma arzusundan ibaret olduğu anlamına mı geliyor?

Cevap: Hayır, biz hiçbir şeyin değiştirilebileceğini düşünmüyoruz. Biz Yaradan’ın etkisi altında nasıl değişmemiz gerektiğiyle ilgileniyoruz. Asıl önemli olan budur.