Daily Archives: Şubat 19, 2025

Kabalist Araştırmacının Dili

Soru: İbraniceniz sınırlı bir kelime dağarcığına mı dayanıyor?

Cevap: Evet, gerçekten de öyle ama daha fazlasına gerek yok.

Geçen yüzyılda iki büyük Kabalistik bilge vardı: büyük öğretmenimiz Baal HaSulam ve büyük Kabalist Rav Kook. Rav Kook, Baal HaSulam’a her zaman onun devasa bilgi, his ve içgörü katmanlarını aktarabildiği, küçük kelime dağarcığına gıpta ettiğini söylerdi.

Rav Kook’un kendisi, deyim yerindeyse, manevi sözün, edebi dilin ustasıydı. Onun dili çok süslü, ayrıntılı, karmaşık ve kafa karıştırıcıdır. Leo Tolstoy gibi bir buçuk sayfa uzunluğunda tek bir cümleyi okuduğunuz sürece, neredeyse hiçbir şey anlayamazsınız. Ancak o kendini böyle ifade ediyordu. Bu aynı zamanda kişinin karakterine de bağlıdır.

Bana gelince, özümde hala bir araştırmacı, bilim adamı ve sistematikçi olduğum için, gereksiz hiçbir şeye tahammülüm yok. Bu nedenle konuşmalarımda, açıklamalarımda her şeyi somutlaştırmaya çalışıyorum.

İnsan eğitiminde en önemli şeyin bu olduğuna inanıyorum. Ve duygular zaten kişinin içsel çalışmasına bağlıdır.

Dostlara Olan Dikkat

Soru: Dikkatimizi sürekli olarak onludaki dostlarımıza mı döndürmeliyiz?

Cevap: Dikkati döndürmek ne anlama geliyor? Her zaman dikkatimin yalnızca onların üzerinde olması ve sürekli artması için çalışmalıyım. Bu her beş ya da on beş dakikada bir yapabileceğiniz bir şey değildir. Sürekli olması gerekir.

Ben bunu yeni doğum yapmış bir kadına benzetirim; sürekli bebeğini düşünür. Ne olursa olsun sadece bebeğini düşünür. Biz de grup hakkında böyle düşünmeliyiz. Dünyamızda başka bir örnek yok.

Bağ İçin Niyet

Soru: Bağa ulaşmak için doğru niyet nedir?

Cevap: Bağ kurma arzusu, doğru niyettir. Birbirimize yakınlaşmayı temel ve gerekli bir hedef olarak görmeliyiz.

Yaradan’a olan arzumuzla bağlanırsak, bu arzu aracılığıyla O’nu içimizde ifşa etmek için bir kap (Kli) yaratırız. Bu bizim çalışmamızdır.

İhsan Etmek, Almak

Soru: Onludaki dostlarımdan her şeyi kabul ederken ve aynı zamanda onlara her şeyi verirken nasıl davranabilirim?

Cevap: Rabaş, grupla ilgili makalelerinde bu konu hakkında yazıyor.

Diyelim ki dostumla bir ilişki içindeyim, ben onun için varım ve o da benim için var, o zaman bu şekilde duygularımızı birbirimize aktarıyoruz. Ona geri vermek benim ondan almamı engeller mi? Ona ihsan etmenin ve ondan almanın ihsan etmekle eşdeğer olduğu ortaya çıkıyor.

Onun için de aynı şey geçerli. İster benden alsın ister bana versin, bunların hepsi yalnızca bana vermek için gerçekleşir. Dolayısıyla eylemde hiçbir sorun yoktur, çünkü niyet aynıdır – ihsan etme uğruna.

Evrenin Ahenkli Senfonisi

Soru: Manevi haz, kaçmak istediğiniz bir özlem ya da psikolojik baskı biçimi değildir de günlük yaşamda bir şeyden aldığımız haz ile aynı türden midir?

Cevap: Tüm evrenle birlik olmanın verdiği hazdır. Bizler öyle bir şekilde tasarlandık ki, kişi bu koşulda tüm yaratılışın mükemmelliğini hisseder. Bu mükemmellik duygusu en yüksek tatmin, en yüksek zevktir!

Soru: Dünyevi zevklerimizle karşılaştırılabilir değil midir?

Cevap: Hiç de değil! Kesinlikle kıyaslanamaz! Başka hiçbir şey onun yerini tutamaz. Bu bizim en yüksek, en büyük ve en güçlü arzumuzdur ve sonsuzluk, mükemmellik ve uyumla doludur. Tüm karşıt unsurların birbirine bağlılığını ve birbirlerini nasıl tamamladıklarını ve rezonans halinde olduklarını hissedersiniz.

Bu sonsuz, ahenkli senfoni sizi öylesine tamamen doldurur ki, neredeyse sadece ne kadar engin ve mükemmel olduğunu anlamak için biraz düşünecek kadar kapasiteniz vardır.

Soru: Bunu uyurken bile algılıyor musunuz?

Cevap: Bazen.

Yorum: Böyle bir dünyada yaşamak ilginç.

Yanıtım: Böyle bir dünyada yaşamanın sürekli bir nirvana halinde olmak anlamına geldiğini düşünmeyin. Sürekli olarak içinizde tutmanız, yükselmeniz, analiz etmeniz ve kendinizi yükseltmeniz gereken bir dünyadır. Kolay bir dünya değil, hayır. Ancak elbette mükemmellikle bağda olmanın verdiği inanılmaz bir zevktir.

Soru: Tüm bunların sonucu nedir?

Cevap: Sonuç, herkese karşı sorumluluğunuzu, Kabala bilgeliğini özenle çalışma ve herkesin bu duruma ulaşmasını sağlamak için mümkün olan her şeyi yapma ihtiyacını hissetmeye başlamanızdır! Başkaları bundan keyif almıyorsa siz de keyif alamazsınız. Onlara inmeli ve bu hazdan en azından küçük bir kaşık tadabilmeleri için bir şeyler yapmalısınız!

Onluda Baskı Oluşturmak

Soru: Onluda baskı oluşturmak ne anlama geliyor?

Cevap: Aramızda öyle bir gerilim yaratmalıyız ki bu bizi bu dünyadan, egoizmden, parçalanmaktan, aramızdaki mesafelerden dışarı itmeli. Bizi birbirimize sıkıştırmalı ve birbirimize bağlı olduğumuz bir koşul bulmalıyız.

Bu koşula dokunur dokunmaz, Yaradan’ı hemen içinde hissedeceğiz.

Soru: Bizden uzak olan bu gruplar, üzerimizde baskı yaratmaya nasıl yardımcı olabilirler? Sonuçta biz buradayız ve onlar da orada.

Cevap: Bu gruplarla neyi kastediyorsunuz? Hepimiz manevi sürece birlikte katılıyoruz! Bu büyük bir donanmadır. Ancak en önemlisi, evrensel bağa doğru olan yönü ve genel gerilimi belirlemektir.

Kendi içimizde öyle bir çaba, öyle bir uyum yaratmalıyız ki herkes katılabilsin. Bu bize bağlı.

Manevi Olgunlaşmanın İşaretleri

Soru: Genel sürece zarar vermeden ortak bir bağlantılar ağına nasıl düzgün bir şekilde bağlanabiliriz?

Cevap: Kişi, genel sisteme zarar veremez çünkü hepimiz üst yönetimin etkisi altındayız. Bu nedenle, birine veya başkalarına zarar veriyormuş gibi görünse de, aslında öyle değildir. Bu kesinlikle doğru değildir. Hiç kimse ilerlemeye zarar veremez.

Farklı ülkelerdeki ve farklı kıtalardaki bazı gruplarda, dostların manevi gelişiminde her türlü sorun ortaya çıkabilir ama genel olarak bunlar hiçbir zarar getirmez. Neler olup bittiğini anlamanıza ve düzeltmenize yardımcı olurlar.

Eğer kişi bir gruptaysa ve sonra gruptan ayrıldıysa ve bunun sonucunda grup dağılsa bile, bunda bir sorun yoktur. Bu, içsel bir olgunlaşma döneminden geçtikleri anlamına gelir.

Rehberin Acısı

Soru: Uzun yıllardır her gün öğrencilerinizin kalplerini uyandırıyorsunuz. Sevdiğiniz öğrencilerin, dersin önemine sahip olmadıklarını gördüğünüzde ne hissediyorsunuz? Devamsızlık yaptıklarını gördüğünüzde ne hissediyorsunuz?

Cevap: Yeterince şey yapmadığımı hissediyorum.

Soru: Bu sizi incitiyor mu?

Cevap: Bir yandan evet. Ama öte yandan, çocuk yetiştirmenin acısı denen şeyin bu olduğunu anlıyorum.

Soru: Bu acıyla ne yapıyorsunuz?

Cevap: Sizin üzerinizde çalışmaya devam ediyorum.

Soru: Rabaş, 24. Mektup’ta, öğrencilerle ilgili bir öğretmenin konumundan yazıyor, dostlar arasında çalışma perspektifinden değil. Bunu nasıl uygulamalıyız? Sonuçta dostlar beni bir öğretmen olarak görmüyorlar.

Cevap: Bu önemli değil. Aynı şekilde davranın.

Manevi Ortaklık

Soru: Kadınlar daha önce çalışmamış ve sadece evle ilgilenmişlerse, neden bizim zamanımızda çalışmalılar?

Cevap: Artık tamamen farklı bir zamandayız. Geçtiğimiz yüz yıl boyunca neredeyse tüm kadınlar bir uzmanlık alanı edindi, işe gitti ve kocalarıyla birlikte ailelerinin geçimini sağladı.

Soru: Öğrencilerinizden bahsetmişken, kadınlar kendileri çalışmadan sadece kocalarına, yani öğrencilerinize hizmet ederek manevi olarak ilerleyebilirler mi?

Cevap: Hiç şüphesiz.

Soru: Bu kadar basit mi?

Cevap: Bu karmaşıktır. Diyelim ki bir kadın erkeğine bağlı ve onun yaşam için ihtiyaç duyduğu her şeyi yapıyor, birlikte yaşıyorlar ve birbirlerine maddi ve manevi olarak destek oluyorlar. Bu durumda kadın erkeğin manevi yükünün bir kısmını alır. Bu birliktelikte, onlar ortaklardır.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 120

Soru: Firavun güzel giysiler giyebilir ve bize Yaradan gibi görünür ama sonunda tüm çalışma Firavun için olur. İhsan etme niyetimizi nasıl kontrol edebiliriz ve bunu nasıl geliştirebiliriz?

Cevap: Dostlar aracılığıyla, o zaman hatalardan kaçınacağız.

Soru: Sevgiden tövbe etmenin kökü nedir?

Cevap: Bu, Yaradan’a döndüğümüz anlamına gelir, eksikliğimizden değil, O’na olan sevgimizi ifade etme arzumuzdan dolayı.

Soru: Yılanı kuyruğundan yakalamak ne demektir?

Cevap: Yılanı başından ya da kuyruğundan yakalamak, Yaradan’ın bize yaptıklarına karşı doğru ve yanlış tutumu ifade eder.

Soru: Pesah Bayramı’nın kanı ve sünnet kanı nedir ve aralarındaki fark nedir?

Cevap: Pesah kanı ve sünnet kanı egoizmin son tezahürleridir. Eğer bir kişi bunların üstesinden gelirse, egoizmin egemenliğinden kurtulmasına yardımcı olurlar.