Monthly Archives: Şubat 2025

Mantık, Onun Üzerine Yükselmek İçin Verilmiştir

İnsana verilen akıl, mantık üstü olan ihsan etme ve inanç ilkelerini tüm Kabalistik makalelerinin içinden çıkarması ve kişinin niyetini buna göre inşa etmesi için doğru kullanılmalıdır.

Mantık üstü, aklımı tamamen bir kenara atmam anlamına gelmez. Mantık üstü, eskiden sahip olduğum egoist anlayışın üstüne çıkmak ve daha yüksek bir seviyeye geçmem anlamına gelir.

Mantık üstü inanç, tüm gerçeklikle egoist bakış açısıyla değil, ihsan etme arzusuyla ilişki kurma becerisidir.

İlerleme Şansını Kaçırmayın

Soru: Yaradan’ın bana gönderdiği şeye karşı, O’nun davrandığı şekilde doğru davranmak ne anlama gelir?

Cevap: Yaradan bize her zaman O’na doğru bir adım verir ve ilerlememize yardımcı olur.

Bu nedenle, her durumu kullanmaya çalışmalı, bize Yaradan’dan geldiğini fark etmeli, herhangi bir tepki vermeden bırakmamalı ve ileriye doğru bir adım daha atmalıyız.

Soru: Kendinizi Yaradan’ın içinde kıyafetlendirmeye ve gerçekliği O’nun gördüğü gibi görmeye nasıl başlarsınız?

Cevap: Buna yavaş yavaş ulaşmamız gerekiyor ve o zaman nasıl ilerlediğimizi göreceğiz. Bu arada, kendimizi her zaman Yaradan’dan bizi O’na yaklaştırmasını istememiz gerektiğine ikna etmeliyiz.

Bir Zamanlar Işık Ve Karanlık Buluştu

Soru: Işık ve Karanlık karşılaştı. “İnsanlar sende ne buluyor?”- diye hayretle haykırdı Karanlık. “Ne güzellik ne de gizem; sen sadece insanın gözlerini acıtıyorsun!”

Işık cevap vermedi. Sadece kibarca kenara çekildi ve sessizce yolu aydınlattı, çünkü Karanlık, onu görmeden bir uçuruma doğru gidiyordu.

Bugün herkes bir uçuruma yaklaştığımızı ve yolu aydınlatacak kimsenin olmadığını hissediyor. Yolu ne aydınlatabilir?

Cevap: Karşılıklı yardımlaşma ve merhamet. Sadece bu.

Soru: Yani birbirimize yaklaşmayı başarırsak, uçuruma yaklaştığımızı görebilecek miyiz?

Cevap: Evet.

Soru: Bu benzetmede Işık, Karanlığa bir şey söylemedi, sadece kenara çekildi ve yolu aydınlattı. Yine de yolu aydınlattı. Işık neden herkesin üzerinde parlıyor: suçluların, nefret edenlerin, kısaca herkesin!

Cevap: Bu onun niteliğidir, herkesin üzerinde parlar.

Soru: Sanki şöyle diyor: “Çekil, bana engel oluyorsun.” Ve Işık kenara çekildi ve parlamaya devam etti. Bu bir çeşit iptal olmaktır. Yani, birisi bu ışığı görüyor ve bir diğeri görmüyor. Kişi onu nasıl görebilir? Kişi onun ışık olduğunu nasıl hissedebilir?

Cevap: Bu ihsan etmenin ışığıdır, merhametin ışığıdır, yakınlaşmanın ışığıdır. Işığın anlamı budur.

Soru: Yani, ışık bu şekilde, dışsal bir şey olarak mevcut değil mi?

Cevap: Hayır, bunlar retinamızı aydınlatan fotonlar değil.

Soru: Yani manevi uygulamalarda bahsedilen bu ışık değil, ancak aramızdaki yakınlaşma mı?

Cevap: Evet, bu, ışığın kendisinden başlayarak her yöne yayılmasını sağlayan koşulu oluşturur. Ve eğer bu bağ mevcut değilse, o zaman ışık birleşemez ve kendisini tüm madde boyunca iletemez.

Soru: Diyelim ki insanlar bağ kurdular, herkes için parlamaya mı başlarlar?

Cevap: Evet.

Soru: Yoksa bu uçurum şimdi sadece onlara mı görünür?

Cevap: Hayır, böyle bir şey olamaz. O herkes için parlar.

Yorum: Yani, bir avuç insanın bağı bile herkes için ışık getirir.

Cevabım: Evet. Başlangıçta, eğer bağ kurarlarsa ne için bağ kurduklarının farkına varmalıdırlar. Herkes için ışık elde etmek için önceden bir niyet olmalıdır.

Soru: İnsanlar neden bağ kurmalı?

Cevap: Herkes için parlamak için.

İğne Ucu Büyüklüğünde Bir Arzu

Bilgelerimiz şöyle dedi: Bana tövbede iğne ucu kadar bir yarık aç, ben de sana vagonların ve arabaların gireceği kapılar açayım. (Rabaş’ın Yazıları, Mektup No. 48).

Bu, Yaradan’ın kabımızı genişlettiği, yani arzularımızı genişlettiği ve bize ek arzular verdiği anlamına gelir. Bunlar Yaradan’ın eylemleridir ve bunları sadece O’ndan istemeliyiz.

Bir iğnenin ucu kadar bir arzu, kişinin Yaradan’a yönelebileceği küçük bir başlangıç arzusudur. Bu yeterlidir. Geriye kalan her şeyi Yaradan yapar.

Yaradan’ın Memnuniyeti İçin

Soru: Yaradan’ın yüceliğinin farkındayız. Kişi O’na karşı sevgiyi nasıl uyandırılabilir?

Cevap: Bu Yaradan’ın bir armağanıdır. Ancak yine de Yaradan’a O’nunla bir bağ kurmayı ne kadar arzuladığımızı göstermek için daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. Bu yüzden devam etmeliyiz.

Bunun hakkında konuşmalı ve tüm çalışmalarınızın manevi olmasını, yani O’nun uğruna olmasını istemelisiniz. Bunu arzulayarak O’na dönün ki, egoizmin üzerine çıkmanıza yardım etsin, böylece sadece O’nun memnuniyeti uğruna düşünebilir ve manevi bir kavrayış isteyebilirsiniz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular-117

Soru: Ders sırasında niyet üzerine çalışmanın amacı nedir?

Cevap: Yaradan’ı ifşa etmek, onlunuz aracılığıyla O’na bağlanmak ve onlunuzla birlikte O’ndan egoizminizin, Mısır’ınızın üzerine çıkmanıza yardım etmesini istiyorsunuz. Bu sizin şu anki çalışmanızdır.

Soru: Dünya Kli’sinin soruları ve cevapları manevi ilerlemede bize nasıl yardımcı oluyor?

Cevap: Onlar sizi birbirinize ve Yaradan’a daha çok bağlıyorlar.

Soru: Tamamen egonuzun çukurunda olduğunuzu ve dostlarınız için dua edemediğinizi hissettiğinizde, Yaradan’dan size bir şekilde bir fırsat vermesini istemeli misiniz?

Cevap: Evet, en azından onlunuzun önünde kendinizi iptal etme ve onluya tutunma fırsatınız var. Ve sonra nereye giderlerse gitsinler onlarla birlikte yelken açacaksınız.

Soru: Dostlarımızın dua ve talep etmeye yönlenmelerine nasıl yardımcı olabiliriz, özellikle de bunu yapamayanların?

Cevap: Onları da ortak niyetinize dahil etmek için elinizden geleni yapın ki hepiniz birbirinize bağlanabilesiniz.

Yeni Bir Hayata Neyle Gireriz?

İnsan öldüğünde yanında gümüş, altın ya da mücevher değil, yalnızca Tora ve iyi işler götürür. (Baal HaSulam, “Özgürlük”).

Soru: Kural olarak, bir insanın ölüm gününü düşünmesi hoş değildir. Ancak bu nokta, bir çevre seçmenin ve gruba katkıda bulunmanın önemini verir. Ölüm saatinde size sadece Tora ve iyi işler dışında hiçbir şeyin yardımcı olamayacağı noktasını nasıl odakta tutabilirsiniz?

Cevap: Ölümden kastımız ölüm saati değil, yeni bir doğumdur. Ölümün kendisini bu şekilde anlamamız gerekir. Bu nedenle, doğal olarak, Tora ve iyi işler size eşlik eden ve yeni bir hayata birlikte girdiğiniz şeylerdir.

İnanç Ve Sevgi

Soru: İnanç nedir?

Cevap: İnanç, düşüncelerim ve arzularımla tanımlayamadığım bir şeye güvenmektir. Yani, gücümün ötesinde olduğunu bilmeme rağmen daha yüksek bir ihsan ve bağ derecesini üstlenme arzusudur.

Soru: Mantık ötesi inanç ve sevgi iki farklı şey midir?

Cevap: Evet, inanç, kişinin şu anda içinde bulunduğu bir niteliktir ve sevgi, arzuların karşılıklı bütünleşmesi olarak hissedilen şeydir.

Neden Yaradan Rızası İçin Eylemde Bulunamıyoruz?

Soru: Neden ihsan etme niteliğini elde etmek için çaba sarf etmemiz ve Yaradan’a yalvarmamız gerekiyor? Neden kişiye bu yetenek hemen verilmiyor?

Cevap: Bunun nedeni, kişinin bunun için ödeme yapması gerektiğidir. O zaman bunun kendi niteliği olduğunu, onu kazandığını, kendi özünden yaptığını düşünecektir. Bu durumda, bu nitelik ve bu eylemler için meşru bir gurur ve mülkiyete sahiptir.

Diyelim ki bizim dünyamızda bir kişi benim gözümde büyükse ve ben onun için bir şey yapmışsam, bundan büyük bir haz alırım. Bu otomatik olarak gerçekleşir, herhangi bir çaba sarf etmem gerekmez. Yaradan ile de durum aynıdır. Eğer O benim gözümde büyükse, O’nu memnun edebilecek her şeyi O’nun için yapmakta hiçbir sorun yoktur.

Soru: Ama dünyadaki herhangi bir kişiye Yaradan’ın onun gözünde büyük olup olmadığını sorsam, evet diye cevap verecektir. Öyleyse neden O’nun için herhangi bir eylemde bulunamıyoruz?

Cevap: Kendinize sorun. Aslına bakarsanız, Yaradan’a karşı herhangi bir saygınız, hürmetiniz yok, çünkü O’nun hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz. O’nu hissetmiyorsunuz ve O’nun büyüklüğünü görmüyorsunuz. O’nun yüceliğini ve gücünü görmüş olsaydınız, O’nun için seve seve bir şeyler yapardınız.

Yorum: Evet, görseydim elbette yapardım. Ancak O, Kendisini bir amaç için gizledi; büyüklüğünün görülmesine izin vermiyor.

Cevap: Bu böyle yapılmıştır, bu şekilde önce egoizmden kurtuluruz ve yavaş yavaş, egodan kurtuldukça, Yaradan’a benzer hale gelebilir ve O’na yaklaşabiliriz.

Mükemmellik Hissi

Yorum: Rabaş, dostların bir araya gelmelerinden sonra mükemmellik hissine sahip olmaları gerektiğini yazıyor. Eğer ben bu hisse sahip değilsem ne olur? Hislerimi kontrol edemiyorum.

Cevabım: Bu, çalışmayı tamamlamadığınız, yanlış talep ettiğiniz, yanlış çaba harcadığınız anlamına gelir.

Soru: Yani bu benim hislerimin bir göstergesi mi?

Cevap: Öyle olur ki bunun uygulanması çok zordur. Belirli koşullar içindeyken, dostlarıyla yakınlaşması kişi için çok zor olabilir.

Ancak genel olarak, eğer kişi çaba gösterirse, özellikle de tek başına değil de bir grup içinde çaba gösterirse ve tüm grup kendi merkezinde, tek bir çekirdekte, sanki sıkıca sarılıyormuş gibi bir araya gelmek için çaba gösterirse, ki bu gerçekten sarılmaları gerektiği anlamına gelmez, sadece herkesin kalbinin diğerleriyle bağlı olmasını sağlamak için çaba göstermeleri gerekir, o zaman kişi bunun nasıl işlediğini anlamaya başlar.