Monthly Archives: Şubat 2025

Kalbini Yaradan’a Döndür!

Soru: Egomla baş edemediğimi hissediyorum! Bunu dostlarıma anlatmalı mıyım yoksa kendime mi saklamalıyım?

Cevap: Başa çıkamadığınız çok açık. Ancak bu konuları dostlarınızla tartışmaya çalışmayın çünkü onların da kendi sorunları var. Bunun yerine, Yaradan ile bağ kurmaya çalışın.

Dostlarınızla tüm kalbinizle bağda olun ve aynı zamanda kalbinizi Yaradan’a yöneltin.

Dostlarınızı dahil etmenize gerek yok çünkü siz bir durumdasınız ve onların her biri farklı bir durumda. En önemli şey Yaradan’la bağ kurmayı amaçlamak ve grupla olan bağınıza dayanmaktır.

Soru: Yani iyi bir ruh halindeymişim gibi mi davranmalıyım?

Cevap: Elbette, dostlarınızın moralini her zaman iyi tutun. Özellikle de düşük bir durumda olduğunuzda.

Doğru Niyet Nedir?

Soru: Yaradan’ın ışığının içine gireceği doğru niyet nedir?

Cevap: Doğru niyet, ruhları birbirlerine yaklaştırmak için, iyi bir eylemde bulunmak için çaba sarf etmektir ki böylece Yaradan onların içinde Kendisini ifşa edebilsin ve onlar da O’nun içlerinde yaşayabileceği hazzını hissedebilsinler.

Doğru niyet arzularımızı birleştirmektir ki Yaradan onları yerine getirebilsin.

Tora Neden İsrail Halkına Verilmiştir?

Soru: Tora neden Yaradan tarafından İsrail halkına verildi?

Cevap: Öncelikle İsrail halkı dünyadaki tüm uluslar arasında en egoist olanıdır. Bunu hissetmeyebilirler ama içsel doğaları gereği tam olarak böyledirler.

Bu nedenle kendilerini ıslah etmek için Tora’ya ihtiyaçları vardı. Tora olmadan bunu başarmak imkânsızdır. Bu nedenle, önce İsrail halkı ıslaha gelmeli ve böylece dünyanın geri kalan uluslarına yol göstermelidir.

Tek Bir Amaca Doğru

Soru: Yaradan’ın ifşasına karşılık gelmesi için, her koşulda onludaki bağın niteliği ne olmalıdır?

Cevap: En önemli ve doğru olan şey, herkesi herkesle ve hep birlikte birleştirmektir.

Soru: Düşüncelerinizi ve arzularınızı onlu ile güçlü bir bağla bağlamayı nasıl öğrenirsiniz ki tek bir amacınız: Yaradan’a memnuniyet getirmek, olsun?

Cevap: Bunu yapmak için, kendinizden çıkmalı, kendinizi dostlarınıza dahil etmeli ve Yaradan’a doğru çabalamalısınız.

İşte o zaman tüm çabalarınız sizi ortak bir hedefe ve ortak bir birliğe götürecektir.

Mutlak Adanmışlık

Bu “Ve bu Yakup’un zor zamanı, fakat bundan kurtarılacak,” demektir çünkü tüm kurtuluş Anohi olarak kabul edilir. (Rabaş, Mektup – 3)

Soru: Tüm kurtuluşların Anohi olarak kabul edilmesi ne anlama gelmektedir? Sonuçta, ihsan etme niteliğine, bir tür kurtuluşa ulaşmak için egonun üzerine çıkmamız gerektiğini öğreniyoruz.

Cevap: Kurtuluş, yaratılış tamamen Yaradan’a adanmış olduğunda gerçekleşir. Kurtuluşun sebebi budur.

Yaradan’a mutlak adanmışlık, yaratılışın hiçbir koşul olmaksızın Yaradan’a tutunmasıdır.

Soru: Bu adanmışlığa herhangi bir koşuldan gelebilir miyiz?

Cevap: Size verilen koşullardan buna geleceksiniz.

Çabalarınızı Doğru Şekilde Değerlendirin

Soru: Dostlarımıza ihsanda bulunmaya çalışırken bazen bir tutarsızlık ortaya çıkarırız. Yanlış şeyi, yanlış şekilde veya yanlış zamanda vermeye çalıştığımız ortaya çıkar. Bu tür durumları nasıl doğru bir şekilde düzeltmeliyiz?

Cevap: Birine yardım etmek veya ona bir şey vermek istediğimizde, sadece niyetimize odaklanırız.

Bu nedenle kimin niyetinin daha büyük veya daha küçük olduğunu tam olarak ölçemeyiz. Gücümüz dahilinde her şeyi yapmaya çalışmalıyız.

Soru: İhsan etmek uğruna çalışmaya çalışıyoruz ama bazı kararlar aldığımızda herkes hemen katılmıyor. Aktif dostlar da var, daha az aktif olanlar da. İnisiyatif göstermek doğru mudur yoksa diğerlerinin katılmasını mı beklemeliyiz?

Cevap: İnisiyatif göstermeli ve daha az aktif olanları örneğinizle, çabanızla ve mümkün olan her şekilde yanınıza çekmelisiniz.

Böylece Bağ Kaybolmayacak

Soru: En azından uzun bir süre O’ndan kopmamak için kendimizi Yaradan’a nasıl bağlayabiliriz?

Cevap: Birbirinize ve aynı zamanda Yaradan’a bağlı olduğunuzda ve hiçbir koşulda azalmaması tam tersine artması için bu bağı sürekli olarak denetlediğinizde, o zaman yavaş yavaş Yaradan’la kalıcı bir bağ kurarsınız.

Soru: Bu bağı denetlemek ne anlama geliyor?

Cevap: Hiçbir yere kaybolmadığından emin olun.

“Karım Sizden Çok Memnun Ama Ben Değilim”

Bir izleyiciden mektup var:

Karım programlarınızdan çok memnun ve onları sürekli bana zorla kabul ettirmeye çalışıyor. Çoğunlukla saygı duyduğum için izliyorum. Bazılarını beğeniyorum ama bazen nasıl karşılayacağımı bilemediğim şeyler söylüyorsunuz. Örneğin, herkesin tüm dünyadan sorumlu olduğunu söylediniz. Bunu neden söylediniz? Bu açıkça imkânsız. Ancak beni şaşırtan şey eşimin bundan memnun olması.

Cevabım: Gerçek şu ki, herkes kendini tüm dünyadan sorumlu hissettiğinde, gerçekten de yeni bir dünya göreceğiz.

Soru: Bu mektuptan açıkça anlaşılıyor ki, eşi çok sevinirken kendisi bunun nasıl mümkün olduğunu anlamıyor. Yani her birimizin bunu kabul eden ya da etmeyen belli noktaları var.

O tüm dünyayı sekiz milyar insan olarak hayal ediyor. Yani “tüm dünya” dediğinizde, tüm bu sekiz milyar insandan, Somali’de olanlardan, açlıktan ölen Afrika’dan ve diğer yerlerde olanlardan bizim sorumlu olduğumuzu söylediğinizi düşünüyor. Bundan biz mi sorumluyuz?

Cevap: Evet.

Yorum: Bu ifade biraz daha açıklama gerektiriyor.

Cevabım: Mesele şu ki, eğer her insan aniden, diyelim ki büyülü bir emirle, diğer herkesi dostu olarak görmeyi dileseydi, dünya değişirdi. Kuşkusuz! Ancak çok gerçekçi görünmediği için buna inanmadığımızdan, olduğumuz gibi devam ediyoruz.

Soru: Ama biz gerçek insanlarız. Bu koca, kesinlikle gerçek bir insan. O evde, arkadaşlarıyla işleri yoluna koymak istiyor ve siz diyorsunuz ki: bütün dünyayla işleri yoluna koyun, ondan sorumlu olun.

Bu düşünce, bu eylem ancak “büyülü bir emirle” gerçekleşebilir, değil mi? Yani, bizi tekrar Yaradan’a mı gönderiyorsunuz?

Cevap: Yaradan’a.

Soru: Sürekli mi?

Cevap: Evet.

Soru: Yani, kişi içinde bu acıyla geliyor. Birçok kişi bu empatiyi hissettiğini yazıyor. Bir kişi Yaradan’a nasıl dua etmelidir? Her şeyi değiştirmesini mi istemeli yoksa başka bir şey mi?

Cevap: Yaradan’ın en azından bu kişiyi değiştirmesini.

Soru: Bu kişiyi mi?

Cevap: Evet, böylece tüm dünyanın acısını hissedebilir ve buna dayanarak dünyayla farklı bir şekilde ilişki kurabilir.

Soru: Kişi bu acıyı hissederken alt üst olmaz mı? Patlamaz mı, bu yüzden ölmez mi?

Cevap: Bu mümkündür.

Soru: Kabalistlerin bunu arzuladıklarından bahsetmiştik, amaçları dünyayı, dünyanın acısını hissetmekti.

Eğer bir kişi dünyanın tüm acısını hissederse, eylemlerinin ne olması gerektiğini söyleyebilir misiniz?

Cevap: Yaradan’dan dünyayı daha iyi hale getirmesini istemek. Hepsi bu, başka bir şey değil. Dünyayı kötü yapan onu iyi yapmalıdır.

Tüm İnsanlığı Erdemlilik Ölçüsüne Göre Yargılayın

Yorum: Prensip olarak, sadece onludaki dostları değil, tüm insanlığı erdemlilik ölçüsüne göre yargılamalıyım. Ama bu yavaş yavaş olacak. Doğal olarak bu çok daha zor.

Cevabım: Evet, insanlığa bunu Yaradan’a yükselmek için doğru temele sahip olmak amacıyla yaptığınızı açıklayamazsınız. Bunun için hiç arzuları olmayabilir ama grupta böyle bir arzu var.

“Kendinize bir öğretmen yapın” demek, üst yönetimi, amacı bizi son ıslaha götürmek olan Yaradan’ın yasalarını temel olarak kabul etmek demektir. Basitçe bunu kabul eder ve buna göre hareket edersiniz.

İkinci olarak, bir dost satın alırsınız. Üçüncü olarak, tüm insanlığı erdemlilik ölçüsüne göre yargılarsınız. Başka bir deyişle, ne olursa olsun, tüm bunların da Yaradan’dan geldiğini anlarsınız.

Ancak başlangıçta, tüm bu eylemlerin küçük bir grup içinde gerçekleştirilmesi gerekir. Böyle bir grup, böyle bir toplum yaratmaya çalışalım.

Bir Çözüm Bulmaya Çalışın

Soru: Duamızın doğru olması için içimizde ve kendi aramızda ne olması gerekir? Duamız Yaradan’a ulaşmadığında ne koşulda olduğumuzu bilmek istiyorum.

Cevap: Birbirimize duyduğumuz önem azalır. Bu kolay bir eylem değildir çünkü kendi kalplerimizi başkalarının kalpleriyle değiştirmemiz gerekir.

İstemeden sadece kendini düşünen bir dostunuz olduğunu varsayalım. Bir de siz varsınız, siz de istemeden kendinizi düşünüyorsunuz. Her birinin kalbinde kendini değil de diğerini düşünmesi için arzularınızı nasıl değiş tokuş edebilirsiniz? Bunu dikkatle düşünmeniz gerekir. Belki bir çözüm bulursunuz.