Category Archives: Yaradan

Tüm Koşullar Yaradan’dan Gelir

Yorum: Dersler sırasında korku, nefret ve neşe gibi farklı koşullardan geçiyorum.

Yorumum: Bunlar çok iyi koşullardır. Bunlardan geçmelisiniz çünkü bu Yaradan’ın içinizde konuşmasıdır. Hiçbir şekilde bu duygulardan herhangi birini reddederek, kaçınmamalısınız.

Bunlar aracılığıyla Yaradan’a tutunmalı ve şunu anlamalısınız: “O bana neden böyle hissettiriyor? Ne için?”

Ancak en önemli şey, kötü ya da iyi, hoş ya da tatsız olsun, her şeyi Yaradan’dan geliyor olarak kabul etmenizdir.

Manevi Yolu Nasıl Hızlı Ve Kısa Hale Getirebiliriz?

Ortaya çıkan engelleri nasıl doğru bir şekilde kullanabiliriz? Temel olarak, onları beklememeliyiz. En iyisi onları uyandırmamızdır; yani yapay olarak birbirimize mümkün olduğunca yakınlaşmak isteriz ve bunu yaparken de Yaradan’a yakınlaşmak için çabalarız.

Doğal olarak, bu durumda, birbirimizden reddedilme, bazı engeller, hatta büyük engeller hissedeceğiz. Bize her türlü soruna neden olsa da, aramızdaki bağa doğru ilerlediğimizde tercih edilen yoldur.

Ancak bunlardan korkmuyoruz, tam da kendimize ve birbirimize birleşmek için baskı yaparak bu engelleri kendimize yaklaştırabileceğimizi anlıyoruz. Bu şekilde onları aktif ve hızlı bir şekilde çözebilir, böylece yolumuzu kısaltabiliriz. O zaman elimizde yardım için Yaradan’a dönebileceğimiz bir şey olur ve kendimizle O’nun arasındaki hareket yolunu hızla tamamlarız.

Kendi aramızda ve O’na doğru derken ne demek istiyoruz? Birbirimize yakınlaşarak, Yaradan’ı hissetmek istediğimiz bir yer yaratırız ve O da bu yerde, aramızdaki bağda Kendisini ifşa eder.

Bu nedenle, sorunların gelmesini beklememelisiniz çünkü kişi bağ için çabalamazsa, bunlar yıllarca ortaya çıkmayabilir. Ancak kişi yapay da olsa birlik için çabaladığında, arzusundan dolayı değil, sadece gerekli olduğu için, o zaman bu sorun ortaya çıkar ve belirginleşir. Onu çağırarak, Yaradan’ın yardımına ihtiyaç duymaya başlar ve böylece ilerler.

Kişinin kendisi, eğilerek yürüyen ve sanki bir şey kaybetmiş de arayan yaşlı bir adam gibi, engelleri uyandırdığında, buna “Tora’nın yolu”, ‘ışığın yolu’ denir. Yolunu bu şekilde hızlandırır çünkü Yaradan’dan eksik olan şeyi bulmasına yardım etmesini ister – yeni arzular ve onların üstesinden gelmek.

Yani hem sol çizgide hem de sağ çizgide, kişi Yaradan’ın yardımına ihtiyaç duyar ve her zaman O’na döner. Bu durumda, yolu hızlı, kısa ve mantıklıdır.

Daha İyi Bir Yol İçin Dua Edin

Soru: Seçimimiz, kararı Yaradan’a bırakmak olabilir mi?

Cevap: Yaradan’a sürekli dua etmeliyiz ki O bize gerçekten hangi eylemin gerekli olduğunu göstersin.

Soru: Bu dua iyi bir yol seçmekle mi yoksa en iyi çözümü bulmak için onludaki belirli koşullarla ilgili mi olmalıdır?

Cevap: Belki öyle, ama genellikle en iyi yol hakkında.

Soru: Yaradan’dan gelen her şey iyidir. Bunun ölüm iksiri mi yoksa yaşam iksiri mi olacağını ne belirler?

Cevap: Bu onluya gelen şeyi nasıl algıladığımıza bağlıdır.

Centilmenlik Adabına Rağmen

Yorum: Her üyenin çok değerli olduğu küçük bir grubumuz var. Her birine büyük değer veriyoruz. Dışarıdan bakıldığında, beyaz eldivenlerimizi çıkarmadığımız, belli bir centilmenlik adabını koruduğumuz düşünülebilir. Ancak, bana göre, bu eldivenleri çıkarmamak büyük bir içsel çalışma gerektiriyor.

Yanıtım: O zaman hayvan seviyesinde kalırsınız. Kendi aranızdaki çatışmalardan kaçınarak, sıradan, günlük ve daha da önemlisi manevi zorluklardan kaçınırsınız. Esasen, küçük çocuklar gibi sıfır seviyesinde kalırsınız. Aranızda bir egoizm farkındalığı ya da ifşası yoktur. Anlaşmazlıkları ve ayrılıkları göze almaktansa böyle yaşamanın daha iyi hissettirebileceğini anlıyorum. Ancak bir şekilde ilerlemeniz gerekiyor.

Bu nedenle, centilmenlik ilişkilerinizin dostça ve sevgi dolu kalmasını sıkı bir şekilde izlemeniz ve aynı zamanda bunları Yaradan’a yönelik ortak bir özlemin ifşasıyla birleştirmeniz gerekir ki bu da birlikte çözmeniz gereken her türlü zorluğa neden olacaktır. Dahası, bölünmekten korktuğunuz için bu süreci yakından takip etmeniz elzemdir.

Endişelerinizi anlıyorum, ancak başka bir alternatif yok. Çeşitli engeller karşısında bile birbirinize yakınlaşmak için çaba göstermeye devam etmelisiniz. Ve sonra bu engelleri aranızda daha da büyük bir yakınlığa dönüştüreceksiniz.

Peki, nasıl yakınlaşabilirsiniz? Sadece engellerin üzerine çıkarak, onlara rağmen. Sağ ve sol çizgilerle kastedilen budur.

Yorum: Dostlarımda nasıl bir içsel mücadele olduğunu görebiliyorum. Bir kişi dişlerini sıkıyor, aklından geçenleri söylemek istiyor ama tüm çabasını eldivenlerini çıkarmamak için harcıyor.

Yanıtım: Bu çok iyi bir şey. Ve onları çıkarmamalısınız. Her insan, hayvan seviyesinde, başkalarını oldukları kişi için eleştirdiklerini anlamalı ve aynı zamanda centilmenlik ilişkilerini sürdürme eğilimine rağmen başkalarına yaklaşmaya çalışmalıdır.

Daha da yakınlaşmaya çalıştığınızda, aranızda üstesinden gelmeniz gereken gerçek manevi zorluklar, reddedilmeler ortaya çıkacaktır.

Yaradan’ın Oyununun Keyfini Çıkarın

Soru: Dostumun rızası için niyetiyle herhangi bir edinimi reddetmek, Yaradan’ın doldurmak zorunda olduğu bir talep midir?

Cevap: Hayır. Öncelikle, Yaradan’ın kimseye karşı mecburiyeti yoktur. İkinci olarak, Yaradan’ın bizimle oyunu olarak gözüken şeyden keyif aldığımızda neşenin ne olduğunu daha net bir şekilde algılamamız lazım.

Soru: Çalışmanın tadının olmadığı koşuldan Yaradan’ın bizimle olan oyunundan haz aldığımız koşula nasıl geçiş yapabiliriz?

Cevap: Bu sadece Yaradan’ın ve dostların yüceliğini yükselttiğimizde olur. Başka bir yolu yoktur.

Soru: Yaradan’ın oyunundan tatların üzerinde haz almak ne demektir?

Cevap: Böyle bir haz sadece ihsan etme niteliklerinde gelir.

Sonsuzlukta

Soru: Eğer O’ndan başkasının olmadığını anlıyorsam, neden üzüntü ve panik hissediyorum?

Cevap: Çünkü O’ndan başkasının olmadığını hissetmiyorsunuz. Eğer bunu gerçekten hissetseydiniz, daha yüksek, daha mutlu, hafif, sonsuz bir duygunuz olmazdı. Çünkü o zaman hiçbir şeyden korkmazsınız.

Eğer Yaradan’dan başkası yoksa ve sadece O varsa, her şeyi kontrol ediyor ve dolduruyorsa, o zaman O’nun içinde olmak sonsuzluğun, sınırsızlığın içinde olmak demektir.

Kişiyi Yaradan’a Yaklaştıran Bir Koşul

Kişi “derenin söğütleri” formunda, tatsız ve kokusuz olmalıdır. (Baal HaSulam, Şamati, 85, “Çalışmada Narenciye Ağacının Meyvesi Nedir?”

Derenin söğütleri, kişinin büyük bir manevi kazanımdan yoksun olmasına rağmen ilerlemeye devam ettiği benzersiz bir durumu temsil eder.

Soru: Kişi çalışmada manevi hissizliğe nasıl önem verebilir? Kişi böyle anlarda kendini gerçek hazza, sadece Yaradan’ın rızasına yükseltmek için neye tutunmalıdır?

Cevap: Tam da böyle bir koşulda kendinizi Yaradan’la bağa yaklaştırabilirsiniz çünkü duygular sizi aldatmaz; hiçbir şey hissetmezsiniz, nasıl olması gerektiğini bilmezsiniz ve yanıltılamazsınız. Bu koşulda, Yaradan’a daha yakın olabilirsiniz.

Soru: Tadı veya kokusu olmayan bir çalışmanın gerçek bir haz olması mümkün müdür?

Cevap: Bu zaten yüksek bir derecedir.

Dostlarla Birlikte

Yorum: Gün boyunca, dostlarımla çalışırken, düşüncelerimde ya da arzularımda onlarla bağda olmadığım yeni alanlar keşfediyorum ve içsel gücümün olmadığını anlıyorum. Bu yüzden Yaradan’a dönüyorum, ancak bağın koptuğu, yırtıldığı yerde içimde yeni bir bağın kurulması zaman gerektiriyor.

Bu adımlar zaman gerektiren küçük adımlar gibi görünüyor, ancak bu koşulların daha derinlerine indiğimi ve orada yeni yönler keşfettiğimi hissediyorum.

Yanıtım: Korkmayın; onların içine dalın. Onlar sadece sizi ilerletir.

Yorum: Acı veya tatsızlık hissettiğim koşullar varsa, bununla çalışabilirim. Ancak eylemlerimle dostlarımı incittiğimi düşündüğümde rahat olamıyorum.

Yanıtım: Bu sadece size öyle görünüyor. İlerlemeye devam edin ve kendinizi onlarla birlikte bir arzu içinde hissetmekten utanmayın.

Soru: Bir şeyi bitiremediğimi ve benim yüzümden bir şey olduğunu hissettiğimde, bu yanlış bir tutum mudur?

Cevap: Bu önemli değildir. Her şey mümkündür. Önemli olan sizin dostlarınızla birlikte Yaradan’a karşılık gelecek bir arzuya ulaşmak istemenizdir.

Tadı Olmayan Bir Koşuldan Nasıl Yükselebilirsiniz?

Soru: Manevi çalışmadan tat almadığımızda, sanki Yaradan’ın gölgesindeymişiz gibi hissederiz. O bu gölgeyi yaratır ama gölgenin içinde bile yüceliği bulmamız gerekmez mi? Bir Kabalist kendini bu koşuldan nasıl çıkarır?

Cevap: Yaradan kişiyi yükseltir. Kişi, mantık ötesi inançla ilerleyerek bu eylemi Yaradan’dan başlatır.

Soru: Grup içinde yükselme gücünü yaratması için Yaradan’ı nasıl etkileyebiliriz?

Cevap: Dua etmelisiniz. Talep etmelisiniz. Dostlarınızı yükseltin, onlar da sizi yükseltsin. Hep birlikte Yaradan’a yükseleceksiniz.

Onlunun Tam Kli’si

Onlunun tam Kli‘si, on dost Yaradan uğruna tüm arzularını, hedeflerini ve niyetlerini birleştirmek istediklerinde oluşur.

Yaradan’a yaklaşmak için çaba göstermeliyiz ki O bize mümkün olduğunca ifşa olabilsin ve biz de O’nun niteliklerini ve gücünü kullanabilelim. Bu durumda ihsan etme niteliğine sahip olur ve O’nun gibi oluruz.

Soru: Yaradan’a olan bağlılığın gerçek ödülü için onlu Yaradan’a nasıl karşılık vermelidir?

Cevap: Yaradan gibi olmayı isteyerek.