Category Archives: Yaradan

Kendinizi Yaradan İle Nasıl Hizalayabilirsiniz?

Soru: Kendimi dostlarla eşitliğe hazırlayarak, kendimi Yaradan ile aynı hizaya getirdiğim söyleniyor. Şu anda gelişimimin en düşük derecesindeyim.

Kendimi O’nunla nasıl eşitleyebilirim ve mevcut koşulumda bu neden gerekli?

Cevap: Ortak bir arzu içinde dostlara yakınlaşmaya çalışmalı ve böylece Yaradan’a yakınlaşmalı ve O’nunla bağ kurmalıyız.

Birbirimizle bağ kurmaya başladığımız ve bu bağı Yaradan’a yaklaştırmaya çalıştığımız anda, Yaradan’ın kendi adına nasıl giderek bize yöneldiğini ve bizi Kendisine yükseltmeyi amaçladığını hissetmeye başlayacağız.

Ve böylece birbirimize doğru ilerleyeceğiz: bir yanda grup, diğer yanda Yaradan.

İyi Kalpli İlişkiler Aracılığıyla

Soru: Geçtiğimiz iki yıl boyunca, onlu grubumuzda her gün bir araya geldik, ana kaynakları okuduk, derslere katıldık ve ışığı çektik. Yine de yakınlaştığımızı hissetmiyorum. Çalışmaya devam ediyoruz, herkes doğru tutuma sahip ama yakınlık hissi yok.

Cevap: Ne tür bir yakınlık istersiniz?

Yorum: Bütün gün dostlarımı gerçekten düşünmek, onların ilerlemelerini ve katılımlarını önemsemek istiyorum.

Yanıtım: Peki sizi onları düşünmekten, onlara değer vermekten ve kendiniz yerine onlara odaklanmaktan alıkoyan nedir?

Yorum: Kendim yerine dostlarımı önemsemeye başlamak için bu duygunun içimde doğal olarak ortaya çıkmasını bekliyorum.

Yanıtım: O zaman başlayın! Yoksa bu duygunun size kendiliğinden gelmesini mi istiyorsunuz? Başkalarına karşı iyi bir eğilimin aniden ortaya çıkmasını mı bekliyorsunuz?

Mesele şu ki, onlunuzdaki iyi kalpli, kolektif çalışmanızla – birbirinizi desteklemek, kucaklamak ve mümkün olan her şeyi yapmak için çabaladığınızda – aranızda muhtemelen yalnızca olumsuz duygular ortaya çıkacaktır.

Soru: Yani dostlarıma ilgi duymaya başlamam için bir şeylerin değişmesini beklememeli miyim?

Cevap: Hayır! Onlara doğru çekildiğinizi hissetmek için beklemeyin. Neden bekleyesiniz ki? Egoizminiz kendini ifşa etmeye başlamalı. Ne için bekliyorsunuz? Birdenbire iyi bir insan olmayı mı? İçinizde bir melek yok, yalnızca bir yılan var.

Bu nedenle, dostlarınızla yapacağınız iyi işlerin son derece zor duygulara yol açmasını bekleyin. Ancak bu duygular nihayetinde sizi dostlarınızla birleşmeye zorlayacak ve sizi Yaradan’dan aranızdaki bağın niteliğini istemeye yönlendirecektir. Bu bağda, O’nu ifşa edecek ve sonunda üst dünyayı hissetmeye başlayacaksınız.

Her Şeyi Yaradan’a Verin

Soru: Hayatımızın her saniyesinde ruhumuzu Yaradan’a vermeli miyiz, yoksa ruhumuz zaten bize ait değil mi?

Cevap: Kesinlikle her şeyimizi Yaradan’a vermeliyiz çünkü içimizde olan her şeyi O’ndan aldık. Hem iyi hem de kötü, içimizde olan her şey bize Yaradan’dan gelir ve tezahür eder. Bu nedenle kendimizi, her birimizi ve hep birlikte, O’na doğru yönlendirmeliyiz. Ve o zaman başarılı olacağız.

Bu hayatta ve bu dünyada Yaradan’dan doğru niyetleri, doğru arzuyu almak ve yaratılışın amacı için çabalamak dışında hiçbir şey arzulamıyoruz.

Soru: Yaradan’dan gelen tüm iyi ve kötü şeyler, nasıl O’na vermeye dönüştürülebilir?

Cevap: Yaradan’a bağlı kalmak için tüm bunların üzerine çıkmayı isteyerek.

Zararlı Otlar, Egoistik Arzularımızdır

Soru: Arzularımızdaki “zararlı otlar” nelerdir ve eğer egoist isek bunları nasıl tespit edebiliriz?

Cevap: “Zararlı otlar” manevi amaçlar için kullanmaya çalıştığınız egoist arzulardır.

Soru: Ama bir egoist olarak bunun başkalarını nasıl etkilediğinin farkında değilim. Bu zararlı otları zararlı olarak görme becerisini nasıl kazanabilirim?

Cevap: Grubun kolektif görüşü ve tüm dünya Klisi tarafından desteklenen bir onlu içinde olduğunuz için bu, içinizde gerçekliği bu şekilde algılamanız için gerekli koşulları yaratır.

Soru: Bu, dostlarımın içimdeki zararlı otları göstermesi gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Onlar zaten gösteriyorlar. Grup, kendiniz, Yaradan ve ilerleme hakkındaki tüm olumsuz düşünceleriniz size maneviyattan gelir.

Yaradan’ın Işığında

Soru: Bir şeyi Yaradan’ın rızası için almaya devam edebileceğimiz ve bunun kendi rızamız için bir düşüş haline geldiği çizgiyi nasıl kavrayabiliriz?

Cevap: Bunu sadece Yaradan’ın ışığında ayırt edebiliriz.

Yaradan bizi, ne zaman başkalarının iyiliği için ne zaman kendimizin iyiliği için hareket ettiğimizi açıkça ayırt ettiğimiz ışığıyla etkiler.

Soru: Bu ışığı bir şekilde aramızdaki bağda yakalamalı, hissetmeli ve birbirimizi teşvik etmeli miyiz?

Cevap: Hayır, bunu birlikte hissedemezsiniz. Her bir kişi ışığı kendi bireysel ihsan etme çabalarının bir sonucu olarak hisseder.

Yaradan’ı Hissetmek

Soru: “Beyaz eldivenleri” pratikte nasıl çıkarabiliriz, yani iyi kalpli ilişkilerin yapay gösterisini nasıl bırakabiliriz?

Cevap: “Beyaz eldivenleri” çıkarmak yavaş, bilinçli ve yalnızca durum ve koşullarınızı kontrol edebildiğiniz ölçüde olmalıdır.

Koşullarınızı kontrol ettiğinizde, dostlarınızla ilgili bazı olumsuz düşünce ve duygulara izin verebilirsiniz, ancak aynı zamanda Yaradan’ın bunları bilerek tetiklediğini, aksi takdirde ortaya çıkmayacaklarını anlarsınız.

Kendi başımıza hiçbir şey yapmıyoruz. Bir şey yaptığımızı düşünsek bile, bu sadece bize öyle görünür. Her şeyi Yaradan yapıyor – O’ndan başkası yok.

Kendimi biraz bu şekilde bıraktığımda ve gruptaki dostlarımla olan kötü ilişkilerimi hissettiğimde, bunun bana yükselmem için verildiğini anlamaya başlarım. Bu, dostlarımla ilgili kötü düşüncelerimi ve duygularımı inkâr etmediğim, iptal etmediğim veya gizlemediğim, aksine dostlarımla ilgili mevcut düşüncelerime rağmen onların üzerine çıktığım anlamına geliyor.

Genel olarak, onlara karşı tutumumun doğru olduğunu hissediyorum. Başka ne yapabilirim? İşte bu yüzden doğru olmalarına rağmen onların üstünde olmak ve onları bu şekilde kontrol etmek istiyorum.

Bu, egoizminizi biraz açığa çıkardığınızda ve dostlarınıza yönelik eleştirileri hissetmenize izin verdiğinizde sol çizgiyi kontrol ettiğiniz anlamına gelir. Aynı zamanda, Yaradan’a döndüğünüzde ve O’ndan size bu eleştirinin üzerine çıkma gücü vermesini istediğinizde, kendi içinizde sağ çizgiyi inşa ediyorsunuz. Böylece iki çizgiye sahip olursunuz. Bu zaten inşa etmeniz gereken ruhun yaratılışının başlangıcıdır. O’ndan talep ettiğinizde bunu yapan siz bile değilsiniz, Yaradan’dır.

Bu nedenle, birbirinize her zaman “eldivenle” davranmış olmanız iyi bir şeydir. Ancak, eldivenleri dikkatlice çıkarmanın zamanı gelmiş olabilir. Bunu bilinçli olarak yaptığınızda, olumsuz düşüncelere izin vererek kendinizi hem olumsuz hem de olumlu yönden koşulunuzun sahibi olarak hissedeceksiniz.

İyi koşulunuzun da kötü koşulunuzun da size ait olmadığını, Yaradan’dan geldiğini göreceksiniz. Ayrıca, kötü ve iyi koşulları yaratma kararları da size ait değildir. Onlar da Yaradan’dan gelir. Ve bundan sonra bu kötü ve iyi koşullar ve düşünceler arasında Yaradan’ın Kendisini hissedeceksiniz.

Yaradan’a Güven

Soru: Şöyle denir: “Ne mutlu Efendi’ye güvenen insana!” Efendi’ye güvenmek ne anlama gelir?

Cevap: Yaradan’ın kendisi için yarattığı her şeyi alan ve bundan Yaradan’a giden bir yol inşa eden, yani O’nun gibi olmaya, O’nu ifşa etmeye çalışan bir kişiden bahsediyoruz.

Soru: Olan her şeyi Yaradan’a ihsan etmeye, O’nunla bir bağa nasıl dönüştürebiliriz?

Cevap: Hayatınızın her anında böyle bir fırsata sahip olduğunuzu hayal edin. O zaman tüm eylemlerinizi, düşüncelerinizi, arzularınızı ve niyetlerinizi Yaradan’a yükselmek, O’na daha yakın olmak için nasıl dönüştürebileceğinizi göreceksiniz.

Herkesin İhsan Etmeye Yaklaşmasına Yardımcı Olun

Başkalarına ihsan etme arzusunda Yaradan’a ortak olmak, kişinin insanların ihsan etme niteliğini edinmelerine yardımcı olmak için her şeyi yaptığı bir koşula ulaşmayı, yani içsel egoist arzularını özgecil arzulara dönüştürmeyi dilediği anlamına gelir.

Dolayısıyla, onlu ile Yaradan arasındaki bağın günlük olarak doğru bir şekilde uygulanması, dünyadaki herkesin ihsan etme niteliğine, başkalarıyla bağa ve kolektif ıslaha yaklaşmasına yardımcı olmak için çaba göstermemizi içerir.

Soru: Onlu bağlandıktan sonra Yaradan’dan ne duymalıdır?

Cevap: Yaradan’ın düşüncelerinde ne kadar yüce olduğunu, eylemlerinde ne kadar kudretli olduğunu ve eylemlerinin herkesi nasıl etkilediğini duymalıdırlar.

Yaratılışın Amacına Ulaşın

Yaratılışın amacına ulaşmak için, kendi aramızda birleşmemiz, tek bir arzuyla, yani tek kalpte tek bir kişi gibi olmamız ve sadece amaca nasıl ulaşacağımızı düşünmemiz gerekir.

Bu, Yaradan’ı ifşa etmek anlamına gelir, böylece O, manevi sistemin merkezi olarak tezahür eder ve biz de yaratılışın amacının ne olduğunu, ne için yaşadığımızı ve ne için var olduğumuzu anlarız. Derslerimizin amacı budur.

Yaradan’ı edinmek çabalarımıza, dersleri kaçırmamaya çalışmamıza, birbirimizle birlik olmamıza, çalışmanın ana noktalarını yazmamıza ve konuyla ilgili sorular sormamıza bağlıdır. Böylece, birkaç ay içinde bağımızı ve bu bağın merkezindeki üst dünyayı hissetmeye başlayacağız.

Yeni Bir Derece İçin Sıçrama Tahtası

Soru: Dost sevgisi aracılığıyla Yaradan sevgisine ulaştığımızda ve bu işe yaramadığında, bu bir başarısızlık, bir darbe olarak algılanır. Bu nasıl haklı çıkarılabilir ve yeni bir derece için bir sıçrama tahtasına dönüştürülebilir?

Cevap: Onlunun tamamı kucaklaşmalı ve birbirinizle kaynaşmanızı engelleyen her türlü düşünce ve duyguyu dışarı atmaya çalışmalıdır.

Bir yaradaki irin gibi tüm kötü, tüm olumsuz duyguları sıkın. Serbest kalan boşluğu olumlu bir duyguyla doldurduğunuzda bu arınmadır.