Category Archives: Maneviyat

Erdemlilerden Örnek Alın

Gitti ve bir günahkârla evlendi (Midraş Rabbah, Bereşit 17)

Soru: Bir erkek, bir kadının günahkâr mı yoksa erdemli mi olduğunu önceden bilebilir mi?

Cevap: Genel olarak evet. Bir erkek bir kadının başıboş olup olmadığını bilebilir. Belki de bazı kirli işlerle uğraşıyordur vb. Bir kadın seçerken, onun ne kadar dürüst olduğuna bakılmalıdır.

Soru: Bu şekilde davranırsak, tüm günahkârlar yalnız kalacak anlamına mı geliyor?

Cevap: Birkaç kadın bekâr kalacak ve geri kalanlar erdemlilerin örneğini izleyecektir.

Ortak Arzuyu Nasıl Yaratırız?

Yorum: Arzunun birincil olduğunu söylediniz. Bu beni şaşkına çevirdi çünkü arzular beynimde ortaya çıkıyor.

Cevabım: Hayır, Yaradan başlangıçta arzuları yarattı ve bu arzular daha sonra cansız, bitkisel, hayvansal ve insan dereceleri olarak gördüğümüz çeşitli büyüklükler, anlamlar ve formlar almaya başladılar. Genel olarak, doğada sadece arzular vardır, sadece arzular.

Soru: Eğer bu arzular beynimde ortaya çıktıysa, bunları dostlarıma ve topluma nasıl doğru bir şekilde aktarabilirim ve nasıl doğru olduklarını kanıtlamaya çalışabilirim?

Cevap: Kanıtlanacak bir şey yok. Her insanın kendi arzuları vardır ve sadece onlarla meşguldür.

Soru: Peki birlikte yol almak ve birlik olmak için ortak bir arzuyu nasıl yaratırız?

Cevap: Bu sizin amacınıza bağlıdır ve eğer tek bir amacınız varsa – Yaradan, arzularınızı O’nda birleştirirsiniz.

Soru: Benim hislerime göre, herkesin kendi Yaradan’ı var. Birlikte olsak bile herkes O’nu kendisi yaratıyor. Kolektif bir Yaradan’ı nasıl doğru bir şekilde yaratabiliriz?

Cevap: Ortak bir amaç için çabalayın ve kendi aranızda nasıl hareket edeceğinizi anlayacaksınız.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 136

Soru: Zihnim ve kalbim arasında büyük bir boşluk oluşuyor. Zihnimde ihsan için ne kadar çok çabalarsam, bu arzuya sahip olmadığımı o kadar çok hissediyorum ve bu, büyük acıya neden oluyor. Nasıl ilerleyeceğimi bilemiyorum.

Cevap: Yaradan size bunu özellikle verir, böylece dua ederek O’na doğru büyük bir gayretle çabalayabilirsiniz.

Soru: Bu ne anlama geliyor: Malchut ışığın sınırına kadar genişler ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın onun niteliklerini edinir ve özümser?

Cevap: Malchut ışığın niteliklerini kendi içinde taşıyabildiğinden, kendi içinde öyle bir genişlemeye neden olur ki sonsuzluğun tüm ışığını içine alır.

Soru: Bazen tüm onlu için, bazen de her bir birey için ayrı ayrı dua etmek istiyorsunuz. Hangisi Yaradan’ı daha çok memnun eder?

Cevap: Herkes için, tüm grup için dua ettiğinizde.

Bağın Özü

Soru: Onlunun, Şehina’nın yüzünü ifşa etmesi ne anlama geliyor? Bu dostlar arasında bir tür his mi?

Cevap: Evet, eğer ortak bir his yoksa, Yaradan nasıl hissedilebilir? Tek bir kişi Yaradan’ı hissedemez. Kişi başkalarıyla bağda olmalı, ihsan etmeli, almalı ve onlarla birlikte tam bir his, tam bir Kli oluşturmalıdır.

Soru: Bu tam Kli, onludaki dostlar arasındaki genel bağdan nasıl farklıdır?

Cevap: Dostlar kendileri için değil ama tüm dünya için Yaradan’ı ifşa etmek için bağ kurduklarında, bu bağ özünde farklılık gösterir. Bu onların hareket ettikleri yöndür.

Soru: Diyelim ki, toplantımızda tüm dünyanın iyiliği için Yaradan’ı ifşa etme niyetini inşa etmeye çalışıyoruz. Şehina’nın yüzünün orada ifşa olması için bağımızda ne olması gerekir?

Cevap: Şehina’nın içinizde açığa çıktığı koşula yavaş yavaş yaklaştığınızı hissetmelisiniz. Bu gerçekleştiğinde, onlu Yaradan’ın ifşasını hissedecektir.

Kadının Doğası

Soru: Yaradan’ın isteğini yerine getirme konusunda kim daha duyarlıdır, bir kadın mı yoksa bir erkek mi?

Cevap: Genel olarak kadın: Bu nedenle, çok şeyin ona bağlı olduğu söylenir çünkü kocasını şu ya da bu şekilde davranmaya ikna edebilir. Yaradan’ın “sesine” karşı bir erkekten daha duyarlıdır. Doğası gereği bu şekilde yaratılmıştır.

Kendisini hem kocasına hem de Yaradan’a daha bağımlı hisseder. Yaradan’ın kendisine rehberlik ettiğine dair içsel bir inanç duygusuna sahiptir.

İnsan Dönüşümünün İhtiyacı

Soru: Baal HaSulam, bugün nükleer bombaların var olduğu bir dünyada, hayatta kalmak için birbirimizi dikkate almaya başlamaktan başka bir yol olmadığını yazıyor. Artık başkalarını açıkça kullanamayız. Bu anlayış bizim için yeterli değil mi?

Cevap: Hayır, bu her bireyin ve hep birlikte herkesin rızasını ve yeniden şekillenmesini gerektirir, böylece hepimiz, dünyamız, toplumumuz tamamen egoist bir sisteminden tamamen özgecil bir sisteme geçmeye başlarız.

Bir insanın kendi türüyle değil, kendi egosuyla savaşmaya başlaması için, içinde büyük bir dönüşümün gerçekleşmesi gerekir.

Soru: Egomuzun bizi hiçbir yere götürmediğini anlamamız yeterli değil mi?

Cevap: Hayır, bu hiçbir işe yaramaz. Kişinin doğasının kötülüğünü o kadar çok fark etmesi gerekir ki onu kullanmayı bıraksın. Egoizm onda öyle bir açığa çıkmalıdır ki, başkasından bir şey almanın ölüm gibi olduğunu, başkası hakkında kötü düşünmenin kendini öldürmek gibi olduğunu görmelidir.

Yorum: Ama anladığım kadarıyla doğanın kendisi ya da üst akıl bize böyle bir sistem veremez; aksi takdirde seçme özgürlüğümüz olmaz ve robotlar gibi oluruz.

Cevabım: Elbette. Bu nedenle bu her zaman gizli olacaktır.

Kendime Fayda Sağlamaksızın

Kabala’da şöyle bir terim vardır: “kendi iyiliğim için”den “başkasının iyiliği için”e (’Mi Lo Lishma-Lishma”).

Yani ıslah, egoist niyetlerle başlar: Yaradan’ı ifşa etmek için bir dosta yakınlaşmak istiyorum çünkü bu sistemde sonsuz yaşama sahip olacağımı, her şeyi haklı çıkarabileceğimi anlıyorum.

Bu kötülüğün farkındalığından sonraki ikinci aşamadır, ancak hala egoisttir. Ve sonra, üst ışığın, Yaradan’ın gücünün, O’nun yayılımının, O’nun doğasının etkisi altında, değişmeye başlarız.

Yani, kişi kendisi için herhangi bir faydası olmaksızın bir başkasına ihsan edebildiği ve onunla bağ kurabildiği zaman böyle bir yetenek edinir.

Bu zaten üçüncü aşamadır, gerçek bir özgecil niteliktir çünkü ihsan etmek bizim için bir ödül haline gelir. Baal HaSulam’ın yazdığı gibi, herkes elinden gelenin en iyisini yapmalı ve yalnızca ihtiyacı olanı almalıdır.

Önce Kendinizi Sevmeniz Gerekiyor Mu?

Soru: Kendimi sevmiyorum ama siz diyorsunuz ki: “Komşunu kendin gibi sev.” Belki de önce kendini sevmek gerekiyordur? Ama nasıl?

Cevap: Başkalarını sevmeye başlayın, o zaman kendinizi ne kadar sevdiğinizi göreceksiniz. Ancak o zaman kişi aslında korkunç bir egoist olduğunu anlamaya başlar!

Soru: Genellikle bu cümle şu şekilde tercüme ediliyor: “Önce kendimi seveyim, sonra başkalarıyla ilgilenirim.” Ama siz bunu farklı şekilde söylüyorsunuz. Başkaları için çabalayın, başkalarını sevin ve sonra kendinizi ne kadar sevdiğinizi göreceksiniz.

Dolayısıyla kişi zorla böyle bir çaba göstermeli ve insanları sevmeye çalışmalıdır. O zaman içinde bir acılık belirecek mi? İçinde ne görünecek?

Cevap: Dış ve iç parçalarına bölünmüş olduğunu ve aslında sadece kendisini sevdiğini ve sadece bunun için var olmaya hazır olduğunu görecektir.

Ve sonra kendini yeniden yaratması gerektiğini anladığında, zaten bir tür ıslah yöntemine ihtiyaç duyacaktır.

Soru: Ve bunlar bizi bulan türden insanlar mı?

Cevap: Evet.

Bağ Kurmak İçin Eksiklik Geliştirin

Soru: Verilen eksiklik (Hisaron) ölçüsüne göre, aramızdaki bağ, diyelim ki sadece iki saat sürüyorsa bağımızı nasıl çoğaltabiliriz?

Cevap: Onludaki ortak Hisaron’unuzu (eksikliğinizi) ortaya çıkarmalı ve onu geliştirmelisiniz. O zaman bağda kalmak için sınırsız bir fırsata sahip olacaksınız.

Soru: Dostlarla bağ, duygularda ve zihinde nasıl ifade edilmelidir?

Cevap: Yaradan’dan birlik olmanıza yardım etmesini isteyin ve bu birlik içinde dostlarınızla daha da büyük bir bağ bulacaksınız.

Yükselmek İçin Fırsat

Soru: Eğer içinizde bir dosta karşı nefret uyanırsa, ona dışarıdan sevgi göstermeniz gerektiğini söylüyoruz. Fakat bir dostum bana karşı nefret besliyorsa, bu benim suçum mu?

Cevap: Burada sizin hiçbir suçunuz yok! Bunun üzerine çıkabilmeniz için Yaradan sizi kasıtlı olarak bu duruma sokar.

Soru: Bu duruma verilecek doğru tepki nedir?

Cevap: Dostunuzu kucaklayın. O size yükselme fırsatı veriyor.

Dağıtım, çeviri veya daha iyi bir sonuç elde etmek için anlaşmazlıkların ortaya çıktığı diğer konularda ortak çalışma söz konusu olmadığı sürece neden ona gücenesiniz ki?

Aksi takdirde, diğer her şey sadece kendinizi iptal etmeniz içindir.