Category Archives: Maneviyat

İyilik Ve Kötülük Arasında

Soru: İyi ve kötü arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?

Cevap: Böyle bir dengeyi koruyamayız. Buna hiç ihtiyacımız yok, çünkü bu hesaplamalar doğası gereği egoisttir. Yaradan’a tamamen teslim olmaya çalışmalıyız.

Kendinizi Yaradan’a tamamen açık hissettiğiniz bir koşulda yaşayın. Yavaş yavaş, bu hisler içinize yerleşecek ve onların yerini alacaktır.

Yaratılışın Beşinci Günü

Soru: Yaratılışın beşinci gününde Tanrı hayvanları ve kuşları, yani hayvansal arzuları yarattı. Bitkisel arzular ile hayvansal arzular arasındaki fark nedir?

Cevap: Çok büyük bir fark var! Dünyamızda sadece bitkisel arzular olsaydı neler olacağını bir düşünün.

Yaradan insanın yaratılışına nasıl yaklaşıyor? Önce bitkisel sonra da hayvansal arzuları yaratarak. Ve sonra insan ortaya çıkıyor.

Soru: “Verimli olun ve çoğalın” deniyor. Bir insanın bu emri kendi içinde keşfetmesi ne anlama geliyor?

Cevap: Yaradan’ın emirlerini nasıl eyleme geçireceğini düşünmeli ve Kelim‘inin (arzularının) sürekli büyümesine dikkat etmelidir, çünkü arzuları ne kadar büyük olursa Yaradan’la olan bağı da o kadar büyük olur.

Dostlarınızın Önünde İptal Olun

Soru: Çalıştaylara katıldığımda içimde kötülüğün ifşası gerçekleşiyor. Her dostumda bazı kusurlar görüyorum: şu yanlış bir şey söylüyor, şu sessiz konuşuyor, bu uyuyakalıyor vs. Bunlar benim önümde çizilen resimler. Böyle durumlarda nasıl doğru davranabiliriz?

Cevap: Tavsiye basit: büyüklerin arasında oturan küçük bir çocuk gibi olun. Gözlerinizi ve ağzınızı açın ve her şeyi öylece içinize alın. Yapılacak en iyi şey budur.

Kendinizi tamamen genel akışa bırakın. Dostlarınızın söyledikleri iyidir. Yanlış konuşsalar bile onları eleştirmeyin. Onların sözlerini iyiliksever, iyi ve doğru olarak kabul edin: “Ben de aynısını istiyorum ve onlarla birlikteyim.” Çalıştaydan sonra nasıl çıktığınızı göreceksiniz.

Soru: Kötü eğilimle çalışmanın bir anlamı var mı? Önemli olan bu süreçte herkesle birlikte olmak mı?

Cevap: Tabii ki var! Ne tür bir kötülük?! Kötülük sadece sizin içinizde. Onu başkalarında gördüğünüzde ve eleştirdiğinizde kendi ayağınıza sıkarsınız.

Yaradan bu resimleri önünüze koyuyor ki, tam tersine kendinizi daha da iptal edesiniz ve onlara nüfuz etmeye çalışasınız. Onlarda kötü olarak gördüğünüz her şey sizin içinizdedir.

Ebedi Bir Safha Nasıl Bulunur?

Soru: Kusur gördüğümde Yaradan’a dua ediyorum ve anında mükemmelliği hissediyorum. Bu mükemmellik dolumu tüm sorularımı ve sorgulamalarımı yok ediyor. Nasıl her zaman dua halinde kalabilirim?

Cevap: Bunun nedeni tüm eylemlerinizin kendiniz için olmasıdır. Eğer başkalarını doldurmak için yapsaydınız, kendinizi tatmin olmuş hissetmezdiniz.

Onları doldurmak için hareket ederdiniz ve sadece bu mükemmellik başkalarına ifşa edilsin diye Yaradan’ın mükemmelliğini yaratılışta ve kendinizde hissederdiniz.

Ve o zaman bu durum kalıcı, ebedi olurdu.

Kalbini Yaradan’a Döndür!

Soru: Egomla baş edemediğimi hissediyorum! Bunu dostlarıma anlatmalı mıyım yoksa kendime mi saklamalıyım?

Cevap: Başa çıkamadığınız çok açık. Ancak bu konuları dostlarınızla tartışmaya çalışmayın çünkü onların da kendi sorunları var. Bunun yerine, Yaradan ile bağ kurmaya çalışın.

Dostlarınızla tüm kalbinizle bağda olun ve aynı zamanda kalbinizi Yaradan’a yöneltin.

Dostlarınızı dahil etmenize gerek yok çünkü siz bir durumdasınız ve onların her biri farklı bir durumda. En önemli şey Yaradan’la bağ kurmayı amaçlamak ve grupla olan bağınıza dayanmaktır.

Soru: Yani iyi bir ruh halindeymişim gibi mi davranmalıyım?

Cevap: Elbette, dostlarınızın moralini her zaman iyi tutun. Özellikle de düşük bir durumda olduğunuzda.

Doğru Niyet Nedir?

Soru: Yaradan’ın ışığının içine gireceği doğru niyet nedir?

Cevap: Doğru niyet, ruhları birbirlerine yaklaştırmak için, iyi bir eylemde bulunmak için çaba sarf etmektir ki böylece Yaradan onların içinde Kendisini ifşa edebilsin ve onlar da O’nun içlerinde yaşayabileceği hazzını hissedebilsinler.

Doğru niyet arzularımızı birleştirmektir ki Yaradan onları yerine getirebilsin.

Tora Neden İsrail Halkına Verilmiştir?

Soru: Tora neden Yaradan tarafından İsrail halkına verildi?

Cevap: Öncelikle İsrail halkı dünyadaki tüm uluslar arasında en egoist olanıdır. Bunu hissetmeyebilirler ama içsel doğaları gereği tam olarak böyledirler.

Bu nedenle kendilerini ıslah etmek için Tora’ya ihtiyaçları vardı. Tora olmadan bunu başarmak imkânsızdır. Bu nedenle, önce İsrail halkı ıslaha gelmeli ve böylece dünyanın geri kalan uluslarına yol göstermelidir.

Tek Bir Amaca Doğru

Soru: Yaradan’ın ifşasına karşılık gelmesi için, her koşulda onludaki bağın niteliği ne olmalıdır?

Cevap: En önemli ve doğru olan şey, herkesi herkesle ve hep birlikte birleştirmektir.

Soru: Düşüncelerinizi ve arzularınızı onlu ile güçlü bir bağla bağlamayı nasıl öğrenirsiniz ki tek bir amacınız: Yaradan’a memnuniyet getirmek, olsun?

Cevap: Bunu yapmak için, kendinizden çıkmalı, kendinizi dostlarınıza dahil etmeli ve Yaradan’a doğru çabalamalısınız.

İşte o zaman tüm çabalarınız sizi ortak bir hedefe ve ortak bir birliğe götürecektir.

Mutlak Adanmışlık

Bu “Ve bu Yakup’un zor zamanı, fakat bundan kurtarılacak,” demektir çünkü tüm kurtuluş Anohi olarak kabul edilir. (Rabaş, Mektup – 3)

Soru: Tüm kurtuluşların Anohi olarak kabul edilmesi ne anlama gelmektedir? Sonuçta, ihsan etme niteliğine, bir tür kurtuluşa ulaşmak için egonun üzerine çıkmamız gerektiğini öğreniyoruz.

Cevap: Kurtuluş, yaratılış tamamen Yaradan’a adanmış olduğunda gerçekleşir. Kurtuluşun sebebi budur.

Yaradan’a mutlak adanmışlık, yaratılışın hiçbir koşul olmaksızın Yaradan’a tutunmasıdır.

Soru: Bu adanmışlığa herhangi bir koşuldan gelebilir miyiz?

Cevap: Size verilen koşullardan buna geleceksiniz.

Çabalarınızı Doğru Şekilde Değerlendirin

Soru: Dostlarımıza ihsanda bulunmaya çalışırken bazen bir tutarsızlık ortaya çıkarırız. Yanlış şeyi, yanlış şekilde veya yanlış zamanda vermeye çalıştığımız ortaya çıkar. Bu tür durumları nasıl doğru bir şekilde düzeltmeliyiz?

Cevap: Birine yardım etmek veya ona bir şey vermek istediğimizde, sadece niyetimize odaklanırız.

Bu nedenle kimin niyetinin daha büyük veya daha küçük olduğunu tam olarak ölçemeyiz. Gücümüz dahilinde her şeyi yapmaya çalışmalıyız.

Soru: İhsan etmek uğruna çalışmaya çalışıyoruz ama bazı kararlar aldığımızda herkes hemen katılmıyor. Aktif dostlar da var, daha az aktif olanlar da. İnisiyatif göstermek doğru mudur yoksa diğerlerinin katılmasını mı beklemeliyiz?

Cevap: İnisiyatif göstermeli ve daha az aktif olanları örneğinizle, çabanızla ve mümkün olan her şekilde yanınıza çekmelisiniz.