İnsan hariç, doğanın tüm parçaları, aralarında özel bir bağ kurabilir ve tek bir beden, tek bir arzu olarak birleşmelerinden doğan eşsiz güç sayesinde doğayı muazzam bir güçle etkileyebilirler. Bu etki, bir kasırganın, hortumun, atom patlamasının, volkanik patlamanın veya tsunaminin etkisinden çok daha büyüktür.
Aramızda yaratabileceğimiz ve doğayı etkileyebileceğimiz birliğin olumlu gücü, son zamanlarda sıkça meydana gelen ve hayatlarımızın temellerini yerle bir eden tüm doğal afetleri yatıştırabilir.
Her şey, sonunda doğanın türlerinden biri, onun: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan seviyelerinden biri olduğumuzu anlamamıza bağlıdır. Bizler, doğaya aitiz ve onun üzerinde durmaktan ziyade, onun mekanizmasının bir parçasıyız. Doğaya uygunsuz katılımımızla, birbirimize karşı olumsuz tutumumuzla ve bağ kurma isteksizliğimizle, doğadaki tüm yıkıma sebep olan tamamen biziz.
Birleşmeye ve birbirimizi hesaba katmaya başlarsak, doğanın bize yaklaşan tüm darbelerini durdurabilecek olumlu ve iyiliksever bir güç oluşturabiliriz. Dünyaya düzeni böyle getireceğiz, çünkü her şey insanlığın ulaşabileceği en yüksek seviyeye yani düşünce, farkındalık ve arzu seviyesine bağlıdır.
Bu nedenle şiddetle şunu tavsiye ediyorum: Birleşelim, birlikte oturalım, konuşalım ve bağımızla tüm gerçekliği nasıl etkileyebileceğimizi düşünelim. Bu bizim elimizde, öyleyse böyle bir deney yapalım ve bir laboratuvardaymış gibi gözlemleyelim. Doğayı nasıl etkileyeceğimiz ve tepkisini nasıl göreceğimiz konusunda bundan çok şey öğrenebileceğimize inanıyorum.
Bize yaklaşan felaketler ışığında, doğaya karşı daha duyarlı olalım ve ona ortağımız gibi davranmaya başlayalım. Doğa bize çok sert davranıyor, sanki içinde zalim bir güç varmış gibi. Ama özünde, doğa bizi uyandırmak istiyor ki ona doğru bir şekilde tepki vermeye başlayalım.
Birbirimizle bağ kuralım, kalplerimizi birleştirelim ve doğayı iyiliğin gücüyle etkileyelim. Belki o zaman kasırgaların, hortumların ve doğanın bizim için hazırladığı korkutucu darbelerin yatışmaya başladığını görürüz.
Hepimiz tek bir mekanizmanın parçasıyız. Tüm insanlık, özünde, doğanın gelişiminin tek bir seviyesine aittir: insan seviyesi. Ve birbirimizle bütünleşik bir bağ içinde var olduğumuzu çoktan keşfettik. Artık hepimiz, birbirimize bağlı olduğumuzu anlıyoruz. Öyleyse birleşelim, ister Miami’de, ister Kuzey Carolina’da, ister Küba’da veya Dominik Cumhuriyeti’nde olalım, hep birlikte birleşelim.
Tek bir insanlık olduğumuzu anlamalıyız ve doğanın böylesine güçlü darbelerini üzerimize indirdiğimiz için birleşmeli ve tövbe etmeliyiz. İster doğal afetlerin vurduğu yerlerden uzakta yaşayın, ister Avustralya’da, Asya’da veya henüz bu tür felaketleri hissetmemiş Güney Amerika’da, herkes birlikte bunu yapmalıdır.
Hepimiz gezegenimiz Dünya için ortak ve ciddi bir tehdit altındayız, bu yüzden Dünya’mıza olumlu bir güç verelim: sevgi, bağ ve karşılıklı ihsan etme gücü. Ve bu, her birimiz nerede olursak olalım, tüm insanlık için geçerlidir.
Bu yolla, doğanın önümüze koyduğu yargıları yumuşatabilir ve güzel bir hayata kavuşabiliriz. Küçük gezegenimiz bir cennet bahçesine, hepimiz için tek bir ortak yuvaya dönüşecek. Onu güzel yapalım.
Dünyada meydana gelen tüm doğal afetleri gördüğümde, insanların tek bir mekanizmaya ait olduklarını anlamaları için dua ediyorum. Ve eğer bu mekanizma iyilik gücüyle birbirine bağlanırsa, doğanın tüm darbelerini dengeleyebilir ve dünyamıza, Dünya’ya ve insan toplumuna büyük bir huzur, harika bir gelişim, güven ve memnuniyet getirebilir.
Mucizevi bir hayata kavuşabiliriz; Bu tamamen bize bağlı! Birleşelim ve doğanın birbirimize karşı tutumumuza ne kadar zarif ve hassas bir şekilde karşılık verdiğini görelim.
Filed under: Birlik, Doğa, Dünya, Egoizm, Kabala -
Doğanın Dengesi Sadece Bize Bağlıdır için yorumlar kapalı