Bir Kişi Gerçekten Dünyayı Değiştirebilir Mi?

Biz insanlar dünyayı değiştirmeyi sürekli düşünürüz. Oysa bu düşünce, aslında egoizmimizin, yani yalnızca kendi çıkarımız için haz alma arzumuzun en ileri ifadesidir. Medyayı değiştirirsek, hükümetleri devirirsek, patronları görevden alırsak dünyanın düzeleceğine inanırız. Ama aslında tüm bunlara gerek yok.

Asıl yapmamız gereken, dünyanın özünde (yani cansız, bitkisel, hayvansal ve özellikle insan seviyelerinde) tamamen egoist olduğunu ve bu egoist özün ıslah edilmesi, yani düzeltilmesi gerektiğini insanlara göstermek. Buradaki “ıslah” kavramı, egoizmin özgeciliğe dönüşmesini, yani alma arzumuzun üzerine ihsan etme niyetini inşa etmemizi ifade ediyor. Ayrıca, bu ıslah süreci özellikle insan seviyesinden başlamak zorunda. Çünkü doğanın tüm diğer seviyeleri, sadece insan seviyesinden başlanarak dönüştürülebilir.

Bu değişim bizden başlıyor. İnsanlar arasındaki bağlardan… Birbirimize nasıl davrandığımızdan. İşte bu bağlar dönüşmeye başladığında, doğanın tüm seviyeleri de buna uyum sağlar. En üstten en alta, hayvanlara, bitkilere ve hatta cansız doğaya kadar dalga dalga yayılır bu değişim.

Ve evet, bu şu anlama geliyor: Sıradan insanlar olarak, çevremizdeki insanlarla olan ilişkilerimizi – farklılıklara ve çatışmalara rağmen – iyileştirerek dünyayı değiştirebiliriz. Dünyayı düzeltmenin yolu, insanın kendisini düzeltmesinden geçer. Bu da ne slogan atmakla ne de başkalarına baskı uygulamakla olur. Eğitimle, bilinçle, içsel bir dönüşümle mümkündür.

Değişmeye başladığımızda, dünyanın hep ihtiyaç duyduğu şeyin tam da bu olduğunu fark edeceğiz. Biz değiştikçe, dünya da değişimin yansıması haline gelecek. Çevremizde daha fazla iyilik ve uyum belirmeye başlayacak. Topluca tavırlarımızı değiştirdikçe, dünya da yavaş yavaş doğayla dengeye gelecek. Ve işte o zaman, insanlıkta yepyeni bir uyum, huzur ve mutluluk ortaya çıkacak.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed