Bir Kişi Ölür Ve Sonra İdrak Eder

Soru: Ben değişirim ve dünya değişir. Formül bu mu?

Cevap: Formül bu. Ama beni değiştiren kim?

Soru: Bu önemli bir soru. Beni değiştiren Yaradan mı? Neye karşılık olarak? Yoksa bu sadece O’nun iradesi mi?

Cevap: Bu, benim yavaş yavaş O’nun otoritesi altında olduğumu ve O’nun tek başına yarattığı dünyayı O’nun yönettiğini anlayabilmem içindir. Ve tüm bu dönüşümlerden geçmemi sağladığı için O’na minnettarım.

Yorum: Ama bu gerçekleşene kadar…

Cevabım: Önemli değil. İnsan öldüğü zaman sonunda böyle bir koşula ulaşır. O zaman anlar ve idrak eder.

Yorum: Size dikkatlice soracağım: “O kim?” Siz “İnsan ölür” dediniz, sonra da “anlar ve farkına varır” dediniz.

Cevabım: Kişi, kendi ruhu içinde.

Yorum: Ama o ölü.

Cevabım: Peki “ölü” ne demek?

Yorum: Bu ilginç. “Ölü” ne demek? Siz dediniz ki: “İnsan ölür ve sonra anlar.”

Cevabım: Ve sonra anlar, fark eder ki, Yaradan onu bu hayatın tüm koşullarından geçirdi.

Soru: Peki o kim? Kim anlıyor?

Cevap: İnsan.

Yorum: Ama o artık burada değil. Öldü.

Cevabım: Gömüldü mü, yakıldı mı? Ne fark eder?

Soru: Peki o kişi, insan nerede?

Cevap: Ruh. Kişi budur.

Soru: Öyleyse bu ruh ölümsüz mü?

Cevap: Elbette. Ne sanıyorsun, o sadece bir et parçası mı?

Soru: Öyleyse, bir insanda her şeyi hisseden, her şeyden geçen ve sadece onun var olduğunu söyleyen sonsuz bir şey olduğunu mu söylüyorsunuz?

Cevap: Evet.

Soru: Peki bu dış kabuk, bu nedir?

Cevap: Onu gömebilmeniz içindir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed