Karakterler Eşleştiğinde

Soru: Bir dostun çabasında manevi niteliklerini görüyoruz ve onları takdir ediyoruz. Ancak onun egoistik nitelikleri de benimkilerle aynı ve bu birbirimize yakınlaşmamıza izin vermiyor. Manevi bağımızı engellememesi için, bununla nasıl çalışabiliriz?

Cevap: Onunla olan çelişkilerinin üstesinde gelmeli, onun tutumunu kendi davranışlarınla zorlamalısın ve sonra bunun nasıl yapıldığını anlayacaksın ve doğru şekilde hareket edeceksin.

Soru: Peki ya egomun üstesinden gelemezsem?

Cevap: Onun sana yardım etmesini iste.

Maneviyatta Su Niteliği

Soru: Manevi dünyada su niteliği nedir?

Cevap: Su, ihsan etme niteliğini belirtir; hatta buna sevgi de denebilir. Tüm insanlık sudan gelmiştir.

Annenin içinde gelişen bir çocuk da suyun içindedir. Su yaşamın temelidir.

Hayal Kırıklığına Uğrayamam

Amir soruyor:

Michael, birlik ve iyi ilişkiler çağrısı yaptıkça işler daha da kötüye gidiyor. Ancak yine de sen devam ediyorsun. Hiçbir şeyin işe yaramadığını görmüyor musun?

Cevap: Ne yapabilirim? Ben de Amir’e sormak istiyorum: “Ne yapılmalı?”.

Yorum: Amir size ne söyleyecek bilemiyorum; ben şunu söylerdim: “Yorulun, yeter artık.”

Cevabım: Hayır, yorulamam. Her gün kötülüğün geliştiğini görüyorum.

Soru: Peki neden şöyle demiyorsunuz: “Bu gelişmeye devam ediyor, hadi bu nesli kendi haline bırakalım.” Bir keresinde “nesil layık değil” denmişti.

Cevap: Evet ama bu ondan uzaklaşıyorum ve her şeyi bırakıyorum demek değil.

Soru: Ama daha kötüye gittiğini görebiliyorsunuz.

Cevabım: Ben iyi ya da kötü, daha iyi ya da daha kötü değerlendirmesi yapmam. Sadece bunu yapmam gerektiğini biliyorum ve hepsi bu kadar. Hayal kırıklığına uğrama, bırakıp gitme ve benzeri bir ihtimal yok. Ne olursa olsun – hayır!

Soru: Yani devam etmelisiniz?

Cevap: Evet.

Yorum: Amir şunu düşünüyor, siz bunu söylüyorsunuz ama insanların kulakları ve kalpleri kapalı. O yüzden inandığı kadarıyla, bir yerde kuma gömülüyor.

Cevabım: Her şeyin bir tarihi, başlangıcı ve sonu vardır. O yüzden umuyorum ki bunun da bir sonu olacak.

Soru: Yani prensip olarak dedikleri gibi: Su, taşı aşındırır. Tıpkı böyle, damla damla. Siz de böyle devam ediyorsunuz, değil mi?

Cevap: Bunu yapmalıyım!

Soru: Buna mantık ötesi denir mi denmez mi?

Cevap: Evet, mantığa karşı.

Soru: Onlar duyacaklar mı?

Cevap: Yakında zamanda değil.

Dostlarla Bir Çemberin İçinde

Soru: Dostlarla aynı çemberde olmak ne demek?

Cevap: Birlikte çalışmak, çalıştaylar yapmak ve sizi birbirinize yaklaştıran ve sizi Yaradan’a doğru ilerleten çeşitli aktivitelere katılmak, dostlarla aynı çemberde olduğunuz anlamına gelir.

Onlara yardım edin ve onlar da onludaki diğer kişilere yardım edecek. Bu şekilde hep birlikte yükseleceksiniz çünkü kişi grubunun yükseltmesi aracılığıyla manevi derecelerde yükselebilir.

Soru: Onludan gelen övgüleri kabul etmeyi ve utanç hissetmemeyi nasıl öğrenebiliriz?

Cevap: Hayır, onluyu övmeli ve sayesinde ilerleyebildiğimiz dostları bize verdiği için Yaradan’ı övmeliyiz. Çevreden aldığımız her şeyi Yaradan’a atfederiz çünkü dostlara tüm onluyu yükseltme arzusunu veren O’dur.

Bir Kabalistin Acısı

Soru: Bir Kabalist olarak dünyayı sıradan bir insandan farklı bir şekilde algılıyorsunuz. Dünyada bir şey olduğunda genel acıyı hissediyor musunuz?

Cevap: Ve ben her gün ne yapıyorum? Herkese ve her yerde, daha iyi bir hayata trajik bir şekilde değil ama nazik, sorunsuz, hızlı ve rahat bir şekilde nasıl ulaşılacağını anlatıyorum.

Tüm insanlığın deneyimleyebileceği acıyı hissediyorum.

Soru: Ama şu ankini değil?

Cevap: Şu anki acı, olabileceklerle karşılaştırıldığında acı sayılmaz. O kadar küçük ki hakkında konuşmaya bile değmez.

Tabii ki ıstırap. Tabii ki büyük bir eziyet. Ekrana bakıyorsunuz ve yemeksiz, içeceksiz, ilaçsız, bulaşıcı hastalıklardan ölen iskelet gibi çocuklar görüyorsunuz. Madde bağımlılarını ve depresyonda olan insanları görüyorsunuz. Peki, geri kalanlar daha mı iyi bir halde? Ne ile uğraştıklarına bakın, genel olarak ne yapıyorlar?

Ama ıslahın iyi bir şekilde değil de kötü bir şekilde gerçekleştiği bu dönemde olabileceklerle kıyaslandığında… İnsanlığın kendini ıslah etmesi, farkındalığa, farkındalıktan rızaya, rızadan idrake dönüşmesi için ne kadar hırpalanması gerektiğini düşünebiliyor musunuz?

Ama işte, hemen alın ve uygulayın. Kolay. Ne de olsa çoğunluk bir aradaysa her şey kolaydır.

Bir Öğretmenin Seni Sevmesini Nasıl Sağlayabilirsin?

“Efendi’yi almak isteyen herkes gelip alamaz. Bu yüzden neslin erdemlilerine ihtiyacımız var. Arzusu sadece ihsan etmek olan gerçek bir öğretmene bağlı kalarak kişi, öğretmeninin sevdiği şeyleri yapmalı, yani öğretmeninin nefret ettiği şeyden nefret etmeli ve öğretmeninin sevdiğini sevmelidir, ancak ondan sonra kişi bir ölüm iksiri olmayacak biçimde Tora’yı öğrenebilir. (Baal HaSulam, Şamati 245, “Yeni Doğanın Yaratılışından Önce”)

Soru: Öğretmene memnuniyet getirmek ne demek ve bu onluda nasıl açığa çıkar?

Cevap: Öğretmen sizden sadece tek bir şey talep eder – onlu aracılığıyla sürekli Yaradan’a doğru yaklaşmanız. Hepsi bu. Sevilmek mi istiyorsun? Bu eylemi yap, başka bir şeye gerek yok.

Tercih Edilen Seçenek

Soru: Diyelim ki derse geldiniz ve sadece metni herkesle birlikte okudunuz ya da derse geldiniz, metni okudunuz ve dostlarınız için dua ettiniz ya da derse geldiniz ve hiç gücünüz olmadığını gördünüz ve Yaradan’dan dostlarınıza dua etmek ve niyette kalmak için size güç vermesini talep ettiniz. Bu seçenekler Tora’nın ışığını farklı şekillerde mi çekerler?

Cevap: Kesinlikle, tercih edilen seçenek Yaradan’a duayı en çok uyandıran seçenektir. Bu, kaynağa dönen ıslah eden ışıktan ne istediğinize bağlıdır.

İdeal olan, tüm dostları, onluyu, grubu uyandırma ve hep birlikte Yaradan’a yükselme ve son ıslaha kadar doldurabilmesi için O’na ortak Kli’yi temin etme arzusudur.

Yaradan’dan Dersler

Yorum: Belli bir gerçeklik algısı var. Evrenin bir kısmı bizi bir kenara itiyor gibi görünürken, tam tersine diğerleri bize yol gösteriyor.

Cevabım: Bunların hepsi Yaradan’ın tezahürleridir. Seni kenara iten ile sana yol gösteren özellikler, duygular, insanlar ve sebepler arasında bir fark yoktur.

Bunların hepsi beni Yaradan’a yönlendirir ya da Yaradan’ın beni kendisine yönlendirme şeklidir. Yaradan beni kafamı karıştırarak ve bana çeşitli şekillerde hitap ederek yönlendirir. Her dakika beni başka bir yere götürür ve “O’ndan başkası yok.” prensibine göre bunların hepsinin Yaradan olduğu anlayışına gittikçe daha çok tutunmam gerekir.

Sonra yavaşça bu müdahaleler ve O’nun benimle yaptığı egzersizler aracılığıyla, bana Kendisini oynamak da dahil olmak üzere önümde oynadığı tüm bu sahnelerin içinde O’nu ayırt etmeyi öğretmek istediğini görmeye başlayacağım.

Yaradan, bana ve başkalarına dair olan düşüncelerini, aklını, arzularını ve niyetlerini edinmemi istiyor; tüm evreni kontrol eden içsel motoru edinmemi istiyor.

Nezaket Ve Sevgi Ekleyin

Soru: Kural olarak, aramızdaki en sıkı bağ, bir çatışmadan ya da dosta karşı bir itilişten sonra gelir. Bu koşullara kendimiz neden olabilir miyiz yoksa bunu yapmamıza gerek yok mu?

Cevap: Hayır, hiçbir koşulda olumsuz bir şeye neden olmamalıyız.

Yorum: Ancak nezaket ve sevgi aracılığıyla, nedense bağ daha az hissediliyor.

Cevabım: Seni anlıyorum. Ancak bunu yapmak için, yine de dostlarına nezaket ve sevgi eklemen gerektiğini görmen lazım ki böylece onlarla yakınlaştığını hissedebilesin.

Soru: Bu ne olabilir?

Cevap: Nezaket ve sevgi. Her dakika, her gün.

Manevi Yolda Acele Etmek Ne Anlama Gelir?

Soru: Baal HaSulam’ın Şamati 248. makalesinde “Acele eden kazanır.” der. Acele eden kişi nedir?

Cevap: Aceleci kişi, başkalarına yaklaşmak için eylemlerini güçlendirmek isteyen bir kişidir. Dostlarının onu sevmesini beklemek istemez ancak dostlarını ilk seven kişi olmak için çabalar, söylendiği gibi “Komşunu kendin gibi sev.”.

Aceleci davranan, dostlarına yaklaşmak için yollar arayan kişi her zaman öndedir.

Soru: Kaynaklar, Yaradan’ın ilk ve son olduğunu söylüyor. İlk ve son arasındaki çabam hızlı olmama yardımcı olur mu?

Cevap: Senin çalışman, dostları ve Yaradan’ı tüm gücünle ve arzularınla sevmeye çalışmak.