Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 149

Soru: Yaradan’ın gizlenmesine neden çelişki deniyor? Bu, hiçbir şey yapmazsak giderek daha fazla çelişkiler içinde yaşayacağımız anlamına mı gelir?

Cevap: Evet, bu doğru. Bu nedenle, Yaradan’dan uzaklaşmış, bir düşüş durumunda olduğumuzu hissettiğimiz anda, çaba göstermeli, düşüşten çıkmalı ve Yaradan’a yakınlaşmak için O’na yaklaşmalıyız.

Soru: Onlu grubun içinde her zaman yıkımdan yaratıma nasıl geçebiliriz? Başka bir deyişle, dostların önünde iptal olmak yaratıma giden doğru yol mudur?

Cevap: Evet, dostların önünde kendini iptal etmek doğru eylemlerden biridir.

Soru: Çelişkiler sırasında Yaradan’a yaklaşımımızı ve inancımızı nasıl ölçebiliriz?

Cevap: Bunu henüz yapamayız. En fazla belirleyebileceğimiz şey Yaradan’a dönüp dönmediğimizdir. Daha sonra tüm bunlar somut biçimler alacaktır.

Soru: İnsanın bocaladığı ve ışığı hissetmediği bir düşüş sırasında, kişi mantık ötesi inanç için nasıl çaba sarf edilebilir?

Cevap: Sadece dostlara, gruba ve çalıştığımız makalelere tutunarak.

Kendinizi İyi Hissetmeniz İçin Değil, Yaradan’ın Rızası İçin

Soru: Koşulumuz olgunlaştıkça düşüşler hem nitelik hem de süre olarak yoğunlaşacaktır. Nasıl bu durumlardan ötürü umutsuzluğa kapılmayız?

Cevap: Bunun için, sizinle aynı arayışta olan – Yaradan’a yaklaşmak – ve sürekli bu konuda konuşan ve birbirleriyle istişare eden birçok dostunuz olması gerekir.

Soru: Düşüşteyken nasıl Yaradan’a memnuniyet getirebiliriz?

Cevap: O’na memnuniyet getirmek için düşüşten çıkmayı arzulayarak, kendinizi iyi hissetmek için değil, O’nun rızası için.

Dıştan Neşeli, İçten Ciddi

Soru: Bir araya geldiğimizde ciddi ve doğru niyete sahip olmalıyız. Fakat dostlarımız ciddiyetsiz davranır, şakalaşır ve gülerlerse, bizim davranışlarımız ne olmalıdır?

Cevap: Oturup ağlamamıza gerek yok. Hedefi, neden toplandığımızı ve nasıl birleşebileceğimizi düşünmeliyiz, çünkü hedefe ancak birlik aracılığıyla ulaşılabilir. Aynı zamanda eğlenirsek bu da iyi olur.

Belki de ciddiyet içimizdedir. Önemli olan her bir kişinin kendi iç çalışmasıdır: neden buradadır, dostlarıyla ne için birleşir? İçimizde çok ciddi, dışımızda ise eğlenceli olursak daha da iyi olur.

Soru: Neşenin dikkat dağıtıcı mı yoksa gerçek mi olduğunu nasıl ayırt edebilirsiniz?

Cevap: Herkes bunu kendine sormalıdır. Rabaş, dostların dıştan neşeli ama içten çok ciddi ve ateşli olması gerektiğini yazar.

Dağıtım, Işık İçin Kanaldır

Soru: Her zaman dağıtım faaliyetinde bulunmamız gerektiğini söylüyorsunuz. Bir öğrenci Yaradan hakkında bilgi yayan biri midir?

Cevap: Dağıtım faaliyetinde bulunmaktan kaçınamazsınız çünkü aksi takdirde sistemde son parça haline gelirsiniz. Ancak sistem küreseldir; enerji, bilgi ve duygular sürekli olarak sistem içinde dolaşır. Bu nedenle, eğer daha ileriye dağıtmazsanız, son parça haline gelir ve yok olup gidersiniz.

Soru: Bilgi aktarımı için bir kanal haline mi gelmeliyiz?

Cevap: Evet, “Arvut” (Karşılıklı Garanti) makalesinde söylendiği gibi, tam olarak Yaradan’ın ışığının diğer tüm ruhlara geçtiği kanal olmalıyız.

Canlılık Nasıl Elde Edilir?

Soru: Yaşlıların ikileminin, Yaradan’ın kendilerine yöneldiğine inanmaları ve bundan canlılık elde etmeleri olduğu söylenir. Yaşlıların yaptığı gibi canlılığı nasıl elde edebiliriz?

Cevap: Yaşlıların ikilemi bir bağ gibidir. Gençler arasındaki bağ ise reddetme gibidir. Yaşlılar gibi canlılık elde etmek için, dostlarla ve Yaradan’la bağ koşulu içinde olmalı ve sürekli olarak bu bağı güçlendirmeyi düşünmeliyiz. Sadece bu.

Soru: Kendi içimizde hem yaşlıları hem de gençleri bulabilir miyiz?

Cevap: Evet, bunlar bizim arzularımızdır. Yavaş yavaş kimin aleyhte, kimin lehte olduğunu anlamaya başlayacaksınız ve bu böyle devam edecek.

Soru: Bir arzunun “yaşlı” seviyesine ulaştığını nasıl belirleyebiliriz?

Cevap: Bu hemen gerçekleşmez. Yavaş yavaş bunu göreceksiniz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 148

Soru: Dua nasıl olmalıdır? Sonuçta, Yaradan’dan sadece acıları ortadan kaldırmasını ve bu sayede O’na daha iyi bağlanmayı değil, aynı zamanda bu acılara neden olan eksiklikleri ıslah etmesini de istemeliyiz.

Cevap: Hayır, sadece ıstırapla olan ilişkimizi nasıl değiştireceğimizi ve ıstırabın nereden geldiğini düşünmemiz gerekir.

Soru: Acı çeken bir dostumuza yardım için dua edersek, onlunun tamamı bağımızda genel bir ıslahtan geçer mi?

Cevap: Evet, sanki içine daldırılmış gibi katılmalısınız. O zaman herkes dostun acısını azaltmak için biraz güç verebilir.

Soru: Üzüntü, sıkıntı, acı ve keder içinde olduğumuza dair düşünce ve duygularla, Yaradan’a memnuniyetsizlik mi gösteriyoruz?

Cevap: Genel olarak bu doğrudur. Sadece neden memnuniyetsiz olduğunuzu ve Yaradan’ın size neden böyle bir durum vermek istediğini anlamanız gerekir. Bu konuda ne yapabilirsiniz? Bu durumdan nasıl çıkabilirsiniz? Bu sizin çalışmanızdır.

Soru: Yaradan’ın duaya cevap verdiği hissini etkileyen faktör nedir?

Cevap: Dostlarımla ne kadar bağ içindeysem ve kendimi onlarla birleşik bir Kli’ye sahip olmak için ne kadar bağlayabiliyorsam o kadardır.

Doğru Gerçekliği Hissedin

Soru: Nihai görevimiz doğru gerçekliği kendi içimizde hissetmek, yani dünyanın dış resminden iç resmine geçmek midir?

Cevap: Elbette! Kuşkusuz. Hiçbir çarpıtma olmaksızın evrenin doğru resmine ulaşmalıyız. Ne de olsa, içsel gerçekliğimizi dışarıya yansıtan ve onu bize dışarıda varmış gibi gösteren şey, kasıtlı olarak bize engel oluşturan egoizmdir.

Şu anda kendi içimde yalnızca cansız, bitkisel ve hayvansal koşullarımı hissediyorum. Fakat insan koşulumu kendi dışımda hissediyorum, çünkü ben mutlak bir egoistim.

Dış nesnelere bağlandığım, onları dahiliyetle, fedakarlıkla, hatta sevgiyle kendime ait olarak kabul ettiğim ölçüde onları içimde hissederim, bir annenin fetüsü içinde hissettiği gibi ve o derecede tüm evren bana dahil oluyor gibi görünür.

Soru: Tüm evreni tamamen hissettiğim zaman bu zaten son mudur?

Cevap: Evet, tabii ki son! Çünkü bu benim tüm doğa ile birliğimin doruk noktasıdır. Tüm doğa içime dahil olduğunda, onu içimde hissettiğimde ve bu doğanın ayrılmaz bir parçası haline geldiğimde, o zaman tüm bu izlenimlerin, parçaların toplamı, doğanın en yüksek ortak düşüncesine, yani Yaradan’a bağlılığım olarak içimde hissedilir.

Öğretmeni Takip Edin

Soru: Kişi mantık ötesi inanç ile mantık altı inancı karıştırmaktan nasıl kaçınılır?

Cevap: Mantık ötesi inaç, mantığa rağmen inançtır. Mantık altı inanç, herhangi bir çalışma gerektirmeyen inancı edindiğiniz zamandır.

Soru: Erdemli bir kişinin erdemli olduğunu teyit etmemiz gerekir mi?

Cevap: Hayır, bu kesinlikle gerekli değildir. Mantık ötesi inanç, kişi ile öğretmeni arasında herhangi bir bağ olmadan da ortaya çıkabilir.

Soru: Onluda takip ettiğimiz erdemli kişiyi nasıl buluruz?

Cevap: Size öğreten öğretmene dönmeniz ve onun sözlerini gerçek olarak takip edebilmeniz için ona bağlı kalmanıza yardımcı olacak eylemlerde bulunmanız gerekir.

Yaradan’a Nasıl Yanıt Vermeliyiz?

Soru: Dünyada gördüklerime ve hayatta keşfettiklerime verdiğim tepkiyi Yaradan’a geri döndürmeye çalışmam gerektiğini söylediniz. Bu ne anlama geliyor?

Cevap: Bu farklı bir şekilde de söylenebilir; Yaradan’ın zihninizde ve kalbinizde uyandırdığı şeylerle O’na yanıt verin.

Soru: Peki buna nasıl yanıt vermeliyim?

Cevap: Nasıl hissettiğinizi bilmiyorum. Ne de olsa, size ve dünyaya olan her şey Yaradan’ın eseridir.

Soru: Yaradan’ın bir insanla yaptığı her şey için O’na verilecek doğru yanıt nedir?

Cevap: Yaradan’a teşekkür edin. Ama bunu kendi içinizde hissetmelisiniz.

Ruh İçin Gıda

Soru: Ruhun gıdasının inanç olduğu söylenir. Ruhu inançtan başka ne doldurabilir?

Cevap: Sizin aranızda ve sizinle Yaradan arasında olan her türlü ihsan etme dürtüsü. Bu ruhu doldurur.

Soru: Ruh için her zaman yiyeceğimiz var; bir öğretmenimiz, öncelikli kaynaklarımız ve dostlarımız vardır. İhsan etme kaplarını almak için ödül alma arzusunu nasıl artırabiliriz?

Cevap: Bu nasıl bağlı olduğunuza bağlıdır. Birbirinize bunun ne kadar önemli olduğunu sürekli göstermelisiniz.

Soru: Eğer Yaradan ruhunuzu besleyen bağı elinizden alırsa, o zaman başka bir bağ aramak ya da O’nun elinizden aldığını fark etmeye çalışmak gerekir mi?

Cevap: Belki de elimizden aldığı şey artık kullanılamaz durumdadır ve yeni bir şey aramamız gerekiyordur. Bunu deneyin. Gecikmeyin; bu tür koşullara hemen yanıt vermelisiniz.