En Alakalı Soru

Tüm İsrail birbirlerinden sorumlu oldular. Çünkü Tora, İsrail’den her bir kişiye, “Dostunu kendin gibi sev” sözlerinde ifade edilen, tam ölçüde başkalarını sevme Mitzvasını [emrini] üstlenmeyi kabul edip etmediği sorulmadan önce onlara verilmemişti. (Baal HaSulam, Makale “Arvut [Karşılıklı Garanti]”)

Soru: “Her birine soruldu” ne anlama gelmektedir? Yoksa bu bizim ile ilgili olmayan bir soru mu?

Cevap: Bu soru her zaman sizin içinizde, ruhunuzdadır. Her gün ona cevap vermelisiniz: İlerlemeye hazır mısınız?

Bu soru ile kişi ilerler: “Ben kimim? Hangi amaçla buradayım? Neden? Hangi hedefe doğru gidiyorum? Hangi araçlarla? Tam olarak ne yapmalıyım? Adımlarımın her birinin özü nedir?” Bu, kişiyi verme niteliğine, manevi niteliğe doğru hareket ettirerek organize eden şeydir.

Bizim için en önemli şey ilk manevi niteliği edinmektir. Bu, manevi dünyayı algılamaya başlayacağımız anlamına gelir.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 143

Soru: Masah (perde) kişinin ihsan etme isteğiyle nasıl ilişkilidir?

Cevap: Perde, kişinin ihsan etme adına Yaradan’la olan bağıdır.

Soru: Manevi ilerlememize yardımcı olması ve kafamızı karıştırmaması için hangi düşüncelerin karşılaştırılmasına izin verebiliriz?

Cevap: Birbirimizle nasıl bağ kuracağımıza ve bu bağda Yaradan’a doğru bize rehberlik etmesi için ışığı nasıl alacağımıza dair düşünceler.

Soru: Üzüntüden neşeye nasıl geçilir?

Cevap: Dostlarınızdan size yardım etmelerini isteyin. Başka hiçbir şey işe yaramaz. Bu tür teknikleri kendiniz aramalısınız ve bu yardımla egoizmden yükselebilir ve onu ıslah edebilirsiniz.

Soru: Hazırlık döneminde bile içimizde ortaya çıkan perdenin gücünü hissedebilirsiniz. Masah, sol çizgiden sağ çizgiye geçtiğiniz zaman mı çalışır?

Cevap: Sağ ya da sol çizgilerinizin nerede olduğu benim tarafımdan bilinmiyor. Ancak egoizmden özgeciliğe ve geriye geçişin perdeyi kullanarak olduğunu biliyorum.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 54

“Değişim” Ne Anlama Gelir?

Değişim, Yaradan’dan yayılan haz yerine Yaradan’ın niteliklerini algılamak anlamına gelir. Islah eden ışık aracılığıyla, Yaradan bize yüceliğini gösterir ve bu da niteliklerinin üstünlüğünü ifşa eder.

Yaradan’ın ifşası iki şekilde gerçekleşir:

  1. Islah eden ışık olarak.
  2. Dolduran ışık olarak.

Bu nedenle, önce ıslah için dua etmeli ve ancak ondan sonra doldurulma için dua etmeliyiz. Bunu On Sefirot Çalışması’nda öğreniyoruz.

Güçsüzlük Ve Egoizmin Gücü

Soru: Yaradan neden bir insanı güçsüz hissetmesi gereken bir duruma sokar? Bu neyi amaçlıyor?

Cevap: Güçsüzlük, hiçbir şeyi yönetemeyen, başa çıkamayan, anlayamayan veya gerçekleştiremeyen egonuzdur. Ruhun gerçek yapısını kavrayamaz.

Soru: Görünüşe göre Yaradan, yaratılış ve O’nun arasında bir bağ olmamı engellemek için bana sorunlar çıkarıyor. Bunu neden yapıyor? Benden ne istiyor?

Cevap: Yaradan egonuzdan kopup uzaklaşmayı arzu etmenizi istiyor.

Soru: Bu sürece girmemi engelleyen şey egom mu?

Cevap: Hayır, ego bizi engellemez. Onu yok etmemeli ya da iptal etmemeliyiz. Onunla doğru bir şekilde çalışmayı öğrenmeliyiz. Egoyu Yaradan’dan gelen her şeyi almak ve diğer yaratılmış varlıklara iletmek için kullanırsanız, size yardımcı olacaktır.

Aksi halde diğer yaratılanlarla başka nasıl iletişim kuracaksınız? Yaradan’dan başka nasıl alacaksınız? Ego işte bu yüzden yaratılmıştır. Onu nasıl kullanacağınızı düşünün ve onun gerekli olduğunu göreceksiniz.

Yaradan egoyu bu yüzden yarattı; yaratılışı normal formuna getirmek için.

Manevi Perde Nedir?

Soru: Manevi perde (Masah) ne anlama gelir? Doğru seçimi yapmamı sağlayan içimdeki bu düzenleme nedir?

Cevap: Perde, kendi fikrime göre değil, onun üzerinde hareket ettiğim anlamına gelir. Bu ilkeye dayanarak alma ve ihsan etme olasılıklarını yargılar, ölçer ve tartarım. Buna perde ile çalışmak denir.

Soru: Kabala’da bir Partzuf inşa ederken çalıştığımız şeyin perde olduğunu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Işığa karşı bir perde yerleştirdiğimizde, o hayal edebileceğimizden çok daha büyüktür. Perdenin altında açığa çıkan arzu da muazzamdır.

Üstteki ışığı reddederiz, onu almak istemeyiz. Ancak kendimizi perdeyle koruduktan sonra ışığı nasıl, ne kadar, ne amaçla ve neden alacağımıza karar verebiliriz.

Soru: Bu, her durumda mantık ötesi çalışmayı seçmemiz gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Elbette, tüm manevi derecelerde mantık ötesi bir inançla çalışmak zorundayız.

Yaradan’ın Bilgisi

Soru: Baal HaSulam, Yaradan’la teması hak eden bir Yaradan çalışanına sadece bilginin eklendiğini yazar. Bu ne tür bir bilgidir?

Cevap: Yaradan’la temasa layık olan bir kişi, her şeyin tek bir Kli’de, tek bir arzuda, bağ ve sevgi aracılığıyla ifşa edildiğini idrak eder. Bu nedenle, Yaradan’ı anlamamız O’nu var olan her şeyin tek kaynağı olarak hissetmemize bağlıdır. O zaman hiçbir sorumuz kalmayacaktır.

Yaradan’la gerçek temas, kişi tüm dostları aracılığıyla O’nunla olan içsel bağını fark ettiğinde gerçekleşir. Bu, dünyamızın gelişiminin hedefidir.

Yaradan’dan Beklediğimiz Hediye

Yaradan’dan beklediğimiz tek hediye, ihsan etmeye, Lişma’ya ulaşma yeteneğidir. Belki de bunun gerçekte ne olduğunu bile bilmiyorum çünkü kendi içimde bu tür nitelikleri hiç deneyimlemedim. Ancak şu anda gerçek anlamda anlamadığım bu hediyeyi almayı bekliyorum.

Lişma, bana Yaradan’dan gelen bir armağandır; karşılığında herhangi bir karşılık beklemeden bir dostuma veya Yaradan’a ihsan etme becerisi veren bir armağandır.

Henüz bu hediyeyi almamış olsam da, Yaradan’la olan bağımı güçlendirmek, yani O’nu kendime yaklaştırmak ya da tam tersine dua yoluyla kendimi O’na yaklaştırmak istiyorum. O’nunla kopması mümkün olmayan güçlü bir bağ kurmaya çalışıyorum.

Bizler Yaradan’la birleşmek, bu bağ aracılığıyla O’ndan haz almak, O’nunla dolmak ve nihayetinde Yaradan’la nitelik benzerliği elde etmek için doğduk.

Öncelikle O’nun yanıtının bir sonucu olarak bana gelen aynı dalga boyunda O’nunla bağ kurmaya çalışmalıyım. Yaradan ile bu geri bildirim döngüsünü kurduğumu hissettiğimde, en acil arzumu O’na iletmek ve duamı bizi bağlayan ipliğin içine yerleştirmek istiyorum. Buna karşılık Yaradan’ın aramızda kopmaz bir bağ kuracağını umuyorum.

Böylece, O’nunla sürekli olarak mesaj alışverişinde bulunuyorum. Ben Yaradan’a ulaşıyorum, Yaradan da bana yanıt veriyor ve ben O’na gittikçe daha da yaklaşıyorum. Sürekli olarak Yaradan’ın benden ne istediğini, dostlarımızla nasıl birleşmemizi istediğini anlamaya çalışıyorum ki bu birlik sayesinde hep birlikte O’na dönebilelim.

Bu süreç sayesinde ne tür bir ilişkinin ya da dalga boyunun O’ndan bir karşılık uyandırdığını ayırt edeceğiz ve bunu yaparken Yaradan’la olan bağımızı inşa edeceğiz.

Kendimden Yaradan’a bir iplik uzatmak ve karşılığında Yaradan’dan kendime bir iplik çekmek için çaba sarf etmeliyim. Bu karşılıklı bağ kurulduğunda, iki yönlü bir bağdan emin olabilirim.

Kabala ilminin özü, tam olarak kişi ile Yaradan arasında bu karşılıklı bağı kurmaktır. Lişma olarak bilinen bu bağ, Yaradan’ın bir armağanıdır.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 49

Yaradan’ı Düşünmek Korkuyu Her Zaman Yok Eder Mi?

Hayır, eğer kişi korkuyu Yaradan’la ilişkilendirmez ve O’nu korkunun kaynağı olarak tanımazsa, korku devam eder. Korku, ancak korkunun bir bağ aracı olarak Yaradan’dan kaynaklandığı irdelenerek çözülebilir. Bu konu Baal HaSulam’ın bu pek çok durumu tartışmak için bir temel teşkil eden “O’ndan Başkası Yoktur” (Şamati, Makale 1) makalesinde kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.

Bir Düşünme Egzersizi

Soru: Yaradan’la gerçek temasın, kişinin dostları aracılığıyla Yaradan’la içsel bağı edindiğinde gerçekleştiğini söylediniz.

Aramızda böyle bir edinimi inşa etmek için onluda ne tür bir egzersiz yapabiliriz?

Cevap: Bunu başarmak için, kendi aranızdaki bağı ve Yaradan aracılığıyla her biriniz arasındaki bağı edinmeye çalışmalısınız. Birini diğerine bölün ve içinizde Yaradan’dan gelen özel gücü keşfedeceksiniz. Bu zaten önemli bir başarı olacaktır.

Tüm Dünya İçin Değerli Bir Eğitimci

Soru: Örneğin internet veya başka bir şeyle ilgili olarak hedeflenen ortak bir eylemde bulunmaya karar verdiğimizde sistem etkili bir şekilde çalışacak mı? Eğer herkes bunu doğru bir şekilde yaparsa, ne kadar etkili olabilir?

Cevap: Çeşitli grupları tek bir grupta birleştiren ve hem bireysel hem de kolektif olarak insanlığın ıslahı için Kabalistik metodolojiyi dağıtan küresel sistemimiz, iki ana yönden oluşmaktadır. Birincisi, aramızda birleştiğimiz içsel çalışmamızdır. İkincisi ise birlik gücümüzü, Kabala hakkındaki bilgileri ve bağ metodolojisini dünyaya taşımaktır.

Bazen bu çalışmaların çoğu hem dünya hem de bizim için faydasız gibi görünüyor. Aslında, sürekli olarak meşgul oluyor, çalışıyor, materyalleri inceliyor ve onları son kullanıcı için uyarlıyoruz, bu da onları daha iyi anlamamıza ve onlarla bağ kurmamıza yardımcı oluyor.

Bu süreçte kendimizi de besliyoruz. Başlangıçta hiçbir şey bilmeyen ve anlamayan birinin giderek bugün eğitimci dediğimiz, dünyayla ilişki kurabilen, konuşabilen, açıklayabilen ve gösterebilen birine dönüşmesi için muazzam miktarda zaman ve kaynak yatırımı yapılmıştır. Böyle bir kişi, kaynakları bilir ve dünya için değerli bir varlık, bir mücevher olarak görülür. Bu, öğrencilerimiz anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla, ne yaparsak yapalım, işimiz görünüşte gereksiz, ikincil öneme sahip, sadece emek harcadığımız ve kendimizi yatırdığımız eylemleri içerir. Yine de bu çalışma genel sistemin bir parçası haline gelir ve sonuçları hemen görülmese bile yok olmaz.

Yine de benim gözümde bunun muazzam bir değeri var. Sonuç olarak, dünya çapında Kabala bilgeliğini takdir eden, anlayan ve bilen binlerce insan yetiştirdim. Ancak en önemli husus sadece bu bireylerin kendileri değil, kolektif sisteme zaten katkıda bulundukları gerçeğidir.

Bu, kişiyle birlikte yok olmayan ebedi, mükemmel bir sistemdir. Ona katkıda bulunduğunuz şey sonsuza kadar kalır. Onun bir parçası haline gelir ve tüm nesillerin çabalarıyla birleşerek insanlığı son ıslaha yaklaştırır.