Islah Olmuş Onlu Nedir?

Soru: Onluyu ıslah olmuş olarak görmem gerektiğini söylediniz. Islah olmuş onlu nedir?

Cevap: Onluyu kesinlikle tamamlanmış, birleşmiş ve tek bir bütün haline gelmiş olarak düşünmeliyim.

Bu sistemin münferit unsurlarının koşulu, karşılıklı tamamlanma ve birbirleriyle öyle bir bağ kurma halidir ki, onları ayıran hiçbir şey yoktur, sadece birbirlerini tamamlarlar.

Her birimizin içinde, diğerlerinden farklı olan başlangıç noktamız dışında hiçbir şey yoktur. Bu noktanın etrafında oluşan diğer her şey yalnızca birbirimizle bütünleşmemizi sağlamak için vardır.

Manevi olarak biz siyah bir nokta olan Malhut‘u temsil ederken, diğer dokuz Sefirot ben değil, benim başkalarıyla olan ilişkilerimdir. Islah olmuş bir onluyu bu şekilde düşünmeliyim: her birinin birbiriyle tam bir bağ kurmuş hali.

Kendinizden Sakladığınız Bir Sır

Yorum: Bir yandan bizi Yaradan kışkırtıyor, ancak diğer yandan O’na güvenmek zorundayım. Burada bir çelişki var.

Cevabım: Tüm manevi ilerleme sistemi çelişkilerden başka bir şey üzerine inşa edilmemiştir. Aksi takdirde gerçek koşulumuzu algılamamız mümkün olmazdı.

Dünyamızda sadece tek bir koşulda, egoizm içinde var oluruz. Her şeyi yalnızca bu koşulla ilişkili olarak algılarız. Daha büyük egoizm – daha küçük egoizm, daha fazla haz – daha az haz dışında başka bir ölçeğimiz yok.

İhsan etme niteliğinde olmanın ve kendi içimizde yeni bir ölçüm sistemini yaratmanın ne anlama geldiğini hala anlamış değiliz.

İşte bu yüzden “gizli” denen bu yöntemde bu kadar zorlanıyoruz. Kimse onu saklamıyor; sadece onun için uygun duyulara sahip değiliz ve onu kavrama veya idrak etme yeteneğimiz yok.

Bu nedenle Kabala’ya “saklı bilgelik” veya “gizli bilgelik” denir. Ancak bu, birinin sizden bir şey gizlediği bir sır değildir. Tek taraflı niteliklerinizle bunu kendinizden gizleyen sizsiniz.

Eğer Onlu Yoksa

Soru: Kötülüğün gelişmesine izin vermememiz gerektiğini söylediniz. Islahın dört safhasından geçmek için yapılması gereken çalışma bu mudur?

Cevap: Islahın dört safhası, her seferinde farklı bir biçimde olmak üzere, içinizde kendiliğinden gerçekleşecektir.

Onlara zihninizle yaklaşmanızın hiçbir yolu yoktur çünkü kötülüğün ortaya çıktığı anda siz duygularınızdasınızdır ve tüm düşünceleriniz yok olur. Hiçbir sağduyu size yardımcı olmaz; duygularınız devreye girer. Dolayısıyla her şey yalnızca içinde bulunduğunuz çevreye bağlıdır.

Dereceden dereceye geçtiğimizde ve kötülük ortaya çıktığında, yukarıdan kontrol edildiğimizi anlayın! Size yardımcı olabilecek tek şey, bazı titreşimleri ve şokları tutan ve size yardım ve destek sağlayan bir damper, bir fren görevi görmesi için önceden yarattığınız çevredir. Bu, içinde çalıştığınız onludur.

Eğer onlu yoksa ilerlemeniz çok sınırlı, çok sığ ve sadece kısmen başarılı olacaktır. Yine de ilerlemeye devam edeceksiniz çünkü geniş kolektif dünya Kli’sinin içinde varsınız ama bu aynı olmayacaktır. Bu yüzden bunu göz önünde bulundurun.

Bir Dostun İyiliği İçin İyi Bir Düşünce

Soru: Ne tür bir dost iyi bir düşüncede karşılıklı garantiyi uygular?

Cevap: Bu, sizinle Yaradan arasında bir bağ kurabilen erkek veya kadın dostlarınızdan herhangi birisidir.

Bir dostun iyiliği için gerçekleştirilen iyi bir düşünce, sizin onun için gerçekleştirdiğiniz dileğinizdir.

Rabaş – İçsel Manevi Çalışma Ansiklopedisinin Yaratıcısı

Baal HaSulam saf bilimle uğraşan bir bilgindi. Yüksek akademik bir üslupla yazardı. Ve öğretmenim Rabaş bize çok yakındır. Bizi kollarıyla tutar ve bize: “İşte böyle yürümelisiniz. İşte tam da bu yüzden böyle ve böyle koşullar yaşıyorsunuz.” diye gösterir. Sizi sürekli küçük bir çocuk gibi yönlendirir, yardım eder, besler, kundaklar, sizi büyütmek için her şeyi yapar.

Rabaş, özünde, içsel manevi çalışmanın Kabalistik bir ansiklopedisini yaratmıştır. Makalelerinde geçmemiz gereken tüm koşulları açıklamıştır. Bu nedenle, kişi bunları her zaman çalışırsa, hiçbir sorunu olmaz.

Bu makalelerin kısaltılmış bir versiyonu üzerinde çalışırken ve onları tekrar tekrar gözden geçirirken, bunun bir çocuğun onsuz hayatta kalamayacağı bebek mamasına ne kadar benzediğini görüyorum. Kişi, Baal HaSulam’ın gerçekte kişiye verdiği Kabala besinini alamaz. Baal HaSulam onun üzerine öyle bir ışık döker ki, sanki bir bebeğin önüne biftek koymuş gibidir.

Ama Rabaş öyle yapmaz.  Tüm bunları lapaya, haşlanmış sebzelere, uygun porsiyonlarda tüketilebilecek süte dönüştürür. Bunu inanılmaz bir şekilde başardı! Ve öyle bir tarzda, öyle bir biçimde ki, tarif etmek imkânsız!

Nasıl yazdığını hatırlıyorum, her gün biraz daha, biraz daha, biraz daha ve haftanın sonunda makale ortaya çıkardı. Bana verirdi, ben de kopyalarını çıkarır ve öğrencilere dağıtırdım. Ve sonraki hafta boyunca yeni bir makale çıkana kadar onu okurduk. Ve sonra yine aynı şey. Başka bir deyişle, manevi alanda ustalaşmaya yönelik sistematik, içsel, manevi bir çalışmaydı.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 136

“Hayvan Gıdası” Ve “İnsan Gıdası”nın Anlamı Nedir?

Her manevi derece, kendi önemine göre beslenir. Hayvansal gıda bitkiseldir. İnsan gıdası hem bitkisel hem de hayvansaldır çünkü insan konuşan seviyesine aittir. Bir insanı bir hayvandan ayıran nedir? Dereceleri. Baal HaSulam, insan gıdasının buğdaydan işlendiğini, hayvan gıdasının ise ham tahıllardan ve buğdayın kendisinden oluştuğunu söyler.

Bunu Zohar’dan Sifra deTzniuta’da çok iyi açıklar: Bir kişi bir şehre gelir (“şehir” Atzilut dünyasını ifade eder) ve oradaki herkesin çeşitli ekmekler ve hamur işleri yediğini görür. Yiyeceklere bakar ve insanlar ona teklifte bulunur: “Tadına bak.” Tadına bakar ve yiyecekleri çok lezzetli bulur. Sonra sorar: “Bu yiyecekler neyden yapılıyor?” Cevap verirler: “Buğdaydan.” Ve hayretler içinde kalır: “Ben böyle yiyecekleri hiç tanımadım, çünkü hayatım boyunca bir hayvan gibi sadece çiğ buğday yedim.”

Kişi “şehre”, Atzilut’a ulaşır ve orada yiyeceklerin satıldığını ve yenildiğini görür, ancak bunlar farklı şekilde işlenir. Bunlara “insan gıdası” denir. Sadece bir insan, buğdayı “su” ve “un” ile işleyerek bu tür yiyecekleri hazırlayabilir, bu da Hassadim ve Hohma’nın ayrımlarını sembolize eder.

Akıllara Durgunluk Verici!

Soru: Sizin için Tanrı var mı?

Cevap: Benim için bir Yaradan var. O siz de dahil olmak üzere her şeyi yaratan ve amacınızı gerçekleştirmenizi isteyendir.

Soru: Nedir bu amaç?

Cevap: Amacınız O’nun seviyesine ulaşmak, O’na benzer olmaktır. Bu yüzden bir kişiye “Domeh” kelimesinden gelen ‘Adam’ denir – Yaradan’a “benzer”.

Soru: Peki tekrardan, neye benzer?

Cevap: Yaradan’a.

Soru: Peki bu ne anlama geliyor? Bu nitelik nedir?

Cevap: Bu ihsan etme niteliğidir, yaratma niteliğidir, tüm dünyaları yönetme niteliğidir. Bu bir insanın edinmesi gereken bir koşuldur.

Soru: Dünyamızdaki herhangi biri mi?

Cevap: Kesinlikle herkes!

Yorum: Bu akıl almaz bir şey!

Yanıtım: Ama isteseniz de istemeseniz de buna ulaşacaksınız.

Ulaşmamız Gereken Safha

Soru: Onluda bir dostumun önünde kendimi nasıl doğru bir şekilde iptal etmeliyim?

Cevap: Bu kesinlikle kolay değildir ama esasen ulaşmamız gereken safha budur.

Soru: Yani kendi görüşüm yerine dostumun görüşünü mü kabul etmeliyim?

Cevap: Hayır, dostunuzun görüşünü kendinizin ulaşmak istediğiniz safha olarak kabul etmelisiniz.

Soru: Buna iptal etme mi deniyor?

Cevap: Göreceksiniz.

İyi Eylemler Hakkında Düşünün

Soru: Bir dostumuzun düşüş koşulunda olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Cevap: En önemli şey sürekli olarak üst gücün tüm dostları nasıl birleştirmesini, yakınlaştırmasını, birbirine bağlamasını ve yukarı çekmesini istediğinizi düşünmektir.

Yapmamız gereken budur. İyi eylemler hakkında düşünmeliyiz.

Talep Etmekle Yükümlüyüz

Soru: Her onlu kendi içinde bir dünya ise diğer onlularla nasıl bağ kurabiliriz?

Cevap: Bu sizi ilgilendirmez. Her şey Yaradan tarafından yapılır: Onluları birbirleriyle ilişkili olarak indirir ve yükseltir.

Her bir grup hakkında çok daha fazla veriye sahiptir ve onları belirli bir yola göre birleştirir. Bu nedenle, nasıl veya nerede olduğumuza dikkat etmeyin.

Talep edin, talep etmekle yükümlüsünüz.