Category Archives: Yaradan

Hiçbir Koşulu İhmal Etmeyin

Eğer “Yaradan’dan başkası yoktur” deniyorsa, o zaman kişi nasıl bağımsız olarak hareket edebilir? Kişinin tek eylemi, zaman zaman Yaradan’dan başka kimsenin olmadığını, dünyada bir şeyler verebilecek ve yapabilecek başka bir güç olmadığını, yalnızca O’nun olduğunu daha fazla hissetmesi ve buna daha fazla erişmesidir.

Hiçbir koşulu ihmal etmemelisiniz, aksine hepsini tek bir arzuya, özel bir karara, tek bir kolektif Kli‘ye (kap) bağlamanız gerekir. O zaman bu Kli‘nin, Yaradan’ın yaratılışın son amacının ifşa edildiği eşsiz bir forma sahip olduğunu göreceğiz ve hepimiz buna dahil olacağız.

Zaman kavramı burada önemlidir. Kişi her zaman kalbinde hissettiklerine bağlı kalmaya çalışmalı ve bu hissin onu hedefe, aklın argümanlarına karşı mantığın üzerinde bir bağa götürmesine izin vermelidir. Ama yine de devam eder ve yavaş yavaş kendisinden ne istendiğini ve manevi, mantık ötesi olarak adlandırılan bir koşula ulaşmak için kendisini nasıl hazırlaması gerektiğini anlamaya başlar.

Nasıl Kafa Karışıklığı Olmaz?

Soru: Bizi yok edebilecek olgular olduğunu söylediğimizde yani Yaradan, benim dahil olmam gereken bir tür egzersiz yaptığında, burada kafam nasıl karışmaz?

Bir yandan hemfikir olup kabul ederken, diğer yandan bizi yok eden bir şeye nasıl karşı çıkabiliriz? Ne tür bir destek ve öncelikler olabilir?

Cevap: En önemli şey karşılıklı nefretin olmamasıdır. Yani sizi birbirinize çeken şeyler üzerinde çalışın.

Ve sonra yavaş yavaş olumsuz nitelikler sizden uzaklaşacak ve olumlu olanlar kendilerini gösterecektir. İşte bu şekilde hareket etmelisiniz.

Köklerimize Dönüş

Soru: Manevi gelişim aşamalarının her biri (kötülüğün ifşa edilmesi, başkalarına zarar vermemek, komşunu kendin gibi sevmek) onlarca yıl sürebilir mi?

Cevap: Bugün bu çok daha az zaman alıyor.

Soru: Bu nasıl olabilir; hepimiz çok farklıyız? Hâlâ birinci aşamada olan insanlar olduğu gibi üçüncü aşamaya çoktan ulaşmış olanlar da var.

Cevap: Bu bizim toplumumuzda da böyle; farklı insanlar vardır: zengin ve fakir, zeki ve o kadar da zeki olmayan, vb. Yani, onlar her zaman birbirlerini tamamlarlar.

Soru: Baal HaSulam, bir kişi özgecil niteliği, yani başkalarıyla birlik olma ve onları kendi çıkarı için kullanmama yeteneğini edindiğinde, niteliklerin eşitliği yasasına göre hemen üst gücü hissetmeye başladığını açıklıyor.

Üst güçle temasın bir insan için en doğal koşul olduğunu yazıyor. Bunu nasıl açıklayabilirsiniz?

Cevap: Bu kökümüze, geldiğimiz köke bir geri dönüştür.

Soru: Bir insanın Yaradan ile bağda olması doğal mıdır? Bizim için egoist olmak çok daha doğal.

Cevap: Ama egoizmimiz de oradan geliyor. Yaradan her şeyi yarattı. Kötülüğü yarattı ve bize onu ıslah etme fırsatı verdi. Bu şekilde iyiye doğru ilerliyoruz.

Ortak Arzuyu Nasıl Yaratırız?

Yorum: Arzunun birincil olduğunu söylediniz. Bu beni şaşkına çevirdi çünkü arzular beynimde ortaya çıkıyor.

Cevabım: Hayır, Yaradan başlangıçta arzuları yarattı ve bu arzular daha sonra cansız, bitkisel, hayvansal ve insan dereceleri olarak gördüğümüz çeşitli büyüklükler, anlamlar ve formlar almaya başladılar. Genel olarak, doğada sadece arzular vardır, sadece arzular.

Soru: Eğer bu arzular beynimde ortaya çıktıysa, bunları dostlarıma ve topluma nasıl doğru bir şekilde aktarabilirim ve nasıl doğru olduklarını kanıtlamaya çalışabilirim?

Cevap: Kanıtlanacak bir şey yok. Her insanın kendi arzuları vardır ve sadece onlarla meşguldür.

Soru: Peki birlikte yol almak ve birlik olmak için ortak bir arzuyu nasıl yaratırız?

Cevap: Bu sizin amacınıza bağlıdır ve eğer tek bir amacınız varsa – Yaradan, arzularınızı O’nda birleştirirsiniz.

Soru: Benim hislerime göre, herkesin kendi Yaradan’ı var. Birlikte olsak bile herkes O’nu kendisi yaratıyor. Kolektif bir Yaradan’ı nasıl doğru bir şekilde yaratabiliriz?

Cevap: Ortak bir amaç için çabalayın ve kendi aranızda nasıl hareket edeceğinizi anlayacaksınız.

Kendime Fayda Sağlamaksızın

Kabala’da şöyle bir terim vardır: “kendi iyiliğim için”den “başkasının iyiliği için”e (’Mi Lo Lishma-Lishma”).

Yani ıslah, egoist niyetlerle başlar: Yaradan’ı ifşa etmek için bir dosta yakınlaşmak istiyorum çünkü bu sistemde sonsuz yaşama sahip olacağımı, her şeyi haklı çıkarabileceğimi anlıyorum.

Bu kötülüğün farkındalığından sonraki ikinci aşamadır, ancak hala egoisttir. Ve sonra, üst ışığın, Yaradan’ın gücünün, O’nun yayılımının, O’nun doğasının etkisi altında, değişmeye başlarız.

Yani, kişi kendisi için herhangi bir faydası olmaksızın bir başkasına ihsan edebildiği ve onunla bağ kurabildiği zaman böyle bir yetenek edinir.

Bu zaten üçüncü aşamadır, gerçek bir özgecil niteliktir çünkü ihsan etmek bizim için bir ödül haline gelir. Baal HaSulam’ın yazdığı gibi, herkes elinden gelenin en iyisini yapmalı ve yalnızca ihtiyacı olanı almalıdır.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular-135

Soru: Yaradan’dan ne tür bir mucize isteyebiliriz?

Cevap: Mantığın üzerinde bir ışık kuvveti elde etme mucizesi.

Soru: Kişinin, Yaradan’dan kendisine geleni herkese vermesi gerektiğini söylediniz. Yaradan’dan geleni dostlarıma aktarmak için sadece benim iyi niyetim yeterli midir? Yoksa onların arzularını kendinize dahil etmek bir ön koşul mudur?

Cevap: Dostların dahil edilmesi çok önemlidir. Onluda birlik olmanın tek yolu budur.

Soru: Kişi duasının gerçek olması için inanç ihtiyacını kendisinde nasıl uyandırabilir?

Cevap: Bunu Yaradan’dan isteyin.

Soru: Kişi komşusuna olan sevgisini sadece tam bir inançla ödüllendirilerek hissedebilir mi?

Cevap: Hayır, bu şart değil. Çalışmanın başında bile, kişi basamakları biraz tırmanmaya başladığında, bir başkasını isteyebilir ve onunla bağ kurabilir.

Soru: Nasıl olur da ihsan etmekten haz almazsınız? Bu haz nereye yönlendirilmelidir?

Cevap: Vermenin hazzını kendinize saklamamalısınız. Aynı zamanda arzularınızın içinde çalışır ve arzularınızın bu enerjiyi nasıl aldığını ve onun sayesinde var olduğunu görürsünüz.

Yaradan’a Karşı Duyduğunuz Şikayetlerden Nasıl Kurtulabilirsiniz?

Soru: Yaradan’a karşı olan şikayetlerden nasıl kurtulabilirsiniz?

Cevap: Sizi inciten şey, hakkında dua etmeniz gereken şeydir.

Kişi, Yaradan’a ne söylemek istediğini yazsın ve sonra günün farklı zamanlarında yazdıklarının doğru olup olmadığını kontrol etsin. Ve eğer duasını değiştirmek istediğini hissederse, o zaman bu ileriye doğru atılmış bir adımdır.

Bu nedenle, çalışmanıza devam edin ve duayı sürekli olarak hafifçe ayarlamaya çalışın. O zaman Yaradan’ın size buna göre nasıl yanıt verdiğini göreceksiniz. Ve eğer gerekirse, O sizi ıslah edecektir.

Öncelik Manevi Arzulara Verilmiştir

Soru: Kabala’ya gelen kişilerin karakteristik özelliği maddiyattaki hangi doygunluk eşiğidir? Düşük mü yoksa yüksek mi?

Cevap: Kabala çalışan tüm insanlar farklıdır, ancak kural olarak, dünyamızın arzularını yerine getirmek için çok istekli değillerdir.

Soru: Manevi ilerleme sürecinde maddi ihtiyaçlar azalır mı yoksa artar mı?

Cevap: Kesin olarak söylemek mümkün değildir. Bazı insanlar dünyamızın küçük bencil arzularına takılırlar ve önce bunların üstesinden gelmeli, sonra da büyümelidirler. Bazıları ise bunu umursamaz: “Bu dünyanın arzuları kenarda kalsın, ben manevi arzularla ilgileneceğim.” der.

Işıktan Haz Almaktan Kaçınmaya Gerek Var Mıdır?

Soru: Işık geldiğinde bizi dolduruyor. Bundan haz almaya karşı nasıl direnebiliriz? Hazza direnecek gücü nereden bulabiliriz?

Cevap: Aldığınız ışığı Yaradan’a doğru yönlendirmeniz gerektiğini düşünün.

Neşe ve haz ortadan kalkmasa bile, onlardan kaçınmanıza gerek yoktur. Sadece onları doğru şekilde kullanmanız gerekir.

Soru: Kişi korkuya nasıl ulaşabilir?

Cevap: Korkuya ulaşmak, Yaradan’dan aldığınız şeyle nasıl ilişki kurduğunuza bağlıdır.

Bir Sonraki Dereceye Doğru İlerlemek

Soru: Işıktan haz almamanın ilerlemek anlamına geldiğini anlıyorum, doğru mu?

Cevap: Hayır, ışıktan haz almamak henüz ilerlemek anlamına gelmez.

Bir sonraki dereceye ilerlemek, Yaradan’ı ve O’nun ışığını daha fazla ifşa etmek, kendinizi buna daha fazla hazırlamak ve hepsini özümseyebilmeniz için daha kolektif bir Kli (kap) oluşturmak üzere başkalarıyla bağ kurmak anlamına gelir.