Category Archives: Yaradan

Işığın İdrak Edilmesi

Soru: Bazen Yaradan ile o kadar doluyorsunuz ki hareket edemiyorsunuz. Kişi bu koşula nasıl ulaşabilir?

Cevap: Bu, Yaradan temel talebinizden memnun olduğunda ve siz hareket edecek güce sahip olmadığınızda, yani ilerlemenize yardımcı olmak için ışıkla herhangi bir içsel eylemde bulunmadığınızda meydana gelir. Ancak ışığı aldığınızda, Yaradan’dan yükselme aldığınız ve şimdi bunu nasıl gerçekleştireceğinizi bulmanız gerektiği netleşir.

Işığın idraki, onu ihsan etmek için almaktan, onunla dolmaktan ve onu daha yükseğe çıkmak ve yeni Kelim’e (kaplar) dahil etmek için kullanmaktan ibarettir. Bu diğer arzular henüz Yaradan uğruna almaya katılmamıştır. Böylece kişi yeni bir yükseliş seviyesine sahip olur.

Soru: Kişi bu ek Kelim’i nasıl dahil eder?

Cevap: Onları basitçe kendi içine dâhil eder ve hepsi bu kadar. Burada özel bir bilgece eylem yoktur.

Her Gün Nasıl Neşe İçinde Çalışabiliriz?

Soru: Yaradan’ın bize verdiği yolun en iyisi olduğu idrakine nasıl sürekli tutunabiliriz ve her gün nasıl neşe içinde çalışabiliriz?

Cevap: Kendinizi eğitmelisiniz, yolun doğru olduğundan emin olmanız gerektiğini her gün tekrarlamanız ve her adımda neşe almalısınız.

Soru: Ama neşe her zaman gerçekleşmiyor ve bu da eylemin zorla yapıldığını gösteriyor?

Cevap: Evet, zorla. Söylenen de budur.

Yine de, Yaradan’a giden yolda olduğunuz ve henüz hissetmeseniz de O’na yaklaştığınız için memnun olmalısınız.

Ama yapmanız gereken çabaları tamamladığınızda, tüm mevcut koşulunuz size ifşa olacak ve sevinç, anlayış ve hissiyat içinde olacaksınız.

Nasıl İsteyeceğinizi Bilin

Soru: Yaradan’ın bize nasıl yardım ettiği açık değil. Her şeyi kendim için aldığımı ve O’ndan yardım istediğimi görüyorum. Yaradan’dan bu karşılıksız eylem armağanını nasıl alabilirim?

Cevap: Kişi ihsan etmek için çalışabilecek arzu ve nitelikler geliştirir.

Soru: Eğer bir şey yapamıyorsam, örneğin ders için uyanmak ve Yaradan’dan yardım istemek gibi, sonunda O uyanmama yardım eder mi?

Cevap: Eğer isterseniz, O size yardım edecektir.

Soru: Böyle bir gücü bir dostun almasını isteyebilir miyim?

Cevap: Elbette. İstemeye devam edin. Dostunuz için, kendiniz için isteyin, böylece nasıl isteyeceğinizi bilirsiniz.

Yaradan’a Bir Hediye

Soru: Yaradan’dan gelen bir armağan, her zaman haz mı verir yoksa bazen egoizme bir darbe gibi mi gelir?

Cevap: Her iki şekilde de.

Soru: Yaratılan, Yaradan’a ne tür bir armağan verebilir?

Cevap: İhsan etmek için almak. Eğer kişi, Yaradan’a dua eder, O’ndan bir şey ister ama bu kendisi için olmazsa, o zaman bu işe yarar.

Yaradan’a Benzerlik İçinde Olun

Soru: Maneviyata ulaşmak sadece yansıyan ışıkta gerçekleşir. Kişi yansıyan ışığın en temel seviyesini nasıl inşa edebilir?

Cevap: Yansıyan ışık seviyesi, Yaradan’dan aşağıya inen direk ışığa karşılık gelmelidir. Yansıyan ışık direk ışıkla aynı olmalıdır. O zaman eşdeğer olacaklardır ve yansıyan ışıkta direkt ışığı alan yaratılan, direk ışıktaki tüm tanımları tam olarak anlayacaktır.

Soru: Ama ben kendim için bir şey almak istemiyorum. Ben sadece Yaradan’a bir şeyler vermek istiyorum. Bunu nasıl yaparsınız?

Cevap: Kendiniz için nasıl bir perde yapacağınızı anlamalısınız ve bu perdeden yansıyan ışıkta Yaradan gibi olmalısınız. Sonra, O’nun gibi olarak, O’nun eylemlerini ve koşulunu anlayacak ve O’nunla birleşeceksiniz. Bu perdenin eylemidir.

Soru: Ama bu, niyete nasıl döner? Ne hakkında düşünmeliyim?

Cevap: Niyetiniz ve odağınız Yaradan ile benzerlik içinde olmak olmalıdır.

Manevi Gelişimi Nasıl Hızlandırabiliriz?

Soru: Yaradan ruhlarımızı yavaş yavaş ve bölümler halinde ıslah eder. Manevi gelişim aşamalarını hızlandırmak mümkün müdür ve bu neye bağlıdır?

Cevap: Bu sizin onludaki bağınıza bağlıdır. Eğer Yaradan’a tek başınıza yönelirseniz, bu bir şeydir. Ancak birkaç dostunuz sizinle birlikte, hatta daha da iyisi tüm onlu talep ederse, Yaradan hemen ve mümkün olduğunca doğrudan cevap verir.

Maneviyatta, yalnızca daha büyük bir bağ için çabalayabiliriz. Bu şekilde, yolumuzun önemli unsurlarını yol boyunca kaybetmekten kendimizi koruruz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 133

Soru: İnsanın ana görevi Yaradan’ın gerçekliğinin bilincine varmaktır. Bunu başarmak sadece dua yoluyla olabilir. Kişi kendi içinde bu hissiyata gelmesi için duayı nasıl tutabilir?

Cevap: Her zaman Yaradan için çabalayın ve O’na ulaşma arzusunu kalbinizde tutun.

Soru: Akıl, mantık ötesi inanç içinde gitmemizi engelliyor. Kendimizi aşmamıza yardımcı olması için, aklı nasıl doğru kullanabiliriz?

Cevap: Bunu yapmak için birbirinizle birlik olmanız gerekir, böylece herkes bir dostunun yükselmesine biraz olsun yardımcı olabilir. Onludaki herkesi bu şekilde etkilemek için birlikte çalışırsanız, yükselebilirsiniz.

Soru: Yaradan’a yaklaşmak için büyük bir arzu olduğunda, bu iyi bir koşul. Ama ya kişi Yaradan’ı sadece biraz hissederse, o zaman bu pek de iyi bir koşul sayılmaz mı?

Cevap: Bu hissi geliştirmeye devam etmekte ve artırmaya çalışmakta bir sorun yoktur.

Kalbi Temizle

Soru: Yaradan’ın üzerimizdeki iki etkisini nasıl ayırt edebiliriz ki hangisini önce söyleyeceğimizi seçelim: “O’ndan başkası yoktur” mu yoksa “Ben kendim için değilsem, kim benim için” mi?

Cevap: Kalbinizi biraz temizlemeniz gerekir ve o zaman Yaradan’ın size karşı olan tutumunu anlayacaksınız.

Soru: Hangi durumda şunu söyleme fırsatım olacak? “Ben kendim için değilsem, kim benim için”? Çünkü benim için her zaman şunu söylemek uygundur: “O’ndan başkası yoktur.”

Cevap: Elbette, bu her zaman daha iyidir.

Bize Her Şey Mutluluk İçin Verilmiştir

Tanrı’dan bana mutluluk vermesini istedim ve Tanrı hayır dedi.

Bir lütuf verdiğini ve mutlu olup olmayacağımın bana bağlı olduğunu söyledi.

(“Tanrı’dan İstedim,” bir Rus kıssası)

Yanıtım: Gerçekten de öyle.

Yorum: Yaradan bizi mutlulukla kutsuyor ama nedense biz mutsuzuz.

Yanıtım: Kutsamayı kabul etmiyoruz.

Soru: Neden?

Cevap: Biz mutlu olmak istemiyoruz.

Soru: Yani bütün bunlar bizden mi kaynaklanıyor?

Cevap: Evet.

Soru: O’nun bizi mutlulukla kutsadığını anlıyor muyuz? Yoksa O’nun verdiği her şeye “Yanlış verdin…” diyerek lanet mi ediyoruz?

Cevap: Hayır, anlamıyoruz. Tüm doğa, tüm yaşam, tüm bunlar bize mutluluk için verilmiştir.

Soru: Biz ne tür yaratıklarız? Bize mutluluk veriliyor ama biz ondan kaçıyoruz. Diyoruz ki: “Orada değil.” Her zaman onu arıyoruz. Diyoruz ki: “Mutluluğu arıyoruz” diyoruz ama mutluluk neyse odur. Bu işler böyle mi yürüyor?

Cevap: Evet. Bu biziz.

Soru: Bir insanı mutlu etmek için ne yapabilirsiniz?

Cevap: Hiçbir şey. Kişi mutlu olmayı öğrenmelidir.

Soru: Prensip olarak, mutluluğun sadece Yaradan’dan geldiğini, mutluluğun her yerde olduğunu ve sadece onu hissetmem gerektiğini kabul mü etmeliyim?

Cevap: Evet.

Soru: Peki ne yapmalıyım?

Cevap: Sihirbaz hakkındaki kitabımı hatırlıyor musun?

Yorum: Evet, O’nun her zaman arkadaşı olacak birini beklediği yazıyor.

Yanıtım: Temel olarak bu, mutluluğun elde edilip edilemeyeceği hakkında bir hikaye.

Yorum: Bu kitap sesli kitap olarak da mevcut. Adı Sonsuza Kadar Birlikte: Yalnız kalmak istemeyen sihirbazın hikayesi. İnanılmaz bir kitap!

Yaradan’la Konuşun

Soru: Yaradan’a şükranlarımızı ifade ettikten sonra O’na ne tür bir uyanış vermeliyiz?

Cevap: Her zaman Yaradan ile konuşmaya çalışmalısınız. Bu herkesin görevidir. Kişi, O’na ne tür bir dua gönderdiğini kontrol etmelidir.

Kişi Yaradan’a hitap etmese bile, yine de her kalpten O’na bir arzu yükselir çünkü O, tüm dünyayı ve her birimizi kontrol eder. Bu nedenle, kalbimizin nereye yöneldiğini ve Yaradan’la nasıl bir ilişki içinde olduğunu kontrol etmemiz gerekir.

Soru: Farklı çelişkili durumları birleştirip yine de kalbin yönünü nasıl kontrol edebiliriz?

Cevap: Bu, kalbinizde ortaya çıkan durumların üzerine çıkmayı ve onları Yaradan’a yönlendirmeyi amaçlayan uzun vadeli bir çalışmadır.