Category Archives: Maneviyat

Hedefe Ulaşmak İstiyorsanız

Soru: Hedefe ulaşmak isteyen bir kişi nasıl hisseder?

Cevap: Kişi asıl işinin kendisini grubun ve Yaradan’ın önünde sürekli olarak iptal etmek olduğunu hisseder, başka bir şey değil.

Egoizm bizim ters yardımcımızdır. Onu iptal edebilmemiz ve böylece Yaradan gibi olabilmemiz için bize özel olarak verilmiştir. Düşünmeniz gereken tek şey budur.

Bunun etrafında pek çok düşünce, eylem ve niyet vardır ama genel olarak en önemli şey budur.

Kendinizden Korkun!

Soru: Yaradan’dan korkmayı nasıl bırakabiliriz?

Cevap: Doğada insanın negatif egoizm gücü ve Yaradan’ın pozitif gücünden başka bir şey olmadığı için, sadece kendimizden korkmamız gerektiğine inanıyorum.

Yaradan’dan korkacak hiçbir şeyimiz yok. Daha iyi, daha nazik, daha mükemmel hiçbir şey yok. Bu nedenle, insandan, kendinizden korkun çünkü tüm sorunların tek kaynağı biziz.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 10

RABAŞ “Dünyada Bir Kral Olduğunu Bilmeyen İnsanlar Var” Sözüyle Ne Demek İstiyor?

Bu dünyada, henüz Yaradan’a doğru gelişim göstermemiş insanlar var. Neden? Çünkü her insanın içinde, kolektif ruh olan Adam HaRişon’un farklı bir parçasından uzanan bir ruh vardır. Bazı parçaların şimdi gelişmesi gerekirken, bazılarının 3.000 yıl önce gelişmesi gerekiyordu ve diğerleri ancak 200 yıl sonra gelişecek. Gelişimin zamanlaması üzerinde hiçbir kontrolümüz yoktur. Dolayısıyla bunu sorgulamaya ya da tartışmaya değmez. Gelişim planı biz doğmadan önce, biz kolektif ruhtan ayrılmadan önce yaratıldığı için, anlayışımızın ötesindedir. Kişinin rolü sadece çalışmayı yapmaktır, tamamlamak değil. Bu, her an elimizden geleni yapmamız gerektiği anlamına gelir.

Dolayısıyla, gelişimin tüm aşamaları insanlık tarihinin her anında mevcuttur. Bu her zaman böyle olmuştur ve böyle olmaya devam edecektir. Bu aşamalara göre anlayışla hareket etmemiz gerekir. Bazı insanlar manevi ilerlemeye hazırdır ve Kabala metoduna bağlıdır, bazıları ise hala böyle bir hazırlıktan yoksundur, bu yüzden Kabala’ya farklı tepkiler verirler. Diğerleri bu kavramı tamamen anlayamazlar ve her zaman onu çeşitli fiziksel formlara büründürürler. Bu da var olan bir aşamadır ve bu tür insanlar yalnız bırakılmalıdır. Böyle bir yaklaşımı İbrahim ve babası Terah örneğinden öğrenebiliriz. Terah puta tapan biriydi, İbrahim ise Yaradan’a tapıyordu.

Evrenin En Parçalanmış Kısmı

Yaradan tek bir arzu yarattı, bu arzu gelişti ve sonra küçük parçalara ayrıldı. Ortak arzunun ayrı parçacıklara bölünmesiyle başlayarak, aralarında egoizm ortaya çıktı, birbirlerini karşılıklı olarak reddettiler ve kendilerini dünyamızda yerleşmiş hissetmeye başladılar.

Hissetmeye başladığımız tüm cansız, bitkisel, hayvansal ve insani arzuları, çevremizdeki dünya biçiminde kendi dışımızda görmeye başladık. Birbirimize yönelik arzularımız cansız, bitkisel, hayvansal ve insan, ya da 0, 1, 2, 3, 4 olarak adlandırdığımız dört seviyeden oluşur.

Bizim işimiz egoist dereceden çıkmaktır, çünkü onun üzerinde durarak nerede olduğumuzu dahi hissetmeyiz.

Egoizm başından itibaren bizi kendi içimize kapatır -her birimizi. Onun içindeyken kendi dünyamızdan başka hiçbir şey hissetmeyiz. Bu, Evrenin en alçak, en önemsiz ve en kırık parçasıdır. Bu nedenle kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, ne için var olduğumuzu bilmiyoruz – kesinlikle hiçbir şey bilmiyoruz! Belki de kendimizi bunalmış hissediyoruz. Ve hatta bu gerçeği bile hissetmiyoruz.

Ancak bize bizi geliştiren güç verilmiştir. Birbirimizle birlik olma ihtiyacını hissetmemizi sağlayan ihsan etme niteliği olan daha fazla üst ışık, yavaş yavaş, her seferinde daha fazla üzerimize iner.

Aile İçinde Nasıl Erdemli Olunur?

Soru: Bir kişi aile içinde nasıl erdemli olabilir?

Cevap: Eşinizle bir anlaşma yapın, o sizi erdemli bir insan haline getirecektir. Oldukça ciddi konuşuyorum. Eğer kadın isterse, kocasını her konuda, her eylemde sistematik olarak etkileyecek ve kocası da istemeden kendini düzeltecektir.

Soru: Herkesin inişler ve çıkışlar yaşadığını öğreniyoruz. Muhtemelen bir kadın da bunu yaşıyordur. Kocasını her zaman etkileyemeyebilir. Bu düşüş anlarında ne yapılmalıdır?

Cevap: Tabii ki burada karşılıklı çaba gereklidir çünkü her ikisi de ailelerini doğru ve erdemli hale getirmek isterler ki çocukları da aynı şekilde olsun.

Bu nedenle, devam edin ve harekete geçin, başaracaksınız.

İnsanın Süper Güçleri Nasıl Geliştirilir?

Yorum: Çeşitli bilim insanları ve araştırmacılarla görüşen popüler fütürist ve fizikçi Michio Kaku, teknoloji sayesinde yeni cihaz ve makinelerin daha iyi olmamıza yardımcı olabileceği bir süper geleceğe doğru ilerlediğimiz sonucuna varmıştır.

Yanıtım: Herkese telefon yerine bizi sürekli daha iyi hale getirecek cihazlar dağıtabilseydik, bu harika olurdu.

Yorum: Bir insanın dijitalleştirilmesi, anılarının dijitalleştirilmesi olasılığından bahsediyoruz.

Yanıtım: İstediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Ancak insanları geliştirmezseniz, insanlığa korkunç bir gelecek getirirsiniz.

Bugün öyle bir eşikteyiz ki, eğer teknik imkânlarımız doğrultusunda kendimizi geliştirmeye başlamazsak, herkesin bir hap alıp ölmek isteyeceği bir dünyaya doğru yol alacağız.

Üzerimizde çalışan muazzam bir süper bilgisayar var. O sonsuzdur; gerçektir! O en yüksek zekâdır. O, Yaradan’dır ve biz burada hiçbir şey ve hiç kimse değiliz! Başımıza gelen her şey, önemsizliğimizin farkına varalım ve O’nunla bağ kurmak isteyelim ve O’nun seviyesinden hayatlarımızı görelim diye O’nun tarafından yapılır.

Soru: Süper insan nedir?

Cevap: Süper insan, Yaradan’ın niteliklerini özümseyen kişidir.

Eğer kendimi dünyanın tüm bilgilerinin bir koleksiyonuna dönüştürürsem, sadece bir aptal olurum. Bu Dünya’dan manevi olarak yükselelim! Şimdilik geçici olarak bedenlerimizde kalacağız, ama manen ve anlayış olarak yükselmeye başlayalım! Başka bir bilgi ve eylem düzeyi göreceğiz, dünyevi meselelerimizle ilgili olmayan bir düzey. Bugün bunu şimdiden hayal edebiliyoruz.

Yönetim seviyemize, yönetildiğimiz yere yükselelim ve her şeyi tamamen farklı tanımlarda, farklı hacimlerde, farklı sınırlamalarla görmeye başlayalım. Orada dünyevi hiçbir şey yoktur. Ve oradan nereye kadar gidebileceğimizi göreceğiz. Ama bu tamamen farklı bir boyuttur! Bu dört boyutlu değil, başka bir şey.

Yorum: Makalelerinizden birinde, sonsuzluğun yaratılış ve Yaradan arasındaki sonsuz sayıda bağ olduğunu yazıyorsunuz.

Yanıtım: O sınırsızdır, Yaradan ve yaratılanlar arasında ayrı bağların olmadığı, her kim ve nasıl olursa olsun, hepsinin tek bir bütün halinde birleştiği yerdir. Kablolar olmadan, her şey tek bir sistemde birleşir.

Soru: Nöronlarda aksonlar bağlayıcı görevi görür. Fakat sınırsız bağlarda bağlantı unsuru nedir?

Cevap: Hiçbiri yoktur; ortadan kaybolurlar. Koşul, kontrol eden ve kontrol edilen arasında hiçbir farkın olmadığı bir kaynaşma haline gelir; birbirlerini o kadar tam olarak tamamlarlar ki tek bir bütüne dönüşürler. Buna “Bir” denir.

Kendimizi Yönetmeyi Nasıl Öğrenebiliriz?

Yorum: Genetik mühendisliği, Kutsal Kitap’a meydan okumuş ve Adem ile Havva’nın Tanrı tarafından yaratılmadığını söylemiştir.

Bilim, her yerde olduğu gibi bir embriyonun oluşumunda bile belirli bir yönetici bileşen gözlemlediğimiz sonucuna varmıştır. Genomu inceleyerek ve yöneten ve yürüten hücreler olduğunu bilerek, bu süreci sadece anlamak değil, aynı zamanda yönetmek de mümkündür.

Yanıtım: Biyolojik süreçlerin yönetiminde hiçbir sorun yoktur. Ancak bu onları bizim yarattığımız anlamına gelmez. Onların çalışmalarına müdahale ediyoruz ve buna yönetim diyoruz.

Soru: Peki onları kim yaratıyor?

Cevap: Bu, insanın üstünde bir seviyede gerçekleşir. Bunun için kişinin kendisinin üzerine çıkması gerekir.

Nasıl? İşte Kabala ilmi burada ortaya çıkar. Bir sonraki seviyeyi idrak etmek istiyor musunuz? Onu ifşa etmek ister misiniz? Lütfen, yapabilirsiniz. Ancak bunu yapmak için, kendiniz ve bir sonraki seviye olan, yöneten seviye ile olan bağınız üzerinde ciddi bir şekilde çalışmalısınız.

Her şeyden önce, her zaman bu yöneten seviyenin altında olduğunuzu hayal edin, onun altında. O size sürekli rehberlik eder ve sizi tutar. Onunla rezonansa girmeye çalışırsınız. Onun tarafından yönetilirsiniz. Onun tarafından yönetilmeyi kabul ediyor ve istiyorsunuz. Kendi başınıza hareket etmek istemezsiniz – ne arzularınızla ne de düşüncelerinizle, yani ne kalbinizle ne de zihninizle – hiçbir şekilde!

Siz sadece bu seviyeyi hissetmek ve her şeyi ona yönelik arzunuzla gerçekleştirmek istiyorsunuz; o nasıl isterse, bırakın sizi o yönetsin. Ve siz de kendinizi onun yönetimine katmaktan mutluluk duyacaksınız.

Bir sonraki adım bu şekilde edinilir. Buna “kendini iptal etme”, kişinin egoizmini iptal etmesi denir.

Bu şekilde hareket edersek, bir sonraki seviyeyi hissetmeye başlarız – onun yönetimini, niteliklerini, doğasını ve niyetini. Buna Yaradan’ı edinmek denir, çünkü benim için bir sonraki adım Yaradan’ımdır.

Eğer Bir Rehber Gözünüzde Yüceyse

Soru: Kabala tarihinde bir rehberin sizin kadar çok öğrencisi olduğu bir zaman oldu mu? Olduğunu sanmıyorum.

Cevap: Ben de olmadığını düşünüyorum ama bu bir şey ifade etmez.

Soru: Bunun sizin en yüce olduğunuz anlamına geldiğini düşünüyoruz ve böyle bir rehber için Yaradan’a şükrediyoruz.

Cevap: Eğer ben sizin gözünüzde yüceysem, o zaman size verdiğim ödevleri yerine getirmeye çalışın.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 9

Kişi Dua Sözcüklerinin İçeriğini Ne Zaman Hisseder?

Bir “sözcük” belirli sayıda bileşeni içeren özel bir durumdur. Tüm bu bileşenler, birlikte kişide bir Tanrısallık hissi yaratan kaplar ve ışıklardır.

Sadece Kabala çalışmasıyla ve ancak uzun yıllar süren çalışmalardan sonra kalp, kitaplarda yazılanlarla uyumlu olarak “kalpteki noktadan” işlemeye başlar ve ancak o zaman yazılı içeriği anlarız. O zamana kadar, Siddur’da okuduğumuz her şey sahip olduğumuz fiziksel kaplara göre anlaşılır. Örneğin, fiziksel kaplarımıza göre, “merhametli” kelimesini şefkatli, “lütufkâr” kelimesini bağışlayıcı vb. olarak anlarız. Fiziksel bedenimizde ne hissediyorsak ona göre yorumlarız.

Manevi hislere ve üst akla ulaştıktan sonra, sözcükler yeni bir içerik kazanmaya başlar. Her sözcükle birlikte, Yaradan’ı o sözcüğe göre hissederiz; sözcüğün özünü ve anlamını hissederiz. O zaman her bir sözcük, duyularımızda birlikte beliren gerçek bir kap ve ışık haline gelir.

Bilgenin Niteliklerini Öğrenmek

Soru: Beden, bilgenin niteliklerini nasıl öğrenir? Bunun gerçekleşmesine nasıl yardımcı olabiliriz?

Cevap: Birleşmeye ve toplu bir dua yükseltmeye çalışarak bedene yardım ederiz. Bizi ıslah eden üst ışığı bu şekilde çekeriz.

Soru: Küçük bir kendini iptal etmenin bize daha sonraki biraz daha büyük iptal olma için güç verdiğini varsayabilir miyiz?

Cevap: Evet, her zaman bu şekilde olur. Bu nedenle asla durmayız, ama en ufak sorunları bile sürekli olarak açıklığa kavuştururuz.

Soru: Bilgenin niteliğini öğrenmek için, aklın ve mantığın üzerine nasıl yükseliriz?

Cevap: Sadece birlikte Yaradan’a toplu dua ederek.