Category Archives: Birlik

Basit Bir Fikir

Kabala ilminin kendisi çok basittir. Onu uygulamak zordur, ancak fikri oldukça basittir.

Yaradan milyarlarca parçaya böldüğü tek bir arzu yaratmıştır. Egoizm tarafından ayrılmış olan bu parçalar, egoya rağmen aynı sistem içinde yeniden birleştirilmelidir.

Aynı zamanda egoizm onlara müdahale etmemelidir. Aksine, bağ kurmalarına yardımcı olur. O zaman bağları geçmişe kıyasla 620 kat daha güçlü olacak ve bu arzular parçalanmadan önce sadece kendilerini hissettikleri durumu hissetmeyecekler, ama kendilerini Yaradan seviyesinde hissetmeye başlayacaklardır.

Bu, parçalanmanın ve onu takip eden düzeltmenin hareketidir. Her şey sadece yakınlaşma yöntemine ve kırılan parçaların bağına, yani aramızdaki bağa göre gerçekleşir.

Biz Feda Ederek Kazanırız

Soru: Her dostun, komşusunun ihtiyaçlarını karşılamak ve kendini eksik bırakmak zorunda olduğu söylenir. Dostlarımızın iyiliği için onluda neyi feda ediyoruz?

Cevap: Onluda dostlarımıza yaklaşmak ve onlarla birlik olmak için kendimizi feda etmeliyiz.

Prensipte hiçbir şeyi feda etmiyoruz, çünkü sonuçta, daha önce bize bir kazanım gibi görünen şeyin aslında şimdi bir hapishane gibi olduğunu anlamaya başlıyoruz. Bu nedenle, yalnızca birliğimiz uğruna fedakârlık yaparak kazanıyoruz.

İhsan Etmek, Almak

Soru: Onludaki dostlarımdan her şeyi kabul ederken ve aynı zamanda onlara her şeyi verirken nasıl davranabilirim?

Cevap: Rabaş, grupla ilgili makalelerinde bu konu hakkında yazıyor.

Diyelim ki dostumla bir ilişki içindeyim, ben onun için varım ve o da benim için var, o zaman bu şekilde duygularımızı birbirimize aktarıyoruz. Ona geri vermek benim ondan almamı engeller mi? Ona ihsan etmenin ve ondan almanın ihsan etmekle eşdeğer olduğu ortaya çıkıyor.

Onun için de aynı şey geçerli. İster benden alsın ister bana versin, bunların hepsi yalnızca bana vermek için gerçekleşir. Dolayısıyla eylemde hiçbir sorun yoktur, çünkü niyet aynıdır – ihsan etme uğruna.

Gruba Dahil Edin

Soru: Eğer bir kişi kendisini küresel manevi süreçten dışlarsa, her şey onun yanından geçip gider mi?

Cevap: Bu şansa, ruhun niteliğine bağlıdır. Bazı ruhlar daha yavaş, bazıları daha hızlı gelişir.

Bir ruha sahip olan insan kendisinin ne tür bir ruha sahip olduğunu bilmez. O sadece her türlü çabayı göstermelidir ve sonra ne olursa olur. Aksi takdirde, özgür iradeye sahip olmayacaktır.

Soru: Yani bir kişiye sürece dahil olması için pratik bir tavsiyede bulunmak mümkün değil mi?

Cevap: Sadece dahil olun! Kişinin bir grubu var ve kendini ona yapıştırması, grubun içine düşmesi, içinde erimesi, yaptıkları, düşündükleri, söyledikleri her şeyi mümkün olduğunca özümsemesi, bir bebek gibi içine çekmesi gerekiyor.

Dostlarınızın Önünde İptal Olun

Soru: Çalıştaylara katıldığımda içimde kötülüğün ifşası gerçekleşiyor. Her dostumda bazı kusurlar görüyorum: şu yanlış bir şey söylüyor, şu sessiz konuşuyor, bu uyuyakalıyor vs. Bunlar benim önümde çizilen resimler. Böyle durumlarda nasıl doğru davranabiliriz?

Cevap: Tavsiye basit: büyüklerin arasında oturan küçük bir çocuk gibi olun. Gözlerinizi ve ağzınızı açın ve her şeyi öylece içinize alın. Yapılacak en iyi şey budur.

Kendinizi tamamen genel akışa bırakın. Dostlarınızın söyledikleri iyidir. Yanlış konuşsalar bile onları eleştirmeyin. Onların sözlerini iyiliksever, iyi ve doğru olarak kabul edin: “Ben de aynısını istiyorum ve onlarla birlikteyim.” Çalıştaydan sonra nasıl çıktığınızı göreceksiniz.

Soru: Kötü eğilimle çalışmanın bir anlamı var mı? Önemli olan bu süreçte herkesle birlikte olmak mı?

Cevap: Tabii ki var! Ne tür bir kötülük?! Kötülük sadece sizin içinizde. Onu başkalarında gördüğünüzde ve eleştirdiğinizde kendi ayağınıza sıkarsınız.

Yaradan bu resimleri önünüze koyuyor ki, tam tersine kendinizi daha da iptal edesiniz ve onlara nüfuz etmeye çalışasınız. Onlarda kötü olarak gördüğünüz her şey sizin içinizdedir.

Mükemmellik Hissi

Yorum: Rabaş, dostların bir araya gelmelerinden sonra mükemmellik hissine sahip olmaları gerektiğini yazıyor. Eğer ben bu hisse sahip değilsem ne olur? Hislerimi kontrol edemiyorum.

Cevabım: Bu, çalışmayı tamamlamadığınız, yanlış talep ettiğiniz, yanlış çaba harcadığınız anlamına gelir.

Soru: Yani bu benim hislerimin bir göstergesi mi?

Cevap: Öyle olur ki bunun uygulanması çok zordur. Belirli koşullar içindeyken, dostlarıyla yakınlaşması kişi için çok zor olabilir.

Ancak genel olarak, eğer kişi çaba gösterirse, özellikle de tek başına değil de bir grup içinde çaba gösterirse ve tüm grup kendi merkezinde, tek bir çekirdekte, sanki sıkıca sarılıyormuş gibi bir araya gelmek için çaba gösterirse, ki bu gerçekten sarılmaları gerektiği anlamına gelmez, sadece herkesin kalbinin diğerleriyle bağlı olmasını sağlamak için çaba göstermeleri gerekir, o zaman kişi bunun nasıl işlediğini anlamaya başlar.

Egoizm Bataklığından Kurtulun

Soru: Mısır’dan çıkmak için onluda güçlü bir arzumuz var ve bütün gün dua akıyor; verme niyetimiz, bir araya gelme arzumuz ve hep beraber birlik olma arzumuz var. Kurtuluş için başka neye ihtiyaç var?

Cevap: Aranızda yeterli bağ yok. Sanki binlerce insanla birlikte bir meydanda duruyormuşsunuz, Yaradan’a bağırıyor, bağırıyormuşsunuz gibi.

Eğer aynı anda güçlerinizi birleştirmiş olsaydınız, O sizi hemen duyacak ve cevap verecekti. Birbirinize hala bağlı değilsiniz. Bu nedenle, tek başına, O herkesi duyamaz.

Soru: Birlik olmak için önce egoizmden kurtulmamız mı gerekir?

Cevap: Elbette, hala egoizm içinde olan biri kimseyle bağ kuramaz. Ve egoizm bataklığından çıkmak için, birbirinize yaslanmanız ve Yaradan’a birlikte tutunmanız gerekir.

Kalbinizin derinliklerinden O’na hitap ederek Yaradan’la iletişim kurmaya çalışın.

Gözlerinizi Açın

Soru: Eğer kalplerin kapalı olduğunu, uykuda olduklarını hissederseniz, onludaki kalpleri Yaradan’ın yardımına ihtiyaç duymaları için nasıl hazırlarsınız?

Yardıma ihtiyacınız varmış gibi görünüyor ama isteyemiyorsunuz bile.

Cevap: Hepinizin birleşmesi ve talep etmesi için dua edin.

Yorum: Dua ediyorum ama sanki daha da kötüye gidiyor gibi hissediyorum.

Cevap: Hayır, daha kötüye gitmiyor. Sadece Yaradan’ın sizden gizlendiğini gerçekten görmeye başlıyorsunuz.

Bizi İlerletmeyen Şeyler Yapmayın

Soru: Çaba bir şeyi yapmamak içinse, bunu nasıl artırabiliriz?

Cevap: Gerçekten isteseniz bile kötü bir şey yapmamak için gösterilmesi gereken çabalar vardır.

Bu nedenle bu tür düşünce ve eylemlerden kaçınmak gerekir.

Sürekli olarak birbirimize yaklaşmalı ve Yaradan’a doğru çaba göstermeliyiz. Ancak buna karşı olan ve bizi kenara çeken niyetler ve arzular vardır.

Onlara karşı hareket etmeliyiz yani bize fayda sağlamayan ve bizi yaratılış hedefine doğru ilerletmeyen bir şey yapmamalıyız.

Bu yüzden sadece gözlerinizi kapatın ve birbirinize doğru ilerleyin, dostlarınıza yardım edin, kalplerinizi onlara açın.

Başkalarıyla Bağ Kurmak Uğruna

Soru: Fiziksel beden kendi yararı için alma arzusundan vazgeçmiyor. Bundan kurtulabilmek için burada ne etkili olabilir?

Cevap: Dostlarınızla bağ kurun ve bu eylemi onlarla birlikte gerçekleştirin.

Yalnızsanız işe yaramayacaktır çünkü her şey kişinin başkalarıyla bağ kurmak uğruna kendini ihmal etmeyi öğrenmesi ve onlarla bağ kurabilmesi için inşa edilmiştir.

Soru: Hangisi daha önemli: koşulları anlama çabası mı yoksa onları daha hızlı değiştirme çabası mı?

Cevap: Her ikisi de zordur. Ancak önce durumun kendisini netleştirmeniz, ondan tiksinmeniz, onun üzerine çıkmanız, Yaradan’la temas kurmanız ve oradan tüm niteliklerinizi bu dereceye yükseltmenize izin vermesini talep etmeniz gerekir.