Category Archives: 10’lu Gruplar

Dostlarınıza Güvenin

Bir şey için yeni bir arzu duyduğumda, buna düşüş denir. Gerçekte düşüş diye bir şey yoktur: “Kutsallık yükselir, düşmez.” Ancak, içimizde yeni bir bozuk arzu ortaya çıktığında, bunu bir düşüş olarak algılarız.

Her birimiz yeni egoist arzuların ortaya çıkışını deneyimleriz. Eğer birbirimize, doğru bir şekilde bağlıysak, bu arzular bizi otomatik olarak birbirimize bağlar ve içgüdüsel olarak onlara karşılık veririz.

Bu da benim dostumun arzularını kendi arzularım olarak algıladığım, onların da benimkileri kendi arzuları olarak algıladığı anlamına gelir. Bu şekilde birbirimizi sürekli yukarı çeker ve birlikte yükseliriz. Bir düşüş koşulunda oyalanmamız, Yaradan’ın merhametinin bizi bu durumdan çıkarmasını beklememiz için bir ay ya da bir hafta bile gerekmez. Bu gerçekleşmez.

Eğer bir grubun parçasıysak, tüm Kli‘nin (kabın), tüm arzunun ifşası için gerekli olan her yeni düşüş, herkes tarafından muazzam bir avantaj, büyük bir keşif olarak hissedilir. Bu yüzden yaşlı bir adamın kaybettiği bir şeyi arıyormuş gibi eğilerek yürüdüğü söylenir. “Arzularım nerede? Yerden kaldırabileceğim, yükseltebileceğim ve böylece kendimi yükseltebileceğim ıslah olmamış niyetlerim nerede?”

Ancak bu, yalnızca bir grubun parçasıysanız, dostlarınıza güveniyorsanız ve onlara bağlı olduğunuzu kesin olarak biliyorsanız mümkündür. Bu şekilde onlar sizi destekler ve siz de onları desteklersiniz.

Üst Işığı Yakalamak

Soru: Kaba giren ışığı yakalamanın imkânsız olduğunu hissediyorum. Bununla nasıl çalışabiliriz? Onu nasıl tutabiliriz?

Cevap: Hiçbirimiz tek tek ışığı alamayız, ancak bir araya gelirsek alabiliriz. Her birimiz ayrı ayrı hazneye, kaba sahip değiliz. Alıcı ve ihsan edici niteliklerimizi birleştirerek kabı oluştururuz. Onların kesiştiği noktada bir ağ yaratırız ve bu ağda üst ışığı, Yaradan’ı yakalarız.

Soru: Onludan ne alıyoruz?

Cevap: Onlunun önünde kendimizi iptal ederek, her birimiz Malchut‘u temsil ederiz. Diğer dostlar, her birimizle ilişkili olarak, ilk dokuz Sefirot’tur, ihsan etme nitelikleridir.

Grubun Görüşünü Nasıl Kabul Edebilirsiniz?

Soru: Kişi grubun görüşünü zorla kabul etmeyi nasıl başarabilir?

Cevap: Bu en zor sorudur. Bir insan tüm birikmiş nitelikleri, güçleri ve özellikleriyle grubun yönlendirmesini nasıl kabul edebilir? Bir grubun içindeyken bunu gelişimine uygun olarak her an nasıl yapabilir? Motorun durmaması için basabileceğiniz o düğme nerede?

İşte bizim yapmamız gereken de tam olarak bu. Grubu dinleyecek, ona boyun eğecek ve ondan verdiklerini alacak gücü nerede bulabilirsiniz? Her seferinde kendinizi yapmaya zorlamanız gereken şey tam olarak budur. Buna “kendinize bir dost satın almak” denir.

Ancak grup sadece dostlar değildir. “Haver” (dost), “Hibur” (bağ) kelimesinden gelen bir denkliktir. Grup aynı zamanda size ne yapmanız gerektiğini dikte eden, kendi fikrinizin üzerinde onun fikrini kabul etmeniz gereken bir öğretmendir.

Rabaş’ın grupla ilgili makalelerini çalışın ve belki de başınızı gerçekten nasıl eğeceğiniz ve gruptan bu fikri nasıl alacağınız konusunda tavsiyeler bulacaksınız.

Islah Olmuş Onlu Nedir?

Soru: Onluyu ıslah olmuş olarak görmem gerektiğini söylediniz. Islah olmuş onlu nedir?

Cevap: Onluyu kesinlikle tamamlanmış, birleşmiş ve tek bir bütün haline gelmiş olarak düşünmeliyim.

Bu sistemin münferit unsurlarının koşulu, karşılıklı tamamlanma ve birbirleriyle öyle bir bağ kurma halidir ki, onları ayıran hiçbir şey yoktur, sadece birbirlerini tamamlarlar.

Her birimizin içinde, diğerlerinden farklı olan başlangıç noktamız dışında hiçbir şey yoktur. Bu noktanın etrafında oluşan diğer her şey yalnızca birbirimizle bütünleşmemizi sağlamak için vardır.

Manevi olarak biz siyah bir nokta olan Malhut‘u temsil ederken, diğer dokuz Sefirot ben değil, benim başkalarıyla olan ilişkilerimdir. Islah olmuş bir onluyu bu şekilde düşünmeliyim: her birinin birbiriyle tam bir bağ kurmuş hali.

Eğer Onlu Yoksa

Soru: Kötülüğün gelişmesine izin vermememiz gerektiğini söylediniz. Islahın dört safhasından geçmek için yapılması gereken çalışma bu mudur?

Cevap: Islahın dört safhası, her seferinde farklı bir biçimde olmak üzere, içinizde kendiliğinden gerçekleşecektir.

Onlara zihninizle yaklaşmanızın hiçbir yolu yoktur çünkü kötülüğün ortaya çıktığı anda siz duygularınızdasınızdır ve tüm düşünceleriniz yok olur. Hiçbir sağduyu size yardımcı olmaz; duygularınız devreye girer. Dolayısıyla her şey yalnızca içinde bulunduğunuz çevreye bağlıdır.

Dereceden dereceye geçtiğimizde ve kötülük ortaya çıktığında, yukarıdan kontrol edildiğimizi anlayın! Size yardımcı olabilecek tek şey, bazı titreşimleri ve şokları tutan ve size yardım ve destek sağlayan bir damper, bir fren görevi görmesi için önceden yarattığınız çevredir. Bu, içinde çalıştığınız onludur.

Eğer onlu yoksa ilerlemeniz çok sınırlı, çok sığ ve sadece kısmen başarılı olacaktır. Yine de ilerlemeye devam edeceksiniz çünkü geniş kolektif dünya Kli’sinin içinde varsınız ama bu aynı olmayacaktır. Bu yüzden bunu göz önünde bulundurun.

Talep Etmekle Yükümlüyüz

Soru: Her onlu kendi içinde bir dünya ise diğer onlularla nasıl bağ kurabiliriz?

Cevap: Bu sizi ilgilendirmez. Her şey Yaradan tarafından yapılır: Onluları birbirleriyle ilişkili olarak indirir ve yükseltir.

Her bir grup hakkında çok daha fazla veriye sahiptir ve onları belirli bir yola göre birleştirir. Bu nedenle, nasıl veya nerede olduğumuza dikkat etmeyin.

Talep edin, talep etmekle yükümlüsünüz.

Doğru İletişim Biçimini Bulun

Onlularla çalışma Rabbi Şimon’dan gelir. Kabala’ya göre, çalışma İbrahim’le başlamıştır ama yine de bu Kabala’nın gerçek bir pratik bilim haline geldiği Ari’den itibaren esas enkarnasyonunu almıştır.

Rabaş bunu çok detaylı bir şekilde anlatmıştır. Diğer Kabalistler ondan önce bu konuda yazmışlardı. Tora her yerde insanlar arasında birlik olması gerektiğini belirtir, çünkü Adem’in parçalanmış ruhunu ancak birlik içinde bir araya getirebiliriz.

Manevi koşulları algılamaya başlamak için iki kişi bile yeterlidir, çünkü karşınızda sizinle aynı hedefe sahip, sizin gibi başka bir egoist olmalıdır.

Çalışmamız sadece kendi aramızda bize uygun, Yaradan’a benzer ve aramızda açılmaya başlayabilecek bir bağ şekli bulmaya dayanır ve bunun içinde O’nun yaklaşımını hissedeceğiz.

Onluda birbirimize ne kadar yakınlaşırsak, bencilliğin o kadar üstüne çıkar ve iki katlı bir sandviç inşa ederiz: en altta nefret ve onun üstünde sevgi ya da en altta kayıtsızlık ve en üstte en azından bir tür bağ. Ve egoist özellik ile ihsan etme özelliği arasındaki bu sandviçte, Yaradan’ı her iki niteliğin de kaynağı olarak ifşa ederiz.

Onlunun İçsel Vizyonunu İfşa Edin

Soru: Bağ, niyet ve arzu dışında günlük onlu çalışmasına başka neler dâhil edilebilir? Onlunun içsel vizyonunu nasıl ifşa edebiliriz?

Cevap: Kendi aranızda bu konu hakkında konuşun, çemberiniz içindeki dostlarınızı ve kendinizi derece derece ifşa edin. Bu şekilde her şeyin sizin için netleştiği bir koşula ulaşacaksınız.

Soru: Onluyu uyandırmak ve eylemlerinizin ardındaki niyeti netleştirmek için çabaladığınızda, genellikle ihsan etme niyetinin olmadığını görüyorsunuz. O zaman bir çıkmaza giriyorsunuz ve devam edecek gücünüz kalmıyor. Onluyu hatalardan değil de gerçeklikten uyandırmak için gereken gücü nereden bulabilirsiniz?

Cevap: Ne yapmanız gerektiğini düşünün. Sürekli olarak dostlarınızın iyiliği için eylemlerde bulunun ve Yaradan’dan onlar için isteyin.

Buna “alışkanlık ikinci doğa haline gelir” denir. O zaman bu şekilde onlara daha yakın olabileceksiniz.

Onlunun Etkisi Altında Değişim

Gerçek manevi çalışma, verme ve karşılıklı dahiliyet niteliğine değer veren doğru bir ortamda bulunduğumda gerçekleşir. Bu ortam sonunda beni, içimde bir şeyleri değiştirdiğini hissettiğim noktaya kadar etkileyebilir.

Nihayet, uzun yıllar sonra, dünya görüşümün temelini, dünyayı algılayışımı, kendime dair duygularımı ve kendime ve Yaradan’a dair anlayışımı temelden dönüştürdüğünü hissetmeye başlarım.

Tüm bunlar onlu içindeki istikrarlı etkileşimden kaynaklanır. Bu olmadan, egoist özelliklerimizi üst ışığın etkisi altında manevi, özgecil olanlara düzgün bir şekilde dönüştüremeyiz. Basitçe yapamayız.

Bununla birlikte, onluda olduğumuzda, yavaş yavaş onun her birimize manevi bir örnek sağladığını hissetmeye başlarız.

Bu neden hemen gerçekleşmez? Çünkü her kişi onluyu kendi bozukluk seviyesine göre algılar. Yani bunun ıslah edildiğini görmeyi ne kadar çok arzularsak, aslında onu o kadar çok öyle algılarız ve bu şekilde dostlarımızdan örnekler alırız.

Onlunun Çerçevesi İçinde Islah

Soru: Kendi içimdeki ihsan etme arzusunu netleştirmem gerektiği gerçeğinden bahsediyoruz. Eğer bu tamamen ıslah olursa, karşılıklı garantiye (Arvut) ulaşabilir miyiz?

Cevap: Evet ve hayır. Onlu içinde karşılıklı garantiye gelebilirsiniz.

Soru: Genel arzu onluda ıslah olmak zorunda mı?

Yanıt: 100% değil ama bulunduğunuz seviyelerde.

Genel Kli milyonlarca, milyarlarca insandır. Ve biz onlu içinde garanti koşulunu yerine getirmekten bahsediyoruz. Onlunun kendisi maneviyata girer ve manevi seviyelerde, 125 basamakta yükselir. Her seviyede gebelik (Ibur), emzirme (Yenika) ve olgunlaşma (Mochin) vardır; yani gittikçe daha fazla seviye.

O kadar hassas bir şekilde derecelendirilmiştir ki, tekrar tekrar bir araya gelerek yükselebilir ve nasıl yükseldiğinizi hissedebilirsiniz. Siz birbirinize yaklaştıkça, içinizde niteliksel olarak yeni bir manevi koşul ortaya çıkar – Kli. Bunun içinde Yaradan’ın artan ifşasını hissedersiniz.