Category Archives: 10’lu Gruplar

Yaradan’la Yakınlık Noktasına Nasıl Ulaşabiliriz?

Soru: Onlunun, Yaradan’la yakınlık noktasında kendilerini bulabilmeleri için duamız nasıl olmalıdır?

Cevap: Üzerinde çalışın. Düşünün! Eylemlerinizi ve düşüncelerinizi Yaradan’a doğru birleştirmeye çalışın ki sizi bir araya getirsinler. Eğer bir bütün halinde birleşirsek, o bütün Yaradan’dan her şeyi alacaktır.

Soru: Aramızda, her bir kişiden ayrı ayrı değil, onlunun ortak ruhundan gerçek bir kolektif duanın doğması için neyimiz eksik?

Cevap: Bunun hakkında yazın. Sizi ve hepinizi Yaradan’a doğru yükseltecek birleşik bir arzu bulana kadar birbirinize yazın.

Yaradan’a Nasıl Daha Yakın Oluruz?

Soru: “Onlu çemberi yoğunlaştırmak” ne anlama geliyor?

Cevap: “Onlu çemberi yoğunlaştırmak”, sürekli önümüzde olanın Yaradan değil, ortak Kli’miz (manevi kap) olması için birbirimize daha yakın olmamız gerektiği anlamına gelir.

Yaradan, bizi dolduran ışıktır. Giderek mükemmelleşen Kli’miz aracılığıyla O’na yakınlaşırız.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 265

Soru: Kalbimi onluya vermem gerekiyorsa ama onu taştan kalp gibi hissediyorsam, nasıl bir dua etmeliyim?

Cevap: O halde duanız öyle olmalıdır ki, taştan kalbi eritsin, onu canlı bir kalbe dönüştürsün ve Yaradan onu doldursun.

Soru: Çektiği acıdan dolayı umutsuzluğa kapılan kişi için “Böyle bir hayattansa ölüm daha iyidir” denir. Ancak kaynaklar maddesel acıdan değil, manevi acıdan bahseder. Kalpteki maddesel acıyı nasıl manevi acıya dönüştürebiliriz?

Cevap: Hayatın ve acının ne anlama geldiğini anlarsak, manevi yaşamın ve manevi acının ne olduğunu hayal etmek zor olmaz. Bu bizim elimizdedir.

Soru: Dua, bir talep olmadan, saf bir şükran olarak var olabilir mi?

Cevap: Evet, bir dua yalnızca şükrandan oluşabilir.

Soru: Dua, kişinin Yaradan’a özel bir seslenişi midir, yoksa onlunun birliğinden gelen bir sesleniş midir?

Cevap: Bu, Yaradan’a yaptığınız ortak bir yakarıştır ve ortak bir yanıt ararsınız.

Ortak Kalbin Arayışında Olmak

Soru: Birçok onlu, özellikle de yeni gruplar, doğru duanın ne olması gerektiğini anlamaya çalışıyor. Onlara ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Kalplerimizi birbirimize açmalı, başkalarının kalplerini bizim aracılığımızla doldurmalı ve onları birleştirmeliyiz. O zaman tek bir ortak niyetle tek bir ortak kalbe kavuşacağız ve Yaradan bunu kesinlikle hissedecektir. O, bize dönecek ve bizi ışığıyla dolduracaktır.

Soru: Öyleyse bu ortak kalbi, bu ortak Hisaron’u her gün aramalılar mı?

Cevap: Elbette. Hatta her saniye, her an diyebilirim.

Yaradan’ın giderek daha da yükselttiği tek bir ortak kalbe bağlı olduğumuzu hissetmeliyiz.

Yaradan’la Bağı Nasıl Edinebilirsiniz?

Soru: Dua sırasında, aşılması çok zor olan belirli bir noktaya ulaşırsınız. Yaradan’la bağ içinde olduğunuzu hissetmek için ne yapmalısınız?

Cevap: Yaradan’la bağı edinmek için en kolay yol, dostlarınızla bağ kurmaktır. Başka bir deyişle, onlu grubunuza dahil olmanız ve ardından onlu grubunuzdan birleşik gücünüzü Yaradan’a yöneltmeniz yeterlidir; böylece O, hepinizi Kendisine çekecektir.

O’nun sizleri, kelimenin tam anlamıyla nasıl içine çektiğini ve bırakmadığını hissedeceksiniz.

Onluyu Yaradan’a Götürün

Soru: Manevi çalışmada kişi çabalarını neye odaklamalıdır: onludaki dostların bireysel arzularını hissetmeye mi, yoksa ayrıntılara takılmadan ortak özlemi hissetmeye mi?

Cevap: Çabalarınızı ortak özlem üzerine yoğunlaştırmanız daha etkilidir. Öncelikle bu ortak özlemi bulmanızı, ona bağlanmanızı, onu kendinize aitmiş gibi kabul etmenizi ve ilerlemek için kullanmanızı öneririm.

Her bir kişi, tüm onlunun kendisine bağlı olduğunu hissetmelidir. Onluyu ellerinize almalı ve Yaradan’a doğru taşımalısınız. Hissetmemiz gereken tam olarak budur.

Onlu, her birimizin kalbinde yaşamalıdır; onu sürekli hissetmeli, asla bırakmamalı ve bu şekilde Yaradan’a doğru götürmeliyiz.

Yaradan’ın Gönderdiğiyle Çalışın

Soru: Bir onlunun Kli’sinin (kap) daha büyük bir Kli’ye dahil olduğunu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Şüphesiz. Tüm Kelim (kaplar) birbirine dahil olur.

Soru: Yani bu, onlunun kendisinin ayrı ayrı var olmaması, diğerleriyle birleşmesi gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Neyin “olması gerekeni” dikte etmeyin! Hissettiklerinizden, Yaradan’ın size gönderdiği şeyin bu olduğunu ve üzerinde çalışmanız gereken şeyin bu olduğunu anlamalısınız.

Yaradan’ı Uyandırmak

İhsan etme arzusunu bize vermesi için, Yaradan’ı uyandırmak zorundayız. Alma arzusuna sahip olmamız yeterli değildir, zira bize yeni bir ihsan arzusu vermesi için, ihsan edende de olumlu bir arzu olmalıdır.

Yukarıda yaratılanlara genel bir iyilik yapma arzusu olmasına rağmen, O yine de bizim arzumuzun O’nun arzusunu uyandırmasını bekler.

Başka bir deyişle, O’nun arzusunu uyandıramıyorsak, bu alan tarafındaki arzunun hala eksik olduğunun bir işaretidir. Bu nedenle tam olarak yukarıda bir arzu oluşması için dua ederek, arzumuz, bolluğu almaya uygun bir Kli (kap) olmak üzere gerçek bir arzu haline gelir. (Baal HaSulam, Şamati 57, “O’nun Arzusuna Yaklaştıracak”).

Onludan Yaradan’a sürekli olarak yapılan yakarışlar, sonunda isteğimizin gerçek olduğunu ve bir cevap alacağımızı gösterecektir. Yaradan, doğanın bir kanunudur. Belirli bir çaba eşiğine ulaşmamız gerekir, o zaman yukarıdan yeni bir hayat, yeni bir nitelik yani ihsan etme niteliğini alacağız.

Henüz bu eşiği geçmedik, bu da henüz bu arzuya sahip olmadığımız anlamına gelir. İhsan etme niteliğini doğru bir şekilde kullanamayız, onu bencilce kullanırız. Üst yönetim buna hiçbir şekilde izin vermez.

Bu nedenle, Yaradan’ın onludan sürekli uyandırılışı, onluda gerçek arzunun doğru büyüklükte ve nitelikte ortaya çıkması için gerekli bir koşuldur. Başarımız sadece buna bağlıdır!

Birbirinizi Kalplerinizle Hissedin

Soru: Onluda birçok eylem gerçekleştiriyoruz, ancak bunlar gerçekten manevi zamanımızı hızlandırıyorlar mı? Yoksa duaya gelene kadar manevi zaman motorumuz henüz harekete geçmemiş ve hızlanmamış mı oluyor?

Cevap: En önemli şey duanızdır; her biriniz duanıza içinizden ne kadar yatırım yaparsanız, sonunda ortak bir arzu ve ortak bir niyet doğar. İşte sonucu getirecek olan tam da budur.

Birbirinizi kalplerinizle hissetmeye çalışın. Bu yeterlidir.

Bir Olmak

Soru: Onlunun bir olması gerektiğini söylüyorsunuz. Bu koşul nedir?

Cevap: Bir, her birimizin tek bir birlikte, tek bir nitelikte, karşılıklı ihsan etme niteliğinde bir araya geldiğimiz anlamına gelir. Ve ne Yaradan’a ne de birbirimize karşı başka bir ilişki yoktur

Bir insanın diğer tüm nitelikleri, ihsan etme niteliğiyle bağlantılıdır. Kendimi iptal ederim, başkalarıyla bağ kurarım, kendimi diğerlerinden daha aşağıda veya daha yukarıda hissederim, böylece onları hedefin yüceliğiyle etkileyebilirim. Onları birleştirmeye, Yaradan’ı her birinin yerine koymaya çalışırım. Böylece “bir” denen niteliğe ulaşırız.

Soru: Bu koşulu yalnızca kısa bir süre için mi ediniriz, yoksa sürekli olarak sürdürmemiz mi gerekir?

Cevap: Bu koşul tek bir an için gelir, ancak edindiğimiz anda, Yaradan’ı ifşa ederiz.

Hemen ardından düşeriz ve her şey kaybolur, Yaradan hissiyatı kaybolur, içimizde nefrete varan ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkar ve bunların üzerindeki çalışma yeniden başlar, bu da “bir, eşsiz” niteliğine yol açar. Ve yine Yaradan’ı ifşa ederiz.

Ve böylece, adım adım hedefe doğru ilerler, her seferinde yeni dünyalar ediniriz.

Bu nedenle, şimdilik sadece onlumuzu düşünmeliyiz. Eğer grubum ve diğer gruplar uygun onlularla çevriliyse, o zaman diğer onlulardan büyük bir güç artışı hissederiz. Bu nedenle, mümkün olduğunca çok sayıda onlunun olmasını ve mümkün olduğunca güçlü olmalarını isterim. Ancak prensip olarak, manevi çalışmam kendi onlum içinde yoğunlaşmıştır.

Zamanla, burada bizi ileriye taşıyacak bir tür iyi rekabet teşvik edilebilir. Ancak bunun hakkında konuşmak için henüz çok erken. Çok dikkatli davranmalıyız. Ama bu da gelecektir.