Category Archives: 10’lu Gruplar

Sonsuza Kadar Bağ Kurun

Soru: Kişi, Yaradan ile ilk kez ne zaman bağ kurar?

Cevap: Şu anda bu bağa sahip olmadığınızı mı düşünüyorsunuz? Bu konuda hiçbir şey bilmeyen yeni doğmuş bir bebek, annesiyle en güçlü bağı kurar. Ve daha sonra, haz alma arzumuzun üzerine perdeler örmek zorunda kalacağız.

Manevi olarak ne kadar gençsek ne kadar küçüksek, yolun başlangıcına ne kadar yakınsak, Yaradan ile bağımız o kadar güçlüdür. Sonuçta, şimdilik, bizi Yaradan’dan ayıran çeşitli bilgeliğin ve ortaya çıkan egoist arzuların rahatsızlığı yoktur.

Bağ noktası, Yaradan’dan ayrılan kişi tarafından, içinde ortaya çıkan haz alma arzusunu Yaradan ile birleştirerek oluşturulur. Ama şimdi arzularımız aracılığıyla doğal bir şekilde Yaradan ile birlemiş durumdayız.

Başka bir deyişle, kişi her zaman Yaradan’a bağlı haldedir; tek fark, bu bağın yüzde kaçının Yaradan’a, yüzde kaçının kişiye ait olduğudur. Şu anda bunun 40/60 olduğunu varsayalım, benim manevi derecem de budur. 125 adım %100 olarak kabul edilirse, şu anda merdivenin üçte ikisindeyim.

İçimde ortaya çıkan ve ıslah ettiğim arzular ne kadar fazla olursa, üst gücün yardımıyla elde edilen bağ da o kadar büyük olur, artık bunu üstlenebilir ve kendi gücümle sürdürebilirim.

Ancak Yaradan ile olan bağımızı asla koparmayız. Anlayışımız, farkındalığımız ve tek bir sabit, değişmez koşula ulaşmamız dışında hiçbir şey değişmez.

Yaradan’ı İfşa Etmek İçin Bir Enstrüman

Çevremde olan her şey ile hemfikir olmamalıyım, çünkü gördüğüm her şey egoist duyularım aracılığıyla algılanıyor. Yine de tüm bunları doğru bir şekilde kullanarak kendimi doğru yola yönlendirmek isterim.

Gerçekliği değiştirmek ya da olduğu gibi bırakmak istemem; algımı, duyularımı değiştirmek isterim, böylece tek bir güç, tek bir enerji, tek bir niyet, tek bir kaynağın ifşa olduğu gerçek resmi görebileyim.

Yaradan’ı doğrudan ifşa etmek için çabalamam, daha çok O’nun ifşa olması için gerekli aracı (Kli) elde etmek için çabalarım. Çünkü benden on kilometre uzaktaki bir şeyi nasıl görebilirim? Dürbüne yani bir araca ihtiyacım var. Yaradan’ı ifşa etmek için gerekli araç ise aramızdaki bağdır. Tüm çabalarımızı yönlendirdiğimiz yer burasıdır.

Birlik olup odaklandıkça, görüşümüzün netliği artar. O zaman, bulanık bir resim yerine, milyarlarca insan, hayvan ve bitki yerine, tek bir gücü ve tek bir kaynağı giderek daha net görmeye başlarım.

Yukarıdaki ışık mutlak bir dinginlik içindedir; ihtiyacımız olan tek şey, onu ifşa etmek için bir araçtır (Kli), nitelikleri ışığın kendisininkine benzeyen bir araç.

Onlu ve dünya grubu, içlerinde bulunan kişiyi korur, tampon görevi görür, dış sarsıntıları yumuşatan bir koruma görevi görür, tıpkı onlunun gizli Sefirot’u gibi.

İnsan her koşula nasıl doğru tepki vermeli? Neler olduğunu anlamıyorum, ne yapacağımı da bilmiyorum. Önemli olan, mümkün olduğunca gruba entegre olmak ve bu enstrümanı kullanmak, kendimi diğerlerine göre sürekli ayarlamaktır.

Onlu içindeki tek bir Sefira olsam da, onu tüm yapıya göre ayarlarım ve sonra benden ne beklendiğini anlarım. Tıpkı bir gitar telinin diğerleriyle karşılaştırılarak ayarlandığı gibi, ben de sürekli olarak gruba göre kendimi ayarlamalıyım; aksi takdirde koşulum değişmeyecektir.

Dostlarım kendimi onlara göre doğru şekilde ayarlamama yardım ettikten sonra, ben onları yükseltmeliyim. İşte asıl çalışmam burada başlar. Bu, sürekli bir değişim ve etkileşim sürecinin gerçekleştiği canlı bir sistemdir.

Grup, Merkezinde Yaradan’ın Olduğu Bir Çemberdir

Soru: Grubun ortak merkezine doğru %100 çaba gösterip göstermediğinizi ve böylece uygun bir çember oluşturup oluşturmadığınızı nasıl kontrol edebilirsiniz?

Cevap: Grup içinde yüzde yüz çaba gösterip göstermediğinizi, kendiniz hakkında tek bir düşünce bile duymadan kalıp kalmadığınızla kontrol edebilirsiniz; çünkü tüm başarılarınızın, egoist (Lo Lishma) olanlar bile, yalnızca grubun merkezinde var olduğunu anlarsınız.

Dünyevi, maddesel yaşamdan daha büyük bir şeyi, grubun merkez noktası dışında ifşa edebileceğiniz başka bir yer yoktur. Ve şimdi, hep birlikte, tıpkı bir anaokulundaki çocuklar gibi, bir çember oluşturmaya çalışın!

Ama o merkez nerede? Onu nasıl bulursunuz? Bir merkez yoktur; bu, hayali bir noktadır. Önce çemberi oluşturmalısınız, sonra merkezini bulursunuz. Bu yaklaşım, manevi dünyada kabul görür.

Maddesel dünyada önce merkezi seçersiniz ve ardından bir pergelle etrafına bir çember çizersiniz. Manevi dünyada ise Yaradan’ın bulunduğu merkezi noktayı, tamamen çemberi inşa ederek ifşa ederiz. Ve sonra O’nu ifşa ederiz. İfşalarımızda aşağıdan yukarıya doğru ilerleriz.

Tek bir kişiyle yapılacak hiçbir şey yoktur; hayvansal arzu derecesinde kalacaktır. Fakat kişi diğer insanlarla bir çember inşa ederse, bir insan formu yani Adem oluşur, yani Yaradan’a benzer bir form. Herkes dengede, uyum içinde, birbirine bağlıysa, Yaradan’a benzeyen o forma Adem yani insan denir.

Öyleyse ortak çabalarımızla, aramızda çemberi nasıl inşa ederiz? RABAŞ’ın grup hakkındaki tüm yazıları bunu açıklar. Hedefin yüceliğini onlardan alabilmek için her birimiz, diğerlerine göre kendini iptal etmelidir. Ve hedef, karşılıklı ihsan etmeyi edinmektir.

Hepimiz birbirimize ve hep birlikte Yaradan’a doğru tek bir ortak çaba gösteririz. Buna “İsrail, Tora ve Yaradan birdir” denir. Sonuçta hepimiz, inşa ettiğimiz çemberin tamamını kaplayan ve dolduran karşılıklı bağlardan oluşan bir ağ kurmak isteriz. Ve bunu tamamladığımızda, inşa ettiğimiz çemberin merkezindeki Yaradan’ı ifşa ederiz.

Onu, bu çemberi kaplayan ve aramızda uzanan tüm ağ boyunca hissederiz, ancak O’nun kökü tam merkezdedir.

Onludaki Çalışma

Soru: Onluyla ilgili olarak, yansıyan ışık dostlarımıza karşı olan iptalimiz mi?

Cevap: Evet, her şey bununla başlar.

Soru: Onluda ışığı nasıl iletiriz?

Cevap: Sadece onluda birbirinize ışığı iletebilirsiniz. Bunu onludaki çalışmalarımızla öğreniriz.

Onlunun Duası

Soru: Onlunun duası nedir? Birbirimizle ve Yaradan’la birleşmek midir?

Cevap: Bu, onlu olarak hep birlikte Yaradan’dan bizi birbirimizle ve Kendisiyle birleştirmesini dilediğimiz bir duadır.

Bu koşulda, yaratılışın kaynağına yani Yaradan’ın bizim için belirlediği koşula yönelik tek bir arzuda gerçekten birleşiriz; böylece bu birleşik arzu ve birleşik niyetten O’na dönebiliriz.

O zaman O bizi duyacak, Hisaron’umuzu, ortak arzumuzu alacak ve onu ışığıyla, Kendisiyle dolduracaktır.

Çabalarınızı Durdurmayın

Soru: Kişi, Yaradan’ın tepkisini onlunun Kli’sinde mi yoksa küresel Kli’de mi hisseder?

Cevap: Genellikle onlunun Kli’sinde.

Soru: Ama Yaradan’ı hissetmenin kapılarının, tam da küresel Kli’nin ortak kalbinde açıldığını söylediniz. Bunu onlunun içinden nasıl doğru bir şekilde hissedebiliriz?

Cevap: Bunun için, tüm gruplardaki, tüm onlulardaki dostlarınıza daha yakın olmalı, onların içinde bulundukları durumu hissetmeli, onlarla birlikte olmaya çalışmalı ve aralarındaki bağın ve Yaradan’la bütünleşmenin önündeki engeli hissetmelisiniz.

Tüm bunlar yavaş yavaş içinizde organize olur. Zaten mevcuttur ve giderek daha fazla ortaya çıkmaktadır, ancak çabalamaya devam etmelisiniz.

Üst Kökleri Edinin

Soru: On Sefirot’un ışığını çekmek için onlu, Kli’yi nasıl doğru bir şekilde inşa etmelidir?

Cevap: Bunu pratik çalışma sırasında öğreniyoruz. Birbirimize yaklaşarak ve bütünleşerek birlikte yükselmeye çalışmalıyız.

Bu şekilde, her seferinde daha da yüksek kökleri edinecek ve daha da yukarı doğru yükseleceğiz.

Böylece Geriye Sadece Bağ Kalır

Soru: Bir yandan, kalplerimiz arasında ışık saçan bir sürtüşme olmalı, diğer yandan da kendimizi iptal etmeliyiz. Bunlar birbirini dışlayan iki eylemdir. Bunlar, dostlarla bağ içindeyken, onluda nasıl bir araya gelir?

Cevap: Kendinizi iptal edebilirsiniz, zira alma arzunuz bir miktar doyum gerektirir ve diğer dostlara dahil olmak buna engel olmaz.

Bu yüzden, aranızdaki her şeyi reddedeceğiniz ve iptal edeceğiniz, böylece geriye sadece bağın kalacağı bir koşula doğru birlikte ilerlemeye devam edin. O zaman, bu şekilde ulaşacağınız üst Kli’nin ne olduğunu hissedeceksiniz.

Tek Bir Düşünceye Tutunun!

Soru: Onlumuzda, hepimiz aynı niyette, aynı duada olduğumuzu eşit şekilde hissediyoruz. Aynı zamanda, sanki başka bir gerçeklik hissi doğuyor ve geriye kalanın bizi dolduran ve ayakta tutan şeye duyduğumuz minnettarlık olduğu anlaşılıyor.

Cevap: Öyleyse tek bir düşünceye, tek bir eyleme, aranızdaki tek bir bağa tutunun! Çok yakında bunun sizi nereye götüreceğini göreceksiniz.

Birlikte Yaradan’a Doğru

Soru: Dua her zaman bir minnettarlık duygusu taşır, ancak bunu ifade etmenin imkânsız olduğunu hissedersiniz. Bu minnettarlığı nasıl ifade edebilirsiniz? Bunu kendinizden nasıl çıkarabilirsiniz?

Cevap: Başkalarıyla birlikte şarkı söylemeniz, onları tebrik etmeniz ve onlarla konuşmanız yeterlidir; bunu yürekten yapmaya çalışın, başaracaksınız.

Kongredeki dersimizin, bugün her grubun veya bireysel dostlarımızın diğer gruplara yaptığı konuşmalarla çok iyi ve yol gösterici olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde devam edersek, kesinlikle hızlı bir şekilde başarılı olacağız. Hatta şu anda bile olabilir çünkü zaten o kadar bağlıyız ki birbirimizi anlamaya başlıyoruz.

Tüm bunlar zaten içimizde mevcut; sadece bunu daha fazla ifşa etmemiz, diğer gruplara karşı tavrımızı o kadar güçlü bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor ki, onlar da bunu hissedebilsin ve onlar da aynı hareketi yapsınlar.

Tüm gruplarımızın, yalnızca ortak çalışmalarının, yalnızca ortak eylemlerinin bizi yakında ortak bir görüşe, ortak bir arzuya, ortak bir niyete ve tek bir eyleme -Yaradan’a doğru – ulaştıracağını hissetmeye başlamalarını diliyorum.