Yaradan’a Yapışma Noktası

Bizim çalışmamız, Yaradan ile sürekli yapışma içinde olmaktır. Bize bir nokta verilir; bu, bize bağlı olmayan bir şeydir ve çalışmamıza oradan başlarız.

Bu nokta, sonsuzluk, mükemmellik ve ebediyet durumundaki gerçekliğimizdir. Ancak sonsuzluk durumundan biz yalnızca bu noktayı hissederiz; yoğun bir şekilde bir şey isteriz ve bir şeyin eksik olduğunu hissederiz. Fakat aslında eksik olan yalnızca bir noktadır ve bu gerçek bir arzu değildir. Bu durumun içinden kişi, kaplarında bir boşluk durumuna ulaşmalıdır ki son ıslahta NRNHY’ın tüm ışığıyla dolsun.

Bizim tüm çalışmamız, sonsuzluğun ifşasına sürekli odaklanmış kalma çabasıdır. Bu, “O’ndan başkası yokt” sözünde ifade edilen, Yaradan’a tam bir yapışma anlamına gelir ve bizim özlem duymamız gereken şey de budur. Tüm engeller ise yalnızca bizi manevi karakterimizin farklı yönlerine doğru itmek için vardır: gurur ve korku, ayrıca Klipot’un bize getirdiği çeşitli hisler ve düşünceler.

Klipot, bizi bu noktadan uzaklaştırmak ister gibi görünür. Biz ise, bizi farklı yönlere çeken tüm çelişkilere rağmen o noktaya geri dönmeye çalışmalıyız. Diyelim ki bir Klipa beni sağa doğru on santimetre çeker; yani bana yabancı bir düşünce veya güvensizlik verir. Buna rağmen merkez noktaya geri dönmem gerekir, çünkü Yaradan ile yapışma noktası oradadır. Eğer bunu yaparsam, aslında durumumu sağa doğru on santimetre genişletmiş olurum.

Sonra on santimetre sola, aşağıya ya da yukarıya, hangi yönden geldiğinin önemi yok, merkezden farklı yönlere doğru bir engel gelir ve bu şekilde bir Sefira inşa ederim. Tam da Klipot, bana noktadan boş bir kap inşa edebilmem için gerekli olan maddeyi verir. Ve ben engeli alırken, aynı zamanda bu boşluğu Yaradan’a yapışma ile doldururum.

Böylece, o noktadan başlayarak küçük bir Sefira’ya doğru genişlemeye başlarım, sonra giderek daha da büyürüm ta ki tüm engelleri alıp onların üzerine yükselene kadar, sonunda, onlara rağmen ya da onlarla beraber, Yaradan ile kesintisiz bir yapışma (Zivug) durumuna ulaşırım. Ve bu, çalışmamı tamamladığım ve son ıslaha ulaştığım anlamına gelecek.

Böylece Klipa, büyümeme yardım eder ve aynı zamanda büyüme sürecimde beni korur. Bu nedenle yabancı düşüncelerden ve her türlü engelden korkmamalıyız. Onlar, mevcut durumumuza uygun olarak içimizde uyanırlar ve onların yardımıyla ilerler, gelecekteki durumlarımızı—yani geleceğimizi—inşa ederiz. Bu engellerin bizi geriye çektiği düşünülmemelidir, tam tersine, bize aynı ölçüde ileriye doğru ilerleme fırsatı verirler.

Yaradan’ın rızası için çalışmak ile kişinin kendisi için çalışması arasındaki fark budur. Tüm bilgelik, alma arzusunu nasıl kullanacağını bilmekte yatar. Kabala, alma arzusunu yani Klipot’u ve engelleri kullanma bilimidir, diğer yöntemler ise bunlardan korkar; insana bu engelleri önlemeyi, onlardan kaçmayı öğretirler. Kabala ise onlardan kaçmak yerine onları nasıl kullanacağını öğretir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed