Erkek Ve Kadınların İlkel Doğası
Soru: Erkekler, doğaları gereği kadınlara göre daha dengesizdir. Diyelim ki bir erkek bir kadınla tanıştı, ancak bir süre sonra ilk başta hissettiği çekim azaldı. Neden sürekli başka bir kadın ister?
Cevap: Bu, manevi kökünden kaynaklanmaktadır, çünkü o sürekli olarak doldurmak ister, ancak aynı durumun içinde hiçbir yenilik hissetmez. Kadın ise tam tersidir; arzularının %90’ını ondan, sadece %10’unu kendisinden karşıladığı için ona “bağlı” kalır. Erkek ise arzularının %90’ını kendisinden, %10’unu kadından karşılar. İşte bu şekilde aralarındaki temas aracılığıyla arzularını karşılarlar.
On Sefirot’tan dokuzu Zeir Anpin, biri ise Malhut’tur. Bu nedenle, bir kadın için bir erkeğe bağlanmak yeterlidir; bununla birlikte, hem arzuyu hem de tatmini elde eder. Ancak bir erkek için bu yeterli değildir; yeni ruhların Malhut’a girebilmesi ve ona onları doldurma fırsatı verebilmesi için Malhut’ta sürekli yenilenmeye ihtiyacı vardır. Malhut yenilenmezse, onunla herhangi bir işi kalmaz.
Aynı şey bizim dünyamızda da geçerlidir. Bir erkek bir kadında yenilik, değişim veya flört hissetmezse, hızla ilgisini kaybeder. Psikologlar ilişkilerimizi tam da bu şekilde açıklar ve yenilenmelerine yardımcı olmaya çalışır.
Günümüzde, tüm bunlar açıklığa kavuşmuş ve tamamen erişilebilir hale gelmişken, tatmin duygusu daha da kaybolmaktadır. Bir yandan bu, maddesel düzeyde yaygın bir sorundur; diğer yandan ise, farklı sorunların çözümüne gerçekten ulaşma ihtiyacına bizi yönlendirmektedir.
Bence bizim nesil tam da bunu yaşıyor. Sadece bunu yaşamakla kalmıyor, aynı zamanda ilerliyor da. Yavaş yavaş, ihtiyaçlarını karşılayabileceği çok basit bir yer bulacak ve her şey daha yüksek bir düzeye geçecek.
Soru: Peki, eğer bu yukarıdan gelen doğal, doğuştan gelen bir dürtü ise, toplum neden bir erkeği sadakatsizlikten dolayı kınamaktadır?
Cevap: Genel olarak bakıldığında, bu anlayış dinlerden, özellikle de Hristiyanlıktan kaynaklanmaktadır. Ancak önceki tüm kültürlerde durum böyle değildi.
Öte yandan, kurtuluşun tam bir özgürlükte, yani ne istersen onu yapmakta yattığını söylemiyoruz. Bir kişinin “kafasını göklerde tutması” gerektiğini ve ihtiyaçları varsa bunları normal, toplumsal olarak kabul edilebilir bir şekilde karşılaması gerektiğini söylüyoruz.
Soru: Peki, bir kişi maneviyata yönelmişse, bu onun mutlaka “manevi” bir kadına sahip olması gerektiği anlamına mı gelir?
Cevap: Hayır, bu daha da kötü olabilir. Kişi türlü türlü içsel çalkantılar ve değişimler yaşar ve bu koşullarda her şey olabilir.
Ama asıl mesele bu değil; biz bir insanı bu şekilde değerlendirmiyoruz. Onu, kafasının nerede olduğu, hayattaki hedefinin ne olduğu ile değerlendiriyoruz, hayvani ihtiyaçlarını nasıl karşıladığı ile değil.
Bu, erkek ve kadın arasındaki temel farktır. Bir kadın sadece erkeğine ihtiyaç duyar; şunu bilmelidir: o benimdir. Temel olarak, bu doğası gereği kadına yerleşmiştir. Bu, Atzilut’un Zeir Anpin ve Malhut’undan bize bu şekilde aktarılmıştır.
Ancak bir erkeğin bu konuda özel bir bağlılığı yoktur. Eğer varsa, o da ailesi, kendi evi, çocukları ve ev halkı içindir, ancak bu, tabiri caizse, genel bir şeydir; özellikle bir kadına yönelik değildir. Bu da Atzilut’un ZON’unun üst yapısından kaynaklanmaktadır.
Yorum: Ama ilk başta, ilk tanışmada, erkekler Don Juan gibi davranırlar. Ve sonra kadınlar hep kırılırlar: erkekler neden bu kadar aşağılık?
Cevabım: Bunu hayvanlar arasında da görüyoruz. Burada farklı bir şey yok. Hayvanlar aleminde erkekler çok güzeldir. Aslanlara, tavus kuşlarına ve kuğulara bakın! Onlar tam da dişileri çekmek, onlarla temas kurmak ve onları boyun eğdirmek için bu şekilde yaratılmışlardır. Bu yüzden erkeklerin bu tür dışsal özelliklere ihtiyacı vardır.
Ve burada bir çelişki yatmaktadır, çünkü bir kadın prensip olarak bu dışsal özelliklere hiç ihtiyaç duymaz. Bir erkekte dışsal güzelliği görmez; bu onu ilgilendirmez; onu fark etmez bile.
Aksine, o bir “Herkül” yerine biraz göbekli bir erkeği tercih edebilir. Onun bakış açısı farklıdır. Bir erkeğe genetik açıdan bakar; onda potansiyel bir baba, koca, ailesinin geçimini sağlayan birini görür; onu, bir erkeğin kendini sunmak istediği kriterlerden tamamen farklı kriterlere göre değerlendirir.
Bütün bunlar manevi köklerden gelir.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

