Monthly Archives: Haziran 2025

Manevi Safha Nereden Başlar?

Soru: Bir yandan “O’ndan başkası yoktur” deniyor. Her düşünce, her hareket ve her his Yaradan’ındır. Her şey önceden belirlenmiştir. Öte yandan, insanın her dakika kendini suçladığını ve başkalarını yargıladığını, ancak bunun ondan gizlendiğini söylüyorsunuz. Ne yapılmalıdır?

Cevap: Dünyanın doğru edinimi, kişi sıfıra geldiğinde ve kendisinin var olmadığını fark ettiğinde başlar. Her şeye Yaradan nüfuz eder, her şey Yaradan tarafından yapılır ve sanki kişi yokmuş gibidir.

Yani, kişinin tüm fiziksel hareketleri, tüm düşünceleri, kişinin kendine ait olarak hayal edebildiği her şey, kişinin içinde olan ve kişinin tüm eylemlerini, hislerini ve planlarını belirleyen Yaradan’ı hissetmesidir.

Kişi böyle bir hisse ulaştığında, Yaradan’la ortak çalışması başlar. İşte o zaman içinizde ortaya çıkan tüm soruları çözmeniz mümkün hale gelir. O zamana kadar, sadece kendinizi iptal etmek için çalışmanız gerekir.

En farklı koşullarda O’ndan başkasının olmadığını hissetmek için çaba sarf etmek gerekir. Bu temeldir, her şeyin başladığı ilk adımdır. Ve bundan sonra her aşama daima “O’ndan başkası yoktur” ile başlayacaktır.

Engeller Yükseltir

Soru: Hem akıl hem de yetenekler açısından sınırlı olduğunuzu hissettiğinizde Tora’yı ve iyi işleri nasıl mükemmel bir şekilde uygulayabilirsiniz?

Cevap: Kişi tamamen sınırlı olamaz. O sadece kendi içinde geliştirmesi gereken şeylerle sınırlıdır. Bu nedenle, herhangi bir özel engelle karşı karşıya değildir.

Ancak, kişinin gelişim yolunda karşılaştığı tam da bu engeller onu yükseltir ve Yaradan’a doğru yakınlığa ve O’na benzemeye götürür.

Herkes İçin Tek Koşul

Soru: Duanın Şehina’nın varlığı için ana Kli (kap) olduğu söylenir. Ortak Hisaron’umuzu (eksikliğimizi) nasıl bulabiliriz ki duamız, ortak Hisaron’umuz gerçekten Şehina’nın varlığı için bir Kli olsun?

Cevap: Hepimizin uyacağı ve başka hiçbir şey istemeyeceğimiz ortak bir arzu, istek ve niyet bulmak istiyoruz.

Soru: Herkesin tam anlamıyla tek bir düşünceye sahip olması için talebin saflığı ne olmalıdır?

Cevap: Nihai amaçtaki koşulumuzun vizyonu. Bunu birlikte Yaradan’a olan arzuyu uyandırdığımız ve O’nun bizi buna göre şekillendirdiği gerçeğine dayanarak görebilir ve hissedebiliriz.

Soru: Eşit olarak hayal etmemiz gereken nihai hedefteki bu koşulu nasıl tanımlarsınız?

Cevap: Ben bunu herkes için tek bir arzu, tek bir koşul olarak hayal ederdim.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 191

Soru: Gölge ve ışık bize Yaradan’dan gelir. Görkem bulutlarında yaşamak için gölgeyi kendimiz nasıl yaratabiliriz?

Cevap: Gölgeye gizlenme denir. Eğer Yaradan’ı örterseniz, yani O’nu kendinize çekmek istemezseniz, o zaman O’nun ifşasına doğru bu şekilde ilerlersiniz.

Soru: Bedensel dünyamızı geçici bir konut olarak algıladığımızda Yaradan’a daha mı yakın oluruz?

Cevap: Kesinlikle, hiç şüphesiz.

Soru: Kaynakları dinlediğimizde, zihin onları kendi anladığı bir dile çevirerek kendi tarzında yorumlamaya çalışır. Durup metni olduğu gibi hissetmeye çalışmalı mıyız?

Cevap: Reddetmeden önce zihnin söylediklerini dinleyin. Sonra onu nasıl daha uygun bir forma sokabileceğimizi düşünmeye başlayın.

Soru Roş HaŞana ve Sukot bayramları sırasında çalışan özel ışıklar var mıdır?

Cevap: Evet, bunlar özel fırsatlar, özel ışıklar.

Doğru Seçim

Soru: Rabaş’ın “Barışı Arayın ve Peşinden Gidin” adlı makalesinde savaşın doğal bir koşul olduğu ve insanların her zaman birbirlerine karşı zafer kazanmak için çabaladıkları yazılıdır.

Ancak ne reddeden bir güç ne de çeken bir güç bir kişiyi barış (huzur) koşuluna getirebilir. Bu güçler nasıl doğru kullanılır?

Cevap: Kendinizi sürekli olarak içinizdeki güçle kontrol etmeli, Yaradan’ın sizi nereye çektiğini ve bedenin sizi nereye çektiğini belirlemeli ve bu iki güç arasından kiminle birlikte olduğunuzu seçmelisiniz.

Soru: Bedenin nereye çektiği açık gibi görünüyor. Ancak Yaradan’ın beni nereye çektiğini nasıl anlayabilirim?

Cevap: İhsan etme niteliğine doğru. Bu nedenle, doğru seçim her zaman Yaradan’ın yönünde olacaktır.

Onlu Sizin Ruhunuzdur

Soru: Her zaman onlum için istemeliyim. Ancak dünyanın her yerinde birçok dostum var. Önce kendi onlunuz, sonra tüm dünya Kli’si ve sonra da tüm dünya için istemek doğru mudur?

Cevap: Diyelim ki dünya Kli’sinde onlunuzdan başka birçok dostunuz var. Nasıl istemelisiniz? Önce onlunuz için, sonra onlar için mi? Ya da onlunuz aracılığıyla onlar için mi? Ya da onlunuzu bırakıp onlar için mi istemelisiniz?

Soru çok spesifik ve bunu net bir şekilde anlamanızı tavsiye ederim. Onlunun dışında hiçbir şeyiniz yok. Onlu sizin ruhunuzdur. Ve eğer bir şey ya da başka biri için isteyecekseniz, sadece onun aracılığıyla istemelisiniz.

Onlunun dışında birine istemek için, dostlarınızdan birleşmelerini isteyebilirsiniz. Ama bu tüm onludan gelen bir istek olmalıdır. Başka bir şey için aklınızı ondan alamazsınız.

Dünyadaki birine fiziksel olarak yardım edebilirsiniz ama manevi olarak sadece onlunuz aracılığıyla biriyle ilgilenebilirsiniz.

Onludaki Bağ Noktası

Soru: Manevi ıstırabın farkına varmak için onludaki kopuk bağlara karşı duyarlılık geliştirmek gerekli midir?

Cevap: Manevi ıstırabın farkına varmamıza veya bunun hakkında düşünmemize gerek yoktur. Kendimizi manevi başarılar üzerine inşa etmemiz gerekir.

Soru: Onlu için bağ noktasının tanımlayıcısı nedir?

Cevap: Ortak bir bağ.

Soru: Bu noktada her birimiz ne hissedeceğiz?

Cevap: Her bir kişi bu bağ noktasına girmeyi arzu ederse, sizinle aynı şeyi hissedecektir.

Islah İçin Bir Yer

Soru: Islah için sağlamamız gereken yer neresidir?

Cevap: Islah yeri, egoistlikten özgeciliğe dönüştürmemiz gereken arzularımızdır.

Bu yerin Şehina için bir kap (Kli) olabilmesi için, kendimizi sadece ihsan etme arzularıyla çalışabileceğimize ikna etmeye çalışmalıyız.

Soru: Doldurulabilecek bir Kli haline gelmesi için bir başkasının arzusuyla nasıl doğru bir şekilde bütünleşiriz?

Cevap: Bu kolay değildir. Her şey diğer kişinin arzusunun doğasına bağlıdır. Eğer zaten ihsan etme yönünde ıslah edilmişse, o zaman sorun yoktur. Ancak hala ıslah edilmemişse ve egoist bir koşuldaysa, önce kişinin bunu ıslah etmesine yardımcı olmanız ve ancak ondan sonra bu arzuya bağlanmanız ve onunla birlikte yükselmeniz gerekir.

Yaradan Neden Hatalara Karşı Uyarıda Bulunmuyor?

Soru: Andrey soruyor: “Bir yerde okumuştum ama son zamanlarda Yaradan’ın kıskanç olduğuna ikna oldum. Bunu birden fazla kez söylediniz. Ancak O’nun bu kadar kıskanç olduğunu bilmiyordum. Seçtiğiniz yolu izlemenize izin veriyor, ancak bu açıkça O’nun iradesine aykırı. Ama size izin veriyor. Hatta bunu kutsuyor gibi görünüyor. Ve sonra öyle düşüşler gönderiyor ki, kendinizi onlardan nasıl çekip çıkaracağınızı bilemiyorsunuz. Bunu neden yapıyor? Beni yanlış yola girmekten alıkoyabilirdi. Bunu ne için veriyor?”

Cevap: Bu durumda ne öğrenirdiniz?

Yorum: O’nun iyi olduğunu ve iyilik yaptığını.

Yanıtım: O zaman anaokulunda kalırdınız.

Soru: Tüm bu süre boyunca eğitiliyor muyum?

Cevap: Evet.

Soru: Yanlış yollarla mı eğitiliyorum?

Cevap: Onların yardımıyla. Başka nasıl olabilir?

Soru: Andrey sizi bu yanlış yola itenin Yaradan olduğunu söylüyor. Bütün bunlar size öğretmek için mi?

Cevap: Elbette.

Soru: O, bende neyi ortaya çıkarmak istiyor?

Cevap: Hayatı anlamak, kendinizi anlamak, dünyayı anlamak ve dünyaya karşı doğru tutumunuzu anlamak.

Soru: Andrey bu yolda kutsanmış olduğunu bile hissetti: “Devam et!” Yanlış yolda ilerliyor olsanız bile mi?

Cevap: Evet.

Soru: O zaman soruyor: “Yaradan neden insanı bu yolu seçmesi için kutsuyor?”

Cevap: Çünkü bu şekilde insana öğretir; aksi takdirde insana öğretilemez.

Soru: Bir kişi yanlış yolda olduğunu ne zaman fark eder? Yaradan’ın Kendisi onun için başka engeller yaratmaya başlar. Öyle değil mi?

Cevap: Evet. Bir süre sonra kişi yanlış yolda olduğunu hissetmeye başlar. Ama geri dönemez ve yoluna devam eder, onlardan kaçmak zorunda kalacağı noktaya birikene kadar her türlü ızdırabı alır.

Soru: Söyleyin bana, ızdırapların başladığı bir yol işareti var mı? Ve o zamana kadar kolaylıkla, özgürce ve mutlu bir şekilde yürüyorsunuz.

Cevap: Evet, bu kişinin içindeki egoizmin büyümesine bağlıdır. Çünkü o zaman bunun kendi zararına olan yanlış bir yol olduğunu anlamaya başlar. Ve merak eder: ne yapmalıyım? Bu andan itibaren ızdırap başlar ve Yaradan’a olan talebi başlar.

Soru: Yani egoist yolda hiç düşünmeden yürürken, onun için her şey yolunda mıydı?

Cevap: Evet.

Soru: Ama bir noktada, kendisinin bir egoist olduğu fikrine itilir ki bu kötüdür. Ve ızdırap çekmeye başlar. Ne için? Bu ego ile ne yapmalı?

Cevap: Tüm bunların egosundan kaynaklandığını fark etmeli ve ıslah edilmesi için bilinçli olarak Yaradan’a dönmelidir.

Soru: Yani öyle ya da böyle, her şey ıslahın yoludur. Kesinlikle her şey.

O zaman soru şu: “Nasıl hazırlanabilirsin, bu tür düşüşlere bile hazırlanmak ve onlardan en iyi şekilde yararlanmak mümkün mü?”

Cevap: Bir kişi başlangıçta seçtiği şeyin yanlış olabileceğini ve hatalardan kaçış olmadığını anlarsa düşüşlere hazırlanabilir. Zaman zaman eylemlerinin sonuçları olan her türlü olumsuz geri bildirimi alacaktır. Ama öte yandan, bu ona sonunda doğru yolu öğretecektir.

Soru: Bundan maksimum fayda nedir?

Cevap: Fayda doğru yolu seçecek olmasıdır. Her ne kadar her seferinde hata yapacak olsa da kendini ıslah edecek ve doğru adımı atacaktır.

Soru: Istıraba ulaşmamak ama önceden doğru hesap yapmak mümkün mü?

Cevap: Bunu önceden nasıl yapabilir?

Soru: Mümkün değil mi?

Cevap: Hayır.

Soru: Yani, öyle ya da böyle bunu aşmak zorundasınız?

Cevap: Kesinlikle.

Soru: Andrey’in bir sonraki sorusu: “Yaradan’ın kıskançlığından kişisel olarak ne anlıyorsunuz?”

Cevap: Yaradan’ın kıskançlığından, bir kişinin belirli bir yöntemin yardımıyla hatalardan kaçınmak ve sanki Yaradan’ı atlatmak istediği koşulları anlıyorum.

Yaradan’a Ulaşın

Soru: Yaradan ile olduğu gibi onlu ile de tüm dünyayı kapsayan bir diyaloğu nasıl kurarız?

Cevap: Bu onlunun içindeki ve dışındaki koşullarınıza bağlıdır.

Soru: Hangisi daha önemli, onlu ile diyalog mu yoksa O’nunla diyalog mu?

Cevap: Elbette, Yaradan’la diyalog daha yüksektir, ancak onludan geçmeden O’na ulaşamazsınız.