Soru: Bir odada yanan dört mum varmış. Birincisi şöyle demiş: “Ben Barış’ım. İnsanlar beni nasıl koruyacaklarını bilmiyorlar.” Ve sönmüş. İkincisi şöyle demiş: “Ben İnanç’ım. Kimsenin bana ihtiyacı yok.” Ve sönmüş. Üçüncüsü şöyle demiş: “Ben Sevgi’yim. İnsanlar beni takdir etmiyor.” Ve o da sönmüş.
Küçük bir çocuk odaya girmiş, karanlıktan korkmuş ve ağlamaya başlamış. Sonra dördüncü mum şöyle demiş: “Ağlama. Ben Umut’um. Ben yandığım sürece, diğer tüm mumları yakmak her zaman mümkün.”
Bir insanın umut ettiği sürece hayatta olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu ifadenin bir dayanağı var mı?
Yanıtım: Evet, çünkü umut hala size gelişmenin yolunu gösterir.
Soru: Peki başka bir şey var mı?
Cevap: Elbette var! İnsanlar bir kara parçası bulmak, bir şeyler keşfetmek için yelkenlilerle okyanusları aşıyor. Bu umuttur.
Soru: Bu beni her zaman hayrete düşürmüştür. Amundsen ve kutuplara ulaşıp orada donan tüm o kâşifler küçük teknelerle okyanusları aştılar. Onları harekete geçiren neydi?
Cevap: Hayal!
Soru: Her şey çoktan tükenmişken, tüm mumlar sönmüşken, sevgi, inanç ve barış -her şey- insan umudunu nasıl kaybetmez?
Cevap: Her şeyin Yaradan’ın elinde olduğunu anlayarak. Çünkü kişi hiçbir şeyin kendi elinde olmadığını fark eder. Ve sonra yıllarını sakince yaşar.
Soru: Bu muma umut mu diyorsunuz? Yani her şey Yaradan’ın elinde; bir sonraki adım bu mu?
Cevap: Evet.
Soru: Neden Yaradan bize hep bu küçük adımı, bu son mumu bırakıyor?
Cevap: Bizimle yolculuğumuza devam etmek için bizi son dakikada, saniyede ve anda yakalamak için.
Bu mum, bu dünyadaki bir kişi ile üst dünyadaki bir kişi arasındaki bağlantı mumudur.
Soru: Bu mum her zaman yanar mı?
Cevap: Kişinin ilerlemesine eşlik eder.
Soru: Bu mumun yanmadığı, umudun olmadığı durumlar var mıdır?
Cevap: Hayır, her zaman yanar.
Soru: Bu, Yaradan’ın iyi olduğu ve iyilik yaptığı anlamına mı gelir?
Cevap: Evet, aksi takdirde böyle bir kişi doğmazdı. Çünkü Yaradan o kişinin tüm yaşamını sonuna kadar önceden bilir.
Soru: Neden bazen bu mumu fark edemiyoruz ve umudumuzu kaybediyoruz?
Cevap: Varoluşumuza bu şekilde uyum sağlamıyoruz.
Soru: Peki doğru tutum nedir?
Cevap: Doğru tutum, önümüzde her zaman Yaradan’ın iyiliğinin olduğudur.
Filed under:
Maneviyat, Yaradan
|
Umudumuzu Nasıl Kaybetmeyiz? için yorumlar kapalı