Birbirinizi Kelimeler Olmadan Anlayın

Soru: Bir ailedeki eşlerden biri, diğerinin kendi egoizmi üzerinde nasıl çalıştığını fark ederse, onu bunun için övmeli mi?

Cevap: Hayır, övmenize veya bunun hakkında konuşmanıza gerek yok; aksi takdirde bu her şeyi karıştırır. En iyisi birbirimizi kelimeler olmadan anlamaya çalışmaktır. Bu çok daha güçlü, çok daha etkileyicidir ve herkesin kendi üzerinde daha derin çalışmasını sağlar.

Kendiniz üzerinde çalıştığınızı ve bir şekilde değişmeye çalıştığınızı hissediyorsanız, ancak bunu eşinizden göremiyorsanız, o zaman ona şunu veya bunu yapmasını, örneğin kendini biraz alçaltarak burada bir fırsatı olduğunu bir şekilde ima etmeniz gerekir.

Herkesin kendi egoizmi vardır ve herkes bunun üzerinde çalışır. Eşinize bu çalışmada yardımcı olmak için örnek olmanız gerekir.

 

 

Dostlarınızın Arzularını Hissedin

Soru: İhsan etme niyetinde olmak için, o arzuya yönelik Hisaron‘u hissetmeniz mi gerekiyor?

Cevap: Dostlarınızın arzularını hissetmek, onların arzularına dâhil olmak ve onlar için dua etmek için Hisaron’u (arzu) hissetmeniz gerekir.

Soru: Eğer kişi Yaradan’dan doğru bir şekilde talep etmezse, son ıslaha ulaşamayacağını söylediniz.

Yaradan’dan doğru bir şekilde nasıl isteyebilirim?

Cevap: Öncelikle bunu dostlarınızla birlikte yapın. O zaman birlikte nasıl ilerleyebileceğinizi ve daha fazlasını nasıl isteyebileceğinizi göreceksiniz.

 

Karşılıklı Sevgiyi Geliştirin

Soru: İzlenim ve algılardaki farklılıkları ifşa ederken nasıl doğru bir şekilde çalışabiliriz? Onları oldukları gibi bırakmalı, izlenim zenginliği olarak mı algılamalıyız, yoksa tartışmalı ve birbirimize neyin daha iyi ve doğru olduğunu mu kanıtlamalıyız?

Cevap: Sadece aranızdaki sevgiye odaklanın. Bu öyle bir sevgi olacak ki, Yaradan onun içinde görünecek mi? Aramızda Yaradan’a benzer bir nitelik oluşturmalıyız ve o zaman Yaradan onun içinde ifşa olacaktır. Aramızda ifşa olan nitelik karşılıklı sevgi olmalıdır. Yaradan’ın bize görünebilmesi için bağ kurmaya çalışalım.

Korkular Duayı Şekillendirir

Korku kişiye geldiğinde, O’ndan başkasının olmadığını bilmelidir. (Baal HaSulam, Şamati 138, “Bazen Kişiye Gelen Korkuya Dair”).

Soru: Korkunun pek çok türü var. Bu makalede bahsedilenler nelerdir?

Cevap: Onlardan herhangi biri! Bazen tamamen aptalca bir korkuyla, bazen daha ciddi bir korkuyla, bazen de aranızdaki sorunlara dayanan korkularla vb. dolarsınız. Bu önemli değil. Önemli olan, Yaradan’la bağ kurmakla meşgul olmanız ve bu bağı bir düzene koymak istemenizdir.

Soru: Onluda çalışırken bu korku nasıl ortaya çıkabilir?

Cevap: Bu çok basittir. Korkularınız Yaradan’a yönelmenizi sağlayan bir dua oluşturur. Sadece dua etmek, başka hiçbir şeye ihtiyaç yok.

Tüm korkular içimizden geçmelidir. Onları tanımlamalı ve onlar aracılığıyla Yaradan’la bağ kurmalıyız. Korku, bizi yaratılışın amacına doğru bir şekilde yönlendiren şeydir.

 

Manevi Çalışmada Ne Şans Olarak Kabul Edilir?

Soru: Onlu başarıya ulaştığını yani “Yaradan ile kucaklaşma” koşuluna ulaştığını hissettiğinde, bu şans için Yaradan’a hazzı nasıl geri verebilir?

Cevap: Bunu yapmak için kişi kendinin üstüne çıkmalı ve dostlarıyla birlikte bir ihsan etme eylemi gerçekleştirmelidir. Bu şekilde, kendi aramızda Yaradan uğruna üst ışığı aldığımız bir koşul yaratırız.

Soru: Eğer kişi mantık ötesi bir inançla ödüllendirilirse, bu bir şans sayılabilir mi?

Cevap: Evet, bu da şanstır.

Soru: Yine de şans büyük ölçüde ruhun köküne bağlıdır ve çevre başarıyı %100 etkileyemez, değil mi?

Cevap: Çevre kişiyi etkileyebilir ve kişi de ruhunun Yaradan ile olan bağını etkileyebilir.

Şans Bir Islah Mıdır?

Soru: Şansın (Mazal) kendisi bir ıslah mıdır? Ve bu ıslah nelerden oluşur?

Cevap: Mazal sizin başarınız değildir. Bu bizim çalışmamızın, çabalarımızın sonucu mudur? – Evet.

Ancak prensip olarak bu bir insan eylemi değil, üzerimize yukarıdan inen bir eylemdir.

Soru: Zohar Kitabı, Yaradan’ın gözyaşlarının denize düşmesinden ve onu ıslah etmesinden söz eder. Bunun Mazal kavramıyla nasıl bir ilişkisi var?

Cevap: Bu, yansıyan ışığın kıvılcımlarının (Nitzutzin) denize (Malhut) düştüğü anlamına gelir. Böylece Malhut yavaş yavaş yükselir ve ıslah olur.

Kim Duadan Fayda Sağlar

Yorum: Pandemi sırasında duanın gücü dünyanın çeşitli yerlerinde test edildi.

Araştırmaların çoğunda, duanın ölümü veya Kovid-19’un şiddetini önlemede önemli bir etkisinin olmadığı ortaya çıktı.

Cevabım: Kanıtlanması gereken şey buydu.

Soru: Öyleyse söyleyin bize, duanın yardımı olur mu, olmaz mı?

Cevap: Dua yardım eder. Söyleyen kişiye de, söylenen kişiye de yardım eder.

Soru: Yaradan hangi duayı duyar?

Cevap: Yaradan açık bir kalpten gelen duayı duyar. Bunun anlamı, dua ne kadar doğalsa Yaradan’a o kadar yakındır.

Yorum: Dua kitaplarının herhangi bir yerinde yazılmayan bir şey.

Cevap: Evet, elbette basılı veya yazılı hiçbir kelime yoktur.

Soru: Sadece kendimden mi?

Cevap: Evet.

Soru: Kişi böyle bir duayı hangi durumlarda yükseltebilir? Bunu talep üzerine yapmanın zor olduğunu anlıyorum. Genel olarak kişi hangi durumlarda böyle bir dua yükseltebilir?

Cevap: Gerçek acılar yaşandığında ve bu acıların doğal acılara daha yakın olduğu durumlarda (anne, çocuk veya yakın arkadaş); bu tür.

Soru: Bu, bir bağ olması gerektiği anlamına mı geliyor? Biriyle bir bağım olmalı ve ancak o zaman her şeyi gerçekten hissedebilirim.

Cevap: Evet

Soru: Ve Yaradan böyle bir duayı duyar mı?

Cevap: Yaradan böyle bir duayı duyar ve ıslahı ilerletir.

Üst Işığın Parçaları

Soru: Daha fazla çaba gösterme yeteneğine sahibim. Bunu hissediyorum ama bazı nedenlerden dolayı bunu yapamıyorum.

Bir kişi tüm potansiyelini nasıl kullanabilir?

Cevap: Sadece dostlarınızla ve dostlarınızdan Yaradan’la bütünleşmek için elinizden geleni yapın.

Yorum: Her şeyi yapabileceğimi hissediyorum ama sonuçta bu hisler sadece birer nokta.

Cevap: Hayır, bunlar nokta değil! Bunlar kıvılcımlar, üst ışığın değer verilmesi gereken küçük parçaları.

Kutsallık ve Kirlilik Arasında

İnsan şu üç bedene sahip olarak algılanır:

  1. Keduşa’nın (kutsallığın) ruhunun kıyafetlendiği, iç beden.
  2. Klipat Noga (kabuğu).
  3. Yılanın derisi. (Baal HaSulam, Şamati 247, “Düşünce, Besin Olarak Kabul Edilir”).

Soru: Klipat Noga‘nın ıslahta rolü nedir?

Cevap: Klipat Noga, kutsallık (Keduşa) ile kirlilik (Klipot) arasındadır ve bazen Keduşa‘da, bazen de Klipa‘da bulunarak ıslahı kolaylaştırır. Onun yardımıyla yaratılışı ıslah ederiz.

Soru: Klipat Noga‘nın arzuları ve düşünceleri yılan derisinden nasıl farklıdır ve bunları kendi içinizde ayırt etmeyi de öğrenmeniz gerekiyor mu?

Cevap: Bu, yavaş yavaş olacaktır; tıpkı henüz hiçbir şeyin farkına varamayan ve sonra her arzuda, her eylemde mevcut olan her türlü nüansı giderek daha fazla hissetmeye başlayan küçük çocuklarda olduğu gibi.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 89

Soru: Manevi ıslahın gece yarısı gerçekleştiği söyleniyor. Neden tam olarak gece yarısı?

Cevap: Çünkü bu, Şehina’nın ifşa zamanıdır.

Soru: Kendimizi ve dostlarımızı Yaradan’ın yakınında hayal ettikçe, artık Yaradan’ın yakınında olmaya layık olmadığımız gibi kötü düşünceler daha fazla ortaya çıkıyor. Bu neye işaret eder?

Cevap: Bu, devam etmeniz gerektiği anlamına gelir. Yaradan bizi çok kötü yarattı; bu nedenle değişmemizi ve yükselmemizi önemsiyor.

Soru: Kendini nicelik ve nitelik olarak inançta tesis etmek ne anlama gelir?

Cevap: Nicelik, gün içinde Yaradan’a kaç kez yaklaşmaya çalıştığınızla belirlenir. Nitelik ise O’ndan ne istediğinize, O’na nasıl katılmak istediğinize göre belirlenir. O zaman Yaradan’la doğru bir bağa sahip olursunuz.

Soru: Kötülüğe duyulan nefret ile oturup kendi etini yiyen bir aptala dönüşmemek için kendini eleştirme arasındaki çizgi nerededir? Bizi bu duruma düşmekten ne koruyabilir?

Cevap: Eğer dostlarıma dönersem, onlar beni kesinlikle duyacaklardır.