Hiçbir Koşulu İhmal Etmeyin

Eğer “Yaradan’dan başkası yoktur” deniyorsa, o zaman kişi nasıl bağımsız olarak hareket edebilir? Kişinin tek eylemi, zaman zaman Yaradan’dan başka kimsenin olmadığını, dünyada bir şeyler verebilecek ve yapabilecek başka bir güç olmadığını, yalnızca O’nun olduğunu daha fazla hissetmesi ve buna daha fazla erişmesidir.

Hiçbir koşulu ihmal etmemelisiniz, aksine hepsini tek bir arzuya, özel bir karara, tek bir kolektif Kli‘ye (kap) bağlamanız gerekir. O zaman bu Kli‘nin, Yaradan’ın yaratılışın son amacının ifşa edildiği eşsiz bir forma sahip olduğunu göreceğiz ve hepimiz buna dahil olacağız.

Zaman kavramı burada önemlidir. Kişi her zaman kalbinde hissettiklerine bağlı kalmaya çalışmalı ve bu hissin onu hedefe, aklın argümanlarına karşı mantığın üzerinde bir bağa götürmesine izin vermelidir. Ama yine de devam eder ve yavaş yavaş kendisinden ne istendiğini ve manevi, mantık ötesi olarak adlandırılan bir koşula ulaşmak için kendisini nasıl hazırlaması gerektiğini anlamaya başlar.

Nasıl Kafa Karışıklığı Olmaz?

Soru: Bizi yok edebilecek olgular olduğunu söylediğimizde yani Yaradan, benim dahil olmam gereken bir tür egzersiz yaptığında, burada kafam nasıl karışmaz?

Bir yandan hemfikir olup kabul ederken, diğer yandan bizi yok eden bir şeye nasıl karşı çıkabiliriz? Ne tür bir destek ve öncelikler olabilir?

Cevap: En önemli şey karşılıklı nefretin olmamasıdır. Yani sizi birbirinize çeken şeyler üzerinde çalışın.

Ve sonra yavaş yavaş olumsuz nitelikler sizden uzaklaşacak ve olumlu olanlar kendilerini gösterecektir. İşte bu şekilde hareket etmelisiniz.

Manevi Bir Koşula Giden Yol

Soru: Akla karşı gitmenin ne anlama geldiği az çok açık. Fakat kalbe karşı gitmek ne anlama geliyor?

Cevap: Bu kişinin duygularına karşı çıkması anlamına gelir. Kişi, hem aklının hem de kalbinin ne kadar üstüne çıkarabildiğine göre yönlendirilir. Bu onun manevi koşulunu oluşturan şeydir.

Bu iki noktanın üzerine çıkmakla: Mocha (zihin) ve Liba (kalp), kişi manevi bir koşula ulaşır.

Bu, kişinin duygularında hissedilmelidir. Aklın tek başına hiçbir değeri yoktur; önemli olan duygulardır. Düşünceler ve akıl arzuya göre ikincildir.

Dostların Edinimini Nasıl Algılayabiliriz?

Soru: İnanç, edinimden sonra mantığa dönüşür. Kişi kendini inancın sonsuz olduğuna nasıl ikna edebilir?

Cevap: Kendinizi zorlamanıza gerek yok. Yavaş yavaş bunu kendiniz fark edeceksiniz.

Soru: Dostların edinimini nasıl algılayabiliriz, inanç yoluyla mı yoksa akıl yoluyla mı? Bunu kendimize nasıl ekleyebiliriz?

Cevap: Bağ yoluyla.

Soru: Ama bir dostumuzun edinimini gördüğümüzde, bunu inanç olarak mı yoksa gerçek olarak mı kabul ederiz?

Cevap: Bunu bir gerçek olarak kabul eder ve kendimize dahil ederiz.

Köklerimize Dönüş

Soru: Manevi gelişim aşamalarının her biri (kötülüğün ifşa edilmesi, başkalarına zarar vermemek, komşunu kendin gibi sevmek) onlarca yıl sürebilir mi?

Cevap: Bugün bu çok daha az zaman alıyor.

Soru: Bu nasıl olabilir; hepimiz çok farklıyız? Hâlâ birinci aşamada olan insanlar olduğu gibi üçüncü aşamaya çoktan ulaşmış olanlar da var.

Cevap: Bu bizim toplumumuzda da böyle; farklı insanlar vardır: zengin ve fakir, zeki ve o kadar da zeki olmayan, vb. Yani, onlar her zaman birbirlerini tamamlarlar.

Soru: Baal HaSulam, bir kişi özgecil niteliği, yani başkalarıyla birlik olma ve onları kendi çıkarı için kullanmama yeteneğini edindiğinde, niteliklerin eşitliği yasasına göre hemen üst gücü hissetmeye başladığını açıklıyor.

Üst güçle temasın bir insan için en doğal koşul olduğunu yazıyor. Bunu nasıl açıklayabilirsiniz?

Cevap: Bu kökümüze, geldiğimiz köke bir geri dönüştür.

Soru: Bir insanın Yaradan ile bağda olması doğal mıdır? Bizim için egoist olmak çok daha doğal.

Cevap: Ama egoizmimiz de oradan geliyor. Yaradan her şeyi yarattı. Kötülüğü yarattı ve bize onu ıslah etme fırsatı verdi. Bu şekilde iyiye doğru ilerliyoruz.

Erdemlilerden Örnek Alın

Gitti ve bir günahkârla evlendi (Midraş Rabbah, Bereşit 17)

Soru: Bir erkek, bir kadının günahkâr mı yoksa erdemli mi olduğunu önceden bilebilir mi?

Cevap: Genel olarak evet. Bir erkek bir kadının başıboş olup olmadığını bilebilir. Belki de bazı kirli işlerle uğraşıyordur vb. Bir kadın seçerken, onun ne kadar dürüst olduğuna bakılmalıdır.

Soru: Bu şekilde davranırsak, tüm günahkârlar yalnız kalacak anlamına mı geliyor?

Cevap: Birkaç kadın bekâr kalacak ve geri kalanlar erdemlilerin örneğini izleyecektir.

Ortak Arzuyu Nasıl Yaratırız?

Yorum: Arzunun birincil olduğunu söylediniz. Bu beni şaşkına çevirdi çünkü arzular beynimde ortaya çıkıyor.

Cevabım: Hayır, Yaradan başlangıçta arzuları yarattı ve bu arzular daha sonra cansız, bitkisel, hayvansal ve insan dereceleri olarak gördüğümüz çeşitli büyüklükler, anlamlar ve formlar almaya başladılar. Genel olarak, doğada sadece arzular vardır, sadece arzular.

Soru: Eğer bu arzular beynimde ortaya çıktıysa, bunları dostlarıma ve topluma nasıl doğru bir şekilde aktarabilirim ve nasıl doğru olduklarını kanıtlamaya çalışabilirim?

Cevap: Kanıtlanacak bir şey yok. Her insanın kendi arzuları vardır ve sadece onlarla meşguldür.

Soru: Peki birlikte yol almak ve birlik olmak için ortak bir arzuyu nasıl yaratırız?

Cevap: Bu sizin amacınıza bağlıdır ve eğer tek bir amacınız varsa – Yaradan, arzularınızı O’nda birleştirirsiniz.

Soru: Benim hislerime göre, herkesin kendi Yaradan’ı var. Birlikte olsak bile herkes O’nu kendisi yaratıyor. Kolektif bir Yaradan’ı nasıl doğru bir şekilde yaratabiliriz?

Cevap: Ortak bir amaç için çabalayın ve kendi aranızda nasıl hareket edeceğinizi anlayacaksınız.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 136

Soru: Zihnim ve kalbim arasında büyük bir boşluk oluşuyor. Zihnimde ihsan için ne kadar çok çabalarsam, bu arzuya sahip olmadığımı o kadar çok hissediyorum ve bu, büyük acıya neden oluyor. Nasıl ilerleyeceğimi bilemiyorum.

Cevap: Yaradan size bunu özellikle verir, böylece dua ederek O’na doğru büyük bir gayretle çabalayabilirsiniz.

Soru: Bu ne anlama geliyor: Malchut ışığın sınırına kadar genişler ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın onun niteliklerini edinir ve özümser?

Cevap: Malchut ışığın niteliklerini kendi içinde taşıyabildiğinden, kendi içinde öyle bir genişlemeye neden olur ki sonsuzluğun tüm ışığını içine alır.

Soru: Bazen tüm onlu için, bazen de her bir birey için ayrı ayrı dua etmek istiyorsunuz. Hangisi Yaradan’ı daha çok memnun eder?

Cevap: Herkes için, tüm grup için dua ettiğinizde.

Bağın Özü

Soru: Onlunun, Şehina’nın yüzünü ifşa etmesi ne anlama geliyor? Bu dostlar arasında bir tür his mi?

Cevap: Evet, eğer ortak bir his yoksa, Yaradan nasıl hissedilebilir? Tek bir kişi Yaradan’ı hissedemez. Kişi başkalarıyla bağda olmalı, ihsan etmeli, almalı ve onlarla birlikte tam bir his, tam bir Kli oluşturmalıdır.

Soru: Bu tam Kli, onludaki dostlar arasındaki genel bağdan nasıl farklıdır?

Cevap: Dostlar kendileri için değil ama tüm dünya için Yaradan’ı ifşa etmek için bağ kurduklarında, bu bağ özünde farklılık gösterir. Bu onların hareket ettikleri yöndür.

Soru: Diyelim ki, toplantımızda tüm dünyanın iyiliği için Yaradan’ı ifşa etme niyetini inşa etmeye çalışıyoruz. Şehina’nın yüzünün orada ifşa olması için bağımızda ne olması gerekir?

Cevap: Şehina’nın içinizde açığa çıktığı koşula yavaş yavaş yaklaştığınızı hissetmelisiniz. Bu gerçekleştiğinde, onlu Yaradan’ın ifşasını hissedecektir.

Kadının Doğası

Soru: Yaradan’ın isteğini yerine getirme konusunda kim daha duyarlıdır, bir kadın mı yoksa bir erkek mi?

Cevap: Genel olarak kadın: Bu nedenle, çok şeyin ona bağlı olduğu söylenir çünkü kocasını şu ya da bu şekilde davranmaya ikna edebilir. Yaradan’ın “sesine” karşı bir erkekten daha duyarlıdır. Doğası gereği bu şekilde yaratılmıştır.

Kendisini hem kocasına hem de Yaradan’a daha bağımlı hisseder. Yaradan’ın kendisine rehberlik ettiğine dair içsel bir inanç duygusuna sahiptir.