Category Archives: Yaradan

Yaradan’ı Takip Edin

Dam (kan), Demama (sessizlik/durgunluk) anlamına gelir, “Ve Harun sessiz kaldı” ve “Tanrı için sessiz ol” (Rabaş, Mektup No. 32).

Soru: Bu sessizlik gücü nedir? İçinde ne anlatılıyor?

Cevap: Bu, kişinin Yaradan’dan gelen her şey ile hem fikir olduğu ve sessiz kalmayı kabul ettiği bir koşuldur.

Soru: Kişi Yaradan’ı nasıl doğru bir şekilde takip edebilir?

Cevap: Yaradan’ı doğru bir şekilde takip etmek, grup içinde onlunun içsel gücüne ne kadar tam olarak bağlı olduğunuzu bulmak anlamına gelir ve o zaman doğru adımları attığınızdan az çok emin olabilirsiniz. Tüm içsel eylemler sadece onlu aracılığıyla gerçekleştirilir.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 141

Soru: Eğer Hisaron beni duaya, Yaradan’la birleşmeye yükseltirse, bu iyidir. Islahın sonuna kadar böyle olsun. Ya da, yine de dostlarımın benim için yükseldiği derslerde, onların bir araya gelmelerinin önemini mi görmeliyim?

Cevap: Bütün bunları kendiniz toplamalı ve yükseltmelisiniz.

Soru: Rabaş’ın 24. mektubunda şöyle bir ifade var: “Ve Yaradan bize maddi ve manevi olarak yardım etsin.” Yaradan’ın bize dünyevi olarak yardım ettiğini söylediğimizde bunu anlıyorum. Bize manevi olarak “yardım etmek” ne anlama geliyor? Bu ne tür bir umuttur?

Cevap: Bu, O’nun bize doğru arzuyu vermesi içindir.

Soru: İnsanın Yaradan’la ve Yaradan’ın insanla olan ilişkisine değer vermek ne anlama geliyor?

Cevap: Böylece aralarındaki ilişki dolaysız olur.

Soru: Çok fazla darbe alıyoruz ve çok fazla dua ediyoruz. Duaların niceliğinden nitelikli bir duaya nasıl geçebiliriz? Tek bir darbe almanın daha iyi olduğunu hissediyorum, ama bize ulaşan bir darbe.

Cevap: Nitelik zamanla gelecektir.

Ortak Anlaşma Gereklidir

Soru: Onluda bazıları Yaradan’ın sesini duymanın tek yolunun bu olduğu konusunda hemfikir değilken kalpleri birleştirmek mümkün mü?

Cevap: Bu iyi bir şey değil. Herkesin aynı eylemi arzuladığı, gerçekleştirdiği ve aynı sonucu beklediği bir koşula ulaşmalıyız.

Soru: Bazen dostlar onluyla bağ kurmadan Yaradan’ın sesini duyduklarını söylüyorlar. Bu nasıl olabilir?

Cevap: Bilmiyorum. Kişinin önce diğer dostlarıyla ihsan eylemleri yoluyla bağ kurmadan bunu yapabileceğine inanmıyorum.

Soru: Grubun bu koşulu kabul eden kısmı Yaradan’ın sesini duyabilir mi?

Cevap: Onlunun tamamının desteği olmadan bunun başarılması pek mümkün değildir.

Kendiniz Hakkında Daha Az Düşünün

Soru: Kabalistlerin bir zamanlar yaptığı gibi, uzak gruplar bir öğretmene nasıl dâhil olabilirler?

Korkarım ki ortak gemiyi kaçırmak olası ve gemi uzaklaşacak ve bir sonraki hayatta bazı belirsiz koşullarda yeniden doğmak zorunda kalacağım.

Cevap: Öncelikle bir şeyleri kaçırmaktan, kaybetmekten ve geç kalmaktan korkuyor olmanız iyi bir şey. Öte yandan, eğer bu yerdeyseniz ve tüm gücünüzle dostlarınızla birleşmeye çalışıyorsanız, kesinlikle başarılı olacağınızdan emin olmalısınız. Bu ikincisi.

Üçüncüsü, başarı; elde ettiğiniz, kazandığınız, hissettiğiniz, fark ettiğiniz ve gördüğünüz şeylerden ibaret değildir. Başarı, her an Yaradan’a memnuniyet getirmeyi düşünmeye çalışmaktan ibarettir.

O zaman kendinizi, nasıl başarılı olacağınızı, zamanınız olup olmayacağını ya da bu dünyada tekrar doğup doğmayacağınızı daha az düşünürsünüz. Tüm bu egoist sorular sizi endişelendirmeyecektir çünkü Yaradan’a olan özleminiz bunların üzerinde olacaktır.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 11

Yılan Ve Adam Arasındaki Karşılaşma

İnsan birçok reenkarnasyon geçirir. Her seferinde, ruhuna almak için ek bir arzu giydirilir. Bu sürece “bir bedene bürünmek” denir. Ruh tekrar tekrar “reenkarnasyon” olarak bilinen bu tür koşullardan geçer ve böylece güç, zenginlik, onur ve bilgi giysileri aracılığıyla çeşitli biçimlerde alma arzusunu giderek arttırır. Bu giysiler ruh için gereksizdir. Bunlar yalnızca haz alma arzularıdır. Asıl soru şudur: bu hazzın kaynağı nedir?

Ruh bir bedene bürünmüş olduğundan, ışığın bu farklı giysilerden -güç, kontrol, para, onur ve bilgi- geldiğini algılar gibi görünür. Işık belirli bir şekle bürünür ve belirli bir arzu giymiş olan ruha ulaşır. Şimdi maddi arzulara bürünmüş olan ruh, bu giysiler içinde fiziksel formlara bürünmüş olan ışıkla karşılaşır. Başka bir deyişle, kendimizi “bu dünyada” buluruz.

Eğer hem ruh hem de ışık fiziksel giysiler giymişse, buna “materyalizm” denir. Arzularımızı tüm giysilerden -onur, zenginlik, bilgi, seks ve benzeri örtüler olan haz arzularından- ve hatta hazzın kendisini örtülerinden sıyırırsak, buna “maneviyat” denir.

Ruhun çıplak, bedensiz ya da kabuksuz olmaya hazır olması ve ayrıca hazzın açığa çıkması, dört seviyede ilerlemeyi ve büyümeyi gerektirir: bu dünyanın cansız, bitkisel, hayvansal ve konuşan. Tüm bedensel arzuların ve hazların deneyimlenmesini içerir: aile kurmak, yemek yemek, dinlenmek ve özellikle de seks arzusu. Daha sonra, tüm sosyal zevkler boyunca ilerlemelidir: zenginlik, onur, kontrol ve bilgi.

Ruhta Boşluk Varsa Ne Yapmalı?

Nazarbay soruyor: “Ruhta boşluk olduğu zaman ne yapmalı?”

Cevabım: Onu doldurun. Ruhta boşluk olduğunda, bu ruhu ışığa açmak gerekir ve o da onu dolduracaktır.

Ruhunuzu ışığa açtığınızda, bu doyumu Yaradan’dan beklersiniz. Sanki O’na uçuyormuşsunuz ve O’ndan her şeyi kabul etmeye hazırmışsınız gibi O’na doğru çabalarsınız. O zaman, O ruhunuzu ıslah eder ve onu ışığıyla doldurur. Ve bu Yaradan’ın bir kişiye ifşasıdır.

Soru: O’ndan gelen her şeyi kabul etmeye hazır mısınız?

Cevap: Evet.

Soru: Kesinlikle her şeyi mi?

Cevap: Bu noktada hiçbir şey kalmaz, hiçbir koşul kalmaz.

Soru: Yani; bunu kabul ediyorum ama şunu kabul etmiyorum, diye ayırmıyor musunuz?

Cevap: Asla.

Soru: Ne olursa olsun, her şeyi mi?

Cevap: Her şeyi! Çünkü siz Yaradan’ın önündesiniz. Burada hiçbir ön koşul yoktur.

Yorum: Ama sonra her türlü korku devreye giriyor: “Allah korusun, ya böyle bir şey olursa?”

Cevabım: Önemli değil. Her ne olursa olsun. Sadece uçuruma doğru ilerleyin. Hepsi bu. Ve bunun üst dünyaya giriş olduğunu fark edersin.

Hedefe Ulaşmak İstiyorsanız

Soru: Hedefe ulaşmak isteyen bir kişi nasıl hisseder?

Cevap: Kişi asıl işinin kendisini grubun ve Yaradan’ın önünde sürekli olarak iptal etmek olduğunu hisseder, başka bir şey değil.

Egoizm bizim ters yardımcımızdır. Onu iptal edebilmemiz ve böylece Yaradan gibi olabilmemiz için bize özel olarak verilmiştir. Düşünmeniz gereken tek şey budur.

Bunun etrafında pek çok düşünce, eylem ve niyet vardır ama genel olarak en önemli şey budur.

Kendinizden Korkun!

Soru: Yaradan’dan korkmayı nasıl bırakabiliriz?

Cevap: Doğada insanın negatif egoizm gücü ve Yaradan’ın pozitif gücünden başka bir şey olmadığı için, sadece kendimizden korkmamız gerektiğine inanıyorum.

Yaradan’dan korkacak hiçbir şeyimiz yok. Daha iyi, daha nazik, daha mükemmel hiçbir şey yok. Bu nedenle, insandan, kendinizden korkun çünkü tüm sorunların tek kaynağı biziz.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 10

RABAŞ “Dünyada Bir Kral Olduğunu Bilmeyen İnsanlar Var” Sözüyle Ne Demek İstiyor?

Bu dünyada, henüz Yaradan’a doğru gelişim göstermemiş insanlar var. Neden? Çünkü her insanın içinde, kolektif ruh olan Adam HaRişon’un farklı bir parçasından uzanan bir ruh vardır. Bazı parçaların şimdi gelişmesi gerekirken, bazılarının 3.000 yıl önce gelişmesi gerekiyordu ve diğerleri ancak 200 yıl sonra gelişecek. Gelişimin zamanlaması üzerinde hiçbir kontrolümüz yoktur. Dolayısıyla bunu sorgulamaya ya da tartışmaya değmez. Gelişim planı biz doğmadan önce, biz kolektif ruhtan ayrılmadan önce yaratıldığı için, anlayışımızın ötesindedir. Kişinin rolü sadece çalışmayı yapmaktır, tamamlamak değil. Bu, her an elimizden geleni yapmamız gerektiği anlamına gelir.

Dolayısıyla, gelişimin tüm aşamaları insanlık tarihinin her anında mevcuttur. Bu her zaman böyle olmuştur ve böyle olmaya devam edecektir. Bu aşamalara göre anlayışla hareket etmemiz gerekir. Bazı insanlar manevi ilerlemeye hazırdır ve Kabala metoduna bağlıdır, bazıları ise hala böyle bir hazırlıktan yoksundur, bu yüzden Kabala’ya farklı tepkiler verirler. Diğerleri bu kavramı tamamen anlayamazlar ve her zaman onu çeşitli fiziksel formlara büründürürler. Bu da var olan bir aşamadır ve bu tür insanlar yalnız bırakılmalıdır. Böyle bir yaklaşımı İbrahim ve babası Terah örneğinden öğrenebiliriz. Terah puta tapan biriydi, İbrahim ise Yaradan’a tapıyordu.

Yaradan Neye Cevap Verir?

Sıklıkla kendimize sorarız: Yaradan neye cevap verir? Yaradan, ortak ıslaha, tüm yaratılıştan beklediği amaca yönelik her şeye cevap verir. Bu nedenle, gerçek bir dua bağ için yapılan bir duadır.

Elbette diğer her şey de gereklidir, ancak isteklerimizin aşırı egoist olmadığından emin olmak için gerektiği kadar kullanılmalıdır.

Yaradan’a yönelmenin en iyi yolu dostlarım için dua etmektir. Bu kesinlikle net bir şekilde algılanır ve O’nun alanıyla mükemmel bir şekilde hizalanır ve böylece O’nunla benim aramda bir bağ ortaya çıkar. Bu bağ henüz açık ya da somut olmayabilir ama şimdiden bir etkileşim biçimidir.