Category Archives: Uncategorized

Dostun Sorusuyla Nasıl İlişki Kurarız?

Soru: Bir dostun sorusuyla nasıl ilişki kurarız? Ve siz bu sorularla nasıl çalışıyorsunuz?

Cevap: Her soruyu sanki ben soruyormuşum gibi kendi içimde hissetmeye çalışıyorum. Her soruyu sizin seviyenizde, sizin gösterdiğiniz şekilde hissetmeli ve onu kendi seviyemde, benim soracağım şekilde hissetmeliyim.

Bu seviyeler arasındaki farkı hissetmeli ve sorunuzu kendi seviyemde nasıl anlayabileceğimi ve sizin seviyenizde nasıl cevaplayabileceğimi bulmalıyım. Her bir dostunuzun sorusu için aynı şeyi yapmaya çalışın. Kendinizi ne kadar zenginleştireceğinizi hayal bile edemezsiniz, her biriniz! Bu nedenle, dostunuza dahil olmaya çalışmalısınız.

Çocuklar genellikle en zor soruları sorarlar. Bir çocuğun sorusu naif görünebilir ama çok karmaşıktır. Biz bu tür sorulara alışık değiliz.

Ayrıca, sorduğunuz sorular, soran kişiyle bir bağ kurmama yardımcı oluyor. Ben bu sorulara, onlar da bana başka nasıl dahil olabilir ki? Sizlerle yaptığım derslerde, ben her birinizden daha fazlasını kazanıyorum.

Materyalin İfşası Ve Aktarımı Arasındaki İlişki

Soru: Çalıştığımız materyalleri ifşa etme becerisi, bunları aktarma becerisiyle nasıl bağlantılıdır?

Cevap: Materyali ifşa etme yeteneği bir Kabaliste, ondan almaya istekli öğrencileri olduğu zaman gelir.

Eğer böyle bir öğrenci yoksa… Kabalistlerin bilgilerini kimseye aktarmadan yaşadıkları zamanlar olmuştur. Bu çok zordur.

Soru: Şu anda bir kongre için hazırlık aşamasındayız ve içimizde Lishma gibi yeni bir niteliği veya dereceyi açığa çıkarmak için çalışıyoruz. Bu başkalarına aktardıklarımızla mı yoksa sadece içsel çalışmalarımızla mı bağlantılı?

Cevap: Bunlar kesinlikle birbiriyle bağlantılıdır çünkü Kabala bilgeliği “aktarım” kelimesinden gelir. Yaratılışın başlangıcından sonuna kadar insanlar tarihin belirli bir döneminde ifşa edebilecekleri her şeyi birbirlerine aktardıklarında, bu gerçekleşir.

Erdemlilik Niteliğini Hak Etmek

Even Ezra’nın dediği gibi, uygulama açısından erdemli olduğunda ödüllendirilir ve kalbinde bütün hale gelir. (Rabaş, Notlar, “Nuh Erdemli Bir Adamdı”)

Saf olmayı hak etmiş tam bir günahkâr, tüm eylemlerinde kusurlar bulmuş ve bunları ıslah etmiş bir kişidir.

Kişi ancak Yaradan’la bağ kurarak günahkârlık derecesini terk edebilir ve erdemli olabilir.

Soru: Erdemli olmak için onluda hangi iyi işleri yapabilirsiniz?

Cevap: Onludaki herkesin birleşmesine ve ihsan etme seviyesine yükselmesine yardımcı olun.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 138

Soru: Kalpte bir ateş yakmak ne anlama gelir?

Cevap: Kalbi tutuşturmak, Yaradan’a, cennete yükseltmek istediğiniz tüm düşünce ve arzuları temsil eder.

Soru: Islah olmuş bağımız neden ölüm meleğinden özgürlüğü sağlar?

Cevap: Çünkü ihsan etme niteliğinde yükseliriz. Ölüm meleği ise bir alma niteliğidir. Bizi etkiledikçe, tüm ışık kaybolur.

Soru: Bağın bizim için parlaması ne anlama gelir?

Cevap: Bu, Hochma ışığının bize Hasadim ışığının kıyafetlenmesiyle geldiği anlamına gelir.

Soru: Yaradan’a yönelik olmayan bir tür sakinlik veya kayıtsızlığın üstesinden gelmenin en iyi yolu nedir?

Cevap: Kendimizi bir şekilde bu kayıtsızlıktan çekip çıkarmalıyız.

Soru: Onluda bağa gelmek için herkesin aynı arzulara sahip olması gerekir mi?

Cevap: Hayır, arzular farklı olabilir ama hepsi aynı eylem için çabalamalı ve karşılıklı olarak bağda olmalıdır.

Yükselmek İçin Fırsat

Soru: Eğer içinizde bir dosta karşı nefret uyanırsa, ona dışarıdan sevgi göstermeniz gerektiğini söylüyoruz. Fakat bir dostum bana karşı nefret besliyorsa, bu benim suçum mu?

Cevap: Burada sizin hiçbir suçunuz yok! Bunun üzerine çıkabilmeniz için Yaradan sizi kasıtlı olarak bu duruma sokar.

Soru: Bu duruma verilecek doğru tepki nedir?

Cevap: Dostunuzu kucaklayın. O size yükselme fırsatı veriyor.

Dağıtım, çeviri veya daha iyi bir sonuç elde etmek için anlaşmazlıkların ortaya çıktığı diğer konularda ortak çalışma söz konusu olmadığı sürece neden ona gücenesiniz ki?

Aksi takdirde, diğer her şey sadece kendinizi iptal etmeniz içindir.

Öğretmenden Almak

Soru: Öğrencilerin büyük öğretmenlerinden aldıkları her şeye neden utanç ekmeği denmiyor?

Cevap: Ailenizden aldığınız şeylerden utandınız mı?

Yorum: Hayır.

Yanıtım: Bakın, bu çok doğal. Bunu anlıyorum, hissediyorum, bununla gurur duyuyorum, tatmin oluyorum ve mutlu oluyorum.

Bilinçsiz Varoluş

Yorum: Bir keresinde birbirleriyle iletişim kuran ve aslında farkında bile olmadan bazı manevi seviyelerde etkileşimde bulunan bir ruh katmanı olduğunu açıklamıştınız.

Yanıtım: Evet, gerçekten de manevi bir seviyede varız ama bunu hissetmiyoruz. Örneğin, dünyamızda doğan yeni doğmuş bir bebek gibi, o tüm kayıtlarda kayıtlıdır, pek çok insan onun için çalışmaktadır, ona yiyecek, çocuk bezi ve gerekli olan her şeyi sağlamaktadır, ama o bunu hissetmez.

Ama o bu sistemin içinde. Sistem onunla tamamen ilgilenir, ona yanıt verir.

Benzer şekilde biz de manevi sistemin içindeyiz ama bunu hissetmiyoruz. Ve sistem bize yanıt verir ve ilerlememiz için gerekli olan her şeyi sağlar. Ancak bizim durumumuzda, her şey yalnızca bize, bizim arzumuza bağlıdır.

Soru: Bir sonraki aşamaya geçerken, kişi aynı şeyi, örneğin konuşmamızın aynı katmanını tamamen farklı bir şekilde mi algılar?

Cevap: Elbette farklı bir şekilde. İçinde var olduğu sistemi hissetmeye başlar: sistemin ona nasıl tepki verdiğini, onu nasıl etkileyebileceğini, “kendisinin” ne anlama geldiğini. Kendisini onunla ilişkili olarak kavrar.

Yine de bir insan için bebek, küçük bir çocuk ya da yetişkin olması arasında fark vardır.

Yorum: Bunu anlamak çok ilginç bir şeydir. Bana göre, sadece Kabala bunun yapılmasına izin verir.

Yanıtım: Bu dünya, içinde gerçekten var olduğumuz bu evren, bir kişiye ifşa edildiğinde, bu onun için en yüksek hazdır ve onu sonsuz bir şekilde doldurur! Bizler bu ışık, bu algı, bu sonsuzluk, mükemmellik ve uyum tarafından yaratıldık.

Bu nedenle, bugün, bunun dışında kaldığımızda, yaşamımız mutlak sefaleti temsil eder. Ama daha iyi bir şey olmadığı için bununla yetiniyoruz, tıpkı hapishanede doğan bir insanın başka bir şey olabileceğini hissetmemesi gibi. Onu hapishaneden çıkarmaya çalışın, hemen geri dönmek isteyecektir çünkü başka bir dünyaya uyum sağlayamayacaktır.

Makaleler Nasıl Doğru Okunur

Soru: Hızlı değişimler geçirmek için önceki algılarımızı bırakmayı nasıl öğreniriz? Rabaş’ın ödül hakkında konuştuğu makalelerini bulmak faydalı olabilir mi? Böyle makaleler var mı?

Cevap: Elbette birçok makale var. Ama mesele onlar değil, sizin onları algılama biçiminiz.

Bu nedenle, bir araya gelmenizi, birbirinizle birleşmeye çalışmanızı ve bir makale okumanızı tavsiye ederim. Bu tek başına on makale okumaktan daha iyidir.

Başkalarını hissedecek ve aynı anda on fikir edineceksiniz.

Gerçeği Arayın

Soru: Gerçeği aramak ne anlama geliyor? Sonuçta, kişinin her zaman Yaradan’dan bir arzu aldığını ve bu arzu vasıtasıyla Yaradan’a giden yolu aradığını biliyoruz.

Cevap: Kişi, ıslah çalışmasına aktif olarak katıldığında, bu onun ıslah sürecini hızlandırır ve kişinin olgunlaştığını gösterir.

Soru: Ama arzunun kendisinin henüz ıslah edilmemiş olması önemli midir?

Cevap: Islah edilmiş olacaktır.

İhsan Etme Niteliğini Artırın

Dvekut’a ulaşmak için, “O merhametli olduğu için, siz de öyle merhametlisiniz” anlamına gelen, form eşitliğine ulaşmaları gerekir (Rabaş, Makale No. 16, 1984, “İhsan Etmeye Dair”).

Soru: “O merhametli olduğu için” ne anlama geliyor? Sanki Yaradan gözlerimin önündeymiş ve ben O’nun ne yaptığını anlayıp örnek alıyormuşum gibi değil.

Cevap: Bu gerekli değildir. Yaradan’ın eylemleri sizin için önemli değildir. Yaradan’ın ne yaptığını incelemek yerine bunları kendiniz yapmalısınız. Eğer O’nun için iyi bir şey yapmak istiyorsanız, ki bu his ve eylem olarak sizi memnun eder, o zaman bunu yapmalısınız.

Yaradan uğruna yapılan eylemlerin özü şudur ki, Yaradan sizin gözünüzde yüceyse, O’nun için bir şeyler yapmak size keyif verecektir çünkü yaratılışın amacı budur.

Bu nedenle, insanın görevi Yaradan’ı kendi gözünde yüceltmektir. Yaradan’ın kim olduğunu bilmediğinden ama O’nun ana özelliğinin ihsan olduğunu bildiğinden, bu özelliği büyütmelidir.

Eğer ihsan etme özelliği bir insanın hayatında esas ise, ihsan etme uğruna eylemler gerçekleştirebilir ve hatta bunlardan haz alabilir.

Soru: Yaradan gibi olma arzusu beni hazza götürür mü?

Cevap: Eğer bunu arzuluyorsanız, o zaman elbette hazza yol açar. Mutlu olursunuz, bundan haz alırsınız, bundan gurur duyarsınız.