Category Archives: Maneviyat

Bir Ortak Çemberde

Soru: Bir yanda dil birliği, sessizlik var. Diğer yanda ise konuşmak, yaymak için büyük bir arzu var. Bu iki büyük arzuyu nasıl birleştirebiliriz?

Cevap: Önce onlularda, sonra yüzlerde, binlerde birleşme arzusu olmalıdır.

Eğer insanlar böyle bir fırsata sahip olurlarsa, o zaman içinde bulundukları çemberi gittikçe daha fazla ve daha geniş bir şekilde, tüm bu çember bütün insanlığı kapsayana kadar genişletmelidirler.

Verme Niteliğini Geliştirin

Soru: Alma arzusunun haz vermediği ve sadece dostlar aracılığıyla Yaradan’a verme arzusunun olduğu eylemler nelerdir?

Cevap: Bunlar verme eylemleridir – egoizme zıt eylemler.

Bu eylemi dostlarımızla daha yakın bir birliğe dönüştürmek için, aramızdaki nefret yerine, en azından onluda, birbirimize yardım eden yakın dostlar olmak istediğimiz yükümlülüğünü kabul etmemiz gerekir.

Soru: Gerçek bir manevi eylem nedir? Onluda çalışarak ve çaba göstererek birbirimizde nasıl karşılıklı haz uyandırabiliriz ki birlikte karşılıklı vermenin tadını çıkarabilelim ve böylece Yaradan’a verebilelim?

Cevap: Bunu yapamayız çünkü egoizm niteliğinde doğduk ve büyüdük. Ancak yavaş yavaş, kendi üzerimizde çalışarak, egoizme karşı olumsuz bir tutum edinir ve sonunda karşıt nitelikler ediniriz: başkalarına sevgi, Yaradan’a sevgi ve özgecilik.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 113

Soru: Dünya grubunda bir onlu gibi olmak için bağı doğru uygulamak ne demektir?

Cevap: Herkese yardım etmeye çalışmak, tek bir merkez etrafında bir araya gelmek, toplanmak, birleşmek, Yaradan’a yönelmek ve O’nun yardımını beklemek demektir.

Soru: Yaradan’ı karşımda görmek için çabalamak nedir?

Cevap: Sizi ileriye çeken, Mısır’da, sürgünlerde ve dostlarınızla çeşitli zorluklarda size rehberlik eden gücü görmek demektir.

Soru: Firavun doğal yollarla mı ölür yoksa Mısır’ı terk etme zamanı geldiğinde Yaradan tarafından mı öldürülür?

Cevap: Firavun’un ölümüne henüz tanık olabileceğimizi sanmıyorum. Bu, Dünya’daki tüm insanlarda var olan tüm egoizmin ölümü anlamına gelir. O zaman ne hale geleceğimizi hayal edebiliyor musunuz? Tam ıslah.

 

 

İçimdeki Kötülüğün Kökünü Fark Etmek

Soru: Haman niteliğimizin bize gösterdiği kötülüğe dalmadan ıslahı istemeye başlayabilir miyiz? Yoksa tüm bunları yaşamak ve hissetmek zorunda mıyız?

Cevap: Her iki şekilde de olabilir; bu içinde bulunduğumuz koşula bağlıdır. Ama prensip olarak isteyebilirsiniz.

Soru: Kendi içimde araştırmadan ve derine dalmadan Yaradan’dan içimdeki Haman’ın niteliklerini ıslah etmesini mi istemeliyim, yoksa içimdeki kötülüğün kökünü bilinçli olarak fark edip oradan mı istemeliyim?

Cevap: İçinizdeki kötülüğün kökünü fark etmeli ve oradan istemelisiniz. Kötülüğün kökü, Yaradan’ın yarattığı şeyi kendi iyiliğiniz için alma arzusudur.

 

 

Hakikat Hakkında Sorular

Soru: Hakikat ve adalet arasındaki fark nedir?

Cevap: Bunlar farklı manevi kategorilerdir. Adalet, bir şeyi diğerine karşı tartmamızdır.

Hakikat ise tartmadığımız ama kendi içinde doğru olduğunu anladığımız bir şeydir.

Soru: Kendiniz hakkında pek de hoş olmayan bir gerçeği keşfettiğinizde, bunun için çabalamak zordur. Kaçmak istiyorum. Bunun üstesinden nasıl gelebilirim?

Cevap: Yaradan ile yakınlaşmanın bu koşuldaki hislerinizden daha önemli olduğunu kabul edin.

Soru: Neden merhamet değil de adalet istememiz gerekiyor?

Cevap: Adalet herkes için eşittir. Merhamet ise birine ya da bir şeye karşı özel duygular beslediğiniz anlamına gelir.

 

Güç Veren Zihniyet

Soru: Alma arzusuna “hayır” demek gerektiğinde, kişi nasıl doğru davranacağına dair anlayışı nereden edinir?

Cevap: Eğer kişi bir tür yasağı yerine getirmeye uygun bir şekilde eğilimliyse, o zaman bilgi ve güç alır ve eylemi uygular.

Soru: Nasıl sürekli olarak Yaradan’a, üst dünyaya yaklaşabilir ve alma arzusunun oluşturduğu şeye teslim olmayabiliriz?

Cevap: Yaradan’ın bize bunu verdiğini hatırlayın. Böyle bir anlayış bize güç verecektir.

Grupla ve Yaradan’la sürekli bir bağ içinde olmaya gayret etmeliyiz, önümüze tüm engelleri koyanın O olduğuna güvenmeliyiz ve yine de O’na doğru ilerlemeliyiz.

Ya Birlik Ya Ölüm

Soru: İçimizdeki İsrail halkı niteliğinin Mordehay’ın çağrısını duyması için koşullar ne olmalıdır: ya bağ ya ölüm mü?

Cevap: Tüm tarihsel yolun bir sonucu olarak, Yaradan’ın (doğanın) bir görev belirlediği bir koşula ulaştığımızı hissetmeliyiz: ya birbirinizle birleşirsiniz ve herkesten daha yüksek, daha gelişmiş olursunuz ve o zaman her şey yoluna girer ya da sonunuz burada olur.

Soru: Gerçek şu ki, hayatlarımız her gün tehlikede olmasına rağmen, içimizde herhangi bir duyarlılığın uyandığını söyleyemeyiz. Bunu nasıl geliştirebiliriz?

Cevap: Özel duyarlılık ancak mümkün olan tüm eylemlerin birleştirilmesiyle geliştirilebilir. O zaman bize ne kadar yardımcı olduklarını ve her insana ve tüm ulusa ne kadar fayda sağladıklarını göreceğiz.

Temizlemeyin, Düzeltin

Soru: İçimizde dostlarımıza yönelik küçücük bir eleştiri ve onaylamama duygusu bile ortaya çıktığı anda, çoktan düşüşte olduğumuzu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Belki de değildir. Belki bir şeyleri doğru görüyorsunuz ama bunu birlikte tartışmak lazım.

Soru: Yaradan’dan dostlarımızda gördüğümüz tüm kusurları ortadan kaldırmasını isteyebilir miyiz?

Cevap: Hayır, onların ortadan kaldırılmasını değil, düzeltilmesini isteyin.

Ortada Yürümek

Şu anda, gelişimimizin hangi güçlere dayandığını ve kötü, acı verici güçleri daha iyi ve daha rahat olanlarla değiştirip değiştiremeyeceğimizi düşünmemiz gereken bir koşuldayız, böylece hızlı bir şekilde ıslaha gelebiliriz.

Yorum: Gerçek şu ki, darbe aldığınızda yumuşarsınız ve hayatta iyi şeyler yapmaya çalışırsınız. Ancak bu acılar azalır azalmaz her şeyi unutursunuz.

Bu nedenle, hala iki yolun birlikte olması gerektiği sonucuna varabiliriz: Tora’nın yolu ve ıstırabın yolu.

Yanıtım: Evet, sadece Tora’nın yolu imkânsızdır. Bizler o kadar bencil yaratıklarız ki, hala “kafamıza vurulmaya” ihtiyacımız var.

Soru: Ama sadece almak da mı imkânsızdır?

Cevap: Evet, bir insanı bu şekilde eğitemezsiniz. Bu nedenle, ortada nasıl yürüneceğini öğrenmemiz gerekir.

Yaradan’a Giden Birçok Yol Vardır

Soru: Kabala çalışmayan bir kişi, ihsan etme gücü hakkında bilgi edinebilir mi? İnsanlar sezgisel olarak bu yola girebilirler mi?

Cevap: Yapabilirler. Şöyle söylenir: “Yaradan’a giden birçok yol vardır.” Kişinin ruhunun köküne ve arzularına bağlı olarak, her kişi kendi yolunu izler, ancak genel ilke herkes için hala aynıdır.

Soru: Kabala en acı verici yol mudur?

Cevap: Kabala tek yoldur çünkü bizi ıslah eden üst ışığı kendimize çekeriz.