Category Archives: Kabala

Kim Duadan Fayda Sağlar

Yorum: Pandemi sırasında duanın gücü dünyanın çeşitli yerlerinde test edildi.

Araştırmaların çoğunda, duanın ölümü veya Kovid-19’un şiddetini önlemede önemli bir etkisinin olmadığı ortaya çıktı.

Cevabım: Kanıtlanması gereken şey buydu.

Soru: Öyleyse söyleyin bize, duanın yardımı olur mu, olmaz mı?

Cevap: Dua yardım eder. Söyleyen kişiye de, söylenen kişiye de yardım eder.

Soru: Yaradan hangi duayı duyar?

Cevap: Yaradan açık bir kalpten gelen duayı duyar. Bunun anlamı, dua ne kadar doğalsa Yaradan’a o kadar yakındır.

Yorum: Dua kitaplarının herhangi bir yerinde yazılmayan bir şey.

Cevap: Evet, elbette basılı veya yazılı hiçbir kelime yoktur.

Soru: Sadece kendimden mi?

Cevap: Evet.

Soru: Kişi böyle bir duayı hangi durumlarda yükseltebilir? Bunu talep üzerine yapmanın zor olduğunu anlıyorum. Genel olarak kişi hangi durumlarda böyle bir dua yükseltebilir?

Cevap: Gerçek acılar yaşandığında ve bu acıların doğal acılara daha yakın olduğu durumlarda (anne, çocuk veya yakın arkadaş); bu tür.

Soru: Bu, bir bağ olması gerektiği anlamına mı geliyor? Biriyle bir bağım olmalı ve ancak o zaman her şeyi gerçekten hissedebilirim.

Cevap: Evet

Soru: Ve Yaradan böyle bir duayı duyar mı?

Cevap: Yaradan böyle bir duayı duyar ve ıslahı ilerletir.

Üst Işığın Parçaları

Soru: Daha fazla çaba gösterme yeteneğine sahibim. Bunu hissediyorum ama bazı nedenlerden dolayı bunu yapamıyorum.

Bir kişi tüm potansiyelini nasıl kullanabilir?

Cevap: Sadece dostlarınızla ve dostlarınızdan Yaradan’la bütünleşmek için elinizden geleni yapın.

Yorum: Her şeyi yapabileceğimi hissediyorum ama sonuçta bu hisler sadece birer nokta.

Cevap: Hayır, bunlar nokta değil! Bunlar kıvılcımlar, üst ışığın değer verilmesi gereken küçük parçaları.

Kutsallık ve Kirlilik Arasında

İnsan şu üç bedene sahip olarak algılanır:

  1. Keduşa’nın (kutsallığın) ruhunun kıyafetlendiği, iç beden.
  2. Klipat Noga (kabuğu).
  3. Yılanın derisi. (Baal HaSulam, Şamati 247, “Düşünce, Besin Olarak Kabul Edilir”).

Soru: Klipat Noga‘nın ıslahta rolü nedir?

Cevap: Klipat Noga, kutsallık (Keduşa) ile kirlilik (Klipot) arasındadır ve bazen Keduşa‘da, bazen de Klipa‘da bulunarak ıslahı kolaylaştırır. Onun yardımıyla yaratılışı ıslah ederiz.

Soru: Klipat Noga‘nın arzuları ve düşünceleri yılan derisinden nasıl farklıdır ve bunları kendi içinizde ayırt etmeyi de öğrenmeniz gerekiyor mu?

Cevap: Bu, yavaş yavaş olacaktır; tıpkı henüz hiçbir şeyin farkına varamayan ve sonra her arzuda, her eylemde mevcut olan her türlü nüansı giderek daha fazla hissetmeye başlayan küçük çocuklarda olduğu gibi.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 89

Soru: Manevi ıslahın gece yarısı gerçekleştiği söyleniyor. Neden tam olarak gece yarısı?

Cevap: Çünkü bu, Şehina’nın ifşa zamanıdır.

Soru: Kendimizi ve dostlarımızı Yaradan’ın yakınında hayal ettikçe, artık Yaradan’ın yakınında olmaya layık olmadığımız gibi kötü düşünceler daha fazla ortaya çıkıyor. Bu neye işaret eder?

Cevap: Bu, devam etmeniz gerektiği anlamına gelir. Yaradan bizi çok kötü yarattı; bu nedenle değişmemizi ve yükselmemizi önemsiyor.

Soru: Kendini nicelik ve nitelik olarak inançta tesis etmek ne anlama gelir?

Cevap: Nicelik, gün içinde Yaradan’a kaç kez yaklaşmaya çalıştığınızla belirlenir. Nitelik ise O’ndan ne istediğinize, O’na nasıl katılmak istediğinize göre belirlenir. O zaman Yaradan’la doğru bir bağa sahip olursunuz.

Soru: Kötülüğe duyulan nefret ile oturup kendi etini yiyen bir aptala dönüşmemek için kendini eleştirme arasındaki çizgi nerededir? Bizi bu duruma düşmekten ne koruyabilir?

Cevap: Eğer dostlarıma dönersem, onlar beni kesinlikle duyacaklardır.

Gelecek Dünyanın Büyüyeceği Alan

Onlu (on dosttan oluşan Kabalistik bir grup), belirli bir çalışmayı yapmak zorunda olduğumuz bir alan olarak algılanabilir.

Eğe çalışmamız doğruysa, gelecek dünyamız bu alanda, doğru, güzel bir şekilde büyüyecektir. Bu alanda, bu alanı kutsayan Yaradan’ı bulacağız. Bu şekilde manevi yolda ilerleyebiliriz.

Hayatımızda Yaradan’ı arıyoruz, O nerede? O’nu ifşa etmek, O’na yönelmek, O’nunla buluşmak ve nasıl olursa olsun, Yaradan’la birlikte olduğumuz sürece O’nu takip ederek veya O’nun yanında olarak yaşamlarımızda ilerlemek istiyoruz. Bu tıpkı nereye gideceğini bilmeyen ama hemen yanındaki annesine yapışıp onunla birlikte yürüyen küçük bir çocuk gibidir.

Eğer kişi dostlarıyla bağ kurar ve tüm onluyu tamamlarsa, bu grup, kişinin sonunda Yaradan’ı bulacağı kutsal bir toplum haline gelir. Bütün bu grup Yaradan tarafından kutsanmış bir tarla gibidir ve onlarla birlikte kişi yaratılış hedefine doğru ilerleyebilir.

Yaradan size bu grubu, yaratılışın amacına ulaşabilmeniz için verdi. Ancak bu tarla çıplak ve tohumsuz kalabilir, hatta yabani otlar ve dikenlerle büyümüş olabilir ve yararlı meyveler vermeyebilir.

Ya da belki tam tersine, tüm dostlarınızla bağ kurar, onları güçlendirir ve bu tarlada tüm dünyanın, tüm insanlığın ihtiyacını karşılayabilecek güzel bir hasatın yetişmesini arzu edersiniz. O zaman deve dikenleriyle kaplı bu alan, Yaradan’ın kutsadığı verimli, ekilebilir bir araziye dönüşecektir.

Bunu yapmak için birlik olmalı ve bizimle ilgilendiği ve bizi ıslahın sonuna götürdüğü için Yaradan’a teşekkür etmeliyiz. Ve içsel olarak ne kadar birleşir ve birbirimize yakınlaşırsak, Yaradan’ın kutsamasına ihtiyacımız olduğunu anlayana kadar, alan adı verilen bağımızı o kadar güçlendireceğiz. Ve Yaradan’ın yardımı olmadan topraktan tek bir tohum bile filizlenmeyecektir.

Bu nedenle, tüm çalışmamız, Yaradan’a bağlanmak ve O’na dönmek, O’ndan bu alanda düzgün bir şekilde çalışmamıza ve tüm yaratılanları doyurabilecek ve doldurabilecek bir hasat yetiştirmemize yardım etmesini istemekten ibarettir.

Korkulardan Kurtulmak İçin Bir Çare

Soru: Kişi kendisi için korkudan kurtulabilir mi?

Cevap: Belki, şayet kişi başkaları için korkuyorsa.

Soru: Peki kişi fiziksel bir korku duymuyorsa, yalnızca Yaradan’a karşı hayranlık duyuyorsa? Bu iyi midir?

Cevap: Evet, bu iyi bir korku türüdür.

Soru: Grubunuzu ve dostlarınızı kaybetme korkusunu nasıl yenersiniz?

Cevap: Talep ederek, sadece isteyerek Yaradan’a duadan başka bir yalvarışımız yok. Bu nedenle, isteyin.

Engellere Karşı Tutum

Soru: Yaradan’ın benzer niteliklerine sahip olmadan O’na yaklaşmaya çalıştığımız için mi hayatta darbeler alırız?

Cevap: Genelde evet ama bu darbeler bize öğretir, bizi iyileştirir ve bizi yüceltir.

Soru: Hangi engelleri aşmamız gerektiğini, hangilerinin bize yön değiştirmemiz için gönderildiğini nasıl anlarız? Ya da, her şeyin üstesinden gelmemiz gerekir mi?

Cevap: Hayır, her şeyin değil. Neyin üstesinden gelmemiz gerektiğini, nelerin üstesinden gelemeyeceğimizi anlamamız gerekir. Aldığımız her şeye bakmalıyız çünkü bunlar yalnızca Yaradan’dan gelir.

Yaradan’ı İfşa Etmek İçin Bir Araç

Soru: Hohma ışığını, mantık ötesinde olmak ve şans elde etmek için nasıl doğru bir şekilde azaltabiliriz?

Cevap: Mantık ötesi inançla ilerlemeliyiz ve bu şekilde tüm bilginin ifşasını hak edeceğiz. Ancak ifşa süreci Kabalistik bir sırdır.

İlk olarak, kendi içinizde bilgi için bir arzu geliştirmeli ve bilgi yoluyla yaratılışın amacına ulaştığınız fikrini iptal etmeli ve bunun yerine öncelikle alma arzusuna uygulanan aynı ıslahları edinmeye odaklanmalısınız.

O zaman, yansıyan ışık (Ohr Hozer) olarak adlandırılan bu reddetme yoluyla, gerçek bilgiye ulaşacak ve doğada var olan her şeyi açığa çıkaracaksınız.

Kabala bilgeliği bu amaç içindir ve bir kısıtlama (Tzimtzum), bir perde (Masah), yansıyan ışık (Ohr Hozer) yapmanız ve ulaşmak istediğiniz niteliği yavaş yavaş ortaya çıkarmanız gerektiğini açıklar.

Soru: Diyelim ki bana belli bir koşul geldi. “Hayır, bunu almak istemiyorum; dostlarımla bağ kurmak ve bu bağ aracılığıyla, ifşa edilene bakmaksızın Yaradan’a ihsan etmek istiyorum” mu demeliyim?

Cevap: Hayır, reddetmemelisiniz. Yaradan’a ya da O’nun eylemine yöneltilen bu arzudan, Yaradan’ı ifşa etmek için uygun bir kap, bir araç yapmalısınız.

Yaradan’a Hem Aklınızda Hem De Kalbinizde Bağlanın

Soru: Hazzın nedeninin hazzın kendisi değil de her zaman yalnızca Yaradan olmasını, yani hazzın Yaradan’ın ona sahip olmasından kaynaklanmasını ve bunun tersinin olmamasını nasıl sağlayabiliriz?

Cevap: Gerçek şu ki, alma arzusundan oluşan bizler sürekli olarak Yaradan’la bağ halindeyiz ve her zaman O’na doğru yönlendiriliyoruz.

Bizim sorunumuz bunu hissetmememiz veya fark etmememizdir. Bu nedenle, Baal HaSulam tüm çalışmamızın aklımızı ve kalbimizi Yaradan’a yönlendirmek olduğunu söyler.

Sonuçta, düşüncelerimizi O’na yönelttiğimizde, çalışmamıza akıldaki çalışma denir. Ve her şeyimizi O’na vermek için kalbimizi O’na yönelttiğimizde, bu da kalpteki çalışmadır. Böylece, Yaradan’la bağ kurmak için sahip olduğumuz temelde iki farklı özellik olan aklımız ve kalbimiz ile O’na bağlanırız.

Hem aklın hem de kalbin her zaman sadece Yaradan için çalışması için, duygularımızın, düşüncelerimizin ve arzularımızın O’nda olması gerekir.

Kendinizi Yaradan’a Açın

Soru: Yaradan’ın sevinç duygusu gruba nasıl aktarılabilir?

Cevap: Kalbinizi açın ve bunu aktarın. Yaradan’la ve onludaki dostlarınızla bağ kurmaya çalışın ve kalbinizin nasıl açıldığını ve kalbinizdeki her şeyin dostlarınıza ve onlar aracılığıyla da Yaradan’a nasıl aktığını hissedin.

Soru: Kendini Yaradan’a açmak ne anlama gelir? Bu eylem nedir?

Cevap: Yaradan’dan zihninizi ve kalbinizi açmanıza ve bunlarda O’na yakınlık hissetmenize, yani duygu ve düşünceler aracılığıyla O’na bağlanmanıza yardım etmesini isteyin.