Category Archives: Kabala

Yaradan’ın Desteğine Olan İhtiyaç

Soru: Yaradan’a, sadece bedeninizden nefret ederek gelebileceğiniz yazıyor ama beden manevi bir kabuktur. Bedenin bununla ne ilgisi var?

Cevap: Kabala’da “beden” ile kastettiğimiz egoizmdir, etten bedenimiz değil.

Soru: Yaradan yarattığı şeyden nasıl nefret edebilir?

Cevap: O egoizmden nefret eder ve ondan kurtulmamızı ister.

Yorum: Ama başka seçeneğimiz yok. Her halükarda, O bizi ya hızlandırılmış bir yolla (Achishena) ya da ızdırabın yoluyla (Beito) yaratılışın amacına ulaştıracak. Görünüşe göre O bize bir seçenek sunmuyor.

Yanıtım: Hayır. O bize küçük bir darbe verir ve eğer darbelerden kurtulma değil, egoizmin üzerine yükselme ve Yaradan gibi olma hedefine doğru koşarsak, O bize yardım eder.

Bu yüzden O’nun bizi değiştirmesi, kaldırması, itmesi ve desteklemesi için dua ederiz.

Kadın Arzularının Gücü

Soru: Yaradan’la birleşmeye onlu ile birleşerek gelmeliyiz. Ve eğer onlu kadın onlusuysa ama bazı eril niteliklere sahipse – çabalamak, başarmak ve hatta kıskançlık – burada her şey doğru mu?

Cevap: Kadın ya da erkek olmanız ne fark eder? Önemli olan bağda olmak, Yaradan’ı ifşa etmek, O’na ihsan etmek ve kendinizi bu koşulda hissetmek istemenizdir çünkü bu içinizdeki Yaradan’a benzer olacaktır.

Hepinize baktığımda, burada erkeklerden daha fazla kadın görüyorum ve onların nasıl ilerleyeceklerine dair sorularını duyuyorum. Ve birdenbire bana bunların hiç de dişi arzular olmadığını söylüyorsunuz. Ama bunlar gerçekten de dişi arzular.

İsrail oğullarının Mısır’dan erdemli kadınlar sayesinde çıktığı söylenir. Bu nasıl olabilir? Ancak söylenen tam olarak bu. Öyleyse bunu daha ciddiye alalım.

Eğer kadınların bu niteliklere ihtiyacı olmadığına inanıyorsanız, o zaman kendinizi üst dünyayı ifşa etmekten alıkoyuyorsunuz demektir. Yaradan’dan böyle bir armağan aldınız; bunu kullanmamak bir suçtur.

Mantık Ötesi İnancın Gücü

Soru: Mantık ötesi inancın gücünün dünyada var olan tüm kuvvetleri iptal etmesi ne anlama gelir?

Cevap: Mantık ötesi inanç, kişiyi mantığının üzerine çıkaran özel bir güçtür. Bu güç ancak mantık ötesi eylemlerin yardımıyla arttırılabilir.

Eğer kişi böyle bir inanç içindeyse, o zaman gerçekten de dünyada var olup onu etkileyebilecek ve farklı yöne çevirebilecek tüm kuvvetleri iptal eder.

Bu gücün yardımıyla yükselerek Bina seviyesine ulaşırız.

Bizi İlerletmeyen Şeyler Yapmayın

Soru: Çaba bir şeyi yapmamak içinse, bunu nasıl artırabiliriz?

Cevap: Gerçekten isteseniz bile kötü bir şey yapmamak için gösterilmesi gereken çabalar vardır.

Bu nedenle bu tür düşünce ve eylemlerden kaçınmak gerekir.

Sürekli olarak birbirimize yaklaşmalı ve Yaradan’a doğru çaba göstermeliyiz. Ancak buna karşı olan ve bizi kenara çeken niyetler ve arzular vardır.

Onlara karşı hareket etmeliyiz yani bize fayda sağlamayan ve bizi yaratılış hedefine doğru ilerletmeyen bir şey yapmamalıyız.

Bu yüzden sadece gözlerinizi kapatın ve birbirinize doğru ilerleyin, dostlarınıza yardım edin, kalplerinizi onlara açın.

Düşüşler Ve Sürgün

Soru: Düşüş ve sürgün arasındaki fark nedir?

Cevap: Kişi düşüşü bir sürgün olarak hissetmiyor olabilir.

Düşüş, Yaradan’dan uzaklaşmaktır, sürgün ise bir şeye sahip olduğunu ve şimdi ondan kovulduğunu hissetmektir. Genellikle kişi sürgünden sadece dua yardımıyla kurtulabilir.

Soru: Sürgündeyken, Yaradan için güçlü bir arzumuz vardır. İhtiyaç Yaradan’dan gelir. Şükür dışında başka ne ekleyebilirim?

Cevap: Hiçbir şey, gerçek şükran her şeyin yerini alır.

Gerçeğin İçinde Yaşamak

Soru: Rabaş, bir kişinin gerçek için çaba göstermediği sürece yaşayamayacağını yazar. Ancak etrafımızda farklı şekillerde yaşayan farklı insanlar görüyoruz. Bu durumda gerçeğin peşinde yaşamak nedir?

Cevap: Yaşam derken, Yaradan’la bağ içinde yaşamayı kastediyoruz. Bu ancak gerçeğin içinde yaşarsanız olabilir. Bu nedenle, Yaradan’ı aramak her şeyi kapsayan bir arzudur.

Duada ve talepte O’nun için çabalamalı ve O’na ulaşmak için aramalısınız. Tüm makalelerimiz sizi Yaradan’a yönlendirmelidir.

Soru: Bildiğiniz gibi, egoizmimizden ötürü herkesin kendi doğrusu var. Hakiki gerçek nasıl tespit edilebilir?

Cevap: Bunu yapmak için önce gerçek egoizmi hissetmeli ve sonra ondan hakiki gerçeğe doğru ilerlemelisiniz.

Başkalarıyla Bağ Kurmak Uğruna

Soru: Fiziksel beden kendi yararı için alma arzusundan vazgeçmiyor. Bundan kurtulabilmek için burada ne etkili olabilir?

Cevap: Dostlarınızla bağ kurun ve bu eylemi onlarla birlikte gerçekleştirin.

Yalnızsanız işe yaramayacaktır çünkü her şey kişinin başkalarıyla bağ kurmak uğruna kendini ihmal etmeyi öğrenmesi ve onlarla bağ kurabilmesi için inşa edilmiştir.

Soru: Hangisi daha önemli: koşulları anlama çabası mı yoksa onları daha hızlı değiştirme çabası mı?

Cevap: Her ikisi de zordur. Ancak önce durumun kendisini netleştirmeniz, ondan tiksinmeniz, onun üzerine çıkmanız, Yaradan’la temas kurmanız ve oradan tüm niteliklerinizi bu dereceye yükseltmenize izin vermesini talep etmeniz gerekir.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 112

Soru: Manevi çalışmadaki kapılar nelerdir?

Cevap: Manevi çalışmadaki kapılar, bir kişinin onlu ve Yaradan ile birleşmek için eylemler gerçekleştirirken geçmesi gereken kısıtlamalardır.

Soru: Kısıtlamalarla çalışmamız, içimizde merhamet niteliğinin geldiği bir şeyi nasıl yaratır?

Cevap: Gerçek şu ki, üst ışığın içinde olduğu niteliklerle uğraşıyoruz. Bu bizi günahlardan arındırır, ıslah eder ve birleştirir.

Soru: Maneviyatı sevmek ve onun için çabalamak nedir?

Cevap: Sevmenin ne demek olduğunu açıklayamam. Bunu hiç kimse yapamaz. Kendi deneyimlerinizden anlamaya çalışın.

Yaradan İçin Ne Yapabilirim?

Soru: Kabala’nın ana fikri Yaradan’a ihsan etmektir. Yaradan’a ihsan etmenin ne anlama geldiğine dair bir örnek verebilir misiniz? Sonuçta bu bir nesne değil, doğanın tamamıdır.

Cevap: Yaradan’a ihsan etmek, O’nun uğruna, O’nun görmek, hissetmek ve almak istediği koşulları ve eylemleri yerine getirmek demektir. O zaman bu eylemlere Yaradan’a ihsan etmek denir.

Soru: Bu koşullar ve eylemler nelerdir?

Cevap: Eğer Yaradan’ın ihtiyaçlarını bilseydiniz, O’na ne ihsan edebileceğinizi aramaya başlardınız.

Soru: Diyelim ki, Yaradan’a ihsan etmenin komşuma ihsan etmek anlamına geldiğini biliyorum. Eğer komşuma karşı bu şekilde davranırsam, bu Yaradan’a ihsan ettiğim anlamına mı gelir? Ancak bunun zevki nerede? Bundan zevk almıyorum.

Cevap: Hayır ama düşünmeye başlıyorsunuz: Yaradan için ne yapabilirim? Burada sadece iki eylem var, almak veya ihsan etmek. Başka bir şey yok.

Diyelim ki verebilirim, çünkü bu bana daha yakın ve daha açık. Etrafımdakilere verirsem, onları yüceltir ve hoş karşılarım; gözümde diğerlerinden daha büyük ve daha yüksek görünürler. Bu ihsan etmektir.

Soru: Komşuma ne verebilirim?

Cevap: Herhangi bir şey. Ne arzu ettiklerini öğrenmeniz gerekir.

Soru: Komşularımın neyi arzuladığını buldum ve onlara verdim diyelim. Bunu yaparken Yaradan’ın emrini yerine getirdiğimi hayal ediyorum. Hepsi bu kadar mı?

Cevap: Evet, hepsi bu kadar. Bu yeterli değil mi? Birinin bunu sizin için yaptığını hayal edin!

Yaradan Bizi Uçurumdan Kurtaracak

Soru: Daha zayıf arzuların üstesinden sadece daha güçlü bir egoizmin yeni bir katmanını ortaya çıkarmak için geliyormuşuz gibi geliyor. Uçuruma bu şekilde mi ulaşıyoruz?

Cevap: Evet, kim dostundan daha yüceyse, onun kötü eğiliminin daha büyük olduğu söylenir.

Soru: Bir kişi Yaradan’ın kendisini oradan kurtaracağından emin olarak bu uçuruma girmeyi isteyerek mi kabul etmelidir?

Cevap: Elbette, tüm arzularımızı Yaradan’dan alırız, bu yüzden O’na yükselirken, bunların üstesinden gelmek için O’ndan yardım istemeliyiz.

Yaradan’a dönün. Dönebileceğiniz biri var. O sizi kesinlikle duyacak ve ardından gelen eylemleri göreceksiniz.