Category Archives: Egoizm

Mükemmel Bir Dünya Görmek İçin

Soru: Mükemmel bir dünyaya, sonsuzluğa girmek, kendinizi mükemmelleştirmek ve ıslah olmuş benliğinizden, mükemmelliği, sonsuzluğu görmek anlamına mı geliyor?

Cevap: Evet, içinde değiştiğim ölçüde, çevremdeki dünyada değişiklikleri görebilirim.

Soru: Kendimi değiştirmek zorunda olduğum noktaya nasıl gelebilirim? Sonuçta, tüm hayatım boyunca başkalarını değiştirmeye çalışıyorum.

Cevap: Gerçekten, genellikle insan herkesi değiştirmek ister. Çevresindeki dünyayı “eğmekten” başka bir şey istemez. Ancak, gerçekte dünya eğilmez. O öyle yaratılmıştır ki eğer eğmek istiyorsan, kendini eğeceksin. Sonuç olarak, belki birinde değil ama birkaç yaşamınızda, eğilmesi gereken kişinin siz olduğunuzu anlayacaksınız.

Bu konuda aşağılayıcı bir şey yoktur. Bu çok heyecan verici bir oyundur, çok etkileyici, kavramsal bir yolculuktur: ben değişirken çevremdeki dünyanın da bir peri masalındaki gibi değiştiğini görürüm. Ve bu mümkündür.

Soru: Ancak, kişinin yaşamının 70 ila 80 yılı boyunca, insan bir şekilde değişiyor ki dünya hakkında bu söylenemez. Siz hangi değişikliklerden bahsediyorsunuz?

Cevap: Dünya da biraz değişiyor, ancak yalnızca insanların değiştiği cansız seviyede. Neden bugün dünya 100 yıl önceki dünyadan farklı? Çeşitli teknik ve teknolojik değişiklikler gerçekleşti, iklim koşulları farklılaştı, bazı hayvan ve bitki türlerinin nesli tükendi, vb. Her şey, değişim vasıtasıyla çevremizdeki dünyanın değiştiğini görüyor olmamız gerçeğinden gelir.

Ancak bunlar aynı, cansız seviyedeki çok küçük değişikliklerdir. Bu yeni bir dünya değil. Sonuçta aynı egoistler olarak devam ediyoruz.

Gerçek şu ki, maddi arzularımız değiştiğinde, görünürde yeni bir şey icat etmeye başlarız. Ancak, icat edecek bir şey yoktur, çünkü eğer bir insan doğasını, egoizmini, ihsan etme ve sevginin zıt özelliklerine, başkalarıyla bağ kurma özelliğine kökten değiştirmeye başlarsa, o zaman yeni özellikleri vasıtasıyla tamamen farklı bir dünya görür.

To See A Perfect World

Manevi Benliğimi Bulmak

Soru: Kendimden çıkmak ne anlama gelir? Bu, kendi davranışlarımı ve düşüncelerimi sanki dışarıdan gözlemlemem gerektiği anlamına mı gelmekte?

Cevap: Kendimden çıkmak, egoizminizden çıkıp, fiziksel benliğimden ayrılarak manevi benliğimi bulmak anlamına gelir. Tüm fiziksel dünyayı, egoizmimizin içinde hissederiz. Manevi dünya ihsan etme niteliği ile hissedilir. Alma niteliğinden çıkma ve ihsan etme niteliğine girme, “yeni bir dünyayı hissetmek/algılamak” olarak adlandırılır, var olan ancak daha önce göremediğimiz bir koşuldur. O kendini ifşa eder, çünkü siz bakış açınızı değiştirirsiniz.

Finding My Spiritual Self

Arzuların Kölesi

Soru: Ben, hazların mı kölesiyim yoksa arzuların mı kölesiyim?

Cevap: Ben arzularımın kölesiyim. Eğer bir arzuyu diğeri için değiştirirsem, o zaman hep bana daha iyi görünen, küçük bir arzuyu daha büyük bir arzu için değiştiririm. Ben her zaman sadece arzularımın içindeyim.

Soru şudur: Onların üzerine nasıl yükselebiliriz? Onları aşmak için, bu eylemi üzerimizde uygulayacak bir gruba ve üst Işığa ihtiyacımız vardır.

A Slave Of Desires

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 228

Soru: Kabala bilgeliğini tesadüfen buldum, sadece bana meditasyon yoluyla “astral” e nasıl girileceğini öğreten bir sihirbaz bana bunu önerdi. Bu büyücü son beş enkarnasyonunu hatırlamakta ve birkaç Kabalistik kitabı bile değerlendirmiş: Uygulamada, EtzChaim (Hayat Ağacı) ve Talmud Eser Sefirot (OnSefirot’un Çalışması)

Size iki sorum var:

  1. Üst dünyalara meditasyon yoluyla girme hakkında ne düşünüyorsunuz?
  2. Onlu grup olmadan ne yapacağımızı nasıl açıklarsınız? Belki bu onlular gerekli değildir? Sizce bu yol, insanları Kabala çalışmaktan korkutur mu?

Her türlü, muazzam çabalarınız için çok teşekkür ederim ve Tanrı sizi korusun!

Cevap: Kabala, egoizmin bizim doğamızın temeli olduğunu ve ondan ayrılıp daha yüksek bir doğaya doğru yola çıkarak, sevgiye dönüşene kadar, egoizmin üzerinde ihsan etme niteliğini edinmeyi öğretir. Soru şudur: Egoizminiz dışında, herkesi seven bir insan haline gelir misiniz?

Answers To Your Questions, Part 228

Neden İnsanlığın Yaratılışın Amacı Hakkında Bilgisi Yoktur?

Not: Eğer kişi Rabaş veya BaalHaSulam’ı okumazsa, yaratılışın amacını bilemez. Tuhaf görünüyor, çünkü insanlık çok fazla ilerleme kaydetti ve çok fazla araştırma yaptı, ama yine de bu farkındalığa ulaşamadı.

Benim Yorumum: Bunun nedeni, insan aklının buna hazır olmamasıdır. İnsanlar, doğanın birbirine bağlı tek bir organizma olduğundan bahsederler; fakat bir insan buna adapte olamaz, çünkü ondan farklıdır. Doğaya ya da topluma bütüncül bir biçimde bağlı değildir, bu nedenle kendi başına bunu başaramaz. Bütüncül bir akla, bütüncül bir duyarlılığa veya algıya sahip değildir.

O, egoist bir algı, dünyanın geri kalanı ile egoist bir ilişki ile nitelendirilir: al, ele geçir, gasp et. Dünya ile bütüncül bir şekilde bağlantıda olmayarak, ondan ayrılır, kendi içinde kalır. Bu nedenle, doğayı bütünsel ve tamamlayıcı olarak anlamak, algılamak veya hissetmek çok zordur.

Kabala, yavaş yavaş içimizdeki bütünsel gerçeklik algımızı geliştirmeye başlar. Dahası, kendinizin yarattığı gerçekliği gördüğünüzü söyler. Burada modern psikoloji ile bir çatışma görürsünüz. Kendinizi gerçekliğin projektörü olarak algılamaya başlarsınız: Dünya yaratırsınız, onu tasvir edersiniz.

Sonunda, hiçbir gerçekliğin olmadığı, her şeyin içinizde olduğu ortaya çıkıyor. Bundan şu sonuç çıkar ki bunu incelemek/araştırmak için bir şekilde kendinizi değiştirmek zorundasınız. Kendinizi geliştirerek, bütüncül bir hale gelerek bunu yapma fırsatını elde edersiniz. Daha sonra kendinizi bir makine, bir laboratuvar gibi kullanmaya başlarsınız. Başka bir deyişle, niteliklerinizi değiştirerek, hissettiğiniz gerçekliğin nasıl değiştiğini anlarsınız.

Onu tasvir edersiniz, yaratırsınız ve kendi gerçekliğinizin, kendi hayatınızın Yaradan’ı olursunuz. Ayrıca, tüm insanların, hayvanların, bitkisel ve tüm kozmosu içeren cansız dünyanın,  nasıl içsel niteliklerinizin bir yansıması olduğunu görürsünüz: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan unsurları- egoizminizin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü aşamalarıdır.

Bu gerçekliğin düzeltilip düzeltilmediğini, yani diğer parçalarla bütünsel olarak bağlı olup olmadığını görebilirsiniz.

Why Does Humanity Have No Knowledge Of The Purpose Of Creation?

Manevi Metodu Takip Edin

Soru: Kabalistler ve bir grup kibirli arasındaki fark nedir?

Cevap: Günümüzde hepsi karmakarışıktır. Birini diğerinden ayıramam. Zohar Kitabı başlangıç ve sonrasında anlatıldığı gibi ruhsal gelişime karşı olan herkes, bizimle aynı yolda değildir.

Kendimize dikkat etmeli, öğretmenlerimizin yazdıklarına sürekli olarak danışmalı ve başkalarının yaptıklarına aldırış etmemeliyiz.

Burada irade özgürlüğü vardır. Bir kişi, başkalarına zarar vermezse, doğru ve iyi olduğunu düşündüğü şeyleri yapabilir. Küçük manevi topluluğumuzda kapalı olarak, kimseye zarar vermeyiz, bizler herkese açığız.

Asıl önemli olan sıkı bir şekilde programı, öğretmenlerimizin tavsiyelerini takip etmektir ve o zaman hedefe ulaşacağız.

Soru: Bir insanda egoizm her arttığında, dış toplum tarafından daha fazla etkilenmektedir. Bu zararlı etki nasıl önlenebilir?

Cevap: Metodun çalışmasına ve kendi içsel çalışmasına daha derinlemesine dalmak suretiyle. Bundan daha fazla bir şey yoktur.

Follow The Spiritual Method

Herkesin Bir Şansı Vardır

Soru: Eğer bir kişinin hayatındaki tüm olaylar kazara değilse, her fiziksel olayın bir üst sebebi, bir üst kökü mü vardır?

Cevap: Her insanın kendine ait “meleği” vardır; yani özellikle onu yöneten üst güç. Başka bir deyişle, her birimiz, kalpteki noktası, ruhunun kökü aracılığıyla, manevi sistemin içerisine yerleştirilir.

Realitede, mesafeler yoktur, üst ve alt dünyalar yoktur – bunlar tek ve aynı sistemdir, sadece her şey onun hissiyatının içerisine ne kadar derinden girdiğimize veya onun hissiyatının ötesine ne kadar geçtiğimize bağlıdır.

Eğer bizler “ruh” ya da “üst dünya” olarak adlandırılan bu sistemin hissiyatı içerisine dalarsak, o zaman düzeltilmiş arzularımızla ona nüfuz ederiz ve onun içinde çalışırız.

Eğer, düzeltilmemiş egoist arzularımız nedeniyle, bu sistemde çalışamazsak, o zaman bizim dünyamızı hissederiz ve doğal olarak, üst dünyayla yani geleceğin embriyosuyla sadece ilk bağlantıya sahip oluruz.

Sadece kendimizi düzeltmeye başladığımızda, bu sisteme kademeli olarak dahil olabiliriz. Bununla birlikte, prensip olarak, hepimiz, her insanın kendisini üst sistemde hissetmeye başlama fırsatına sahip olduğu bir koşul içerisindeyiz.

Everybody Has A Chance

Çevresel Afetlere Neden Olan Nedir?

Soru: Bütün Çinliler araba sahibi olmak isterse ne olur?

Cevap: Herkes bir arabaya hatta birden fazla arabaya sahip olsa bile; dünyada ve ekolojide hiçbir şey değişmeyecek. Dünyada 7 veya 14 milyar özel araç varsın olsun. Arabalar ekolojik felaketlere neden olan şey değildir. Bizim bozuk/yozlaşmış ilişkilerimiz ekolojik felaketlerin sebebidir.

Doğada ve onun incelenmesinde neyin görünür olduğunu anlamalıyız; çevresel felaketler, teknoloji, cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerden değil, insan seviyesinden kaynaklanır. Sadece bizler, ilişkilerimizin/bağımızın seviyesinde, diğer tüm doğa seviyelerinde sıkıntıya neden oluyoruz.

Ekoloji ve sağlık, depresyon ve uyuşturucu bağımlılığı, boşanma ve diğer tüm alanlardaki sorunlar ve doğadan kaynaklanan bütün felaketler, yalnızca bizleri daha yüksek bir seviyede olan sebebi anlamaya itmektir. Her zaman Doğa, daha yüksek bir seviyeden gelen bir problem, daha düşük seviyelere iner ve sistemi oradan harekete geçirir.

Umarım egoist seviyemizde kötülük olarak gördüğümüz bu kötülüklerden kurtuluş arayışı içinde, egoizmimizden vazgeçmek zorunda kalacağız, birbirimize sevgi ve anlayışla davranırsak, insan seviyemize bağlı olarak doğa ile sadece cansız, bitkisel, hayvansal seviyelerde dengede olabileceğimizi anlamak zorunda kalacağız.

O zaman, bir bütün olarak doğaya birliği getireceğiz ve genel doğa ile bir dengeye ulaşacağız.

What Causes Environmental Disasters?

Yoldan Çıkmamak İçin

Rabaş, ‘‘Toplumun Önemine Dair’’: Dolayısıyla gerçeğin yolunda çalışma konusunda, kişi kendini diğer insanlardan soyutlamalıdır. Bunun nedeni ise gerçeğin yolu dünyanın fikirlerine karşıt olduğundan, sürekli güçlendirme gerektirir. Dünya bilmek ve almaktır, oysa maneviyat inanç ve ihsan etmektir.

Soru: İnsanlar son neslin grubundan ayrılacaklar mı?

Cevap: Ayrılacaklar, çünkü kişinin son neslin grubunun içinde sürekli ilerleme kaydetmesi için büyük çaba sarf etmesi gerekiyor.

Gerçek şu ki, psikolojik gruplarda veya manevi çalışmayla meşgul olan gruplarda olduğunuzda, o zaman hareket, metodun bilgisi veya gelişimi temelinde gerçekleşir.

Ancak Kabalistik grupta, egoist makine sürekli çalışır ve sizi gruptan uzaklaştırır. Eğer ona karşı sürekli olarak çalışmazsanız, o zaman onun üzerine çıkamaz ve ilerleyemezsiniz. Bu nedenle, Kabalistik grupta, her zaman ek çabalara ihtiyaç duyulmaktadır ve kişi hareketsiz kalamaz. Bu, bir insanı ilerlemeye zorlayan şeydir.

Soru: Neden bir kişi gruptan çıkarıldığında gruba ve/veya yönteme karşı çıkıyor gibi görünür?

Cevap: O kendini egoist olarak haklı çıkarmalı, bu yüzden içinde bulunduğu gruba karşı çıkar. Kendisinin haklı olduğunu ve grubun haksız olduğunu göstermek ister. Bu nedenle, bunu kanıtlamak için grupta kusurları bulmaya çalışır.

Bir kişi gruba geldiğinde, yukarıdan uyandırılmış olan kalpteki noktası, onun içinde konuşur. Aniden ruhunun burada olduğunu hisseder.

Bundan sonra, yerinde kalmak için çaba göstermesi gerekir. Burası manevi çalışmanın yeridir. Bir şekilde, bir süre için devam eder, fakat ciddi bir çaba göstermezse, kişi yoldan uzaklaşır/ayrılır.

Soru: Kişi, hayatı boyunca özümsediği tüm görüşleri temizlemek için nasıl çaba harcayabilir?

Cevap: Kabalistik kaynaklarda her şey yazılmıştır. Onlar bu amaç için yazılmıştır.

In Order To Not Go Astray

Özgürlük Nedir?

Soru: Özgürlük nedir? Bu, bir insanın dünyada nerede olduğuna bağlı mıdır?

Cevap: Özgürlük, bir insanın dünyada yaşadığı çağa veya yere bağlı değildir. Yaşadığı çevre kişiye yukarıdan, dışarıdan verilir.

Kişi, çevreyi, hangi toplumda doğacağını, ne tür bir eğitim alacağını ya da hangi değerlere uygun olarak yaşayacağını seçmez.

Özgürlük, tek ve sadece bir duruma göre değerlendirilebilir: egoistik doğamdan özgürleşmek. Başka hiçbir şeyden özgür olamam.

Egoistik doğamdan özgürleşmek demek, doğamın beni içerisine ittiği egoizmimin yasalarına göre değil; yalnızca topluma uygun olarak ve yalnızca insanlığın yararı için yaşamam demektir. Başka bir deyişle, özgürlük, tüm insanlığın iyiliği için egoist doğamın üzerine yükseldiğim anlamına gelir.

Özgür hayatımı egoist doğamın üzerinde edinirim. Yaşamın egoist seviyesinden özgecil olana yükselerek, ben yaşarım ve sonsuz doğanın akışını da hissederim. Ayrıca Ben de mükemmel, sonsuz ve özgür hissederim.

Elbette, bu yasaların uygulanması, ikamet ettiğimiz yere, uyruğa veya cinsiyete bağlı değildir. Bu, kişinin kendisine ve orijinal doğasıyla yüzleşmesine bağlıdır.

What Is Freedom?