Category Archives: Egoizm

Purim – Takvimde ve Kalpte

Purim bayramının sembolleri, gizlenme, parti kostümleri giyme gelenekleri ve maskelerdir. Purim’de bu maskeleri takma geleneği nereden gelmektedir? Purim’in ana karakteri Kraliçe Ester, yani bütün evreni kontrol eden sistem, krallık (Malhut) anlamına gelir. Bu krallığa, gizlenme anlamına gelen “Ester” denir.

Aslında, bizim zamanımızda, her şeyin gizlendiğini görüyoruz. Bizi kimin kontrol ettiğini bilmiyoruz, doğada yaşamlarımızı kontrol eden bir programın olduğunun farkında değiliz. Bizler, tüm dünyayı kontrol eden çok büyük ağ formunda, birçok farklı güçler şeklinde tezahür eden üst kuvvetin hükmettiği bir alandayız.

Bilim, daha şimdi yavaşa yavaş doğada her şeyin birbirine bağlı olduğunu ve dünyanın küresel bağlara sahip, kapalı, integral bir sistem olduğunu keşfetmeye başlıyor. Bizler, realitenin sadece küçük bir kısmını görüyoruz. Ayrıca, evrendeki bazı bilinmeyen karanlık enerjiden değil, bizden tamamen gizlenmiş, hayal bile edemediğimiz bir gerçeklikten bahsediyoruz. Bizim tüm dünyamız, tam bir gizlenmedir.

Cansız, bitkisel ve hayvansal doğa içgüdüler tarafından kontrol edilir ve bu nedenle hiçbir soru sormaz. Ancak, insan ne için yaşadığını anlamalıdır. Eğer bu sorunun cevabını bulamazsa, çok sınırlı hisseder, hayatta hayal kırıklığına uğrar ve kendisiyle ne yapacağını bilemez. Hayvansal bedeni normal hayatına devam eder, çoluk çocuk doğurur, ancak kişi kendini mutsuz hisseder.

Kişi, büyük Kraliçe Ester gibi, bizi gizli bir şekilde kontrol eden belli bir gizlilik, bir sistem, Malhut olduğunu hisseder. Ester bir kadın olarak ortaya çıkmamaktadır, sadece nereye gittiğimizi ve ne yaptığımızı anlamamamız için bizi kontrol eden bütün bir krallık olarak karşımıza çıkar.

İsrail halkı, tarih boyunca birçok kez Purim koşuluyla yüz yüze geldi, yani yıkım tehdidi altında kaldılar. Bu tehdit, bizi uyandırmak, bize rolümüzü hatırlatmak, böylece Megillat Ester’in bahsettiği diğer tüm 127 ulus gibi yaşamaya devam etmememiz için gelir.

Ester’i ifşa etmeliyiz, bu gizliliği ifşaya getirmeliyiz. Birlikte yaşadığımız diğer tüm uluslar bizi bu göreve uyandırmak için hareket ederler. İnsanları, onların egoist arzularını iyilik yoluyla uyandırmak ve onların manevi hayat hakkında düşünmelerini sağlamak imkansızdır. Yahudiler görevlerini unutmaya çalışıyorlar. Onlar, bilimde, kültürde ve özellikle de para ve güçte başarılı olmak için çabalayarak maddesel değerlere dalıyorlar.

Bizi uyandırmak için, Kral Ahaşveroş ve yardımcısı Haman ortaya çıktı. Aslında, ne yaptıklarını anlamıyorlar çünkü Ahaşveroş’un üzerinde tamamen gizlenmiş başka bir Kral vardır, yalnızca O insanlığı Yaradan’ın edinimine getirmek için olan her şeyi belirlemektedir. Bu sadece Yahudiler aracılığıyla mümkündür, çünkü onların içinde gizlenen bir sır, bunu yapabilmelerini sağlayan manevi gen vardır.

Haman, ıslah edilemeyen ama sadece yok edilebilecek egoist arzudur. Haman ve onun on oğlu, üst gücün yönetimine, diğerlerini kendin gibi sevme ve ihsan etme arzusuna karşı olan, ıslaha için uygun olmayan kötülük sistemidir. Haman bunu kabul edemez; bu nedenle, içimizdeki bu tür bir eğilimi öldürmemiz gerekir.

Büyük egoistik arzu, Haman, bütün krallığı kendi başına yönetmek için herkesi, hem Mordehayı hem de Kral Ahaşveroş ‘u öldürmek için hazırlık yapar. Bu muazzam egoizm, diğer güçlerle herhangi bir işbirliğine giremez, sadece herkes üzerinde tam kontrol ister. Bu nedenle, bizim zamanımızda, Haman her yerde ortaya çıkmakta: dinlerde, inançlarda ve ayrıca tek başlarına dünyaya hükmetmeleri gerektiğini beyan ettikleri takdirde hükümetlerde de.

Ancak Megillat Ester bize, kralın emriyle Haman’ın, Mordehay’ın idamı için hazırlanan ağaca asıldığını ve Şuşan şehrinin özgürlüğünü kutladığını söyler. Böylece dünyada daha fazla kötülük olmadığı gerçeğine geliriz çünkü onu yok ettik ve iptal ettik.

Özünde, Megillat Ester bize insanlığın dünyadaki tüm kötülükleri nasıl ifşa ettiğini ve insan egoizmini, kendi iyiliği için alma arzusunu yok etmenin gerekli olduğunu nasıl anladığını anlatır. Böylece, dünyada hiçbir kötülük kalmadığında, tamamen iyi koşula, ıslahın sonuna geliriz. Purim bayramı buna adanmıştır, “… lanetli Haman’ı mı, kutsanmış Mordehay mı bilmiyor,” koşulu içinde seviniriz ve içeriz, çünkü dünyada artık Haman yoktur ve egoizmden korkmaya gerek yoktur.

Kötü Haman, her insanın ve tüm ulusların içinde saklanır, çünkü o diğerlerini kontrol etmek için egoist bir arzudur. Eğer bu kötülükten kurtulabilirsek, ondan uzaklaşırsak, o zaman iyiliğin ifşasına, bizi kontrol eden üst sisteme yaklaşacağız. Kötülük olmadan, iyiyi ifşa etmek ya da ona yaklaşmak bile mümkün değildir. Kötülük, kesinlikle iyiliğe olan ihtiyacı hissetmemiz için, bizi iyiliğe yönlendirmek için vardır.

Egoizmin kötülüğünü, her insanda, her ülkede, dünyada ifşa etmeliyiz ve Mordehay, Ester ve Ahaşveroş’un, Haman’a karşı davrandığı gibi akıllıca, bu kötü gücün dünyadan kaybolmasını sağlamalıyız. Megillat Ester’den öğrenmemiz gereken şey budur ve umarım bunu başaracağız.

Purim—On The Calendar And In The Heart

 

Bağdaki Kritik Nokta

İnsanların, bağ ve komşularını sevme hakkında konuşmak ve birbirleriyle bağ kurmak için her türlü birlikler, kulüpler ve topluluklar oluşturmaya hazır olduğunu görüyoruz. Yine de, tüm bunlar yalnızca belirli bir sınıra kadardır: egoizmin kötülüğü aralarında ifşa olana kadar. Bir insanın egoist doğası ortaya çıkar çıkmaz, her şeyin bittiği ve birliğin dağıldığı yer burasıdır.

Kötülüğün ifşa edilmesinin bu noktasından, kişinin manevi çalışması başlamalıdır. İfşa olan kötülüğün üstesinden gelmede ve bir onlu inşa etmede başarılı olamazsak, hata yapabiliriz ki bu bir Kabalistik grup için bile kritik bir andır.

Onlu, her birimizin kendini iptal ettiği ve ortak bir yapı inşa etmek için onluya katıldığı “tuğlalardan” inşa edilmelidir. Asıl soru, bu kritik noktanın üstesinden gelebilecek miyiz yoksa sıradan bir kulüp veya birlik gibi mi kalacağız. Çeşitli birliklerin ve metodolojilerin aynı noktada nasıl yıkıldığını, bu engelin üstesinden gelemediklerini ve kendilerinden bir birlik yapısı inşa etmek için daha güçlü içsel bağa doğru ilerlemeye devam edemediklerini görmek çok açıktır.

Kendi için alma arzusundan çıkılması ve başkalarını önemsemeye başlanması gereken bu noktaya İsrail (Yaşar-El) denir çünkü burada kişi, Yaradan’a benzemek, O’nun bu dünyadaki temsilcisi, bir bağlantı kanalı olmak ister.

The Critical Point In Connection

 

Aile İçin Bir İyilik Mi?

Soru: Yaradan’dan, Kabala ile ilgilenmeyen ailem ve arkadaşlarım için bir iyilik talep edebilir miyim?

Cevap: Talep edebilirsiniz, ama ne geleceğini bilmiyorum. Özel bir şeyle sonuçlanacağını sanmıyorum çünkü talep, ıslah için bir talep olmalıdır ve siz bir durumun iyileşmesi için talep etmektesiniz, ancak ıslah olmadan iyileşme imkansızdır.

Soru: Yaradan’dan egoizmimi ıslah etmek için bana Işık göndermesini talep edebilir miyim?

Cevap: Evet, bu mümkündür, ancak talebiniz mümkün olduğunca özgecil olmalıdır.

A Blessing For The Family?

Manevi İhsan

Soru: Tekrar tekrar manevi ihsanın ne olduğunu sordum ve net bir cevap almadım. Siz, manevi olmayan ancak maddesel ihsan olan, anne ve çocuk örneğini veriyorsunuz. Öyleyse manevi ihsan nedir?

Cevap: Manevi ihsan, egoizmimin ötesinde ihsandır, ona güvenip ve ondan yola çıktığımda, arzumun tersine özgecil eylemler yaparım.

Onları ancak bu konuda beni destekleyen bir gruba güveniyorsam yapabilirim ve grup aracılığıyla üst ışığı – ihsan etme ışığını alırım. O zaman harekete geçebilirim.

Bu, en sonunda benim egoist arzumun karşıtı olduğu ortaya çıkan, gerçek bir eylemdir.

Spiritual Bestowal

Kabala İpuçları – 8/26/18

Soru: Bütün dünya benim içimdeyse, ben kimim?

Cevap: Bu en zor sorudur; çünkü kendimi ancak Yaradan’ın seviyesi anlamına gelen, tam ıslahıma ulaştığımda anlayabilir, bulabilir ve değerlendirebilirim. Ondan sonra, gerçekten ne olduğumu hissedeceğim – Yaradan’ın içinde, üst gücün içinde küçük bir nokta.

Soru: Eğer benim niteliklerimden, benim algımdan türetilmişlerse, benim dünyamdaki, benim içimdeki diğer insanlar kim? Onlar gerçekten varlar mı?

Cevap: Kendileri olarak var olmazlar. Ben onları içimde yaratırım.

Soru: Değiştiğim zaman, kendim olmayı bırakacak mıyım yoksa kendimi, gelecekteki kendimi mi keşfedeceğim?

Cevap: Kendimi değiştirerek, gelecekteki kendimi keşfederim.

Soru: Tüm dünya benim içimdeyse ve sadece benim hislerimde akıyor ve yaşıyorsa, başkalarına duyduğum sevgi, gerçekten benim seven parçam mı? Daha geniş bir anlamda, kendimi farklı bir şekilde sevmeyi öğrenmeli miyim?

Cevap: Egonuzdan çıkmanız, onu aşmanız gerekmektedir. Onun yardımıyla, ancak tam tersi bir şekilde, alma niteliği ihsan etme niteliği haline geldiğinde, ego başkalarıyla iletişim ve bağ kurar.

Soru: Duygusal ve zihinsel koşulumla, maneviyat için gerçek bir özlemi nasıl karıştırmayabilirim? Bu koşulların hepsi beynime aktarılmaktadır.

Cevap: İlk başta kafanız karışacak, ancak yavaş yavaş içinizdeki her şeyi şekillendirmeye başlayacaksınız. Bu, görüntülere, bağımlılıklara, koşullara ve hatta grafiklere dönüşmeye başlayacak. Yavaş yavaş bu yöntem sizin bir parçanız haline gelecek.

Soru: Benim arzum özel bir güce sahip mi? Arzumun gücüyle bir şeyi düzeltip, değiştirebilir miyim?

Cevap: Hayır, arzunuzla hiçbir şeyi değiştiremezsiniz. Sadece diğerleri ile olan bağınız aracılığıyla, sadece egoizminizin üzerindeki eylemlerle, kendi doğanızı ve etrafınızdakileri değiştirebilirsiniz.

Soru: Eğer diğer herkes benim parçamsa ve her şey benim içimde ise, biz neyiz?

Cevap: Biz, Adem denilen tek bir arzunun parçalarıyız.

Soru: Her insanın kendi gerçekliği varsa, hislerimizi, duyumlarımızı ve algılarımızdaki farklılıkları paylaşarak onları bir araya getirebilir miyiz? Bu yeterli midir?

Cevap: Farklı gerçeklikleri nasıl tek bir algıya dahil edeceğinizi söyleyemem. Bunu tarif edecek kelimelere sahip değilim.

Blitz Of Kabbalah Tips – 8/26/18

Arvut: Ortak Ruhun Yasası

Arvut (Karşılıklı Garanti) ortak ruhun sisteminin ve tüm doğanın yasasıdır. Bu, parçaları kendi egoizmleri tarafından ayrılmış ve ihsan etme arzularıyla birliğe geri getirilen tek bir kaptır. Ayıran haz alma arzusu ve birleştiren ihsan etme arzusu arasındaki farktan dolayı, bu iki eğilim arasındaki uçurum, yaratılışın Yaradan’dan gelen tüm iyiliği almasını ve var olmasını sağlayan şeydir.

Tek problem, Arvut yasasını, tam birliğin yasasını ihlal etmek için kasıtlı olarak yaratılan insanla ilgilidir. İnsan arzusu, birliğin, Yaradan’ın ve bağın zıddıdır ve bu yüzden kişi, acı ve bayağılık içinde “bu dünya” denilen bir realitede var olduğunu hisseder. Tüm dünya, kişiyi onun kötü doğasının farkına varmasına ve birliğin evrensel, bütünleyici doğasının iyiliğinin ifşasına götürmek için düzenlenmiştir.

Bizim amacımız, birliği, bu bağın kökünü edinme noktasını, Yaradan’ın tek kuvvetini yani var olan tek şeyi ifşa etmektir.

Yaradan kötü eğilimi yarattı ve Yaradan’ı haklı çıkarmak isteyen erdemliler, talepler ve dualar yoluyla tüm sistemi iyiye doğru döndürürler. Onlar, Yaradan’a yapışma talep ederler ve bu nedenle “erdemli” olarak adlandırılırlar; Yaratılışı haklı çıkarırlar çünkü ışık ancak karanlıktan algılanır.

İyiyi iyiden anlamak mümkün değildir; algılanamaz. Yaratılan varlıklar, sadece zıt nitelikleri hissedebilirler. Bu nedenle, Yaradan’ın kötü eğilimi yaratması bize harika bir hediyeydi. Bu çifte armağandı: İyiyi ifşa etme ve onun içimizde gerçekleşmesini talep etmek için bir fırsat.

Yaradan’a ulaşmanın birçok yolu vardır. Laik insanlar, dindar insanlar, İsrail ve dünyanın 70 ülkesi var. Ve İsrail halkında, 70 ulusun damgası olarak 70 kök var. İsrail halkını birleştirmek için çalışarak tüm insanlığı bağa itiyor ve zorluyoruz. İsrail halkını birleştirerek ve dünya milletlerinin köklerini ıslah ederek tüm dünyayı ıslah ederiz.

Bu nedenle, öncelikle Arvut kuralı, İsrail halkı tarafından gerçekleştirilmelidir. Bundan sonra ulusların geri kalanına yayılacak ve tüm insanlığı, dilleri karıştırılmasından önceki eski Babil’deki gibi tek bir millete dönüştürecektir.

Arvut doğanın yasasıdır. Bizler, her şeyin bu yasanın uygulanmasına bağlı olduğunu ve Tora’nın bütününün Arvut yasasını yerine getirmeye adandığını yavaş yavaş fark ediyoruz. Bu nedenle, sadece karşılıklı garanti kanununu yerine getirmede hemfikir olma vasıtasıyla Tora’yı ediniriz. Tüm emirler, Yaradan’ın, Arvut’a ulaşma yasalarıdır. İsrail halkının bunu anlamayacağını ve tüm dünyanın takip edeceğini umuyoruz.

Kalp, egoistik bir kabukla kaplı bir arzudur. Bu nedenle, bu kabuğu soymak ve ihsan etme niyetimizi alabileceğimiz net arzuyu ifşa edebilmek için kalplerimizi kazımamız/sürtmemiz gerekir.

Arvut: The Law Of The Common Soul

Alma Arzusu, Egoizmden Nasıl Farklıdır?

Soru: Alma arzusu ile egoizm arasındaki fark nedir?

Cevap: Alma arzusu doğal bir arzudur ve egoizm bir başkasının zarar görmesi pahasına haz almayı ifade eder. Örneğin, aç bir aslan bir koyuna saldırır ve kahvaltı yapmak için onu öldürürse, buna arzu denir.

Bir kişi başkalarını küçük düşürmek, onlardan yararlanmak, onların zarar görmesi pahasına kazanmak ister. Kendisi, almanın sürecinden haz almaz, fakat gerçek şudur ki, bu sayede başkalarının üstünden yükselir. Bu egoizmdir.

Başka bir deyişle, doyurma için, doymuş olma için doğal bir arzu vardır ve egoist bir arzu vardır. Eğer sadece haz almak istersem, o zaman bu, benim varlığım için temel bir gereksinimdir. Ancak onlardan daha yukarı yükselmek için özellikle başkalarının zarar görmesi pahasına, onların aleyhinde bir şey alma arzusundaysam, o zaman bu egoizmdir.

How Is The Desire To Receive Different From Egoism?

Sorularınıza Cevaplar Bölüm 231

Soru: Yaradan’ın, Kendisinin haz duyması için kişinin Kabala çalışmasını istediğini söylemek mümkün mü? Başka bir deyişle, Kabala ile ilgilenir ve özellikle O’nu memnun etmek için çalışırsam, Yaradan’ın arzularını yerine getirecek miyim; O, hazzı yaşayacak mı (bunu bilmeyecek olsam da)?

Cevap: Evet. Bu özellikle, O’nunla ve O’nun seviyesinde, karşılıklı bağda egoizmin kirliliği olmadığı zamandır!

Soru: Transandantal meditasyon, Yaradan’a ihsan etmek olarak düşünülebilir mi?

Cevap: Hayır.

Soru: Mesih’in Roma’nın kapılarında oturması ne anlama geliyor?

Cevap: Egoizmle yapılan çalışmanın sonunda, Mesih, tam kurtuluşun gücü sizi karşılar. Mesih (Mashiach), “Moshech” kelimesinden gelir – çekmek, sizi egoizmden çeker.

Answers To Your Questions, Part 231

Egoizmden

Bizler egoizmden, sadece kendi iyiliğini önemseyen haz alma arzusundan oluşuyoruz. Fakat içimde olan ve kendisi için endişelenen bu güç ben değilim; o, bedende var olan dışarıdan gelen bir kuvvettir. Onu anlamıyoruz ve onunla özdeşleşiriz çünkü bizler onunla doğup büyüdük.

Bu yüzden egoist arzumun, gerçekten benim olmadığını hayal bile edemem. Onun üzerine çıkabilir veya ondan ayrılabilir ve onu dışımda var olan bir yabancı olarak hissedebilirim. Buna Firavun’un insan üzerindeki gücü denir. Eğer egoizmin benim dışımda olduğunu keşfedersem bu, Firavun’u ifşa ettiğim anlamına gelir.

Eğer gruptaki dostlarla sevgi inşa edersem ve onun vasıtasıyla saran Işığı çekmeye çalışırsam, o zaman bu Işık beni etkiler ve haz alma arzumdan çıkarır. O zaman bu gücün benim olmadığını, yabancı olduğunu hissederim. O üzerimde o kadar çok hükmetti ki onun ben olduğumu düşündüm.

Yavaş yavaş, egoizmin, ben olmadığının farkına vardım, ama o kadar kurnaz ve sinsi ki benim içime işledi ve her arzumu ve düşüncemi, kalbimi ve zihnimi kontrol altına aldı. Her şeye hükmetti, ama şimdi görüyorum ki yavaş yavaş kendimi özgürleştirebilirim, uzaklaştırabilirim ve dışında kalabilirim.

Ben onun hükmü altında değil tarafsız bölgede olmak isterim. Onun ne düşündüğümü ve ne isteyeceğimi belirlediğini hissederim. Ve bununla hem fikir değilim! Üzerimde hükmetmesi için farklı bir güç isterim- ihsan etme kuvveti, Yaradan’ın kuvveti. Bu iki kuvvet birbirine zıttır.

Fakat bunu nasıl yapabilirim? Egoist arzunun beni mezara götürdüğünü görüyorum. Sadece dünya üzerinde neler olduğuna, nereye gittiğine bir bakın. Zaten herkes, egoist doğanın bizi ittiği yeri anlamaya başlıyor.

Bu nedenle, beni haz alma arzumdan ayıracak olan, ıslah eden Işığa, Tora’nın gücüne ihtiyacım var. Bu arzunun kötü olduğunu ve ondan kurtulabileceğimi hissetmeye başlayacağım. Haz alma arzumdan, egoist bir şekilde, kapitalist olarak onun gelişiminin meyvesinden ve ilerlemenin tüm nimetlerinden haz alırken “tokluğun yedi yılını” yaşadım.

Ancak bugün, egoist arzunun bizi iyiye götürmeyeceğini ifşa etmekteyiz. Bu gücün kötü olduğu ortaya çıktı. O zaman ne yapacağınıza karar vermelisiniz. Yaradan’ı, üst dünyayı, hayatın özünü ve amacını ifşa etmek isteyen üst kuvvete yönelmiş kalpteki noktası olan insanlar, hayatta bir yöne sahiptir ve bunu gerçekleştirmeye hazırlardır.

Yukarıdan, bir gruba, ıslahlarının gerçekleşme yerine yönlendirilirler ve kişinin amacı bu iyi kaderi seçmek ve grup vasıtasıyla ıslah eden Işığı uyandırmaktır. Sadece Işığın yardımı ile kişi kendini, onu katılaştıran egoizminden ayrılmaya başlayabilir ve onu başka birinin kuvveti, Firavun’un gücü olarak hissetmeye başlayabilir ve ondan nefret eder. Firavun’un evinde büyüdüğüm halde, sonunda ondan kaçarım.

Tüm bu çalışmayı, her birimiz diğerlerine yardım ve destek vererek ve karşılıklı ihsan etme örneği göstererek, onlu içinde yapabiliriz. Bir olma çabalarımızın ölçüsünde, bizi egoist arzudan ayıracak ve Yaradan’ın mükemmel gücü altında bizi yeni bir yere getirecek olan ıslah eden Işığı çekeceğiz.

Bir yandan Firavun’un alanı, diğer yandan Yaradan’ın alanı ve bizler ikisinin arasında ortada duruyoruz. Sonuç olarak, Firavun sol çizgiye, ıslah eden ışık sağ çizgiye döner ve ortada bu kuvvetlerin ikisini de dahil ederiz.

Doğuştan itibaren haz alma arzusunu ediniriz, onu Firavun’dan ödünç alırız ki buna “birçok mülkle yola çıkarız” denir. Bunun üzerine, bir kısıtlama, bir perde ve yansıyan Işık, ıslah eden Işık’tan alınan tüm ıslahları yaparız ve bu şekilde özgür kalırız.

Bu nedenle, grup içinde çalışma/uygulama yapmadan, bu yolu takip etme şansımız kesinlikle yoktur. Her şey, kırılmayla, Bilgi Ağacı’nın günahıyla başlar. Adem’in Yaradan’a sorduğu gibi: “Ben ve eşek aynı yalaktan mı yemek yiyeceğiz?” – yani, sadece kendi bedenini doldurmaktan haz alan bir eşek mi olurum? Peki, içimdeki adam/insan nerede?

Yaradan buna cevap verir: Bekleyin, kırılmalar, kötülüğün ifşası olacak ve ardından “yüzünüzün teriyle ekmek yiyeceksiniz”, yani, sizler bilgelik kazanacak, Yaradan’ı ifşa edecek ve bir adam olacaksınız.

Firavun ilk önce, egoizmimin nasıl ayrıldığını, sıyrıldığını ve yabancılaştığını hissettiğimde ortaya çıkar. Egonun ve benim aynı şey olmadığımızı hissederim. Egoizm, üzerime yukarıdan yerleştirilen yabancı bir güçtür. Bu Yaradan tarafından belirlenmiş olmasına rağmen, onunla hem fikir değilimdir. O zaman bu kuvvete Firavun denir. Bu zaten önemli bir gelişmedir.

From Egoism

Mantığa Karşı

Soru: Neden Kabala hiçbir şey anlamamama rağmen, benimle akıl vasıtasıyla konuşmaktadır? Üst dünyayı hissetmeme rağmen, neden değişime ihtiyacı var ve duygular düzeyinde çalışır?

Cevap: Çünkü hislerimiz yeni bir akla yol açar. Mantık, yeni arzuların ve hislerin sonucudur.

Bazı nedenlerden dolayı, hislerin ve aklın birbirine zıt olduğuna inanırız. Öyle değildir! Duygularım, yani arzularım ve içlerinde hissettiğim şeyler gerçekte benim aklımı belirler. Var olmak, bilinci belirler.

Arzuları ve onların yerine getirilmelerini değiştirme yoluyla, aklım değişir. Ve eğer değişmezse, o zaman mantık ötesi inançla ona karşı gidebilirim. Akıl benim için kutsal değildir, ancak bazen duygulardan daha önemlidir, çünkü bana belli bir derece verir ve ben aklımı baskılarım ve onun üzerine çıkarım.

Mantık şöyle der: “Bilginizi, arzularınızı genişletin ve onlarla çalışın” ve ben cevap veririm: “Hayır, onlarla çalışmak istemiyorum, çünkü cevabı vermiyorlar. Farklı bir yoldan gitmek zorundayım. ”

Mantığa karşı, ne anlama gelir? Ben aklımı yok etmem; sadece gördüğümün beni sınırlandırmadığını söylerim. Ondan bir adım daha yükseğe tırmanmak zorundayım.

Aklın üzerinde bir adım ne, bilmiyorum. Kendimden daha yüksek bir şey düşünebilir miyim? Böylece hislerime başvururum ve şunu derim: “Egoist hislerim yanlış. Ben alma değil, ihsan etme niteliğine göre gideceğim. Sonuca ulaşmamın tek yolu budur. Ve sonra aklım değişecek. ”

Bizler akıl vasıtasıyla, yukarıdan etkileniriz. Ben hislere başvururum ve onların üzerinden ihsan etme niteliğine giderim. Ve sonra yeni bir seviyeye ulaşırım: yeni hislere ve yeni bir akla.

Counter To Reason