Category Archives: Egoizm

Egoizmle Lekelenmiş Eller

Soru: Manevi köklerin, maddi dallarla bağlantısı açısından, neden Koronavirüse karşı başlıca çare el yıkamaktır?

Cevap: Virüs, kendini en zayıf noktamızda gösterir. Bununla birlikte, bu, maddesel kirle kaplı kirli ellerle değil, ellerin simgelediği alma kapları ile ilgilidir.

Kendimiz için daha çok almak istediğimiz gerçeğiyle, ellerimizi her zaman kirletiyoruz. Çünkü Koronavirüs, esas olarak kirli eller, tükürük ve hava yoluyla bulaşır, doğrudan alma organlarımızı etkiler.

Kalpteki Nokta İçin Besin

Soru: Kalpteki noktayı, gübre içindeki tohuma benzetmiştiniz. Tohum kalpteki nokta, gübre de kalp midir?

Cevap: Evet. Kalp egoizmdir yani gübredir, bunun sayesinde büyürüz.

Ve kalpteki nokta, yukarıdan gelen ilahi kısımdır. O, bu dünyadan, bu gübreden – egoizmden büyümelidir. Bu anlamsız bir ifade değildir.

Yaradan kasıtlı olarak zıt sistemler (egoistik ve özgecil sistemler) yaratmıştır, böylece özgecil gelişimimizin önemini hissettiğimiz ölçüde egodan her şeyi alabilir ve yapabiliriz. Bu demek oluyor ki bu gelişmeyi istediğimiz ve güçlerimizi egomuzdan bu sisteme aktardığımız ölçüde büyüyeceğiz. Uzun ve ciddi bir iştir ama gerçekten bu şekilde büyüyebiliriz.

Yani, çalışmamız çelişkiler üzerine kuruludur: egoizm ve özgecilik, sağ, sol ve orta çizgi. Her şey, kalpteki noktayı yükseltmek ve geliştirmek için gübreden, egodan besleyici maddeleri ne kadar emebildiğimize bağlıdır.

Twitter’da Düşüncelerim / 18 Mayıs 2020

Doğadan gelen darbe, bizi tüm gereksiz işlerden uzaklaştırmayı ve böylece çevreyi temizlemeyi amaçlamaktadır. Toplumu gereksiz faaliyetlerden ve düşüncelerden kurtarır, bizi doğanın istediği, yani ruhsal gelişimimiz için serbest bırakarak.

Yaradan, Işığını içinde ifşa etmek için birliği arzu eder.

Doğanın darbeleri bizi, egoizmin bizi ittiği manevi gelişime karşı çıkan faaliyetlerden ayırır. Sadece gerekli işlere döneceğiz. Önceki TÜM işleri geri yüklemeye çalışmamalıyız. Onların nesli tükeniyor.

Dünya uluslarının Yaradan’ı ifşa etmesi için bir ihtiyaç vardır. Bu, İsrail ulusu Kabala’yı dünya uluslarına ifşa ettiğinde olur. Ondan, Yaradan’ın bilgisi herkes için netleşecektir. (Mesih’in Borozanı)

Önceki ekonomik yapıya dönerek, krize devamlı bir çözüm olmadığı giderek anlaşılacaktır. Eşitsizlik sorunlarına yeni bir çözümle yeni bir ekonomi yaratmalıyız. Eskiyi yakmak değil, yeni bir toplum, ekonomi, ilişkiler yaratmak.

Yetiştirilme tarzı ile yan yana!

Doğa Egoistleri Ayırır

Soru: Bugün herkes dünyada olup bitenler hakkında tüm bilgilere sahip. Daha önce böyle değildi. Yaklaşık 30 ila 40 yıl önce, başka hiçbir ülkede neler olup bittiğini en küçük ayrıntısına kadar bilmenin hiçbir yolu yoktu.

Ayrıca hiçbir zaman evrensel bir karantina diye bir şey olmadı. Herkes şimdi evde oturuyor ya da yakında orada oturuyor olacak. İnsanların hiç dışarı çıkamadığı ülkeler var, para cezasına çarptırılıyorlar.

Doğanın bizi birbirimizden ayırması gerçeği ile ilgili özel olan nedir?

Cevap: Bu çok iyidir. Doğa egoistleri, onları birbirinden uzak tutmak için ayırır. Genellikle kamu düzenini ihlal eden bir grup genci bu şekilde dağıtırız çünkü birlikte, sadece birbirlerini kızdırırlar, birbirlerini kışkırtırlar, gürültü yaparlar ve her türlü aptalca şeyi yaparlar.

Burada da aynı şey var: Dünya kurtulmakta, egoistler zorla birbirlerinden uzak tutulmakta ve her şey sakinleşmektedir. Bunu, bugün dünyada neler olduğunu ekoloji ile görüyoruz. Hava temizlenmekte, her şey daha sakin, düzgün hale gelmektedir. İnsanlar, en kaba egoistler, uyumu ihlal eden kimseler olduğundan, doğa insan etkisinden kurtulmaktadır. O zaman her şey güzel ve iyi olur.

Alışveriş Yapmak Mı Yoksa Yapmamak Mı?

Facebook Sayfamdan, Michael Laitman, 4/23/20

Çeşitli uzmanlar, doğayı tahrip etmenin nedeni olarak tüketiciliğe işaret ediyorlar, bu da sonunda Koronavirüs ve diğer tehditlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Uzmanlar, alışveriş yapmayı bırakmamız ve “sürdürülebilir” yaşam dediklerine dönmemiz gerektiği fikrini savunuyorlar.

Bunun doğal olduğunu düşünmüyorum ve atalarımızın yıllar önce yaşadığı şekilde yaşamak kesinlikle sürdürülebilir değildir. İnsan doğası (!) haz almak ister. Biz sadece hayvan değiliz; biz aynı zamanda insanız ve insanlar hayvanların sahip olmadı birçok arzuya sahiptir. Eğlence, alışveriş veya seyahat ihtiyaçları lüks değildir. Onlara gerçekten ihtiyacımız var. Sorun arzularla değil, onları nasıl kullandığımızla ve esas olarak ne için olduğu ile ilgilidir!

Hepimiz birbiriyle bağlantılı bir sistemin parçasıyız. Birbirimize bağlılığımızla örtüşen, yaptığımız her şey bize yardımcı olur ve birbirimize bağlılığımızla ters düşen, yaptığımız her şey bizi incitir. Başka biriyle bağımı güçlendirmek için bir şey satın alırsam, bu benim için iyidir. Ama aynı şeyi gösteriş yapmak ve başkalarını kötü hissettirmek için alırsam, bu benim için kötüdür. Yani sorun eylemlerimizde değil, niyetlerimizdedir!

Twitter’da Düşüncelerim / 12 Mayıs 2020

Eğer şimdi dünyayı değiştirmezsek, virüs bize geri dönecek mi? Neyi değiştiriyoruz?

Karantinayı terk ederken, yanınızda dünyaya ne götürmek istediğinizi düşünün. Karantinadan sonra girdiğiniz dünyayı nasıl hissetmek istersiniz? Belki birçoğu seninle aynı fikirdedir ve dış dünyayı değiştirebilirsin?

Bu, onların başkalarıyla olan ilişkilerinde açıktır.

Manevi hırslı ve maddi hırslı arasındaki fark, Manevi hırslın EGO’yu iptal etmesidir – bu yaşamın ödülü ve maddi hırslı her iki dünyanın da tadını ister, Zohar’ın dediği gibi: Bu dünyanın GAV’ı ve gelecekteki dünyanın GAV’ı.

Her birinin her hareketle hepsini çevirdiği bir mekanizma içinde on kilitli dişliniz olduğunu düşünün. Dönmeden önce, bunun herkes için nasıl faydalı olacağını, onlar için faydalı olup olmadığını dikkate almalıyım. Herkesi hesaba katmadan en ufak bir hareket yapmam yasak.

Sürekli Yaratan’a dönüyorum ve O’nun cevabını grup aracılığıyla duymaya çalışıyorum. Grupta hissettiğim tek şey Yaratan’ın bana cevap verdiği. Yaradan’a nasıl hitap ettiğim ya da ne istediğim fark etmeksizin, dostlarıma bakmalı ve Yaradan’ın her saniye cevap verdiğini görmeliyim

Liderler neler olduğunu anlamıyor ve dikkatlice olmasına rağmen eski yollara dönmeye çalışıyorlar. Bu kötü bir niyet değil, özverili düşünememe, toplumda meydana gelen değişiklikleri kabul edememedir. Yakınlaşmaya başlamazsak, başka birçok virüs bizi bekliyor…

Çare virüsün kendisidir, bizi birbirimize bağlayacak ve hizalayacak, bizi Yaradan’a benzer şekilde gelişime yönlendirecektir. Yaratan’ın darbeleri iyileşir. Güzel zamanlarda yaşıyoruz. İnsanlığın yeni bir form almasına yardımcı olan, ruhunu inşa eder ve böyle yaparak Yaradan’ın yardımcısı olur.

Kendimi Nasıl Kaybedemem?

Soru: Bugün ne olduğumun farkındayım. Bu bir şekilde bu dünyada yolumu bulmamı sağlıyor. Makalelerinizi incelediğimde ve videolarınızı izlediğimde, çoğu zaman Yaradan’a ulaşmanın, O’na bağlı kalmak anlamına geldiğini söylediğinizi duyuyorum.

Bu, benim içimde eğer Yaradan’a yakınlaşır ve O’nunla birleşirsem, var olmayı bırakacağım korkusunu uyandırmaktadır. Bu korku nedir ve Yaradan’a yapışma nedir?

Cevap: Yaradan’a yapışma, egoizminiz yok olduğunda ve onun önemi azaldığında ve bunun yerine, Yaradan olarak adlandırdığımız, ihsan etme niteliğinin öneminin ortaya çıkmasıyla elde edilir. Bu, diğer tüm niteliklerinizi, güçlerinizi ve niyetlerinizi yönetmeye başlar.

Bu, sizin dışınızdaki her şey için ihsan etme, bağ kurma ve sevgi niteliğinin, sizi Yaradan’a yaklaştıran araçlar olduğu anlamına gelir. Bu manevi bir niteliktir. Bunun yavaş yavaş sizin içinizde tezahür ettiğini hissetmeye başlarsanız, bu doğru yolda olduğunuz anlamına gelir.

Soru: Bu şekilde benzersizliğimi, bireyselliğimi kaybetmem mi?

Cevap: Hiçbir şey kaybetmezsiniz çünkü edindiğiniz nitelik de egoizminizden kaynaklanır, ancak bu ona zıttır.

Twitter’da Düşüncelerim / 6 Mayıs 2020

En yakın gelecek herkese her şeyin parçalanacağını gösterecektir. Çünkü hepsi ego üzerine inşa edilmiştir. Doğa bizi EGO’nın ahlaksızlığını tanımaya ve onu inşa kuvveti olarak iptal etmeye zorlayacaktır.

Karantinadan sonra hayata dönerken, dünyanın integral doğasını ve içsel birliğini koruyarak onun yeni formuna gelmeliyiz. Herkes kendi refahını önemsemeye devam ederse, mutluluklarını başkalarının pahasına inşa ederse, sorunlar hepimize bir bumerang gibi dönecektir.

“Son nesil”in, birleşik entegre insanlık sistemine giriyoruz. Açılan integral formunu doğru kullanmayan biir, dünyayı bir ülke, bir ulus olarak görmez – kaybedecektir. Kendimizi diğerlerinden ne kadar çok ayırırsak, o kadar çok kaybederiz.

Çeşitli safhalarda ifşa olan negatif kuvvetler, insanlığın ilerlemesinin arkasındaki nedenlerdir. Onların işlevi, insanlığı gelişiminin son aşamasına, hatasız veya eksik safhaya getirmektir. (Baal HaSulam, “Ulus”)

Gelişim yasasını kendi ellerimize ve kontrolümüz altına almak daha iyidir, çünkü bu şekilde bugünden itibaren doğal gelişimin bizim için sakladığı tüm ızdırapları önleyebiliriz. (Baal HaSulam)

Evrim, doğayı çeşitliliğe ve bireyselleşmeye doğru iter ve çatışmaya yol açar. Çözüm, daha gelişmiş bir düzeyde işbirliğinde yatmaktadır. Dünyayı “küresel bir köye” dönüştürme süreci tesadüfi değildir, bu evrensel bağlantılı olmaya doğru medeniyetin gelişmesidir.

 

Twitter’da Düşüncelerim / 5 Mayıs 2020

Kırık parçaları bir sistemde birleştirirsek, karşılıklı bağı keşfedeceğiz ve sevgi ve bağlılığın gücünü ifşa edeceğiz.

Yaradan’ı değil bir virüs gördüğümüz sürece, bu insanlığın yanlış gelişiminin bir işaretidir. Yaradan içimizde O’nu anlama, Onu birlik ve ihsan etme gücü olarak ifşa etme uyandırır.

Doğanın yasalarına boyun eğdirebileceğimizi düşündük. Bugün yanlış yaptığımız belli oluyor. Doğa bizden daha güçlüdür ve yasaları dokunulmazdır. Karantina ve kısıtlamalarından yeni bir hayata ancak doğanın yasalarını anlayarak ve onlara göre çalışmaya başlayarak geçebiliriz.

Bir hissizlik safhasına düşebilirim, ancak onluya düşerek, onu Yaradan’dan geldiğini kabul edebilir, Malhut’un karanlık safhasını parlak bir Keter’e dönüştürebilirim. Dünya güzel!

Siyah bir safhayı, onun karanlığıyla parlayan manevi olarak kabul ederim. Yaratan karanlıkta, egonun üstünde bağ sunar. Bu yüzden onu sevinçle kabul ederim.

Çalışma, sevinç içinde olmalı, sanki ıslahın sonunu hak etmişim gibi. Böylece ıslahın ışığı çekilir. İfşadaymış gibi sevinirim …

Bana neyin hoş olduğunu ya da neyin olmadığını hissetmek istemiyorum. Bu bağlılıktan kopmaya, onun üzerinde yükselmeye, gerçekliği başkaları için iyi ya da kötü olana göre değerlendirmeye çalışıyorum. Böylece dışımdakileri görmeye başlayacağım. Mantık üstü inançla.

Kendinizden çıkın ve üst dünyayı hissedeceksiniz.

Üst dünyayı edinen Kabalistler, onun burada var olduğunu söylüyorlar. Hiçbir yere uçmamıza gerek yok. Üst dünya “burada bizimle”. Gerçeği dar bir parametreye göre algıladığımız için sadece bunu hissetmiyoruz: bu kendimi iyi mi kötü mü hissettiriyor?

Dünyanın integral doğası tezahür ediyor!

Koronavirüs, herkese karşılıklı garantinin güzel sözlerden daha fazlası olduğunu netleştirdi. Her biri diğerini enfekte edebildiğinde, birbirimiz için habersiz garantör oluruz. Bütün insanlık, karşılıklı bir sorumluluk sistemi oluşturur.

Zohar Kitabı: “Tıpkı insan vücudunun hiyerarşik bir yapıda organlara bölünmesi, birbirinin yardımıyla düzeltilmesi ve birlikte tek bir organizma içermesi gibi, bütün dünya için de böyledir: dünyaların tüm canlıları hiyerarşik bir yapıda organlardır. Tamamen düzeltildiklerinde gerçekten tek bir bütün olacaklar. ”

Herkesin başkalarından bağımsız olarak faaliyet gösterdiği bireyselleştirilmiş bir dünyadan, aniden ve farkında olmadan Koronavirüs bizi, herkesin sağlık, çevre, ekonomi politik, toplum sistemleri aracılığıyla birbirine bağlı olduğu yerde yeni, küresel ve ayrılmaz bir dünyaya geçirmeye yardımcı oldu.

Twitter’da Düşüncelerim / 1 Mayıs 2020

Egoizm üzerindeki herhangi bir çaba, çabalar üst ışığın ifşası için bir yer haline olmak adına bir dereceye birikinceye kadar, manevi çalışmada bir adımdır. Çaba, alma arzusunun ihsan etme arzusuna dönüşen bir parçasıdır.

Dolayısıyla ego arzuları ortaya çıkarırsa, mantığın üzerine çıkarılmalıdır.

Islahın sonunda, herkes mantık üstü inanca, karşılıklı ihsan etmeye ve tek bir sistem olmaya yükselecek.

Virüs bizden alma kuvveti, egoizmden; ihsan etme kuvvetine, mantık üstü inanca yükselmemizi talep eder, dolayısıyla ihsan etme kuvveti, alma kuvvetinin üzerinde olacaktır. Böylece bizler Yaradan’ın doğasını kazanır ve O’nunla bir oluruz.

Eğer aramızdaki yakınlığı uygulamıyorsak, o zaman aramızda sevgi yerine – koronavirüsü ifşa ederiz. Virüs bizi birbirimizden ayırır, birbirimize yaklaşmaya hazırlıksızlığımızı gösterir. Bu darbe ile bizi iyileştirir ve ne yapmamız gerektiğini gösterir …

Herkesi hesaba katmadıkça en küçük hareketi yapmam yasak.

Tek mekanizma içinde birbirine bağlı on dişli çark olduğunuzu düşünün, her birinin döndükçe diğerlerini çevirir. Dönmeden önce, dolayısıyla herkesi nasıl çevireceğimi ve bunun herkese fayda sağlayıp sağlamayacağını düşünmeliyim.

Dünyada büyük değişiklikler görmek üzereyiz. Dünya dönüyor, Son Nesil’in koşullarına adapte olarak – yavaş yavaş bize farklı yönlerini göstererek. Bu, bugün yaşayan bir insan için zor ve kafa karıştırıcıdır, olan bitenin amacını ve dünyanın hangi formu üstleneceğini bilmemek.

Herkes eski düzene veya safhaya uymamız gerektiğini düşünüyor. Ama bu yeni bir virüs getirecek …

Yeni safhaya geçiş ilk kez gerçekleşiyor ve bu yüzden zorlayıcı, çünkü hepimiz, bir iletim cihazındaki dişli çarklar gibi – ortak bir bağlantıya dahiliz- bilinçli olarak ki bu daha önce böyle değildi. Ve ne yapacağımızı bilmiyoruz.