Yaradan’ın Önemini Anlamak

Soru: Yaradan’ın ifşası aslında kişinin kendi içinde yeni bir formun ifşası mıdır?

Cevap: Yaradan’ın yüzünün ifşası, O’nun öneminin ortaya çıkması olarak adlandırılır; çünkü gerçekte aradığım şey budur. Bu, hazların ifşası değildir; O’nun yüceliğinin, niteliklerinin ve mükemmelliğinin ifşasıdır. Bu da bana, alma arzumdan daha çok Yaradan’a saygı duymama yardımcı olur.

Bu arzu, kişide sürekli büyür. Gittikçe daha fazla Reşimot (manevi kayıtlar) ortaya çıkar. Başka bir deyişle, insana giderek daha fazla sol çizgi eklenir. O zaman kişi, Yaradan’ın yüzünü daha büyük, daha yüce ve kendisini daha güçlü etkileyen biri olarak ifşa etmeye ihtiyaç duyar. Böylece alma arzusuna karşı koyabilir ve Yaradan’a, bencil arzusundan daha fazla saygı duyabilir. Bu, kişinin ihsan etmek için çalışabilecek güce sahip olduğu anlamına gelir.

Bundan şu sonuç çıkar: alma arzusu başlangıçta Yaradan’ın büyüklüğü ölçüsünde yaratılmıştır; yani ikisi de büyüklük bakımından eşittir. Ancak kişi, alma arzusunun büyüklüğünü yalnızca onu ne ölçüde üstesinden gelebildiği kadar hisseder aynı zamanda, bu ölçüde Yaradan’ı önemli ve yüce olarak ifşa edebilir.

Her seferinde bu bir oyun gibidir. Başlangıçta alma arzusu bizden gizlenmiştir; onun yalnızca küçük bir kısmını bu dünyanın gerçekliği şeklinde hissederiz. Aslında bu, aynı genel gerçekliğin kendisidir ancak biz onu Yaradan’ı hesaba katmadan algıladığımız için “bu dünya” olarak adlandırılır.

Bu seviyenin dışındaki her şeyi ise artık Yaradan’ın gerçekliğine göre algılarız; yani aslında Yaradan’ı hissederiz, buna üst dünya denir. “Diğer her şey” demek, alma arzusunun önemine kıyasla Yaradan’ın önemini dikkate almaya başladığımız anlamına gelir.

Bu arzu, en düşük ve en küçük durumdan başlayarak Yaradan’ın seviyesine ulaşıncaya kadar yavaş yavaş büyür. Bu süreç, Yaradan’dan tekrar tekrar kendi önemini, büyüklüğünü ve yüceliğini bize daha fazla göstermesini istememize yardımcı olur. Ve Yaradan’ı ifşa ettiğimizde, egomuza hizmet etmek yerine O’na haz vermeyi tercih ettiğimizde, Yaradan’ın formuna bağlanırız; onu içselleştirir, benimseriz ve o gerçekten bizim formumuz hâline gelir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı:

Sonraki yazı: