Herkez ile Sühunetle Bağ Kurmak

Soru: Kongre boyunca yeni katılımcılarla nasıl bağda olmalıyız?

Cevap: Yeni katılımcılarla deneyimli öğrencilerim arasında büyük bir fark olduğunu söyleyemem çünkü bütün insanlar birbirleriyle bağ içinde olduğu zaman, fark her zaman oradadır ve esas itibariyle bu durumda bir kişinin ne kadar bildiği önemli değildir veya hangi seviyede bulunduğu nitekim bu tüm insanlığın bir yansımasıdır; küçükten büyüğe kadar herkesi kapsar, bunu zaten anlamış olanları ve üst dünyayı belki kısmen bile hissedenleri de.  Bu yüzden, en önemlisi diğer insanlarla bağ içinde olmaktır.

Deneyimli öğrenciler yeni katılımcılara yardımcı olmalıdır. Onlar azimle çalışmalı, aktif olarak katılmalı ve seyir halinde olmalılardır. Biz çalıştaylarda nasıl bağ içinde olunacağı, herkesle bir araya gelmeyi, konuşmayı ve sühunetle bağ kurma hakkında onlarla ön konuşma yapacağız. En önemli olan onlara örnek oluşturmaktır.

Dünya Birlik Günü, ‘’ Kongreye Hazırlık Dersi’nden’’ 22/4/2012

Düşüncelerin Amacı

Soru: Çalıştay esnasında, “Ben”imin eliminasyonu hislerin seviyesinde mi gerçekleşir? Üzerine yükselmek için yaptığım çalışmada ortaya çıkan düşüncelerin beni duygusal olarak engellediğini hissettim.

Cevap: Herşey yalnızca hislerin içinde gerçekleşir. Eğer düşüncelerinin içinde engeller ortaya çıkıyorsa, yeterince his yoktur. Bu demektir ki halen daha ileriye, derine ve engelleri düzelteceğin düşüncelere ilişkilenmeye yani özleminin ıslahına ihtiyacın var.

Ancak asla düşünceler vasıtasıyla ilerleyemeyeceksin. Düşünceler, hisleri  yalnızca bir parça daha  odaklamak, dinlendirmek ve çıkarmak için vardır. Fakat herşey sadece arzunun içinde yer alır zira arzular maddedir. Bu yüzden, düşünceler yalnızca arzularla çalışmaya niyetlenir.

24.03.2012 Tarihli Vilnus Kongresi, 2. Çalıştay

En Önemlisi Bağ Ve Sevgidir

Soru: Kongredeki dostlar toplantısını nasıl düzenleyebiliriz?

Cevap: Kongredeki dostlar toplantısı dünyadaki tüm grupları içermelidir. Selamlaşmaları dahil edebilirsiniz ancak fazla zaman almamalı. Bir selamlaşmaya vereceğiniz en fazla süre 15 saniye olmalı fazla değil. Tüm odak bağ ve sevgi üzerinedir.

Dostlar toplantısı ilk olarak dünya grubunu düşünmelidir yani en büyük hacmimizi. Küçük spotlar hazırlamanız gerekir öyle ki mesafe, zaman, farklılıklar ve tüm içeriklerin üzerinde bağ kurmuş, birleşik büyük global arzunun koca bir izlenimi olur; böylece biliriz ki bizden çok sayıda insan var; böylece karşılıklı bağımlılığı, bağı ve sevgiyi hissederiz.

Prensipte, dünya grubunun toplantısının anlamı budur – amacın yüceliği, gücümüzün ve özlemimizin büyüklüğü ile herkesin birbirinden etkilenmiş olması.

Soru: Kongrede kültürel geceleri nasıl görüyorsunuz?

Cevap: Kültürel gecelerin daha az kelimelerle olması gerektiğini ve daha ziyade müzik ve şarkılarla belirlenmesini, hatta kültürel geceleri uluslararası yapmak için kelimeler olmaksızın daha fazla bir ayar yapılmasını gerektiğini düşünüyorum. Bununla beraber kongrenin evsahipliğini yapan ülkelerin kendi heyecanlı ritimleriyle beraber Güney Amerika kültürleri var, onlar diğer tüm insanları bu yönde hesaba katmalılar. Böylece, melodileri beraber mırıldandığımız zaman hatta kelimeler olmaksızın, yarı zamanınızı yerel folklore diğer zamanı ise ortak ahenge ayırabilirsiniz.

Kongreye hazırlık

Kongre’de İstediğiniz Kadar Hoşça Vakit Geçiriniz!

Soru: Kongre müthiş bir sevinç kaynağı. Bencilce hazlara kaymamak için nasıl davranmalıyız ?

Cevap: Hiç tereddüt etmeyiniz. Bencilce hoşça vakit geçiriniz nitekim bu da iyi bir şeydir. Bir insanın hoşça vakit geçirerek yaşaması lazım yani onun hoşça vakit geçirmesini sağlayın. Bunun sonrasında kişi kademeli olarak bu zevkleri hesaplar.

Bu demektir ki, kişi hiçbir durumda depresyona girmemeli, eleştiride yer almamalı, eleştiri, görüş veya analizde bulunmamalı çünkü böyle bir hal reddetme, ayrılık ve bir düşüş ortaya çıkarabilir. Birey kendini yalnızca iyiliğe yaklaştırmalı ve yükselmeye gayret etmeli !

22.4.2012 tarihli dersten

Bu makale Dr. Laitman’ın bloğunda 29 Nisan 2012 tarihinde saat 09:03’te yayınlanmıştır.

Mesafeyi kısaltmak

Yaratan ve benim aramdaki mesafe ile benim ve dostum arasındaki mesafenin ne kadar aynı  olduğunu tahmin edemeyiz. Bizler kendimize yakın olana ”dost” deriz nitekim o, Yaratan gibi aynı mesafedeki uzaklıktadır. Aynı mesafede !

Dostuna fiziksel değil fakat içsel olarak ulaşmaya çalış ve aynı derinliği keşfedersin. İşte bu sebeple bize verilmiş olanı bu kadar değerinin altında varsayarız. ”Peki, neden dosta ihtiyacımız vardır? Her çeşit şahıs buralarda dolanıyor…” Bizler tabiat içinde saklı olan davranışlarımızın, kesinlikle doğru göstergesinin, bu olduğunu tahmin edemeyiz. Yaratan nasıl benden saklı ise, aynı şekilde dostum da benden saklıdır.

Aramızdaki bu boşluğun ne kadarının hala ifşa edilmediğini tahmin ediniz. Bizler hep bunu sahte bir şekilde gizler ve bunu üstünkörü bir şekilde doldurmaya çalışırız, fakat bu kocaman siyah uçurumu bile görmeyiz.

Bununla beraber, eğer grup içinde ciddi bir şekilde çalışma yaparsanız, tabii ki çalışma derecenize göre, bu noktada buna dikkatle ulaşmalısınız; burada herşeyi ifşa edersiniz. Unutmamanız gereken, yalnızca dostlarınız arasındaki ilişkileri düzeltmeye çalışmanız ile Yaratan ile olan ilişkinizi düzelteceğinizdir. Yapılan faaliyetin sonu O’nun içinde olmalıdır; sonra bizler yüksek Işık’a kavuşuruz.

Bu ise işte Kabala metodu ile başka bir metodun arasındaki farktır çünkü faaliyetin sonuna ulaştığımızda, üst kuvveti işaret ederek, bizleri değiştiren üst Işık’a ulaşırız. Unutulmaması gereken, tüm hareketlerimizin O’na yakınlaşabilmek, bu üst kuvvete doğru, O’na benzeyebilmek amacıyla olduğudur.  O’nunla bütünleşebilmek, O’nun gibi davranmak, O’nun seviyesine erişmek ve tüm içsel yanımızın O’na tamamıyla eşit olacağı şekilde bağ kurabilmek ve O’nu anlamaktır.

25.3.2012 tarihli Vilna Kongresi’nden,  5. Ders

Bu makale Dr. Laitman’ın blogunda 24 Nisan 2012 tarihinde saat 09:31’de yayınlanmıştır.

Amerika’daki Öğrencilerimiz İçin Özel Bir Davet

Soru: ABD’de Amerika gruplarını birbirlerine bağlayacak nasıl benzersiz bir kongre gerçekleştirebiliriz?

Cevap: Bizim başaracak olup olamayacağımızı bilemem; fakat benim büyük umutlarım var çünkü zaman geldi.

Maalesef Amerika’daki dostlarımız, hatta Öğrenim Merkezi’nde çalışmalarını tamamlayanlar ve farklı bölgelerde yaşayanlar, hala birliğe ihtiyaç olduğunu görmüyorlar ve anlamıyorlar. Tamamen imkan dahilinde, bazı noktada biz, onlar için ayrı bir kongre düzenlemeye ihtiyacımız var. Bizim St. Louis’daki Öğrenim Merkezi yönetimi bununla ilgilenmelidir. Muhtemelen insanlar birliğin önemine dair materyali yeterince çalışmadılar, üst dünya – nasıl yönettiği, nasıl ifşa olduğu ve kişinin içinde nasıl algılandığı hakkındaki öğrenmiş olduklarını keşfedebilecekleri gerçek hakkında – bu yalnızca birliğin içindedir, şöyle ki, ancak aramızdaki bağdadır.

Kongre nerededir? Buna özlem duyuyorlar mı? Eğer bunun için özlem duymazlarsa, kongreyi  hissedemeyecekler. Sonuç olarak bazı teorik kursları bitirdiler ve o tümüyle orada bitti.

En önemli olan şey pratiktir, kendi için üst dünyanın pratik bir ifşasıdır. Onlar bunu yapmıyorlar. Bu arada, hayat sürekli daha kötüye gidiyor. Bu bizleri birliğe iter; fakat Kabala bilgeliği vasıtasıyla değil, iyi yolla değil; ızdırabın vasıtasıyla itiyor. Şöyle düşünüyorum, teorik bir temele sahip olduklarını anlamalılar, bunu realize etmenin en iyi yolu pratiktir ve sonuç olarak kongreye gelin!

Ben, Öğrenim Merkezi’nde kursları bitiren ve ABD’de yaşayan herkesi davet ediyorum. Sizleri kongrede görmek beni çok memnun edecektir. Haydi, onu en iyi şekilde değerlendirelim!

Dünya Birlik Günü ‘’Kongreye Hazırlık Dersi’nden’’ 22/4/12

Erkeklerin Doğası

Soru: Erkeklerin, kadınların arzusuna ihtiyacı olmadan amaca gelemeyecekleri seminerlerde hissedilmedi. Bu, nedendir?

Cevap: Bir adamın bir şeye olan ihtiyacını hissetmesi için, onun bu ihtiyaç ve arzu olmadan amaca ulaşamayacağını farketmesi gerekir. Bu, onların henüz bu duruma ulaşmadıklarını ifade etmektedir.

Farzet ki, ben bir şey yapmayı deniyorum ve görüyorum ki işe yaramıyor. Kaçırdığım şey nedir? Ah, başka bir araca ihtiyacım var ve bununla çalışmaya başlarım ve başka bir araçtan mahrum olduğumu görürüm. Yani çabama göre,  kendimi amaca ulaşmamış olarak görüyorum ve buna ulaşmak için yollar arıyorum.

Daha sonra, açık bir şekilde kuvvetli bir destek eksikliğini görürüm. Bu güçlü destek kesinlikle olmalıdır! Kabalistik kaynaklarda yazılan budur ve aynı zamanda bunu gerçek yaşamda da görürüz. Erkeklerin kendilerince biraz temelsiz gururları vardır. Onlar kendi doğaları yüzünden kadınlara olan bağımlılıklarını unuturlar. Bu, adamın doğasıdır.

Ancak ilerleme sonucu, onlar kendilerinin ne kadar zayıf olduğunu farketmeye başlar. Daha sonra da kadınların destek ihtiyacını kuvvetli bir şekilde hissederler.

Bu bir zayıflık değildir, bu sadece bizim doğamızdır; bizler doğru birleşmeyle birbirimize bağlı olduğumuzda, ortak amacı hep birlikte ediniriz.

Bu arada eminim ki birçok erkeğin bu hissiyatı var. Ben onlarda bunu görüyorum. Onlar bunu gerçekten hissediyorlar.

Vilnius Kongresi 23/3/12 1.Ders

Her yerde ve Her Zaman Oynayın

Soru: Gelişimimizi hızlandırmak adına zaten maneviyattaymışız gibi yapmamızı tavsiye edermisiniz? Bunu nasıl yaparız?

Yanıt: Çocuklar ile nasıl oynarız? Onlara işlerin nasıl yapıldığını gösteririz. Onlar büyük olmak isterler ve oynarlar! Ve bizler de sıkça onlarla oynarız.

Aynısını yapmamız gereklidir. Herşeyin doğası, kişinin tüm gelişimi sadece oyun üzerine kuruludur. Şimdi bile, Yaratan’a denk olan bizler, büyük insanlar, oynuyoruz. Bir derece yükselmek ve O’na eşit olmak istiyoruz. Bu davranışın saygısızlığını hayal edebiliyor musunuz? Evet, böyle olmak istiyorum!

Bir çocuk olarak doktor, sürücü ya da kovboy olmak istediğimde, -miş gibi yaptım. Şimdi de oynuyoruz. Her nereye giderseniz, oynamak gerçekten bir sonraki dereceye yükselmek için olan metottur. Kişi oynamayı bırakır bırakmaz yaşlanmaya başlar. Bu yüzden şimdi bile kim olduğumu bilmiyor ya da anlamıyor, neden gruba ihtiyacım var gerçeğinden utanmadan oynamaya ihtiyacım var. -miş gibi yapmalı ve oynamalıyız ve sonrasında herşeyi başaracağız.

Çaba gösteren ve aynı Üst Işığı çağıran bir çocuk gibiyiz; en sonunda, aynı kuvvet hepimizi geliştirir. Sadece biz şimdi bunun için, içimizde bir sonraki seviyeyi geliştirmek için dilek dileyebiliriz, bizim dünyamızdan değil, üst doğadan alırız, örneğine bağlı olarak

Vilnius  Konferansı 23 Mart 2012 Ders 2

Kabalistlerin Adımlarının Peşinden Üst Dünyaya

Makaleleri okurken yazarın düşüncesini takip etmeyi öğrenmeli, hocalarımızın tarif ettikleri koşullara girmeyi özlemlemeliyiz. Kişi sürükleyici bir film izlediğinde tüm dünyayı unutur ve perdedeki kahramanlarla birlikte olur, onların geçtiği herşeyi deneyimler.

Bizlerin de metinleri okurken ilişkili olmamız gereken durum budur. Kendimizi iptal etmeli ve yazara bağlanmalıyız, makaleyi yazmış olduğu zamandaki konumlarına ve onun düşüncesine bağlanmalı ve sabit bir şekilde onun düşüncesiyle akmalıyız, kendimizi bunun içinde tutmalıyız. Sanki yokmuşum gibi yani bu kitaplara ve bu kitapların yazarlarına bağlanmışım gibi.

Hocalarımıza ulaşmanın başka bir yolu yoktur.  Bu esnada, ben öğrencilerde bu kısımda gönüllülük görmüyorum. Hatta dersten önce, metni okumadan önce, özel birşeyler yapmak üzere olduğumuzu düşünmeliyiz. Bir Kabalist tarafından yazılmış olan bir metni okuyarak veya dinleyerek onun düşüncelerine bağlanmak için sürekli çabalar harcayarak, Yaratana tutunuruz.

Herhangi başka birşey veya herhangi hesaplamalar düşünmemeliyiz sadece basitçe Kabalistle aynı dalgada akmalıyız. Metnin ne dediğini anlamış olmam veya olmamam önemli değil. Yetişkin birinin kollarındaki bir bebek gibi hissederim. Birisi beni kolluyor ve bana özen gösteriyor. Böylelikle, yavaş yavaş büyümeye herşeyin nasıl ve neden olduğunu anlamaya başlarım.

İlkönce,  basit bir şekilde ne olduğunu keşfederim ve daha sonraları sebeplerini anlayacağım. Makaleleri okurken bu yaklaşım özellikle gereklidir.

22.04.2012 Tarihli Günlük Kabala Dersinin 1. Bölümünden, Rabaş’ın Yazıları

Yeni Evimiz

Sevgili Dostlar

Sizlere, öğrencilerime, dostlara ve bize yardım edebilecek diğer insanlara, şahsım ve Bnei Baruch Yönetimi adına sesleniyorum.

Bizler 20 senelik bir geçmişe sahibiz. Bu zaman zarfında birçok şey yaptık: Bugün dünyanın en büyüklerinden biri olarak kabul edilen bir web sitesi geliştirdik; çok sayıda dile çevrilen günlük dersler icra ettik; 24 saat yayın yapan bir televizyon kanalı açtık; öğrenim merkezimizde binlerce kişi kursları tamamladı; kitaplar, broşürler ve gazeteler bastık ve dağıttık; filmler üretiyoruz ve dünya çapında kongreler yapıyoruz. Dünya’nın Birliği hakkında daha yüksek bilgiyi yaymak için özgecilce (hiçbir menfaat olmaksızın) çaba harcıyoruz.

Bu yirmi boyunca, 10 kişilik bir gruptan, dünya çapında birçok merkeze ve büyük gruplara varıncaya kadar büyüdük.

Küçük bir yerden, 10 seneliğine kiraladığımız ve iki hikayesi olan bir yere taşındık. Burası, Kabalistik bilginin yayılması ve yaratılış için, yarattığımız, ürettiğimiz, yayın yaptığımız ve sürekli artan sayıdaki dillere çeviri yaptığımız ve 3 saat süren günlük (sabah) Kabala dersleri için ofis olarak bizleri ağırladı.

Şimdi büyüme kapasitesi olarak öyle bir noktaya gelmiş bulunuyoruz ki artık bu binayı terk etmek zorundayız. Hükümet organları tarafından yangın güvenliği, elektrik ve sağlık açısından baskı altında olduğumuzdan, artık burada daha fazla kalamıyoruz. İletişim sisteminin kurulması, yeni bir yere yerleşmek gibi taşınma maliyetini hesaplarken, gördük ki sadece bunun için toplam maliyet 1 Milyon Dolar’ı ve gelecek 10 yıl için yeni binanın kirası da ilave olarak 3.5 Milyon Dolar’ı bulacak.

Böylelikle, daimi bir bina edinme fikrinin rasyonalitesi, gün ışığına çıktı. Bununla, hepimizin, buraya gelip çalışma yapacak, buraya gelip staj imkanı kazanacak herkes için bir dünya merkezi oluşmuş olacak. Bu yeni bina, bizimle birlikte kalmak isteyen herkes için kalacak yeri de kapsıyor. Herkes: “Benim bir evim var” diyebilecek.

Herkes için bir ev hakkında konuştuğumuzdan dolayı biz bu ricayı yapmakta mahçubiyet duymamaktayız. Yeni evimizi “satın almak” için fonları artırmaya başlamış bulunuyoruz. Herkes yapabileceği oranda bağışta bulunabilir.

Ancak tahliye tehdidi altındayken, en azından ihtiyaç duyduğumuz miktarın yarısını en kısa sürede toplamamız gerekmekte. Yerel yöneticilerin baskısı altında olduğumuz için, en geç 2012 senesinin sonundan önce yeni binaya taşınmamız gerekiyor. Gerçekten dünyanın birliği bilgisinin yayılmasının merkezi konumunda olacak yeni merkezimizin açılışını kutlayalım.!

Kabala’nın yayılması için olan ihtiyacı ve evimizi bulmamıza yardımcı olacak Arvut’u; karşılıklı güveni anlayan herkese rica ediyorum.

Bu konunun parçası olan herkese teşekkür ediyorum. Bu, bizi birleştirecek!

Michael LAİTMAN.