Tek Bir Noktaya Vurmak

Yorum: Seminerler, bağ kurma buluşmaları ve kongreler esnasında farklı koşullardan geçiyor, kendi aramızda bir birlik noktası buluyor ve sürekli ona ulaşmaya çalışıyoruz. Ancak görünen o ki, bu eylemler artık ilk zamankiyle aynı güce sahip olmayacak.

Yanıtım: Hayır, öyle değil. Bu eylemlerden daha da fazla izlenim alınmalıdır! Burada sürpriz ya da bir tür yenilik etkisini kullandığımız zamanlardaki anlık egoist bulgularla ilgilenmiyoruz.

Bizim yeniliğe ihtiyacımız yok! Tam tersine! İlerledikçe, egomuz zaman zaman yükselir ve onun artışıyla, aynı olan dışsal eylemler esnasında çok daha büyük içsel eylemler hissederiz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 77

Soru: Ne çaba sarf edersek edelim, bunun bizim erdemimizden kaynaklanmadığını, Yaradan’ın bize her şeyi; çabayı, sonucu ve tüm kaynakları verdiği için olduğunu hissetmek doğru mu?

Cevap: Ne olmuş? Biz Yaradan’a yaklaşıyoruz, O’nunla birleşiyoruz ve O da içimize yayılıyor.

Soru: Eğer Yaradan’a dua etmek O’nunla aramızda bir bağ inşa ediyorsa, eylemlerimiz Yaradan’ın cevabı mıdır?

Cevap: Hayır, böyle söyleyemeyiz. Eylemlerimiz bizim eylemlerimizdir. Yaradan’ın cevabı, eğer O’nun sana cevap verdiğini hissediyorsan olabilir. Birini diğeriyle karıştırmayın.

Soru: Yaradan’ın tüm grup, tüm Bnei Baruch olduğunu hayal etmek mümkün mü?

Cevap: Hayır. Yaradan bizim dışımızda olan üst güçtür.

Soru: Henüz Yaradan ile bir bağımız olmadığını söylüyorsunuz. Peki, duamıza bir cevap, bir tepki ya da bazı eylemler hissettiğimizde olan şey nedir? Bu Yaradan’la bir bağ değil midir?

Cevap: Bu küçüktür, ancak zaten oradadır.

Başınızı Eğin

Soru: Sıkı çalıştığında ve övgü aldığında, ego buna tutunuyor. Böyle bir koşulun içinde nasıl başımızı eğip çalışabiliriz?

Cevap: Övgü duyduğunuzda, sessiz kalın ve sizin hakkınızda sadece iyi şeyler söyleyip, sizi göklere çıkaran kişilerin sözünü kesmeyin. Onların konuşmasına izin verin.

Sonra, bir ölçüde alçakgönüllülük göstermeli, kendinizi alçaltmalı, manevi çalışmanıza devam etmeli ve onlunun önünde kendinizi iptal etmelisiniz.

Özgürlük – Egodan Kurtulmak

 Manevi çalışmanın sonucu olarak elde ettiğimiz özgürlük niteliği, alma arzusunun üzerine çıkma arzusudur. Bu demektir ki, kişi Yaradan’a yakınlaştıkça, O’nun etkisi altına girer ve bütün arzularını, niyetlerini ve niteliklerini Yaradan’a benzer bir forma dönüştürmeye başlar.

Soru: Buna neden özgürlük niteliği denir, aslında Yaradan’ın etkisi altında kaldığı için mi?

Cevap: Egodan kurtulmak bizim için özgürlüktür.

Kişisel Duygularınızı Paylaşmak Faydalı Mıdır?

Soru: Bir kişiye açıklanamayacak nitelikler nelerdir?

Cevap: Bazı kişisel deneyimler ve izlenimler. Her ne kadar hazırlık aşamasında, içlerinde yasaklanmış bir şey olmasa da, kişinin yine de bunları başkalarından az ya da çok saklaması daha iyidir.

Soru: Hislerimizi rehberle paylaşabilir miyiz; kalplerimizi ona açabilir miyiz?

Cevap: Bunu yapmamak daha iyidir ama ders sırasında soru sormakta özgürsünüz. Burada saklamanız gereken herhangi bir sır yok; buna daha sahip değilsiniz.

Tora – Yaradan’ın Yaratılışı Kontrol Etme Metodu

Tercümenin dili kutsal dile yakındır, ancak melekler buna ihtiyaç duymazlar ve onu bilmezler, oysa ihtiyaç duydukları ve bildikleri dünya uluslarının dilidir. (Raşbi, Herkes için Zohar, “Cennet ve Dünya”)

Soru: Meleklerin İbranice bilmesi gerekmediği çünkü sadece Aramice anladıkları söylenir. Kişinin içindeki melekler kimlerdir?

Cevap: Onlar bizi yöneten kuvvetlerdir. Meleklerin İbranice anlamadığı fikri bir alegoridir.

Soru: O zaman bu bir şeylerin bizden gizlendiği anlamına mı gelir?

Cevap: Kesinlikle! Özünde Tora’nın tamamı öyledir. Gerçekte Tora, Yaradan’ın tüm yaratılışı kontrol etme yöntemidir.

Yaradan’ın evreni nasıl yönettiğini, O’nun zihninde ne canlandırdığını, planlarını yaratılışa nasıl dahil ettiğini, yaratılışın Yaradan’ın planını nasıl uygulamaya başladığını ve yaratılışın karşı tarafında olan birinin (yani bir tarafta yukarıdan Yaradan, diğer tarafta aşağıdan bir kişi) yaratılışı nasıl anlayabileceği ve ona doğru bir şekilde uyum sağlayabileceğini tarif eder.

Onluya, Sanki Bu Sizin Ruhunuzmuş Gibi Katılın

Soru: Kişi ruhuna olduğu gibi onluya da dâhildir. Gurur kişinin ruhunu yok eder ne demektir?

Cevap: Kişi kendini eşsiz ve yüce olarak görmeye başlar, bunu yaparak kendine zarar verir ve kendini yok eder.

Grupta ortaya çıkan egoyu dengelemek büyük bir problemdir. Herkese ve tüm gruba Yaradan gibi davranmak zorundayız ve kendimizi tamamen onlunun yönetimine vermeye gayret etmeliyiz.

Manevi çalışma, aramızda bir bağ yaratmalıdır ki birbirimize değer verelim ve herkesin takdir edildiğini keşfedelim. Onludaki herkes eşit bir şekilde durmalıdır. Bu şekilde birbirimize değer vermeye ve saygı duymaya başlarız.

Referans Noktaları

Soru: Çalışmamıza dâhil edebileceğimiz ve sürekli onlara uyabileceğimiz herhangi seçim noktalarına sahip miyiz?

Cevap: Evet, genellikle farklı şekillere bürünen bu tür noktalar vardır.

Bunlar, sözde referans noktalarıdır: ben kimim, ben neyim, dostlarla olan bağım, Yaradan’la olan bağım ve benzeri; bu düğüm koşullarını aklımızda tutmalıyız.

Soru: Alçakgönüllülük de bu koşullardan biri midir?

Cevap: Evet, ancak manevi çalışmada alçakgönüllülüğün ne demek olduğunu anlamak zorundayız.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 75

Soru: Dikkatimizin mantık ötesi inanca yönlendiren ışığı çekme fırsatından uzaklaşmasını nasıl önleriz?

Cevap: Sadece bunun hakkında düşünün.

Soru: Işığa karşı hassasiyet, sadece kişinin çabasına mı bağlıdır?

Cevap: Çabana ve onluna olan yakınlığına bağlıdır.

Soru: Manevi çalışma başlamadan önce, kişinin aklı kalbiyle karışıktır. Sonra kalbinde artık manevi olarak gerekenden başka bir şekilde düşünemediği ve hareket edemediği yeni bir yapıyla ödüllendirilir. Kişinin aklında ne değişir?

Cevap: Kişi, üzerine etki eden ışığın ve onlunun gücünü hissetmeye başlar. Bu yüzden bununla takım olur.

Soru: Kafamızın karışmaması, bariz olanı bulmamız ve yükseliş safhasına geçmemiz için, makalelerin derinlerine nüfuz etmemize onluda ne yardım eder?

Cevap: Sadece sizinle makaleleri okumak arasındaki bağ.

Soru: Dünyalarda ilerledikçe arzularımız değişir mi?

Cevap: Arzular aynıdır, sadece ihsan etme seviyesi gittikçe daha fazla değişir.

Kendi Faydan İçin Değil

Soru: Kabala, alçakgönüllülük niteliğini nasıl tanımlar?

Cevap: Alçakgönüllülük niteliği, kişinin kendisi için hiçbir şey istemeyip sadece başkalarının ve Yaradan’ın iyiliği için istemesinde yatar.

Soru: Eğer dostlarımı sevmeyi istersem, bu alçakgönüllülüğe ters düşmez mi? Kendim için istemiyorum. Bundan herhangi bir fayda sağlamıyorum.

Cevap: Bu iyidir. Bu şekilde isteyebilirsin.