Manevi Hayatta Mükemmellik

Yorum: İsrail’in yüz tane aldığında hemen iki yüz tane istediği söylenir.

Yanıtım: Yüz isteyen birine iki yüz açılır. Bu, bir kişinin gelişmekte olduğunu gösterir. Dostundan yüce olanın Hisaron’u (eksikliği) daha büyüktür.

Soru: Manevi yaşamda mükemmellik nedir?

Cevap: Mükemmellik, içimde gelişen eksikliklerden sürekli olarak almak yerine ihsan etme niteliğini oluşturmaya çalışmamla elde edilir. Bu, alma arzusunu yok etmeye, onu dengelemeye çalıştığım anlamına gelmez. Hayır!

İçimde ortaya çıkan tüm arzular yerine, yalnızca tek bir büyük manevi arzu bulmak istiyorum. Ve işte bu şekilde ilerleyeceğim.

Çalışmanın Yoğunluğunu Arttırın

Soru: Yaradan’ın yüzünü, içinden geçtiğimiz koşullardan topladığımızı söylediniz; görünen o ki bu grupla, rehberle, kitaplarla vb. çalışmayı da içeriyor. Bu kartopunu bilinçli olarak nasıl daha hızlı inşa edebiliriz?

Cevap: Bu, çalışmanızın yoğunluğuna, her birinizin günde kaç kez Yaradan’a döndüğüne, birbirinizle ne sıklıkta birleşip O’na döndüğünüze vb. bağlıdır.

Soru: Bu, tüm çalışmamızın değiştirilemeyecek bir şeye katılma arzusundan ibaret olduğu anlamına mı geliyor?

Cevap: Hayır, biz hiçbir şeyin değiştirilebileceğini düşünmüyoruz. Biz Yaradan’ın etkisi altında nasıl değişmemiz gerektiğiyle ilgileniyoruz. Asıl önemli olan budur.

Onluya Hangi Arzuları Getirmeliyim?

Soru: Onluda daha fazla faaliyet, daha fazla toplantı veya ortak bir eylem arzum egoistçe mi?

Cevap: Ne tür bir arzuya sahip olduğunuz önemli değil, bu arzu size Yaradan tarafından onunla başlamanız için verildi.

Soru: Bunu onluya getirebilir miyim yoksa kendimi tutmalı ve onların dikkatini dağıtmamalı mıyım?

Cevap: Onluya sadece ihsan etme, bağ ve sevgi arzularını getirmelisiniz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 131

Soru: “İnancı az olanlar” ne anlama gelir?

Cevap: “İnancı az olanlar”, Yaradan’a inancı az olan kişi anlamına gelir.

Soru: Yaradan bizden Kendisiyle samimi bir içsel bağ ister. Biz de bunu çok istiyoruz. Fakat Yaradan neden bunu yapmamıza izin vermiyor?

Cevap: Bunu yapmanıza izin veriyor, ancak O’nunla daha da güçlü bir şekilde bağ kurmanız için çeşitli engelleri arttırıyor.

Soru: Düşüncelerimiz de birer duadır. Düşüncelerinizi fısıldamak neden daha iyi kabul edilir?

Cevap: Çünkü o zaman kişi kendini duyar.

Soru: Kişinin kötülüğün farkında olduğu bir koşuldan istemesi ve henüz gerçekleşmemiş bir koşuldan istemesi arasında, Yaradan’ın kişinin duasına verdiği yanıtta ne fark vardır?

Cevap: Eğer Yaradan’a gerçekleşmemiş bir durumdan yönelirseniz, pratikte yanıt vermez ya da sizden ne istediğini sonunda anlamanız için yol gösterici durumlarla yanıt verir.

Soru: Dünyada herhangi bir şeyi değiştirme hakkımız var mı, yoksa sadece ihsan etme hakkımız mı var?

Cevap: Sadece ihsan etmek.

Yaradan’a Özlem Duymanın Doğru Şekli

Soru: Bir kişi özel bir hisle Yaradan’a özlem duyar ve bu, çoğu zaman düşüşler ve darbeler yoluyla olur. Yaradan’a duyulan özlemin doğru şekli nedir?

Cevap: Yaradan’a duyulan özlemin doğru şekli, kişide eksik olan şeydir. Yaradan duygusundan yoksundur. Bu çok iyi bir koşuldur. Kişi bundan Yaradan ile bir yakınlaşmaya gelir.

Soru: Kişi dostlarında Yaradan’a özlemi hissetmek için çaba göstermeli midir?

Cevap: Hayır, bu onu ilgilendirmez.

Dışsal Ve İçsel Çalışma

Soru: Eğer kötülüğe bulaşmışsam, bu koşuldan nasıl kurtulabilirim ve dostlarımdan ne istemeliyim?

Cevap: En iyisi bir dostunuza yaklaşmak veya doğrudan temasınız yoksa ona dürüstçe yazıp davranışınızdan pişman olduğunuzu ifade etmek, onu kucaklamak ve cevabını beklemektir.

Soru: Ya her şeyin Yaradan’dan geldiğini söylerse?

Cevap: O zaman kendi içinizde çalışmanız gerekir.

Ceza

Soru: Maneviyatta en büyük ceza olarak ne düşünülebilir?

Cevap: Bir kişinin maneviyat arzusunu kaybetmesi.

Soru: Tüm bedensel cezalar Yaradan’dan gelir. En büyük bedensel ceza olarak ne düşünülebilir?

Cevap: Bir kişinin manevi ilerleme kaydetmesini engelleyen ceza.

Düşüncelerimizi Biz Mi Seçiyoruz?

Soru: Yaradan bize düşünme fırsatı verir. Düşünce bizim özgür seçimimiz midir yoksa onları Yaradan mı dikte eder?

Cevap: Tüm düşüncelerimiz Yaradan’dan gelir. Onları incelememizi, uygulamak istediklerimizi seçmemizi ve böylece bu istekle O’na dönmemizi ister.

Soru: Bu düşüncelerde Yaradan’ın ne arzuladığını mı yoksa bizim ne arzuladığımızı mı fark etmeliyiz?

Cevap: Yaradan’ın ne arzuladığını ve bizim ne arzuladığımızı bir bütün olarak fark etmeliyiz.

Bunu her zaman düşünün, çünkü şöyle denir: Arzunuzu O’nunki gibi yapın.

İnanç Eylemi Zorladığında

Soru: Koşulum ne olursa olsun, inancın beni eyleme zorlayacağı ne anlama gelir?

Cevap: Hareketsiz kalırsanız düşeceğinizi ve başkalarını da kendinizle birlikte aşağı çekeceğinizi gördüğünüzde, bu sizi harekete geçmeye ve başkalarını desteklemeye zorlar.

Soru: Kendi derecenizde kalırken, onları hissetmek için dostlarınızın derecelerine nasıl yükselir ve düşersiniz?

Cevap: Bunun için tüm eylemleri gerçekleştirmeli ve dostlarınızın da sizinle birlikte yükselmesi için çaba göstermelisiniz, böylece ortak bir üst derecede birleşmiş olursunuz.

Birbirinize İyi İzlenimler Gönderin

Soru: Yaratılışın bir parçası olduğumuz ve diğer yaratılmış varlıklardan bir şeyler almamız gerektiği söylenir. Diğer yaratılmış varlıklardan ne alıyoruz?

Cevap: Hepimiz tek bir bütün olarak birbirimize tamamen bağlıyız. Bu nedenle, başkalarına yalnızca olumlu etkiler gönderdiğimizi ve onlardan da aynısını almayı dilediğimizi hayal etmeli ve hissetmeliyiz.