Kalbini Değiştir

Soru: Ağladıkça, bunların kendim için döktüğüm gözyaşları olduğunu fark ediyorum ve Yaradan için ağlamak istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim?

Cevap: Bunu yapmak için kalbinizi, arzunuzu değiştirmeniz gerekir. Ancak o zaman başkası için ağlayabilirsiniz. Aksi takdirde, tüm gözyaşlarınız kendiniz için olacaktır.

Soru: Kalbimi nasıl değiştirebilirim?

Cevap: Bunu Yaradan’dan talep etmelisiniz. Ama burada bir avantajınız var çünkü Yaradan özellikle kalplerini değiştirmek isteyenleri duyar. Talep etmeniz gereken şey budur! Sadece bunun için!

Ruh Yükselmek İçin Çabalar

Islah sürecinde ruhlar üst dünyalardaki manevi merdivenin derecelerinde yükselirler. Bu, ihsan etme giysisine bürünmüş olan alma arzusunun ıslah yoluyla yukarı doğru yükseldiği anlamına gelir.

Üst ışık arzunun bulunduğu dereceye iner. Eğer arzu kendisini tek bir bütün halinde birleşecek kadar iptal ederek ışıkla aynı hizaya getirebilirse, ışık onu daha yüksek bir dereceye yükseltir.

Böylece bir ruh, ışıkla birleşmiş ve daha da yukarıya yükselmeyi arzulayan ıslah olmuş bir alma arzusu olarak tanımlanabilir.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 29

Kişi Toplumun Kendisini Etkilemesine İzin Vermeye Ne Zaman Hemfikir Olur?

Kendi gücümüzden umudumuzu kestiğimizde grubun bizi etkilemesine mecburen izin veririz. Baal HaSulam “Mektup No. 57”de şöyle yazar: “Bu dünyada insanın kendini çaresizlikte görmesinden daha mutlu başka bir durum yoktur. Bu demektir ki, çabalamış ve yapabileceğini düşündüğü her şeyi yapmış fakat bir şifa bulamamıştır.” Ancak o zaman kalbimizin derinliklerinden gelen gerçek dua için uygun hale geliriz.

Başlangıçta, doğamız başkalarının üzerimizde kontrol sahibi olmasına izin vermediğinden, dış etkiye direniriz. Hastaneye giden, yatan ve doktorların onları tedavi etmesine, ne gerekiyorsa yapmasına, yatıştırıcı vermesine, bedenlerini açmasına ve istediklerini yapmalarına izin veren ağır hasta bir kişi gibi, zorunluluktan gruba yöneliriz.

Sadece yetersizliğimizin kabulü uzlaşmayı getirir. Ondan önce direneceğiz çünkü “benliğimiz” bağımsız olarak yaratıldı ve kendini dünyada eşsiz hissediyor. Ve eğer dünyamızda gerçekten de sadece biz varsak, başka hiçbir şey yoksa, başkalarına nasıl boyun eğebiliriz ki?

Üst Bolluğun İnişi

Bu nedenle, İsrail ihsan etme eylemleriyle meşgul olduğunda, kökü yalnızca kendileri için haz almak olan dünya uluslarında bir gerileme olur. (Rabaş, Çeşitli Notlar, 371, “Yeryüzüne Konulmuş Bir Merdiven”.

Soru: Dünya ulusları için faydası nedir?

Cevap: Tüm ulusların birbirlerine daha yakın olmaları, birbirlerini daha iyi anlamaları, birlik için çabalamaları ve aynı zamanda Yaradan’ı edinebilmeleri.

Soru: Dünyanın durumu ile ilgili olarak kendimi nasıl test edebilirim?

Cevap: Sadece bunun gerçekleşmesini dileyin. Hepsi bu kadar.

Soru: Dünya grubumuzda iki ya da üç milyon öğrenci var. Sekiz milyar insanı ışığa doğru çevirebilir miyiz?

Cevap: Elbette yapabiliriz. Başaracağımıza eminim; aksi takdirde bu konuda zaman kaybetmezdim.

Başkalarını Doldurmaktan Gelen Haz

Soru: Yaradan, O’ndan bir şey aldığımda bundan haz alıyor. O’nun niteliklerine nasıl eş olabilirim?

Cevap: Yaradan bizi doldurmaktan haz alır. Bu nedenle, her birimiz kendimizin de başkalarını doldurmaktan haz alacağı bir koşula gelmeliyiz.

Soru: Yaratılanları onlardan alarak sevindirebilir miyiz?

Cevap: Bunu henüz yapamayız.

Soru: Ama bir insanın iptal olduğunu, bana kazanç sağladığını gördüğümde haz duyuyorum. Ben de aynı şekilde haz alabiliyorum.

Görünüşe göre hazzımız sadece birbirimize vermek değil, aynı zamanda birbirimizden almak mı?

Cevap: Evet.

Atalar Tarafından Yapılan Dualar

Soru: İbrahim, İshak ve Yakup’un dua yapmaları ne anlama gelir?

Cevap: İbrahim, İshak ve Yakup olarak bilinen atalarımız üç dua yapmışlardır. İbrahim zorunlu olan sabah duasını başlattı. İshak da zorunlu olan ikindi duasını başlattı. Yakup ise isteğe bağlı olan akşam duasını yapmıştır; ister dua edersiniz, ister etmezsiniz.

Bilmemiz gerekenler bunlardır; diğer her şey bu dualar üzerinde pratik yaparak ve çalışarak gelecektir.

Soru: Sabah ve öğleden sonra nasıl dua edilmelidir? Dualar bir dua kitabından mı okunmalıdır?

Cevap: Evet, dua kitabında yazıldığı gibi okuyun. İdeal olan, tüm onlu ile dua etmektir.

Soru: Sürekli dua etmeyi hedeflememiz gerektiğini söylüyoruz. Fakat sabah, ikindi ve akşam duaları olarak bölünmüşse, aradaki zamanlar ne olacak?

Cevap: Bu vakitlerde kendi başınıza dua edin.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 212

Soru: Bedensel hazları reddetmek çok kolaydır, özellikle de onlardan artık hiçbir tat almadığınız zaman. Ancak maneviyattan alınan haz o kadar büyük ki, bir insanın bundan nasıl vazgeçebileceğini hayal bile edemiyorum. Kişi manevi hazları kendisi için değil de Yaradan için olacak şekilde nasıl sınırlandırabilir?

Cevap: Kişinin kendisi için hazları nasıl reddedeceğini ve arzularını sadece Yaradan için nasıl yönlendireceğini birçok kez çalıştık. Özetlediğim gibi bu sırayla çalışın.

Soru: Dengeyi korumak için orta çizgide ne inşa edilmesi gerekiyor? Sonuçta, bize fazladan yirmi gram arzu verilirse, buna karşı koyamayız.

Cevap: Denge denen şeyi korumak için yalnızca ihsan etmeyi düşünmelisiniz.

Soru: Yemek, yansıyan ışığı alma anındaki manevi bir eylemdir. Varoluş için gerekli ışık miktarını nasıl hesaplayabiliriz?

Cevap: Böyle bir ölçü yoktur.

Soru: Yaradan’a bağlanmamız gerektiğini söylediniz. Bu nasıl yapılabilir?

Cevap: Yaradan’dan öyle güçlü bir bağ talep edin ki, O’ndan asla ayrılmayasınız.

Soru: Her zaman kafam karışıyor: yemekten haz almalı mıyız, almamalı mıyız? Yemeği hazırladığımızda ve Yaradan’a bizi bir araya getirdiği için teşekkür ettiğimizde, bu yemekten haz almalı mıyız?

Cevap: Kesinlikle.

Yaradan’ın Yüceliğine İnanç Geliştirin

Soru: Yaradan’ın yüceliğine olan inancımızı nasıl geliştirebiliriz?

Cevap: Dostlarımızın, grubumuzun ve derslerimizin desteğiyle ve çalıştığımız her şeyi grup içinde ve karşılıklı bağımızda uygulamaya çalışarak Yaradan’ın büyüklüğüne olan inancı geliştirebiliriz.

Yaradan’ı sürekli olarak kutsamalı ve O’na yaklaşmayı hedeflemeliyiz. Çabalarımızın sonucu bu olacaktır.

Herkes İçin Bir Merdiven

Soru: Merdivenin (Malhut) yeryüzüne kurulduğu ve tüm ulusların yöneticilerinin onun üzerinde yükselip düştüğü söylenir. Bu ne anlama gelmektedir?

Cevap: Bu, manevi yükseliş merdiveninin herkes için olduğu anlamına gelir. Yaradan’a yaklaşmak isteyen herkes merdivene tırmanma sürecinde ustalaşmalıdır.

Soru: Kişi manevi merdiveni tırmanmaya başlamak için Malhut’a nasıl ulaşabilir?

Cevap: Bu merdivene göre nerede durduğumuzu belirlemeye ve onunla sürekli yükselecek şekilde çalışmaya gayret ederiz.

Soru: Bu onlu içinde nasıl tanımlanabilir?

Cevap: Bu önemli değildir. Nerede olursanız olun, çabalarınızın sonuçlarıyla Yaradan’a neşe getirirken nasıl yükselebileceğinizi hayal etmelisiniz.

Kişi Düşüş Koşulundan Nasıl Yükselir?

Soru: Eretz Yisrael sıradan bir düşüş koşulu mudur yoksa özel bir şey midir?

Cevap: Bu, kişinin ne yaptığını, hangi koşulda olduğunu veya bundan nasıl yükselebileceğini tam olarak bilmediği çok büyük bir düşüş koşuludur. Bu nedenle, Yaradan’dan kendilerine yardım etmesini istemeli ve bunun için dua etmelidirler.

Soru: Böyle bir koşulda kişi yükselmek için çabalamalı mıdır yoksa bu koşulu kabullenmek yeterli midir?

Cevap: Kişinin yükselmeyi isteyecek güçten yoksun olması mümkündür. Ancak, sadece bu koşulu kabullenmek de iyi değildir, çünkü bu koşul nötrdür – ne burada ne de orada.

Soru: O halde kişinin çabası nedir?

Cevap: Çabaları, yükselmelerine ve O’na yaklaşmalarına yardımcı olması için Yaradan’a yalvarmaktır.