Category Archives: Yaradan

Yaradan’a Hem Aklınızda Hem De Kalbinizde Bağlanın

Soru: Hazzın nedeninin hazzın kendisi değil de her zaman yalnızca Yaradan olmasını, yani hazzın Yaradan’ın ona sahip olmasından kaynaklanmasını ve bunun tersinin olmamasını nasıl sağlayabiliriz?

Cevap: Gerçek şu ki, alma arzusundan oluşan bizler sürekli olarak Yaradan’la bağ halindeyiz ve her zaman O’na doğru yönlendiriliyoruz.

Bizim sorunumuz bunu hissetmememiz veya fark etmememizdir. Bu nedenle, Baal HaSulam tüm çalışmamızın aklımızı ve kalbimizi Yaradan’a yönlendirmek olduğunu söyler.

Sonuçta, düşüncelerimizi O’na yönelttiğimizde, çalışmamıza akıldaki çalışma denir. Ve her şeyimizi O’na vermek için kalbimizi O’na yönelttiğimizde, bu da kalpteki çalışmadır. Böylece, Yaradan’la bağ kurmak için sahip olduğumuz temelde iki farklı özellik olan aklımız ve kalbimiz ile O’na bağlanırız.

Hem aklın hem de kalbin her zaman sadece Yaradan için çalışması için, duygularımızın, düşüncelerimizin ve arzularımızın O’nda olması gerekir.

Yaradan’ın Koşullarını Nasıl Yerine Getirebiliriz?

Soru: Temel kaynakları okurken, Yaradan’ın bizim için çok katı koşullar koyduğu ve egoizmin küçüldüğü görülüyor. Yaradan’ı, bu koşulları yerine getirmeyi memnuniyetle kabul edecek şekilde nasıl sevebiliriz?

Cevap: Yaradan’ın koşulları bize katı görünüyor çünkü bireysel olarak yerine getirilemeyecek kadar ağırlar. Ancak bunları karşılıklı yardımla uygularsak, yapılabilir olarak algılanırlar.

Yaradan’a karşı bu tür duyguları beslemekten daha büyük bir haz, mutluluk ve açık bir dünya hissi yoktur.

Eğer Bir Dost Hastaysa

Soru: Eğer dostum hastaysa ve Yaradan’ın onu iyileştirebilmesi için onunla bağ kurmak istiyorsam, buna müdahale etmeli miyim yoksa olduğu gibi kalmasına izin mi vermeliyim?

Cevap: Ruhunuzda dostunuza yaklaşmalı, onunla bağ kurmalı ve duygularınızda ona yardım etmelisiniz- fiziksel olarak değil, içsel olarak. Ne kadar çabuk iyileştiğini göreceksiniz.

Soru: Yaradan’ın kişiye ne verdiğine aldırmadan birbirimize yardım etmeli miyiz, yoksa Yaradan’ın planına müdahale mi etmiş oluruz?

Cevap: Evet, bunu yaparak Yaradan’ın planına müdahale etmiş oluruz.

Kendinizi Yaradan’a Açın

Soru: Yaradan’ın sevinç duygusu gruba nasıl aktarılabilir?

Cevap: Kalbinizi açın ve bunu aktarın. Yaradan’la ve onludaki dostlarınızla bağ kurmaya çalışın ve kalbinizin nasıl açıldığını ve kalbinizdeki her şeyin dostlarınıza ve onlar aracılığıyla da Yaradan’a nasıl aktığını hissedin.

Soru: Kendini Yaradan’a açmak ne anlama gelir? Bu eylem nedir?

Cevap: Yaradan’dan zihninizi ve kalbinizi açmanıza ve bunlarda O’na yakınlık hissetmenize, yani duygu ve düşünceler aracılığıyla O’na bağlanmanıza yardım etmesini isteyin.

İhsan Etme Çemberini Güçlendirin

Soru: Yaradan’ın kişi üzerindeki gücünü onaylama koşulunu ne belirler ve bunu nasıl geliştirebiliriz?

Cevap: Bu, konu hakkında ne kadar düşündüğünüze, bu tür düşünce ve arzulara ne kadar yaklaştığınıza ve Yaradan’dan bunları içinizde en güçlü hale getirmesini istemenize bağlıdır. Yavaş yavaş, bu çalışma doğru Kli’yi inşa etmek için gerekli arzu ve niteliklerin seçilmesine yol açar.

Soru: Yaradan’dan aldığımız her şey nasıl doğru bir şekilde kabul edilebilir ve O’na geri yönlendirilebilir? Benimle O’nun arasındaki ihsan çemberini sürekli olarak güçlendirmek ve korumak ne anlama gelir?

Cevap: Yaradan’ın niyetlerini, arzularını ve düşüncelerini ve bize olanları neden yaptığını belirlemeye çalışırız. Bu şekilde O’na her zaman daha da yaklaşmış oluruz.

Soru: Islah edilmiş niteliklerimin tanımlayıcısı nedir? Ve ıslah edilmiş niteliklerde ihsan etme niteliği nedir?

Cevap: Islah edilmiş nitelikteki ihsan etme niteliği, dostlarınızla bağ ve karşılıklı yardımlaşmaya ne kadar yükseldiğinizle belirlenebilir. “İnsan komşusuna yardım etsin” denildiği gibi, en önemli şey budur.

Düşünce Ve Duygularınızın Saflığı İçin Kendinizi Kontrol Edin

Soru: Kalbin ve zihnin sadece Yaradan’a hizmet etmesi için gerçek ihsanı nasıl deneyebiliriz?

Cevap: Bu sadece sizin isteğinize, duanıza bağlıdır, başka hiçbir şeye değil.

Burada altın anahtar veya gizli kilit şifresi yoktur. Sadece Yaradan’a yönelik düşünce ve duygularınızın saflığı için kendinizi kontrol edin, onları her zaman düzeltin ve O’ndan düzeltmesini, yönlendirmesini, ıslah etmesini ve kabul etmesini isteyin.

Kalplerimizi ve zihinlerimizi bir araya getirmeli ve hedefe doğru aynı şekilde çalışmalarını sağlamaya çalışmalıyız. Bu bizi Yaradan’a yükseltecektir.

Dikensiz Bir Gül

“Dikenler arasındaki zambak” dünyadaki tüm zambaklardan daha güzeldir çünkü dikenler, yani kötülerden çektiği acılar, ona her seferinde yukarıdan yeni güçler almasına neden olur ve bu sayede ruhu büyür (Rabaş) , Makale No. 22, 1991, “Çalışmada ‘Dikenler Arasındaki Zambak’ Nedir?”)

Soru: Manevi yolda sürekli bizi rahatsız eden, bizi Yaradan’la olan bağımızdan uzaklaştıran dikenlerle karşılaşıyoruz. Yaptığımız çalışmanın sonucunda güle dönüşen şey nedir?

Cevap: Gül, özellikle dikenlerin arasından ona doğru yol aldığımız için, onu en iyi şekilde idrak ettiğimiz Malhut‘u sembolize eder. Malhut, Yaradan’ı bize ifşa eden ortak arzumuzdur.

Soru: Bu gül (Malhut) bize Yaradan’ın hediyesi olarak mı verildi, yoksa bizim çabalarımızın sonucu mu?

Cevap: Hayır, bu bizim tüm egoist niyetlerimizden ıslah ettiğimiz egoist arzumuzdur ve geriye kalan şey saf bir güldür.

Malhut, Keter ile birleştiğinde ve aralarında hiçbir fark kalmadığında, kişi bütünlük içerisinde Yaradan’a dahil olur ki bu da kişinin doğru hedefidir.

 

Seven Bir Kalbi Açın

Soru: Yaradan’dan aldığımız şeyleri idrak etmek için, kendimizi sevgi dolu bir kalbi harekete geçirmeye zorlamalı mıyız?

Cevap: Elbette, ancak O’ndan ne aldığımızı nasıl hissedersiniz? Normal halimizdeyken kalp devrede değildir. Bu nedenle varoluşumuzun her anında Yaradan’a göre nerede olduğumuzu belirlemeli, cevabı almalı ve devam etmeliyiz.

Mümkün olduğunca kendimizi Yaradan’a açmalıyız ve buna dayanarak eylemlerimizin ne olması gerektiğini bileceğiz.

Soru: Birlik olma arzusunu alevlendirmekten bizi alıkoyan nedir? Kendimizde neyi iptal etmemiz gerekiyor?

Cevap: Egonuz. Bizi geride tutan tek şey egodur.

Böylece Manevi Kap Kaybolmayacak

Soru: Bir Kli (manevi kap) inşa etme konusunda hangi çabalardan bahsediyoruz?

Cevap: Tüm onlu için bir Kli inşa etmeliyiz ki böylece hep birlikte ona uyum sağlayabilelim ve Yaradan’a dönebilelim. Bu ancak bağ kurarak yapılabilir.

Soru: Eğer gerekli çabayı göstermezseniz Kli‘nin yok olacağı söyleniyor. Bu ne anlama geliyor? Sonuçta maneviyatta hiçbir şeyin kaybolmadığını biliyoruz.

Cevap: Yaradan’a çekilme, O’na yakınlaşma arzusu, dostlarla birlik olma ve hepsini bir araya getirme arzusu insandan kaçar. Bütün bunlar ortadan kaybolabilir.

Soru: Ama ne olursa olsun insan onu sonsuza kadar kaybedemez; yine de Yaradan onu bu Kli‘yi edinmeye yönlendirecektir.

Cevap: Sonunda elbette. Ancak nasıl ve ne zaman, bilinmez.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 88

Soru: Kutsal Şehina ile Adam HaRishon arasındaki bağlantı nedir?

Cevap: Aralarında önemli bir fark vardır. Şehina Yaradan’ın bir parçasıdır, Adam HaRishon ise tüm yaratılmış varlıkların genel formudur.

Soru: Emirleri yerine getirmeye her zaman biraz günahla başlıyoruz. Bu emre, niyet ekleme imkânımız olduğunda ne değişir?

Cevap: Eyleme karşı tavrınız değişir, niyetin ıslahı olur ve sonra da eylem bir emir haline gelir.

Soru: Uygulamada üst bolluğu edinmek ne anlama geliyor?

Cevap: Üst bolluk, Yaradan’ın ifşasıdır. Eğer diğer ruhların bunu sizin aracılığınızla almasını istiyorsanız, onlar bunu sizin Yaradan’dan aldığınız ışıkla yaparlar.

Soru: Maneviyatta iyi ve kötü güçlerinin karşı karşıya geldiğini ve bir şekilde eşit olduğunu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Hayır, çünkü egoizmin en küçük zerresi bile her şeyi tamamen bozar.

Soru: Eğer Yaradan yarattıklarını memnun etmek istiyorsa, neden kaynaklarda O’nun gerçek farkındalığa ihtiyacı olmadığını söyleniyor?

Cevap: Yaradan’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bizi tamamlamaya bile. Yaradan gibi olabilmek için, buna bizim ihtiyacımız var.